Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/73 E. 2019/2251 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ ba formu↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflara ait marka tescili ve tasarımları alınan heyet raporları ile birlikte değerlendirildiğinde davalının Çayyap ve Çaypa adlı markalarının tescilli olduğu, kendi marka hakkını kullanarak satış yaptığı bu hakkının koruma altında olduğu, davalı ...'ın fiili ambalaj kullanımında yer alan ve davacının görselde yer alan unsurlara benzeyen görsel unsurlar kırmızı renk, çay bardağı, kesme şekerlik gibi çayın bütününde yer alan unsurlar Çaykur'un tekelinde sayılamayacağı, bu sebeple marka hakkının kapsamına tecavüzden bahsedilemeyeceği, davalı ...'ın çay paketinin tasarımı tescili bulunmadığı marka tescili çay paketinin, tasarımana bakıldığında ambalaj görselinin davacı tescilli tasarımdan ayırt edilebilecek şekilde farklı olduğu, Çaykur tasarımı bu sebeple tecavüz olmadığının düşünüldüğünde davalı ...'ın marka tescili çay paketleri ambalaj kullanımı, renk ve desenlerdeki farklılıklar incelendiğinde haksız rekabet koşullarınında olmadığı, diğer davalı üretici olduğu iddia edilen Ak Tarım iyi niyetli olup, davalı ...'ın marka tescili çayını ürettiği, yine tasarım ve haksız rekabet yönünden de iyi niyetli olup ayrıca bu konularda davacı marka ve tasarım haklarına toplanan delillere göre tecavüz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.1-Dava, marka ve tasarıma tecavüz ile haksız rekabetin men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının kendi adına tescilli markayı kullandığı ambalajlarda kullanılan kırmızı renk, çaybardağı gibi çaya ait unsurları kullanmanın davacının tekelinde olmadığı, renk ve desenlerde farklılık bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf marka hakkı yönünden "çay" emtiasını kanun tanınmış ÇAYKUR markası ile 80419 sayılı "FİLİZÇAY", ile 94/4870 sayılı "FİLİZÇAYI+ŞEKİL" markalarına dayanmaktadır.
Davacı tarafa ait 94/4870 sayılı "Çaykur Filiz Lüks+şekil" unsurlu marka ile davalı adına tescilli 2010/47714 sayılı "ÇAYYAP" 2009/60856 sayılı "ÇAYPA" markaları tescilli olduğundan davalının bu markaları kullanması tecavüz teşkil etmez ise de, davalının markayı ambalaj tasarımında şekil ile birlikte kullandığı anlaşılmaktadır.
Davacıya ait 94/4870 sayılı markanın sözcük renk ve şekilden oluşan kombinasyon markası olduğu, renk ve şekil unsurunun da markanın ayırt edici unsurları arasında yer aldığı, şekil unsurunun, beyaz zemin üzerinde içi çay dolu çay bardağı, bardağın her bir yanında porselen beyez demliğin yarı kısımı, diğer yanına ise içi kesme şeker dolu şekerliğin yarı kısmının yer aldığı bir kompozisyonu içerdiği, şekle konu resmin dört ayrı köşesinde içbükey formlar bulunduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar çay emtiasında anılan nesnelerin kullanılması kimsenin tekeline bırakılamaz nesneler ise de, davalının tescilli markasından farklı olarak, ürün ambalajlarında, davacının şekil kompazisyonunu neredeyse aynen taklit ettiği, böylelikle, davacı markasının ayırt edici unsurlarından şekil unsurunu izinsiz kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiği, davalının sözkonusu şeklin yanında davacının ambalajında kullandığı renk tonunu da aynen kullanmak suretiyle aynı zamanda haksız rekabette bulunduğu, sözkonusu şekil kompozisyonunun davacı adına 2009/5418 sayılı tasarım tescil belgesine de konu olduğu, davalı ambalajlarındaki küçük farklılıkların ayırt ediciliği sağlamaya yeterli olmadığı bu itibarla davalının davacıya ait tasarım hakkına da tecavüzde bulunduğu, nitekim çoğunluk bilirkişi heyetinin de Ek-Raporda benzer tespitlerde bulundukları halde mahkemece hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmü bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Mahkemece davalıların iyi niyetli olması nedeniyle de tecavüz eylemlerinin gerçekleşmediği kabul edilmiştir.
Gerek marka, gerekse tasarım hakkına tecavüz veya haksız rekabetin varlığı halinde, davalıların iyi veya kötü niyetli olması tecavüzün tespiti, ref ve men'i açısından herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacaktır. Davalılar, davacıya ait sınai haklardan tamamen habersiz, tesadüf olarak benzer marka ve tasarımları tamamen iyi niyetli kullanmış olsalar bile, bu durum tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına engel olamaz. Bununla birlikte, tazminat açısından, anılan haklara tecavüzünde bulunan kişilerin eylemlerinin tecavüz teşkil ettiğini hiç bilmemeleri veya bilebilecek durumda olmamaları durumunda aleyhlerinde tazminata hüküm olunmayabilir ise de, somut olayda olduğu gibi, eylemi tecavüz teşkil eden kişilerin üretici olmaları halinde, bu kişilerin kendi ürettikleri ürün ambalajında kullandıkları görsellerin başkaları adına marka ya da tasarım olarak tescilli olduğunu bilmedikleri veya bilebilecek durumda olmadıkları savunmasında bulunamazlar. Mahkemece bu yönler düşünülmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi de doğru olmamış hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6231 E. 2022/9350 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ecavüzden bahsedilemeyeceği, davalı ...'ın çay paketinin tasarımı tescili bulunmadığı marka tescili çay paketinin, tasarımana bakıldığında ambalaj görselinin davacı «tescilli tasarımdan» ayırt edilebilecek şekilde farklı olduğu, Çaykur tasarımı bu sebeple tecavüz olmadığının düşünüldüğünde davalı ...'ın marka tescili çay paketleri ambalaj kullanımı, renk ve desenlerdeki farklılıklar incelendiğinde «haksız rekabet» koşullarınında olmadığı, diğer davalı üretici olduğu iddia edilen Ak Tarım iyi niyetli olup, davalı ...'ın marka tescili çayını ürettiği, yine tasarım ve haksız re …
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.1-Dava, marka ve tasarıma tecavüz ile «haksız rekabetin» men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
… da, davacının şekil kompazisyonunu neredeyse aynen taklit ettiği, böylelikle, davacı markasının ayırt edici unsurlarından şekil unsurunu izinsiz kullanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» ettiği, davalının sözkonusu şeklin yanında davacının ambalajında kullandığı renk tonunu da aynen kullanmak suretiyle aynı zamanda «haksız rekabette» bulunduğu, sözkonusu şekil kompozisyonunun davacı adına 2009/5418 sayılı tasarım tescil belgesine de konu olduğu, davalı ambalajlarındaki küçük farklılıkların «ayırt ediciliği» sağlamaya yeterli olmadığı bu itibarla davalının davacıya ait tasarım hakkına da tecavüzde bulunduğu, nitekim çoğunluk bilirkişi heyetinin de Ek-Raporda benzer tes …
Benzer bu kararda… tecavüzden bahsedilemeyeceği, davalı ...'ın çay paketinin tasarımı tescili bulunmadığı marka tescili çay paketinin tasarımına bakıldığında ambalaj görselinin davacı «tescilli tasarımdan» ayırt edilebilecek şekilde farklı olduğu, Çaykur tasarımı bu sebeple tecavüz olmadığının düşünüldüğünde davalı ...'ın marka tescili çay paketleri ambalaj kullanımı, renk ve desenlerdeki farklılıklar incelendiğinde «haksız rekabet» koşullarının da olmadığı, diğer davalı üretici olduğu iddia edilen Ak Tarım iyi niyetli olup, davalı ...'ın marka tescili çayını ürettiği, yine tasarım ve haksız r …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7458 E. 2011/17604 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · protokol · yargılama gideri
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, dosya kapsamında görüşüne başvurulan «bilirkişinin ücretinin» davalı tarafça yatırılmasına rağmen Mahkemece bu paranın davacı tarafça yatırıldığı kabul edilerek «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… fta yer alan tüm ürünler yönünden markayı 556 sayılı KHK'nın 14. maddesine uygun olarak kullandığı, çay emtiasında kullandığını ispat edemediği, çay emtiasının Nice «protokolüne» göre TPE tarafından yapılan mal ve hizmet sınıflandırmasına ilişkin tebliğin 30. sınıfının farklı alt grubunda olduğu, alt grubun bölünmesinin söz konusu olmadığı …
-
Marka Kurum kararının iptali | Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7194 E. 2024/3028 K.
Ortak:ba formu · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… iğin yarı kısımı, diğer yanına ise içi kesme şeker dolu şekerliğin yarı kısmının yer aldığı bir kompozisyonu içerdiği, şekle konu resmin dört ayrı köşesinde içbükey «formlar» bulunduğu anlaşılmaktadır.
… da, davacının şekil kompazisyonunu neredeyse aynen taklit ettiği, böylelikle, davacı markasının ayırt edici unsurlarından şekil unsurunu izinsiz kullanmak suretiyle «marka hakkına tecavüz» ettiği, davalının sözkonusu şeklin yanında davacının ambalajında kullandığı renk tonunu da aynen kullanmak suretiyle aynı zamanda «haksız rekabette» bulunduğu, sözkonusu şekil kompozisyonunun davacı adına 2009/5418 sayılı tasarım tescil belgesine de konu olduğu, davalı ambalajlarındaki küçük farklılıkların «ayırt ediciliği» sağlamaya yeterli olmadığı bu itibarla davalının davacıya ait tasarım hakkına da tecavüzde bulunduğu, nitekim çoğunluk bilirkişi heyetinin de Ek-Raporda benzer tes …
Benzer bu kararda… öz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir «formda» tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından «dava konusu» marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat «kaybına» uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre «iptal davası» ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları …
… engelinin olmadığının tespit edildiğini, "Güzel Çay" ibareli bir markanın daha önce tescil edildiğini, zaten müvekkilinin kullanımında olan bu marka yönünden bu kez «ayırt edicilik» özelliği olmadığı ya da başka markalarla karıştırıldığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu YİDK kararının davalı ...'un itirazı sonucu tesis edildiğini ancak mahkemece bazı mutlak red nedenleri yönünden de inceleme yapıldığını, muterizin bu davada taraf «ehliyetinin» bulunduğunu, mahkemece Çaykur yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini ist …
… dolayısıyla, reddedilen mallar bakımından tescili istenen ibarenin tüketici nezdinde markasal fonksiyonunu yerine getiremeyeceğini ve söz konusu mallar bakımından “«ayırt ediciliğinin»” bulunmadığını, söz konusu başvurunun orta düzeydeki tüketiciler tarafından marka olarak algılanacak nitelikteki asli ayırt edici unsurunun "güzel çay çay filizi" …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · davanın konusu · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · iptal davası · husumet yokluğu · kâr kaybı
Benzer bu kararda… öz öbeğinin yanı sıra şekil ve renk figürlerini de içinde barındırdığı, davaya konu marka başvurusunun ise yukarıda izah edildiği şekli ile farklı ve daha yalın bir «formda» tescile konu edildiği, markalar arasında aynılık bulunmadığı, davacının önceki tarihli tescilli markasının, tanımlayıcı unsurların yanı sıra, somut ayırt edici niteliği sağlayacak şekil ve renk unsuru ile «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, umumi intiba olarak aynı olmayan markalar nedeniyle, davaya konu marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu emtialar bakımından «dava konusu» marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz, 6769 sayılı Kanun'un m.5'te düzenlenen mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmayan, ilgili tüketicisi kesiminde marka algısı oluşturmaya haiz bir işaret olduğu, marka tescilinde ret için mutlak sebepler arasında olan ret sebeplerinin, mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınacakları ve bu maddeye göre açılan davalarda sadece TÜRKPATENT davalı olarak yer alacağı, mutlak ret sebeplerini, mükellefiyetleri olmamasına rağmen 6769 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği herkesin TÜRKPATENT'in bilgisine arz edebileceği, tescil neticesinde menfaat «kaybına» uğrayabilecek kişilerin de 6769 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi çerçevesinde itiraz konusu yapabilecekleri, itiraza rağmen YİDK tarafından verilen kesinleşmiş idari karara karşı, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre «iptal davası» ikame edilebileceği, bu davalarda, mutlak ret sebeplerinin mahkemece resen dikkate alınacağı, bu nedenle, mutlak tescil engeli hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı, YİDK kararının iptali istemli davalarda, TÜRKPATENT dışındaki kimselerin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, eldeki davada bu nedenle, davalı ...'un pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları …
… vurusunun reddine ilişkin Markalar Dairesi Kararına yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali için açıldığı gözetildiğinde, anılan davalı yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığı, davalı Şirketin pasif husumetinin bulunduğunun kabul edildiği, «dava konusu» başvuru, standart harf karakterleriyle yazılmış "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli olup, başvuruda başkaca bir ibare ya da şekil unsuru bulunmadığı, her ne kadar İlk D …
Müdürlüğüne yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… ine sahip olduğunu, 35 yılı aşkın süredir çay işletmeciliği yaptığını, bu bağlamda “Güzel Çay” markasının müvekkili adına tescilli tanınmış bir marka olduğunu, işbu «davanın konusu» olan markaları “Güzel Çay Çay Filizi”nin, tescilli markaları ile birlikte kullanılmış hali bulunduğunu, müvekkili tarafından “Güzel Çay Çay Filizi” markasının tesc …
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10697 E. 2014/140 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · cy/cy kaydı · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davalı tarafından kullanılan ve tasarım tescili bulunmayan Marmara Rize Çay tasarımının, davacı adına tasarım tescil «kaydı» bulunan Çaykur Tiryaki Çayı'na ait tasarımı ile belirgin şekilde benzer olduğu ve bu itibarla davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, 20.544,85 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, çayların toplatılması yönündeki talebin ise reddine karar verilmiştir.
3- Zararını kanıtlama yükümlülüğü bulunan davacı taraf zararın miktarının tespiti hususunda «bilirkişi incelemesi» yapılmasını istemiş ve bilirkişi de «ibraz» edilen delillere göre dava konusu ürünün ne kadar satıldığı veya ne kadar gelir elde edildiğinin tespit edilemeyeceğini, dava konusu çayın toplam satışlarının %5'inin davacı zararı olarak kabulünün gerekeceğini belirtilmiştir.
4- Kabul şekli bakımından, davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/73 E. , 2019/2251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20/10/2015 tarih ve 2013/241-2015/810 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ÇAYKUR markasının tanınmış marka olduğunu, davalıların müvekkilinin marka ve tasarım tescili olarak kullandığını, Çaykur Filiz Çayı paketlerini renk, tasarım, ambalaj ve isim ile aynen taklit ederek Çayyap Filiz Harman çayı olarak piyasaya sürdüğünü, davalıların müvekkilinin yıllardır üretip piyasaya sunduğu maruf ve meşhur hale getirdiği çay paketlerinin aynısını, benzerini piyasaya sürerek haksız rekabette bulunduğunu 554 ve 556 sayılı KHK lara TTK ya muhalefet ettiğini, davaya konu davalılara ait çay paketinin müvekkilinin tanınmış ÇAYKUR 89419 numaralı Filiz Çayı, 151576 numaralı Filiz Çayı markaları ile 2009 05418 2001 00398 numaralı tasarımlarından doğan haklarını ihlal ettiğini, anılan markalar ve tasarımlar incelendiğinde benzerliklerin açıkça ortaya çıkacağını, davalıların haksız rekabeti nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, bu nedenle davalıların haksız rekabetinin menine ve müvekkil kurumun marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taraflara ait marka tescili ve tasarımları alınan heyet raporları ile birlikte değerlendirildiğinde davalının Çayyap ve Çaypa adlı markalarının tescilli olduğu, kendi marka hakkını kullanarak satış yaptığı bu hakkının koruma altında olduğu, davalı ...'ın fiili ambalaj kullanımında yer alan ve davacının görselde yer alan unsurlara benzeyen görsel unsurlar kırmızı renk, çay bardağı, kesme şekerlik gibi çayın bütününde yer alan unsurlar Çaykur'un tekelinde sayılamayacağı, bu sebeple marka hakkının kapsamına tecavüzden bahsedilemeyeceği, davalı ...'ın çay paketinin tasarımı tescili bulunmadığı marka tescili çay paketinin, tasarımana bakıldığında ambalaj görselinin davacı tescilli tasarımdan ayırt edilebilecek şekilde farklı olduğu, Çaykur tasarımı bu sebeple tecavüz olmadığının düşünüldüğünde davalı ...'ın marka tescili çay paketleri ambalaj kullanımı, renk ve desenlerdeki farklılıklar incelendiğinde haksız rekabet koşullarınında olmadığı, diğer davalı üretici olduğu iddia edilen Ak Tarım iyi niyetli olup, davalı ...'ın marka tescili çayını ürettiği, yine tasarım ve haksız rekabet yönünden de iyi niyetli olup ayrıca bu konularda davacı marka ve tasarım haklarına toplanan delillere göre tecavüz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.1-Dava, marka ve tasarıma tecavüz ile haksız rekabetin men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının kendi adına tescilli markayı kullandığı ambalajlarda kullanılan kırmızı renk, çaybardağı gibi çaya ait unsurları kullanmanın davacının tekelinde olmadığı, renk ve desenlerde farklılık bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf marka hakkı yönünden "çay" emtiasını kanun tanınmış ÇAYKUR markası ile 80419 sayılı "FİLİZÇAY", ile 94/4870 sayılı "FİLİZÇAYI+ŞEKİL" markalarına dayanmaktadır.
Davacı tarafa ait 94/4870 sayılı "Çaykur Filiz Lüks+şekil" unsurlu marka ile davalı adına tescilli 2010/47714 sayılı "ÇAYYAP" 2009/60856 sayılı "ÇAYPA" markaları tescilli olduğundan davalının bu markaları kullanması tecavüz teşkil etmez ise de, davalının markayı ambalaj tasarımında şekil ile birlikte kullandığı anlaşılmaktadır.
Davacıya ait 94/4870 sayılı markanın sözcük renk ve şekilden oluşan kombinasyon markası olduğu, renk ve şekil unsurunun da markanın ayırt edici unsurları arasında yer aldığı, şekil unsurunun, beyaz zemin üzerinde içi çay dolu çay bardağı, bardağın her bir yanında porselen beyez demliğin yarı kısımı, diğer yanına ise içi kesme şeker dolu şekerliğin yarı kısmının yer aldığı bir kompozisyonu içerdiği, şekle konu resmin dört ayrı köşesinde içbükey formlar bulunduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar çay emtiasında anılan nesnelerin kullanılması kimsenin tekeline bırakılamaz nesneler ise de, davalının tescilli markasından farklı olarak, ürün ambalajlarında, davacının şekil kompazisyonunu neredeyse aynen taklit ettiği, böylelikle, davacı markasının ayırt edici unsurlarından şekil unsurunu izinsiz kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiği, davalının sözkonusu şeklin yanında davacının ambalajında kullandığı renk tonunu da aynen kullanmak suretiyle aynı zamanda haksız rekabette bulunduğu, sözkonusu şekil kompozisyonunun davacı adına 2009/5418 sayılı tasarım tescil belgesine de konu olduğu, davalı ambalajlarındaki küçük farklılıkların ayırt ediciliği sağlamaya yeterli olmadığı bu itibarla davalının davacıya ait tasarım hakkına da tecavüzde bulunduğu, nitekim çoğunluk bilirkişi heyetinin de Ek-Raporda benzer tespitlerde bulundukları halde mahkemece hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmü bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Mahkemece davalıların iyi niyetli olması nedeniyle de tecavüz eylemlerinin gerçekleşmediği kabul edilmiştir.
Gerek marka, gerekse tasarım hakkına tecavüz veya haksız rekabetin varlığı halinde, davalıların iyi veya kötü niyetli olması tecavüzün tespiti, ref ve men'i açısından herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacaktır. Davalılar, davacıya ait sınai haklardan tamamen habersiz, tesadüf olarak benzer marka ve tasarımları tamamen iyi niyetli kullanmış olsalar bile, bu durum tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına engel olamaz. Bununla birlikte, tazminat açısından, anılan haklara tecavüzünde bulunan kişilerin eylemlerinin tecavüz teşkil ettiğini hiç bilmemeleri veya bilebilecek durumda olmamaları durumunda aleyhlerinde tazminata hüküm olunmayabilir ise de, somut olayda olduğu gibi, eylemi tecavüz teşkil eden kişilerin üretici olmaları halinde, bu kişilerin kendi ürettikleri ürün ambalajında kullandıkları görsellerin başkaları adına marka ya da tasarım olarak tescilli olduğunu bilmedikleri veya bilebilecek durumda olmadıkları savunmasında bulunamazlar.
Mahkemece bu yönler düşünülmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi de doğru olmamış hükmün bu sebeple de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/504273500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz