Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1340 E. 2019/3237 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk ek 1. madde↗ zilyetlik↗ güveni kötüye kullanma↗ taşıtan↗ adli yardım talebi↗ muhtıra↗ başvurma harcı↗ adli yardım↗ kesin süre↗ taşıma sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ ihtarname↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigortalı emtianın yüklendiği aracın davalı ... tarafından kullanıldığı, söz konusu taşıma için dava dışı Hakan Yavuz'un davalı şirket adına hareket yetkisinin olmadığı, eyleminin sadece taşıtan ve taşıyanı bir araya getirmekten ibaret olduğu, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, aracın haricen zilyetliği devretmiş olan davalı ...'in de sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...'un aracı haricen satın alıp zilyet olarak taşıma sözleşmesini yapmış olması nedeniyle taşıyan sıfatıyla sorumlu olduğu, taşıma fiilinden dolayı yargılandığı Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinde emtianın kaybı nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı mahkum olduğu, talep edilen tazminat miktarının olaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ...'a açılan davanın kabulü ile 46.447,74 TL'nın 24.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl karar, davalı asil ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 05.07.2017 tarihli ek karar ile davalının vasisine, yatırılmayan temyiz karar ve başvurma harcı ile posta giderlerinin yatırılması için kesin süre verildiği, muhtıranın 11.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği ancak davalı ... vasisi ...'e yapılan ihtarnameye rağmen kesin süre içerisinde eksik temyiz harcı ile temyiz posta masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ...'un 6100 sayılı HMK madde 366/1 uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar, davalı ... vasisi ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı asil ..., karara karşı temyiz harcı yatırmaksızın 13.03.2017 tarihli dilekçeyle temyiz başvurusunda bulunmuş olup karar tarihi itibariyle hükümlü olduğundan kendisine vasi atanmıştır. Anılan eksikliğin giderilmesi için mahkemece vasiye gönderilen muhtıra üzerine davalı vasisi tarafından 12.05.2017 tarihli, davalı asilin kararı temyiz etmesine rağmen parasının bulunmadığına ve ayrıca 3 numaralı defterinde de (kasasında) parasının olmadığına, temyiz harcının yatırılamayacağına dair dilekçe verilmiş olup anılan dilekçe, mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK 334 ve devamında düzenlenen adli yardım talebine ilişkindir. Ayrıca HMK 336/3 maddesine göre kanun yollarına başvuru sırasında da adli yardım talebi ileri sürülebileceğinden ve bu konuda karar verme yetkiside Yargıtay'da bulunduğundan temyiz harcının ve giderlerinin ikmal edilememesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle mahkemenin 05.07.2017 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vasisi temyiz dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamı ve talep dilekçesi içeriğinin incelenmesi sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 334. ve 336/3 maddeleri koşullarının oluştuğu anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı ...'un asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'un tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vasisinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vasisinin adli yardım talebinin kabulüne, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'un tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, HMK 339. maddesi gereğince alınmadığı anlaşılan 218,50 TL temyiz başvuru harcı ile 3.172,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, 29/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/113 E. 2018/5661 K.
Ortak:muhtıra · kesin süre · dosya masrafı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece 05.07.2017 tarihli ek karar ile davalının vasisine, yatırılmayan temyiz karar ve «başvurma harcı» ile posta giderlerinin yatırılması için «kesin süre» verildiği, «muhtıranın» 11.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği ancak davalı ... vasisi ...'e yapılan «ihtarnameye» rağmen kesin süre içerisinde eksik temyiz harcı ile temyiz posta «masraflarının» yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ...'un 6100 sayılı HMK madde 366/1 uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Anılan eksikliğin giderilmesi için mahkemece vasiye gönderilen «muhtıra» üzerine davalı vasisi tarafından 12.05.2017 tarihli, davalı asilin kararı temyiz etmesine rağmen parasının bulunmadığına ve ayrıca 3 numaralı «defterinde» de (kasasında) parasının olmadığına, temyiz harcının yatırılamayacağına dair dilekçe verilmiş olup anılan dilekçe, mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK 334 ve devamında düzenlenen «adli yardım talebine» ilişkindir.
Benzer bu karardaDosya üzerinde yapılan incelemede, mahkemece verilen 12.10.2015 tarihli karar, davalı asil tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz «harç» ve giderleri yatırılmadığı, mahkemece davalı vasisine 02.11.2016 tarihli «muhtıra» ile 7 günlük «kesin sürede» 100 TL posta gideri ve temyiz «harçlarının ikmal» edilmesi gerektiğinin bildirildiği, davalı vasisi tarafından belirtilen süreden sonra harç ve giderlerin ikmal edildiği, bu nedenle yukarıda yazılı olduğu şekilde temyiz isteminden «vazgeçilmiş sayılmasına» dair 28.11.2016 tarihli ek kararın verildiği anlaşılmaktadır.
1- 6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 434/«son» maddesinde "temyiz dilekçesi verilirken gerekli «harç» ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödendiğinin anlaşılması durumunda kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek 7 günlük «kesin süre» içerisinde tamamlanacağı, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içerisinde harç ve giderlerin tamamlanmaması halinde mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği, bu kararında temyiz edilmesi halinde HUMK 432. maddenin son fıkrası hükmünün «kıyasen uygulanacağı»" düzenlenmiştir.
… ilen zarar ve davalının sosyal ekonomik durumu göz önüne alındığında, BK'nın 49. maddesi gereğince 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, karar özetinin «masrafı» davalıdan alınarak trajı en yüksek 5 gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · harç ikmali · kıyasen uygulama · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1- 6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 434/«son» maddesinde "temyiz dilekçesi verilirken gerekli «harç» ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödendiğinin anlaşılması durumunda kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek 7 günlük «kesin süre» içerisinde tamamlanacağı, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içerisinde harç ve giderlerin tamamlanmaması halinde mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği, bu kararında temyiz edilmesi halinde HUMK 432. maddenin son fıkrası hükmünün «kıyasen uygulanacağı»" düzenlenmiştir.
Dosya üzerinde yapılan incelemede, mahkemece verilen 12.10.2015 tarihli karar, davalı asil tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz «harç» ve giderleri yatırılmadığı, mahkemece davalı vasisine 02.11.2016 tarihli «muhtıra» ile 7 günlük «kesin sürede» 100 TL posta gideri ve temyiz «harçlarının ikmal» edilmesi gerektiğinin bildirildiği, davalı vasisi tarafından belirtilen süreden sonra harç ve giderlerin ikmal edildiği, bu nedenle yukarıda yazılı olduğu şekilde temyiz isteminden «vazgeçilmiş sayılmasına» dair 28.11.2016 tarihli ek kararın verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, mahkemece çıkartılan 02.11.2016 tarihli «muhtırada» yatırılması gereken «harç» miktarının açıkça belitilmemesi karşısında HUMK 434/«son» hükmüne aykırıdır, Bu nedenle davalı vasisinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle ek kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Ek karar ile davalı tarafın verilen 7 günlük sürede posta gideri ve temyiz harcını yatırmadığı gerekçesi ile davalı tarafın temyiz isteminden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1340 E. , 2019/3237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/07/2017 tarih ve 2010/14-2015/290 sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ... vasisi ... tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline iade edilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı sigortalı Atako Ulus. Taş. Den. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 26.11.2008-2009 dönemine ilişkin “nakliyat sigorta poliçesi” ve “nakliyat sigorta poliçesi emtia-kamyon” düzenlendiğini, sigortalının, 27.08.2009 tarihinde 1340 torba 26.000 kg polipropilen (PVC) ham maddeden oluşan emtiayı alıcı dava dışı şirketin Gaziantep'te bulunan fabrikasına göndermek üzere davalı Güven Nak. Hizm. İşleri San. ve Tic. Ltd. Şti'ne başvurarak araç tahsis edilmesini istediğini, davalı Güven Nak. Hizm. İşleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davalı ... adına kayıtlı aracı göndererek emtianın bu araçlara yüklendiğini, yükün alıcıya teslim edilmediğini, aracın sürücüsü davalı ... tarafından yükün çalındığını, olayla alakalı suç duyurusunda bulunulduğunu, olay sebebiyle alınan ekspertiz raporu doğrultusunda dava dışı sigortalıya 24.11.2009 tarihinde 31.220,50 USD karşılığı 46.447,74 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin taşıyıcıyı seçerken yeterli özeni göstermediğinden araç sahibi davalı ...
ve araç sürücüsü davalı ... ile birlikte çalınan emtia bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek 46.447,74 TL tazminatın 24.11.2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket vekili; husumet itirazında bulunarak, aracın müvekkil aracılığıyla temin edildiğine dair bir kaydın bulunmadığını, müvekkilinin eski ortağı dava dışı Hakan Yavuz tarafından aracın temin edildiğini, sigortalı dava dışı şirketten bu hususta müvekkiline ödeme yapılmadığını, sigortalı şirket yetkilisinin ifadelerinde bu durumun açıkça belirtildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, illiyet bağının bulunmadığını, sigortalı şirketin kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı ... vekili; müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sigortalı emtianın yüklendiği aracın davalı ... tarafından kullanıldığı, söz konusu taşıma için dava dışı Hakan Yavuz'un davalı şirket adına hareket yetkisinin olmadığı, eyleminin sadece taşıtan ve taşıyanı bir araya getirmekten ibaret olduğu, davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, aracın haricen zilyetliği devretmiş olan davalı ...'in de sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...'un aracı haricen satın alıp zilyet olarak taşıma sözleşmesini yapmış olması nedeniyle taşıyan sıfatıyla sorumlu olduğu, taşıma fiilinden dolayı yargılandığı Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinde emtianın kaybı nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı mahkum olduğu, talep edilen tazminat miktarının olaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ...'a açılan davanın kabulü ile 46.447,74 TL'nın 24.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl karar, davalı asil ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 05.07.2017 tarihli ek karar ile davalının vasisine, yatırılmayan temyiz karar ve başvurma harcı ile posta giderlerinin yatırılması için kesin süre verildiği, muhtıranın 11.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği ancak davalı ... vasisi ...'e yapılan ihtarnameye rağmen kesin süre içerisinde eksik temyiz harcı ile temyiz posta masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ...'un 6100 sayılı HMK madde 366/1 uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar, davalı ... vasisi ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı asil ..., karara karşı temyiz harcı yatırmaksızın 13.03.2017 tarihli dilekçeyle temyiz başvurusunda bulunmuş olup karar tarihi itibariyle hükümlü olduğundan kendisine vasi atanmıştır. Anılan eksikliğin giderilmesi için mahkemece vasiye gönderilen muhtıra üzerine davalı vasisi tarafından 12.05.2017 tarihli, davalı asilin kararı temyiz etmesine rağmen parasının bulunmadığına ve ayrıca 3 numaralı defterinde de (kasasında) parasının olmadığına, temyiz harcının yatırılamayacağına dair dilekçe verilmiş olup anılan dilekçe, mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK 334 ve devamında düzenlenen adli yardım talebine ilişkindir. Ayrıca HMK 336/3 maddesine göre kanun yollarına başvuru sırasında da adli yardım talebi ileri sürülebileceğinden ve bu konuda karar verme yetkiside Yargıtay'da bulunduğundan temyiz harcının ve giderlerinin ikmal edilememesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle mahkemenin 05.07.2017 tarihli ek kararının bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... vasisi temyiz dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamı ve talep dilekçesi içeriğinin incelenmesi sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 334. ve 336/3 maddeleri koşullarının oluştuğu anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı ...'un asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'un tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vasisinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vasisinin adli yardım talebinin kabulüne, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'un tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, HMK 339.
maddesi gereğince alınmadığı anlaşılan 218,50 TL temyiz başvuru harcı ile 3.172,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, 29/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/505296900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz