Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2275 E. 2019/3674 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 308/b↗ bayilik sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü istenilen davalı markanın tescil tarihine göre 5 yıllık sürenin geçmediği, davacının tescilsiz kullanım ile markayı bilinir ve ayırt edilir hale getirdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar aleyhine, davacı vekili istinaf kanun yolun başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkeme kabulünün aksine 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca markayı tescilsiz şekilde kullanan tarafın, gerçek hak sahiliğine dayanabilmesi için, markayı bilinir ve ayırt edici hale getirmesine gerek olmadığını, fiili olarak markasal kullanımın yeterli olduğunu, bu kapsamda davacının "COMPUTEST" ibaresini, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markanın başvuru tarihi olan 06.01.2011 tarihinden önce başvuru kapsamında yer alan "kara araçları servis istasyonu hizmetleri" alanında markasal olarak kullandığı, bu hususun dosyaya sunulan Computest markalı cihazların satışına ilişkin faturalar, 15.06.2010 tarihli bayilik sözleşmesi, 2009 ve 2010 tarihli internet görselleri ile 2010 tarihli broşürlerle ispat edildiği, bu haliyle tescilsiz kullanımı ispat edilen mal ve hizmet sınıfları yönünden markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalı markasının kötü niyetli olarak tescil edildiği iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2017 tarih ve 2016/308 e. - 2017/210 k. sayılı kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2011/01030 sayılı "computest" ibareli markanın 37. sınıfta yer alan "kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve yakıt dolumu)" yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesinde düzenlenen "gerçek hak sahipliği" ilkesi uyarınca, marka tescilinden önce tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden markaya konu işaretin veya ibarenin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanımı ve bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandıranlar, markaya konu işaretin veya karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerinin başkalarınca marka başvurusuna konu edilmesi halinde marka tescil başvurusuna itiraz etme ya da markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu önceye dayalı kullanımların, marka başvurusuna karşı çıkılan tarafın kullanımlarından da önce olmalıdır. Bununla birlikte, KHK'nın 8/3. maddesi, markanın münferit kullanımları ile marka tescil kapsamı dışında kalan mal ve hizmetler yönünden kullanımlar önceye dayalı hak sahipliği vermeyecektir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince davanın esası hakkında karar verilirken, davacının en eskisi 2009 ve 2010 yıllarına dayanan tanıtım vasıtalarına dayanılmış ise de, davalının da tescil kapsamındaki hizmetler yönünden bu tarihten de önceye dayalı kullanımları olduğu savunmaları değerlendirilmeksizin ve ayrıca, davacının, davalının kullanımlarından önce markaya konu işarete ayırt edici nitelik kazandırıp kazandırmadığı belirlenmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4111 E. 2024/6054 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · bayilik sözleşmesi · istinaf incelemesi · iltibas · Haksız Rekabetin Tespiti
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkeme kabulünün aksine 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca markayı tescilsiz şekilde kullanan tarafın, gerçek hak sahiliğine dayanabilmesi için, markayı bilinir ve ayırt edici hale getirmesine gerek olmadığını, fiili olarak markasal kullanımın yeterli olduğunu, bu kapsamda davacının "COMPUTEST" ibaresini, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markanın başvuru tarihi olan 06.01.2011 tarihinden önce başvuru kapsamında yer alan "kara araçları servis istasyonu hizmetleri" alanında markasal olarak kullandığı, bu hususun dosyaya sunulan Computest markalı cihazların satışına ilişkin faturalar, 15.06.2010 tarihli «bayilik sözleşmesi», 2009 ve 2010 tarihli internet görselleri ile 2010 tarihli broşürlerle ispat edildiği, bu haliyle tescilsiz kullanımı ispat edilen mal ve hizmet sınıfları yönünden markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalı markasının kötü niyetli olarak tescil edildiği iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, …
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2017 tarih ve 2016/«308» e. - 2017/210 k. sayılı kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2011/01030 sayılı "computest" ibareli markanın 37. sınıfta yer alan "kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve yakıt dolumu)" yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… değerlendirildiği, davalı-karşı davacının “computest” ismiyle bayilik vermek suretiyle davacı-karşı davalının markasına tecavüz ettiği iddiaları bakımından sunulan «bayilik sözleşmeleri», internet sitesi ekran görüntüsü üzerinde yapılan değerlendirmede neticesinde; davalı-karşı davacının kendisi ve bayilerinin oto ekspertiz hizmeti sunduğu, bu hizmet kapsamında reklam ve tanıtım bilgilerinin de sitede yer aldığının görüldüğü, davalı-karşı davacının tescile konu “computest” markaları davacı-karşı davalı markası ile benzer olmakla birlikte davalı-karşı davacının markasını oto ekspertiz hizmetlerinde kullandığı, otomotiv sektöründe imalat ve bakım onarım işlerinde markasal kullanımının tespit edilemediği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/173394 soruşturma no.lu dosyasında alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında “müştekiler adına 2011/01030 sayıl ile tescilli COMPUTEST markasının kapsamında şüphelinin şirketinin sunduğu oto ekspertiz hizmetlerinin bulunmaması, şüphelinin şirketinin, müştekiler markalarını tescil ettirmeden öncede Computest ibaresini oto ekspertiz hizmetinde kullanması ve tarafların 2010 yılından huzurdaki «şikayete» kadar yaklaşık 10 yıl aynı ilde ve hatta aynı ilçede ihtilaf yaşamadan birlikte faaliyet göstermeleri nedeniyle şüphelinin şirketinin oto ekspertiz hizmeti sunulmasından kullandığı Computest markasının, müştekilerin 2011/01030 sayı ile tescilli Computest markası ile iktibas ve «iltibas» yaratmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır” şeklinde olduğu ve savcılığın bilirkişi raporu doğrultusunda «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği belirtilerek davalı/karşı davacının kullanımlarının davacı/karşı davalı markasına tecavüz teşkil etmeyeceği, hükümsüzlük iddiası yönünden; davacı-karşı davalı markası ile davalı-karşı davacının sadece 2012/17479 sayılı computest&mates şekil ve 2014/78830 sayılı otoekspertiz&computest şekil markaları arasında hem işaretsel hem de sınıfsal ayniyet /benzerlik şartının gerçekleştiğini, davalı-karşı davacı markaları kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»).
… karşı davalı adına tescilli karşı dava konusu 2011/01030 sayılı COMPUTEST ŞEKİL markasının tescil tarihi 06.08.2012 olduğu, davacı-karşı davalının delil olarak 2016/«308» E. ve 2017/210 K. sayılı dosyasını sunduğu, bu dosya içerisinde karşı davanın davalısı tarafından markanın kullanımına ilişkin 07.07.2016 ve 11.06.2016 tarihli iki adet «fatura» olduğu, somut dava tarihinin 17.12.2019 ve karşı dava tarihi 04.02.2020 olduğu, karşı dava tarihinden geriye doğru «son» 5 yıllık dönem ve/veya dava tarihinden önce 3 aydan fazla süreli markasal kullanımlarını bu faturalarla ispat ettiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile marka ihlali yönünden açılan davanın reddine, hükümsüzlük istemiyle açılan davanın kısmen kabulü ile, 2012/17479 sayılı markanın tescilli tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne, 2014/78830 sayılı markanın 35. sınıf “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»).
FSHHM'nin 2016/«308» E.- 2017/2010 K. sayılı kararına dayandığını, bu dosyaya sunulan iki adet faturanın ciddi kullanım olarak kabul edildiğini, oysa Türkiye'de ciddi kullanım kriterin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · süre hesabı · delil niteliği · taleple bağlılık · kesin delil · acente · şikayet · mirasçılık
Benzer bu kararda… aya delil olarak 1993 tarihinden itibaren alına faturalar, muhasebe kayıtları, renkli reklam kataloğu gibi deliller sunduklarını, bunlar görülmeksizin sadece 3 adet «fatura» sunulduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davalıların lisans verdikleri kişilere «ihtarnameler» gönderdiklerini, kullanılmaması için girişimde bulunduklarını, bu girişimlerin müvekkilin markayı kullandığına yönelik delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin üzüntüden hasta olduğunu, 19.07.2020 tarihinde vefat ettiğini, daha sonra müvekkil «mirasçıları» tarafından kullanıma aralıksız devam edildiğini, 5 yıllık «sürenin hesabının» ilk davanın kesinleşme tarihi olan 08.06.2020 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, verilen kararın «kesin delil niteliğinde» olduğunu, ayrıca «ispat yükünün» karşı tarafta olduğunu, markanın tescil edildiği dönemde eksperliğin ekspertiz hizmetleri adıyla gösterildiği ve 35 ve 37. sınıflar içerisinde değerlendirildiğini, şu an için bu hizmetin 42. sınıfa alındığını, davalı/karşı davacının 42. sınıf marka «kaydı» olmadığını, karşı tarafın bu sınıfta başvurusunun TÜRKPATENT tarafından reddedildiğini, müvekkil başvurusunun kabul edildiğini belirterek kararın bozulmasını istem …
… değerlendirildiği, davalı-karşı davacının “computest” ismiyle bayilik vermek suretiyle davacı-karşı davalının markasına tecavüz ettiği iddiaları bakımından sunulan «bayilik sözleşmeleri», internet sitesi ekran görüntüsü üzerinde yapılan değerlendirmede neticesinde; davalı-karşı davacının kendisi ve bayilerinin oto ekspertiz hizmeti sunduğu, bu hizmet kapsamında reklam ve tanıtım bilgilerinin de sitede yer aldığının görüldüğü, davalı-karşı davacının tescile konu “computest” markaları davacı-karşı davalı markası ile benzer olmakla birlikte davalı-karşı davacının markasını oto ekspertiz hizmetlerinde kullandığı, otomotiv sektöründe imalat ve bakım onarım işlerinde markasal kullanımının tespit edilemediği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/173394 soruşturma no.lu dosyasında alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında “müştekiler adına 2011/01030 sayıl ile tescilli COMPUTEST markasının kapsamında şüphelinin şirketinin sunduğu oto ekspertiz hizmetlerinin bulunmaması, şüphelinin şirketinin, müştekiler markalarını tescil ettirmeden öncede Computest ibaresini oto ekspertiz hizmetinde kullanması ve tarafların 2010 yılından huzurdaki «şikayete» kadar yaklaşık 10 yıl aynı ilde ve hatta aynı ilçede ihtilaf yaşamadan birlikte faaliyet göstermeleri nedeniyle şüphelinin şirketinin oto ekspertiz hizmeti sunulmasından kullandığı Computest markasının, müştekilerin 2011/01030 sayı ile tescilli Computest markası ile iktibas ve «iltibas» yaratmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır” şeklinde olduğu ve savcılığın bilirkişi raporu doğrultusunda «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği belirtilerek davalı/karşı davacının kullanımlarının davacı/karşı davalı markasına tecavüz teşkil etmeyeceği, hükümsüzlük iddiası yönünden; davacı-karşı davalı markası ile davalı-karşı davacının sadece 2012/17479 sayılı computest&mates şekil ve 2014/78830 sayılı otoekspertiz&computest şekil markaları arasında hem işaretsel hem de sınıfsal ayniyet /benzerlik şartının gerçekleştiğini, davalı-karşı davacı markaları kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri «dahil»).
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat «acente» hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat «acente» hizmetleri.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16333 E. 2013/15273 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaLtd'ye ait olduğu, "Sheen" markasının tanınmış marka vasfının bulunduğu, markaların ayırt edici unsuru olan "Sheen" kelimesinin birebir aynı olup diğer ibarelerin ayırdediciliği sağlamadıkları, «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılabileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile birleşen dosyanın davalısı adına tescilli "Sheen Master Alloy" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5232 E. 2023/64 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkeme kabulünün aksine 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca markayı tescilsiz şekilde kullanan tarafın, gerçek hak sahiliğine dayanabilmesi için, markayı bilinir ve ayırt edici hale getirmesine gerek olmadığını, fiili olarak markasal kullanımın yeterli olduğunu, bu kapsamda davacının "COMPUTEST" ibaresini, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markanın başvuru tarihi olan 06.01.2011 tarihinden önce başvuru kapsamında yer alan "kara araçları servis istasyonu hizmetleri" alanında markasal olarak kullandığı, bu hususun dosyaya sunulan Computest markalı cihazların satışına ilişkin faturalar, 15.06.2010 tarihli «bayilik sözleşmesi», 2009 ve 2010 tarihli internet görselleri ile 2010 tarihli broşürlerle ispat edildiği, bu haliyle tescilsiz kullanımı ispat edilen mal ve hizmet sınıfları yönünden markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalı markasının kötü niyetli olarak tescil edildiği iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, …
Benzer bu kararda… ar Dairesi Başkanlığı sonrasında ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, ayrıca başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin ... markasını ilk kez kullanarak markaya ayırt edici nitelik …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markanın kapsamlarındaki hizmetler farklı olduğundan markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri’ emtiası yönünden benzerlik bulunduğu, bu emtialar yönünden «iltibas» ihtimalinin olduğu, davacı markasının tanınmış olduğuna dair yeterli bilgi ve belge sunulmadığından dava konusu markanın davacı markalarının tanınmışlığından haksı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · bilirkişi raporuna itiraz · iptal davası · kâr dağıtımı · kötü niyet · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaHava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri" bakımından «iptaline, davaya» konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve «terkin» konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı başvuran şirketin «kötü niyetinin» dosya kapsamı ile sabit olup bu nedenle davanın tamamen kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, zira marka ticareti yapmak amacıyla dava konusu başvuruyu yaptığını, Mahkemece bu yöndeki delillerinin incelenmediğini ve «bilirkişi raporuna itirazlarının» giderilmediğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve marka üzerinde üstün hak sahibi bulunduğunu, kötü niyetli başvuru için markanın tanınmış olması …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/351 E., 2019/«167» K.
… inde özetle; 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tescil engeli için markaların, kapsadıkları mal/hizmetlerin benzer olması ve «iltibas» yaratması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, benzer mal ve hizmetler bakımından bunların hitap ettiği tüketici kesiminin özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, davacı başvurusunda yer alan hizmetler ile davalı markasının eşya listesinde yer alan hizmetlerin benzer ihtiyaçları gidermediklerini, «dağıtım» kanalları ve satış yerlerinin aynı olmadığını, ikame imkanlarının bulunmadığını, tamamlayıcı niteliklerinin bulunmadığını, davalı ... davacı markasını bu farklı sı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2275 E. , 2019/3674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/04/2017 tarih ve 2016/308 E. - 2017/210 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/02/2018 tarih ve 2017/1256-2018/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yaklaşık 30 yıldır oto ekspertiz cihazları, araç muayene cihazları ile otomobil servis ekipmanlarının satış, servis, ihracat ve kalibrasyon hizmetlerini verdiğini, Corhgi, Capelec, Technomotor, Spanesi ve Ecotechnics gibi firmaların tek yetkili distribütörü olduğunu, davalı şirketin 2011/01030 sayılı "COMPUTEST'’ ibareli marka başvurusunun olduğunu, ancak davacının 1994 yılından bu yana "COMPUTEST' ibareli markası ile hizmet verdiğini, bu ibareyi müvekkilinin sektörde maruf ve meşhur hale getirdiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı markasının müvekkilinin tescilsiz olarak kullandığı marka ile birebir aynı olduğunu, markanın kötü niyetli olarak tescil edildiğini, müvekkilinin markasından davalının haberdar olmamasının mümkün olmadığını, önceye dayalı hak sahipliği bulunduğunu, davacının markayı taınmış hale getirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2011/01030 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, davacının "COMPUTEST" ibareli markayı kullandığını işbu davanın açılması ile öğrendiğini, müvekkilinin markasını davacıdan önce marka olarak kullandığını ve adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin kötü niyetinin bulunmadığını, davanın 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü istenilen davalı markanın tescil tarihine göre 5 yıllık sürenin geçmediği, davacının tescilsiz kullanım ile markayı bilinir ve ayırt edilir hale getirdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar aleyhine, davacı vekili istinaf kanun yolun başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkeme kabulünün aksine 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca markayı tescilsiz şekilde kullanan tarafın, gerçek hak sahiliğine dayanabilmesi için, markayı bilinir ve ayırt edici hale getirmesine gerek olmadığını, fiili olarak markasal kullanımın yeterli olduğunu, bu kapsamda davacının "COMPUTEST" ibaresini, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markanın başvuru tarihi olan 06.01.2011 tarihinden önce başvuru kapsamında yer alan "kara araçları servis istasyonu hizmetleri" alanında markasal olarak kullandığı, bu hususun dosyaya sunulan Computest markalı cihazların satışına ilişkin faturalar, 15.06.2010 tarihli bayilik sözleşmesi, 2009 ve 2010 tarihli internet görselleri ile 2010 tarihli broşürlerle ispat edildiği, bu haliyle tescilsiz kullanımı ispat edilen mal ve hizmet sınıfları yönünden markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalı markasının kötü niyetli olarak tescil edildiği iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2.
maddesi gereğince Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2017 tarih ve 2016/308 e. - 2017/210 k. sayılı kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2011/01030 sayılı "computest" ibareli markanın 37. sınıfta yer alan "kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve yakıt dolumu)" yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesinde düzenlenen "gerçek hak sahipliği" ilkesi uyarınca, marka tescilinden önce tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden markaya konu işaretin veya ibarenin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal kullanımı ve bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandıranlar, markaya konu işaretin veya karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerinin başkalarınca marka başvurusuna konu edilmesi halinde marka tescil başvurusuna itiraz etme ya da markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu önceye dayalı kullanımların, marka başvurusuna karşı çıkılan tarafın kullanımlarından da önce olmalıdır.
Bununla birlikte, KHK'nın 8/3. maddesi, markanın münferit kullanımları ile marka tescil kapsamı dışında kalan mal ve hizmetler yönünden kullanımlar önceye dayalı hak sahipliği vermeyecektir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince davanın esası hakkında karar verilirken, davacının en eskisi 2009 ve 2010 yıllarına dayanan tanıtım vasıtalarına dayanılmış ise de, davalının da tescil kapsamındaki hizmetler yönünden bu tarihten de önceye dayalı kullanımları olduğu savunmaları değerlendirilmeksizin ve ayrıca, davacının, davalının kullanımlarından önce markaya konu işarete ayırt edici nitelik kazandırıp kazandırmadığı belirlenmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,
13.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508351600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz