Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4777 E. 2013/7739 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'üç aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrı usulü↗ genel kurula çağrı↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ yokluk↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ kesin süre↗ hak düşürücü süre↗ bilirkişi incelemesi↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline bilirkişi kurulu raporu için verilen kesin süreye uyulmadığı, bu nedenle bilirkişi raporu alınamadığı, dosyada mevcut delillerin davanın ispatına yeterli olmadığı, yokluk dışındaki ihlal durumlarında gazete ile yapılan genel kurula çağrı ilanlarına göre üç aylık hak düşürücü sürenin geçtiği, ayrıca mahkemenin 2008/161 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla yokluk durumunun bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, aynı konuda ancak daha önceki genel kurul kararlarının iptaline yönelik olarak verilen, aynı mahkemenin ....07.2011 gün, 2008/161 Esas ve 2011/127 Karar sayılı kararı ve bu dosya ile birleşen yine aynı mahkemenin 2008/162 Esas ve 2008/163 Esas sayılı dava dosyalarına konu genel kurul kararları dikkate alınarak, davacı vekiline bilirkişi incelemesi konusunda verilen kesin süreye uyulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan dava dosyalarına konu genel kurul kararlarının her biri somut dava konusu genel kurul kararından farklıdır. Eldeki davaya konu karar ....2008 tarihli genel kurul kararı olup, mahkemece somut olay, iddia ve savunmaya göre değerlendirme yapılması gerekir.
Ayrıca, mahkemece yapılmak istenilen bilirkişi incelemesinin hangi konuda olduğu açıklanmadan bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, çağrı usulü, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında paydaş ve yönetim kurulu üyelerinin kendi lehlerine oy kullandığı ve genel kurulun sahip olduğu yetkiyi devredememesine karşın sermaye artırımı için yönetim kuruluna yetki verdiği iddiaları hukuki nitelikte olup, anılan konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığı halde, bu konuda davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/820 E. 2014/7143 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 27.161 TL yönünden itirazın iptaline, bu miktar üzerinden %40 oranında «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4777 E. , 2013/7739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/.../2011 tarih ve 2009/6-2011/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin ....2008 tarihinde yapılan genel kurulunun usulünce paydaşlara bildirilmediğini, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında paydaş ve yönetim kurulu üyelerinin kendi lehlerine oy kullandığını, genel kurulun sahip olduğu yetkiyi devredememesine karşın sermaye artırımı için yönetim kuruluna yetki verdiğini ileri sürerek, ....2008 tarihli toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile anılan kararların iptalini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline bilirkişi kurulu raporu için verilen kesin süreye uyulmadığı, bu nedenle bilirkişi raporu alınamadığı, dosyada mevcut delillerin davanın ispatına yeterli olmadığı, yokluk dışındaki ihlal durumlarında gazete ile yapılan genel kurula çağrı ilanlarına göre üç aylık hak düşürücü sürenin geçtiği, ayrıca mahkemenin 2008/161 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla yokluk durumunun bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, aynı konuda ancak daha önceki genel kurul kararlarının iptaline yönelik olarak verilen, aynı mahkemenin ....07.2011 gün, 2008/161 Esas ve 2011/127 Karar sayılı kararı ve bu dosya ile birleşen yine aynı mahkemenin 2008/162 Esas ve 2008/163 Esas sayılı dava dosyalarına konu genel kurul kararları dikkate alınarak, davacı vekiline bilirkişi incelemesi konusunda verilen kesin süreye uyulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan dava dosyalarına konu genel kurul kararlarının her biri somut dava konusu genel kurul kararından farklıdır. Eldeki davaya konu karar ....2008 tarihli genel kurul kararı olup, mahkemece somut olay, iddia ve savunmaya göre değerlendirme yapılması gerekir.
Ayrıca, mahkemece yapılmak istenilen bilirkişi incelemesinin hangi konuda olduğu açıklanmadan bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, çağrı usulü, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında paydaş ve yönetim kurulu üyelerinin kendi lehlerine oy kullandığı ve genel kurulun sahip olduğu yetkiyi devredememesine karşın sermaye artırımı için yönetim kuruluna yetki verdiği iddiaları hukuki nitelikte olup, anılan konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek olmadığı halde, bu konuda davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508923300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz