İş Hukuku - Kıdem Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1537 E. 2019/3206 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutad mesken↗ yetki ilk itirazı↗ yabancılık unsuru↗ kıdem tazminatı↗ ilk itiraz↗ yerleşim yeri↗ ön inceleme aşaması↗ hizmet sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ yetki↗ ıslah↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mülga 818 sayılı B.K’nın hizmet sözleşmelerine ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği, anılan Kanun’un 344. maddesi hükmüne göre, muhik sebeplerin varlığı halinde her iki tarafın da herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshedebileceği ancak işverence sözleşmenin haksız olarak feshedildiği durumlarda işçinin tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacının iş sözleşmesinin çalışmakta olduğu geminin Kıbrıs - Lübnan seferlerine başlaması üzerine kaptanlık ehliyetinin bu seferler bakımından yeterli olmadığı gerekçesiyle feshedildiği,dosyaya sunulan belgelerden davacının kaptanlık ehliyetinin zikredilen güzergahlarda kaptan olarak çalışmak için yetersiz olduğunun anlaşıldığı ancak, davacının davalı şirkette görev yaptığı süre boyunca Taşucu - Kıbrıs seferlerinde kaptan olarak çalıştığı, davalı şirkete ait belirtilen güzergahta seerlere devam eden başka gemiler de bulunduğu, davalının feshe son çare olarak başvurulması ilkesine riayet etmeyerek davacıya bu gemilerden uygun olan bir tanesinde çalışması için teklifte bulunulmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin davalı işverence haksız olarak feshedildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 28.486,50 TL tazminat alacağının 10.000,00 TL’sinin dava, bakiye kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi bile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı kıdem tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı yanca, davalı şirketin KKTC uyruklu, davacının çalıştığı geminin de KKTC bayraklı olması gerekçe gösterilerek, yetkisizlik ilk itirazında bulunulmuş ve yabancılık unsuru taşıyan somut uyuşmazlığın, yetkili KKTC Mahkemeleri tarafından anılan ülke hukuku uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği savunulmuştur.
Toplanan delillerden, somut uyuşmazlığın, davalı şirketin KKTC uyruğu hasebiyle 5718 sayılı Yasa’nın 1. maddesi anlamında yabancılık unsuru taşıdığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Yasa’nın “İş Sözleşmeleri Ve İş İlişkileri Davaları” başlığını taşıyan 44. maddesi, “Bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda işçinin işini mutaden yaptığı iş yerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İşçinin, işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk Mahkemeleri de yetkilidir.” hükmünü haiz olup, aynı Yasa’nın 27. maddesinde de, yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hangi ülke hukukunun uygulanması gerektiğine ilişkin kıstaslar belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece, öncelikle, 5718 sayılı Yasa’nın 44. maddesi gözetilerek, davalının yetki ilk itirazı hakkında bir karar verilmesi, Türk mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü halinde ise, aynı Yasa’nın 27. maddesi hükmü kapsamında uyuşmazlığa uygulanacak hukuk belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetki ilk itirazı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden ve somut uyuşmazlığa uygulanacak hukukun ne olduğu tartışılmaksızın Türk hukuku uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3046 E. 2017/5177 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mülga 818 sayılı B.K’nın «hizmet sözleşmelerine» ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği, anılan Kanun’un 344. maddesi hükmüne göre, muhik sebeplerin varlığı halinde her iki tarafın da herhangi bir «ihtara» gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshedebileceği ancak işverence sözleşmenin haksız olarak feshedildiği durumlarda işçinin tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacının iş sözleşmesinin çalışmakta olduğu geminin Kıbrıs - Lübnan seferlerine başlaması üzerine kaptanlık «ehliyetinin» bu seferler bakımından yeterli olmadığı gerekçesiyle feshedildiği,dosyaya sunulan belgelerden davacının kaptanlık ehliyetinin zikredilen güzergahlarda kaptan olarak çalışmak için yetersiz olduğunun anlaşıldığı ancak, davacının davalı şirkette görev yaptığı süre boyunca Taşucu - Kıbrıs seferlerinde kaptan olarak çalıştığı, davalı şirkete ait belirtilen güzergahta seerlere devam eden başka gemiler de bulunduğu, davalının feshe «son» çare olarak başvurulması ilkesine riayet etmeyerek davacıya bu gemilerden uygun olan bir tanesinde çalışması için teklifte bulunulmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin davalı işverence haksız olarak feshedildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 28.486,50 TL tazminat alacağının 10.000,00 TL’sinin dava, bakiye kısmının ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» bile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… n olarak çalışan davacıların alacaklarının tahsili istemine ilişkin olduğu davacı ...'ün ... isimli gemide, ... ile seferlere katıldığı, taraflar arasında ayrı ayrı «hizmet sözleşmelerinin» bulunduğu, asıl davada davacı ...'ün hesaplanan ödenmeyen işçialacağının net 18.200,00 USD, birleşen davada ise davacı ...'in ise salih alacağının 2.200,00 USD old …
1- Dava, gemi kaptanı ve kaptan yardımcısının «hizmet sözleşmesine» istinaden ödenmeyen işçi alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalılar tarafından işletildiği ileri sürülen yabancı bayraklı gemide çalışan davacılar, «hizmet sözleşmesi» ve iş hukuku hükümlerine dayalı olarak istemde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · temel ilişki · ifa · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaHizmetin «ifa» edildiği geminin, Türk bayraklı olmayıp yabancı bayraklı olması nedeniyle uyuşmazlık, Türk bayraklı gemilerde bir «hizmet akdi» ile yapılan çalışmaları düzenleyen 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesi kapsamı dışında kalmaktadır.
Bu durumda, taraflar arasındaki «temel ilişki» hizmet akdinden kaynaklanan işçi alacağının istemine ilişkin olup, uygulanacak hükümlerin de «hizmet sözleşmesine» ilişkin TBK hükümleri olduğu, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan da doğmadığı, görev hususunun buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
… örev hususunun re’sen ve davanın her aşamasında incelenmesi gereken hususlardan bulunduğu da gözetilerek, mahkemece davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1537 E. , 2019/3206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2016 tarih ve 2015/127-2016/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05.10.2007 ila 08.06.2012 tarihleri arasında davalı şirkete ait gemilerde birinci kaptan olarak çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı şirketçe çalışmış olduğu geminin Kıbrıs - Lübnan ve Suriye seferlerine başlaması üzerine ehliyetinin anılan seferler bakımından yetersiz olduğu gerekçesiyle feshedildiğini ancak müvekkilinin ehliyetinin bu seferler bakımından yeterli olduğunu, davalı şirketin anılan fesih gerekçesinin haklı olduğu kabul edilse bile davalı şirkete ait başka gemiler de bulunduğunu, davalı şirketin feshe son çare olarak başvurulması ilkesine riayet etmeyerek müvekkiline bu gemilerden uygun olan bir tanesinde çalışması için teklif götürülmediğini ileri sürerek, belirsiz olan kıdem tazminatı alacağının şimdilik 10.000,00 TL’sinin fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, akabinde 03.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 28.486,50 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mülga 818 sayılı B.K’nın hizmet sözleşmelerine ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği, anılan Kanun’un 344. maddesi hükmüne göre, muhik sebeplerin varlığı halinde her iki tarafın da herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshedebileceği ancak işverence sözleşmenin haksız olarak feshedildiği durumlarda işçinin tazminat talep etme hakkı bulunduğu, davacının iş sözleşmesinin çalışmakta olduğu geminin Kıbrıs - Lübnan seferlerine başlaması üzerine kaptanlık ehliyetinin bu seferler bakımından yeterli olmadığı gerekçesiyle feshedildiği,dosyaya sunulan belgelerden davacının kaptanlık ehliyetinin zikredilen güzergahlarda kaptan olarak çalışmak için yetersiz olduğunun anlaşıldığı ancak, davacının davalı şirkette görev yaptığı süre boyunca Taşucu - Kıbrıs seferlerinde kaptan olarak çalıştığı, davalı şirkete ait belirtilen güzergahta seerlere devam eden başka gemiler de bulunduğu, davalının feshe son çare olarak başvurulması ilkesine riayet etmeyerek davacıya bu gemilerden uygun olan bir tanesinde çalışması için teklifte bulunulmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin davalı işverence haksız olarak feshedildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 28.486,50 TL tazminat alacağının 10.000,00 TL’sinin dava, bakiye kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi bile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı kıdem tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı yanca, davalı şirketin KKTC uyruklu, davacının çalıştığı geminin de KKTC bayraklı olması gerekçe gösterilerek, yetkisizlik ilk itirazında bulunulmuş ve yabancılık unsuru taşıyan somut uyuşmazlığın, yetkili KKTC Mahkemeleri tarafından anılan ülke hukuku uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği savunulmuştur.
Toplanan delillerden, somut uyuşmazlığın, davalı şirketin KKTC uyruğu hasebiyle 5718 sayılı Yasa’nın 1. maddesi anlamında yabancılık unsuru taşıdığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Yasa’nın “İş Sözleşmeleri Ve İş İlişkileri Davaları” başlığını taşıyan 44. maddesi, “Bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda işçinin işini mutaden yaptığı iş yerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İşçinin, işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk Mahkemeleri de yetkilidir.” hükmünü haiz olup, aynı Yasa’nın 27. maddesinde de, yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hangi ülke hukukunun uygulanması gerektiğine ilişkin kıstaslar belirlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle, 5718 sayılı Yasa’nın 44. maddesi gözetilerek, davalının yetki ilk itirazı hakkında bir karar verilmesi, Türk mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü halinde ise, aynı Yasa’nın 27. maddesi hükmü kapsamında uyuşmazlığa uygulanacak hukuk belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetki ilk itirazı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden ve somut uyuşmazlığa uygulanacak hukukun ne olduğu tartışılmaksızın Türk hukuku uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine 29/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508462400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz