Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1998 E. 2019/3380 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirket başvurusu ile redde mesnet marka arasında 05. sınıfta yer alan “…Hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler.…” emtiası yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ve iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "ATROMAX" ibareli başvuru ile redde mesnet "AROMAX" ibareli marka arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, söz konusu başvurunun 5. sınıfta tescil edilmek istenmesinin de varılan bu sonucu değiştirmeyeceği, zira her ne kadar ilaç ürünlerinin tüketicileri genel olarak doktor, eczacı gibi bilinçli kişiler ise de bu kişilerin hiç hata yapmayacaklarının da düşünülemeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2010/16490 E., 2012/6060 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, redde mesnet "AROMAX" ibareli markanın etken madde ismi veya kısaltmasından oluşmadığı, yaratılmış bir ibare olduğu, her ne kadar dava konusu başvurunun ilk dört harfi etken madde isminin kısaltması ise de redde mesnet markanın varlığı karşısında davacının bu markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Davacı şirket başvurusuna konu, 2014/78230 sayılı, “Atromax” ibareli markanın tescil kapsamının ilaç etken maddelerine ilişkin olduğu ve kapsamında bulunan emtialar itibariyle doktor ve eczacılardan oluşan bilinçli bir tüketici kesimine hitap ettiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ilaç emtiası bakımından etken madde veya tedavisi hedeflenen hastalığa doğrudan atıf yapan işaretler tanımlayıcı nitelikte görülmekte ve bu kapsamda koruma kapsamlarının da düşük düzeyde olduğu kabul edilmektedir. Bu tür işaretler kamu yararı gereğince mülkiyeti kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olup, farklı eklerle somut ayırt edicilik vasfı kazandırılarak marka olarak olarak tescil edilmeleri mümkündür.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, başvuruya konu markada yer alan “Atro” ibaresinin “Atropin” ham maddesine gönderme yaptığı, ilgili tüketici nezdinde anılan marka kapsamında satışa sunulan ilaçlarda “Atropin” ham maddesinin yer aldığı şeklinde bir algıya sebep olacağı, davalı yanca itiraza mesnet olarak gösterilen 2009/58668 sayılı “Aromax” markasında yer alan “Aro” ibaresinin ise ilgili tüketiciye “Aroma” ibaresini çağrıştıracağı, zikredilen farklılıkların markaların hitap ettiği bilinçli tüketici kitlesinin iki farklı marka karşısında olduğunu anlamasına yeter düzeyde olduğu bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince, aksi düşüncelerle davanı reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken yazılı gerekçelerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14515 E. 2018/5728 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "ATROMAX" ibareli başvuru ile redde mesnet "AROMAX" ibareli marka arasında, 556 say …
Bu tür işaretler kamu yararı gereğince mülkiyeti kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olup, farklı eklerle somut «ayırt edicilik» vasfı kazandırılarak marka olarak olarak tescil edilmeleri mümkündür.
… arklılıkların markaların hitap ettiği bilinçli tüketici kitlesinin iki farklı marka karşısında olduğunu anlamasına yeter düzeyde olduğu bu nedenle markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAncak, etken maddeden türetilen işaretlerin de «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda davacı vekili, davalının 05. sınıf yönünden 2009/18825 sayılı "...." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin aynı sınıfta tescilli "..." ibareli markalarıyla «iltibas» tehlikesine yol açtığını ileri sürmüştür.
Ancak, davacı markasından farklı olarak davalının marka başvurusundaki aynı etken maddeden türetilen "...." ilaç markasının doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında davacı markası ile «iltibas» ihtimali bulunmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… lanarak davacının "..." ibareli ilaçlarının bir kısmının doktor reçetesi olmadan temin edilebilir veya kullanılabilir olması, taraf markaları arasındaki benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10968 E. 2016/5507 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "ATROMAX" ibareli başvuru ile redde mesnet "AROMAX" ibareli marka arasında, 556 say …
Bu tür işaretler kamu yararı gereğince mülkiyeti kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olup, farklı eklerle somut «ayırt edicilik» vasfı kazandırılarak marka olarak olarak tescil edilmeleri mümkündür.
… arklılıkların markaların hitap ettiği bilinçli tüketici kitlesinin iki farklı marka karşısında olduğunu anlamasına yeter düzeyde olduğu bu nedenle markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaJenerik veya etken maddeden türetilen ilaç markaların da «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusunun davalının aynı sınıfta tescilli “...” ibareli markası ile benzer olmadığını ve «iltibas» yaratmayacağını ileri sürmüştür.
… rkası ile davacının “...” ibareli başvurusu arasında hekim ve eczacıdan oluşan asıl kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, alanında uzman bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunun aksine yazıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… vunma ve tüm dosya kapsamına göre; görünüş ve okunuş olarak başvuru konusu işaretin davalı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, doktor ve eczacılar «dahil» bu ürünleri reçete ile alan nihai tüketicilerin davacı başvurusu ile redde mesnet davalı markasının farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1998 E. , 2019/3380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/03/2017 tarih ve 2016/216 Esas - 2017/158 Karar sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25/01/2018 tarih ve 2017/1262-2018/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Atromax" ibareli markayı 5. sınıfta yer alan emtialar bakımından tescil için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2014/78230 kod numarasını alan başvuruya davalı şirketçe kendisine ait 2009/58668 sayılı "Aromax" ibareli marka mesnet gösterilmek suretiyle yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edildiğini ve başvuru kapsamından "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar ve hayvanlar için tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler" emtiasının çıkartıldığını, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, ilaç isimlerinin doktor ve eczacıları bilgilendirmek için genellikle etken madde isminden türetildiklerini, müvekkili markasının ilk iki hecesininde yer alan “Atro” ibaresinin de bu doğrultuda markanın kullanıldığı ilacın etken maddesi olan atropin (atropine) maddesinin isminden türetildiğini, “Atropin” etken maddesini ilacında kullanan herkesin “atro” ibaresini kullanma hakkı olduğunu, “Atro” ibaresi ile başlayan birçok ilaç isminin bulunduğunu, bu nedenle atropin etken maddesinin ilk dört harfi olan “Atro” ibaresi için benzerlik iddiasında bulunulamayacağını, dolayısıyla müvekkilinin başvurusuna konu ibare ile itiraza mesnet marka arasında iltibasa yol açacak bir benzerlik olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-2791 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, "Aromax" ürününün etken maddesinin "Menthol" (Levomenthol) olduğunu, marka adının etken madde ismini veya kısaltmasını kapsamadığını, ihtilafa konu“Atromax” ibaresi ile “Aromax” markası arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirket başvurusu ile redde mesnet marka arasında 05. sınıfta yer alan “…Hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler.…” emtiası yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ve iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "ATROMAX" ibareli başvuru ile redde mesnet "AROMAX" ibareli marka arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, söz konusu başvurunun 5. sınıfta tescil edilmek istenmesinin de varılan bu sonucu değiştirmeyeceği, zira her ne kadar ilaç ürünlerinin tüketicileri genel olarak doktor, eczacı gibi bilinçli kişiler ise de bu kişilerin hiç hata yapmayacaklarının da düşünülemeyeceği, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 2010/16490 E., 2012/6060 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, redde mesnet "AROMAX" ibareli markanın etken madde ismi veya kısaltmasından oluşmadığı, yaratılmış bir ibare olduğu, her ne kadar dava konusu başvurunun ilk dört harfi etken madde isminin kısaltması ise de redde mesnet markanın varlığı karşısında davacının bu markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiştir.
Davacı şirket başvurusuna konu, 2014/78230 sayılı, “Atromax” ibareli markanın tescil kapsamının ilaç etken maddelerine ilişkin olduğu ve kapsamında bulunan emtialar itibariyle doktor ve eczacılardan oluşan bilinçli bir tüketici kesimine hitap ettiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarında, ilaç emtiası bakımından etken madde veya tedavisi hedeflenen hastalığa doğrudan atıf yapan işaretler tanımlayıcı nitelikte görülmekte ve bu kapsamda koruma kapsamlarının da düşük düzeyde olduğu kabul edilmektedir. Bu tür işaretler kamu yararı gereğince mülkiyeti kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olup, farklı eklerle somut ayırt edicilik vasfı kazandırılarak marka olarak olarak tescil edilmeleri mümkündür.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, başvuruya konu markada yer alan “Atro” ibaresinin “Atropin” ham maddesine gönderme yaptığı, ilgili tüketici nezdinde anılan marka kapsamında satışa sunulan ilaçlarda “Atropin” ham maddesinin yer aldığı şeklinde bir algıya sebep olacağı, davalı yanca itiraza mesnet olarak gösterilen 2009/58668 sayılı “Aromax” markasında yer alan “Aro” ibaresinin ise ilgili tüketiciye “Aroma” ibaresini çağrıştıracağı, zikredilen farklılıkların markaların hitap ettiği bilinçli tüketici kitlesinin iki farklı marka karşısında olduğunu anlamasına yeter düzeyde olduğu bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince, aksi düşüncelerle davanı reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken yazılı gerekçelerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508338100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz