6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müdürlükten istifa

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2208 E. 2019/3694 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürlükten istifa tüzel kişiliğin sona ermesi şirket müdürlüğü istifa sicilden terkin ihya tüzel kişilik limited şirket hukuki yarar tebligat terkin

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin tüzel kişiliği 24.09.2013 tarihinde sona erdiğinden davada davalı şirkete tebligat yapılarak devam etme olanağının olmadığı, şirketin tüzel kişiliğin sona ermesi dikkate alınarak artık davalıların hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar vermiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, limited şirket hissesinin devredildiğinin ve şirket müdürlüğünden istifa edildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Davanın açılmasından önce şirketin, 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi gereğince 24.09.2013 tarihinde re'sen sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle şirket ihyasının sağlanarak ve ihya edilen şirkete tebliğat yapılıp yargılamaya devam edip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, şirketin re'sen sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle davalı şirkete tebligat yapılarak davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı ve bu durumda davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/2208 E.  ,  2019/3694 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/02/2016 tarih ve 2015/740-2016/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalılardan Güven-İş İnşaat Ltd Şti 'nin ortakları ..., Ergül Aybar ve Zeki Aybar iken bu ortaklardan Zeki Aybar'ın vefatından sonra mirasçıları olan davacılar Mustafa, Ergun, Münire ve ...'ın şirketteki tüm paylarını noter devir sözleşmesi ile dava dışı Dursun Uslu ile Vural Büyükuran isimli kişilere satarak devrettiklerini, ayrıca ...'ın da şirket müdürlüğünden istifa ettiğini, ancak müvekkillerince talep edilmesine ve 15.11.2000 tarihinde hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararı alınmasına rağmen, hisseleri devralan kişilerin şirketle ilgili bu son mevcut durumu Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlatmadıklarını ileri sürerek, müvekkillerinin şirket ortaklığından ve müvekkillerinden Ergün Aybar'ın da şirket müdürlüğünden 15.11.2000 tarihinde ayrıldığının ve hisse devrinin şirketin 15.11.2000 tarihinde 2000/1 sayılı kararı doğrultusunda tescil ve ilanının yaptırılmasına karar verildiğinin tespiti ile ticaret sicilde tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, dava dışı şirketin hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının tescil ve ilanının sözkonusu olmadığını, limited şirketlerde hisse devrinin tescilinin Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 31. maddesine göre ilgilileri olan şirket yetkilileri tarafından talep edilmesi gerektiğini ve hissesini devreden ortağın bu hususta bir talep yetkisinin bulunmadığını, dolayısıyla davacıların muhatabının şirket yetkilileri olduğunu ve müvekkilinin yargılama masrafları ile avukatlık ücretlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

Davalı Güven-İş İnşaat Ltd. Şti., herhangi bir savunmada bulunmamıştır.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin tüzel kişiliği 24.09.2013 tarihinde sona erdiğinden davada davalı şirkete tebligat yapılarak devam etme olanağının olmadığı, şirketin tüzel kişiliğin sona ermesi dikkate alınarak artık davalıların hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar vermiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, limited şirket hissesinin devredildiğinin ve şirket müdürlüğünden istifa edildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Davanın açılmasından önce şirketin, 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi gereğince 24.09.2013 tarihinde re'sen sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle şirket ihyasının sağlanarak ve ihya edilen şirkete tebliğat yapılıp yargılamaya devam edip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, şirketin re'sen sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle davalı şirkete tebligat yapılarak davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı ve bu durumda davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz isteminin kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine,13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508353900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.