6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18052 E. 2013/7673 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi sözleşmesi temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, liste halinde sunulan banka kayıtlarına göre 01.11.2010, 30.11.2010 ve 30...2010 tarihli taksitler süresinde ödenmediği, arada ....01.2011 ve ....01.2011 tarihinde yapılan ödemeler faizli bakiyelerden düşülmekle ana paranın tam olarak ödenmediği, faizin işlemeye devam ettiği, bilirkişi raporunda cetvel halinde hangi taksitin ana parasını ve faizinin ödenmiş olduğunu açıkça gösterdiği, kaldı ki kısmi ödemelerden sonra 31.01.2011 tarihli ödemede tekrar temerrüte düşüldüğü, faiz oranının sözleşmede kararlaştırılmış olduğu, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...) Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağa uygulanan faiz oranının fahiş olduğu iddiasıyla ödenen meblağın iadesi talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde ve sonraki beyanlarında, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve fiilen uygulanan faiz oranlarının fahiş ve ahlaka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ancak mahkeme kararına gerekçe yapılan bilirkişi raporunda ve karar gerekçesinde bu iddia hiç tartışılmaksızın hüküm kurulmuştur. Bu itibarla davacı iddiasında belirtilen, kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve fiilen çekişmeli döneme uygulanan faiz oranlarının ahlaka aykırılık oluşturacak oranda fahiş olup olmadığı konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/18052 E.  ,  2013/7673 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.07.2012 tarih ve 2011/581-2012/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 05...2009 tarihinde ... ay vadeli 1.98 faiz oranlı ....252.470,... TL tutarlı taksitli ticari kredi kullandığını, söz konusu kredinin ilk taksiti 30...2009 tarihinden başlamak üzere ilk ... ay 55.000,00 TL/ay, daha sonraki ... ay ise 325.665,27 TL/ay taksit olacak şekilde toplam 4.567.988,39 TL olarak bankaya geri ödeneceğini, 2010 yılı ekim ayı dahil olmak üzere tüm taksitlerin ödendiğini, ancak 30.11.2010, 30...2010 , 31.01.2011 tarihli taksitlerin vadesinde ödenemediğini, ödenmediği süre içerisinde davalı tarafından her hangi bir ihtar çekilmediği, borcun muaccel hale getirilmediği, davacı tarafından ....02.2011 tarihinde bankaya müracaat ile ödenmemiş olan üç taksit miktarı 976.995,81 TL'yi ödemek istediğini ancak kendisinden taksit miktarı dışında 265.674,78 TL/gecikme faiz bedeli talep edildiği, dava hakkı saklı kalmak kaydı ile bu ödemenin de yapıldığı, fazladan alınan bu miktarın haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik ....000,00 TL'nin ....02.2011 tarihinden itibaren bankalarca kredilere uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsili talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının 01.11.2010, 30.11.2010 ve 30...2010 tarihli taksitleri ödemede gecikmeye düştüğü, ....01.2011 tarihinde 108.000,00 TL, ....01.2011 tarihinde ise 217.700,00 TL ödeme yaparak 01.11.2010 tarihli taksitin ana parasını ödediği, sonrasında 31.01.2011 tarihli taksiti ödemekte de gecikmeye düştüğünü, ....02.2011 tarihindeki ödemede gecikmedeki üç taksitin ana parasını ve temerrüt faizlerinin ödendiğini, hesaplamaların doğru olduğunu savunarak davanın reddini talep edilmiştir.

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, liste halinde sunulan banka kayıtlarına göre 01.11.2010, 30.11.2010 ve 30...2010 tarihli taksitler süresinde ödenmediği, arada ....01.2011 ve ....01.2011 tarihinde yapılan ödemeler faizli bakiyelerden düşülmekle ana paranın tam olarak ödenmediği, faizin işlemeye devam ettiği, bilirkişi raporunda cetvel halinde hangi taksitin ana parasını ve faizinin ödenmiş olduğunu açıkça gösterdiği, kaldı ki kısmi ödemelerden sonra 31.01.2011 tarihli ödemede tekrar temerrüte düşüldüğü, faiz oranının sözleşmede kararlaştırılmış olduğu, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...) Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağa uygulanan faiz oranının fahiş olduğu iddiasıyla ödenen meblağın iadesi talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde ve sonraki beyanlarında, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve fiilen uygulanan faiz oranlarının fahiş ve ahlaka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ancak mahkeme kararına gerekçe yapılan bilirkişi raporunda ve karar gerekçesinde bu iddia hiç tartışılmaksızın hüküm kurulmuştur. Bu itibarla davacı iddiasında belirtilen, kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve fiilen çekişmeli döneme uygulanan faiz oranlarının ahlaka aykırılık oluşturacak oranda fahiş olup olmadığı konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/507964800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.