Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4289 E. 2019/3834 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
3095 sayılı kanun↗ mevduat hesabı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 7.081,98 Euro ve 600,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında Devlet bankalarının yabancı parayla açılmış 1 yıllık mevduat hesabına yönelik vereceği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 9.492,30 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9523 E. 2018/2616 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · dava sebebi · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tescilli markasını kullandığı üzere bu kullanımın davacı markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, davacının eskiye dayalı kullanımını ispatlayamadığı, davaya konu "... dondurma" ibareli markanın iptal koşullarının oluşmadığı, davalı marka kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil etmemesi «sebebi» ile davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, marka hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, manevi tazminata ilişkin talebin reddi nedeniyle takdir edilecek «maktu vekalet ücretinin» karar tarihindeki AAÜT‘nin İkinci Kısım İkinci Bölüm 10. maddesinde belirlenen 2.600.00 TL olması gerekirken 3.600.00 TL olarak takdiri doğru görülmediğinden hükmü …
Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T'nin 10/4 maddesinde, manevi tazminat davasının, «maddi tazminat» veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda, manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalemde hükmedileceği ve 10/3 maddesinde de, manevi tazminat isteminin tamamen reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin 2. kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiştir.
-
Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5740 E. 2012/7384 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7386 E. 2017/2141 K.
Ortak:mevduat hesabı · Alacak
İncelediğiniz kararda… 7.081,98 Euro ve 600,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında Devlet bankalarının yabancı parayla açılmış 1 yıllık «mevduat hesabına» yönelik vereceği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 9.492,30 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine kara …
Benzer bu kararda… ana hesap sahibinin ... olarak değiştirildiği, daha sonra da ...'ın ana hesap sahibi olduğu bir çok hesabın açıldığı, bu hesaplar üzerinden fon alım satımı ve diğer «bankacılık işlemlerinin» gerçekleştirildiği, kira, kredi kartı gibi birçok değişik işlemin yapıldığı, yazılı talimat ve dekontlardaki imzaların davacılara ait olmadığının tespit edildiği, «internet bankacılığı» yönünden yapılan işlemlerin ise ... adına oluşturulan internet bankacılığı parolası ile gerçekleştirildiği, internet bankacılığı parolası ile ilgili şifrenin çalındığı veya başka kişiler tarafından kullanıldığı yönünde bir müracaatın bulunmadığı, işlemlerin ...'ın «rızası» doğrultusunda dava dışı abisi ... tarafından internet şifresi kullanılarak yapılması nedeniyle bu hususu bildiği ve bu nedenle yapılan işlemlerden kaynaklanan zararın talep edilemeyeceği, ... üzerinden yapılan erişimlerin de ... tarafından internet şifresi kullanılarak yapılması nedeniyle bundan doğan zararın talep edilemeyeceği, talimatla yapılan işlemlerdeki yazılı talimat ve banka dekontları üzerindeki imzaların ise davacılara ait olmadığı, bankanın «yetkisiz» kişilerce işlem tesisine neden olduğu, bundan doğan zarardan bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 7.081,98 Euro ve 600,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında Devlet bankalarının yabancı parayla açılmış 1 yıllık «mevduat hesabına» yönelik vereceği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 9.492,30 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · icazet · internet bankacılığı · eş rızası · muvafakat · bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ana hesap sahibinin ... olarak değiştirildiği, daha sonra da ...'ın ana hesap sahibi olduğu bir çok hesabın açıldığı, bu hesaplar üzerinden fon alım satımı ve diğer «bankacılık işlemlerinin» gerçekleştirildiği, kira, kredi kartı gibi birçok değişik işlemin yapıldığı, yazılı talimat ve dekontlardaki imzaların davacılara ait olmadığının tespit edildiği, «internet bankacılığı» yönünden yapılan işlemlerin ise ... adına oluşturulan internet bankacılığı parolası ile gerçekleştirildiği, internet bankacılığı parolası ile ilgili şifrenin çalındığı veya başka kişiler tarafından kullanıldığı yönünde bir müracaatın bulunmadığı, işlemlerin ...'ın «rızası» doğrultusunda dava dışı abisi ... tarafından internet şifresi kullanılarak yapılması nedeniyle bu hususu bildiği ve bu nedenle yapılan işlemlerden kaynaklanan zararın talep edilemeyeceği, ... üzerinden yapılan erişimlerin de ... tarafından internet şifresi kullanılarak yapılması nedeniyle bundan doğan zararın talep edilemeyeceği, talimatla yapılan işlemlerdeki yazılı talimat ve banka dekontları üzerindeki imzaların ise davacılara ait olmadığı, bankanın «yetkisiz» kişilerce işlem tesisine neden olduğu, bundan doğan zarardan bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 7.081,98 Euro ve 600,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında Devlet bankalarının yabancı parayla açılmış 1 yıllık «mevduat hesabına» yönelik vereceği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 9.492,30 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu suretle, davalı vekilinin yapılan işlemlerin davacıların bilgisi dahilinde bulunduğu ve davacıların işlemlere «muvafakat» ettikleri yönündeki savunmasının değerlendirilmesi davacıların «icazet» sonucunu doğuracak bir işleminin olup olmadığının tespiti, bu hususta inceleme yaptırılması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davalı vekilince yapılan işlemlerin davacıların «rızası» ve bilgisi dahilinde olduğu, davacıların hesabı kontrol ettikleri, hesaplardaki işlemlere hiç bir şekilde ses çıkarmadıkları savunulmuştur.
Ayrıca hesaptan yapılan işlemler sonucunda aktarılan paraların hesap sahibinin kendi menfaatine kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi için hüküm kurmaya yeterli «bilirkişi incelemesi» yaptırılmalıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4289 E. , 2019/3834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/10/2015 gün ve 2014/802 - 2015/616 sayılı kararı bozan Daire'nin 13/04/2017 gün ve 2016/7386 - 2017/2141 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar adına Dışbank... Şubesi'nde açılan ortak hesabın 2001 yılında Siteler Şubesi'ne geçildiğini, ana hesap sahibinin Özlem Kaygısız olarak değiştirildiğini, 2003 yılında paralarının yaklaşık 38.000.000.000 TL (eski) kadarının... Şubesi'ndeki bir hesaba aktarıldığını, davacı Zöhre Kaygısız'ın 2005 tarihinden ev almak için bankadaki paranın tahsili için gittiğinde bankada paraların olmadığını ve hesabın 2002 yılında kapatıldığını, bir kısmının nakit çekildiğini, bir kısmının ise Tayser adlı şirket hesabına nakledildiğini, işlemlerin Bülent Kaygısız tarafından internet şubesi aracılığıyla gerçekleştirildiğini öğrendiğini, yapılan işlemlerin davacıların bilgisi ve talimatı olmadan gerçekleşmesi nedeniyle davacıların mağdur olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL ve 10.000,00 Euro ile 30.000,00 USD'nin ödeme tarihindeki TL karşılığının davalı bankaca alınan para cinslerine tatbik edilen 1 yıl vadeli mevduata verilecek Merkez Bankası'na bildirilen oranlardaki faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 7.081,98 Euro ve 600,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında Devlet bankalarının yabancı parayla açılmış 1 yıllık mevduat hesabına yönelik vereceği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 9.492,30 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 92,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 16/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/507004900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz