Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/5260 E. 2019/1805 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının "YÖREM" ibareli markalarıyla davalının "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibareli işaretin gerek sözcük gerekse düzenleme tarzı itibariyle "YÖREM" ibareli davacı markalarından anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli ölçüde farklılaştığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı şirket yetkilisi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+Şekil" ibareli başvuru ile davacıya ait "YÖREM", "YÖREM ÇOKOBAL" ve "YÖREMCE" ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir.
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir. Bu ihtimalin gerçekleşebilir olması önemlidir. Bunun tespitinde ortalama alıcılar dikkate alınacaktır.
Somut olayda taraf markaları dikkate alındığında davacı markalarının esas unsuru “YÖREM” ibaresinden oluşmaktadır. Davalı markasında ise esaslı unsur “ADIYÖREM” ibaresidir. Davalı başvurusu, davacı markalarının esaslı unsurunu aynen içermektedir. Ayrıca davalı başvurusundaki "ADI" ve "YÖREM" ibarelerinin birbirinden ayrışacak şekilde yazılmış ve tescili talep edilen malların aynı ve benzer nitelikte mallar olması nedeniyle markalar arasında benzerlik olduğu kabul edilmelidir. En azından, bu benzerliğin ortalama tüketiciler arasında markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğu benimsenmelidir. Her ne kadar davalı adına aynı unsurlu 2008/1870 sayılı marka tescili var ise de anılan markanın 43. sınıf hizmetlere ilişkin olması nedeniyle davalıya farklı sınıf mal ve hizmetler yönünden müktesep hak sağlaması mümkün değildir.
Öte yandan davalının markaya konu işareti tescilden önce ve uzun yıllardır kullanması nedeniyle işaretin bağımsızlaşarak ayırt edicilik kazandığı ifade edilmesine karşın, başvuru konusu mal ve hizmetler yönünden böyle bir kullanıma ilişkin herhangi bir ispat vasıtası sunulmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2181 E. 2024/474 K.
Ortak:müktesep hak · ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… biçimli başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibareli işaretin gerek sözcük gerekse düzenleme tarzı itibariyle "YÖREM" iba …
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+Şekil" ibareli başvuru ile davacıya ait "YÖREM", "YÖREM ÇOKOBAL" ve "YÖREMCE" ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı şirket yetkilisi tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu kararda… k şekilde yazıldığı ve tescili talep edilen malların aynı ve benzer nitelikte mallar olması nedeniyle markalar arasında benzerlik olduğu, en azından, bu benzerliğin «ortalama tüketiciler» arasında markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğu, her ne kadar davalı adına aynı unsurlu 2008/1870 sayılı marka tescili var ise de anılan markanın 43. sınıf hizmetlere ilişkin olması nedeniyle davalıya farklı sınıf mal ve hizmetler yönünden «müktesep hak» sağlamasının mümkün olmadığı, öte yandan davalının markaya konu işareti tescilden önce ve ... yıllardır kullanması nedeniyle işaretin bağımsızlaşarak «ayırt edicilik» kazandığı ifade edilmesine karşın, başvuru konusu mal ve hizmetler yönünden böyle bir kullanıma ilişkin herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı, bu durum karşısınd …
… biçimli başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibareli işaretin gerek sözcük gerekse düzenleme tarzı itibariyle "YÖREM" iba …
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvurusuna konu işaret ile davacı markaları arasında ortalama düzeydeki tüketicileri «iltibasa» düşürecek bir benzerliğin bulunmadığını, Adıyaman'ı çağrıştıran ibarenin davalı tarafından yaratıldığını, söz konusu ibareyi 2008 tarihinden bu yana tescilli marka …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · kazanılmış hak · yenileme · kâr dağıtımı · yargılama gideri · terkin · dosya masrafı · temsil
Benzer bu kararda… ni kullandığını, müvekkilinin ticari ve sosyal gelişimi için davacı markalarına benzeşmeye ihtiyaç duymadığını, müvekkilinin 500'ü ... bayisinin bulunduğunu, birçok «masraf» yaptığını, davacının bu markalarla yalnızca bal ve bal ürünleri satış ve «dağıtımını» yaptığını, raflarda yan yana gelme imkansızlığı nedeni ile müvekkilinin istese dahi sosyal ve ticari menfaati elde etme imkanının bulunmadığını, davacı markalarının müvekkiline menfaat sağlayacak düzeyde şöhrete sahip olmadığını, markalar arasında «ayırt ediciliğin» söz konusu olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
DAVA Davacı şirket «temsilcisi» dava dilekçesinde; yetkilisi olduğu şirketin "YÖREM", "YÖREM ÇOKOBAL", "YÖREMCE", ibareli markalarının bulunduğunu, davalının "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibaresinin …
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket «temsilcisi» istinaf başvurusunda bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6170 E. 2025/3895 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… biçimli başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibareli işaretin gerek sözcük gerekse düzenleme tarzı itibariyle "YÖREM" iba …
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+Şekil" ibareli başvuru ile davacıya ait "YÖREM", "YÖREM ÇOKOBAL" ve "YÖREMCE" ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, «iltibas» tehlikesi gerekli ve yeterlidir.
Benzer bu kararda… eli markasında yardımcı unsur olarak bulunan ''...'' ibaresi nedeniyle taraf markaları arasında farklılık bulunduğu, ayrıca davalı markasında çiğköfte ibaresinin de «ayırt edicilik» taşıdığını, “...” ibaresinin tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğu, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, olmadığı, davalının markasında yer alan “...” ve “..” ibarelerinin ise markaya ayırt edicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği, davacının "..." ibareli markası ile davalının "... . ..." ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal açıdan «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmü bağlamında iltibasın bulunmadığı, davalı adına tescilli olmayan 2017/53885 numaralı marka yönünden hükümsüzlük kararının ancak tescilli bir marka için tesis edilebileceği gözetildiğinde bu marka yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesi gerekirken davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvur …
… fta tescilli oldukları tüm hizmetler yönünden davacının eski tarihli markaları ile karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecekleri, bu itibarla 43. sınıf yönünden «iltibasa» dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu 2013/19925 ve 2017/53869 numaralı markalar yönünden davanın kabulüyle 43. sınıftaki tescilleri yö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm · dava sebebi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe 1.Dava marka hükümsüzlüğü ile «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüyle 2017/53885 numaralı marka hiç tescil edilmediğinden bu marka yönünden davanın reddine, diğer hükümsüzlüğü istenen 2017/53869 ve 2013/19925 numaralı markaların ise tescilli oldukları 43. sınıf hizmetleri yönünden hükümsüzlüklerine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılıp yeniden» hüküm tesis edilmek suretiyle, 2017/53869 ve 2013/19925 numaralı markalar yönünden hükümsüzlük isteminin reddine; 2017/53885 numaralı marka hakkında ise karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebi yönünden olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ve hükmün mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… eli markasında yardımcı unsur olarak bulunan ''...'' ibaresi nedeniyle taraf markaları arasında farklılık bulunduğu, ayrıca davalı markasında çiğköfte ibaresinin de «ayırt edicilik» taşıdığını, “...” ibaresinin tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğu, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, olmadığı, davalının markasında yer alan “...” ve “..” ibarelerinin ise markaya ayırt edicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği, davacının "..." ibareli markası ile davalının "... . ..." ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal açıdan «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmü bağlamında iltibasın bulunmadığı, davalı adına tescilli olmayan 2017/53885 numaralı marka yönünden hükümsüzlük kararının ancak tescilli bir marka için tesis edilebileceği gözetildiğinde bu marka yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesi gerekirken davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvur …
Öte yandan hükümsüzlüğü istenen 2017/53885 numaralı markanın TÜRKPATENT marka siciline hiç tescil edilmemiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktaysa da hiç tescil edilmemiş bir markanın hükümsüzlüğü istemli davanın reddi yerine karar «verilmesine yer olmadığı» yönünde hüküm tesisi de isabetli olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13356 E. 2018/4597 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… biçimli başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibareli işaretin gerek sözcük gerekse düzenleme tarzı itibariyle "YÖREM" iba …
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+Şekil" ibareli başvuru ile davacıya ait "YÖREM", "YÖREM ÇOKOBAL" ve "YÖREMCE" ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, «iltibas» tehlikesi gerekli ve yeterlidir.
Benzer bu kararda" ibareli markalarıyla davalının " ...” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK 8/1-b uyarınca iltibasın bulunmadığı, davalının marka başvurusunun «kötüniyetli» yapıldığına dair kanıt sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, «iltibas» tehlikesi gerekli ve yeterlidir.
Davalı başvurusu davacılar markalarının esaslı unsurunu aynen içermekte ve davalı başvurusundaki “...” ibaresi her iki marka arasında «ayırt ediciliği» sağlamaya yetmemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kötüniyet
Benzer bu kararda" ibareli markalarıyla davalının " ...” ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK 8/1-b uyarınca iltibasın bulunmadığı, davalının marka başvurusunun «kötüniyetli» yapıldığına dair kanıt sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacıların itirazına mesnet markalarının “...” ibareli esaslı unsurlardan oluştuğu davalı şirketin başvurusunun ise “...” ibaresini içerdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
1 benzer karar daha
-
Marka Tescil İtirazının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13302 E. 2018/4594 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… biçimli başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibareli işaretin gerek sözcük gerekse düzenleme tarzı itibariyle "YÖREM" iba …
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+Şekil" ibareli başvuru ile davacıya ait "YÖREM", "YÖREM ÇOKOBAL" ve "YÖREMCE" ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, «iltibas» tehlikesi gerekli ve yeterlidir.
Benzer bu kararda" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibasınolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, «iltibas» tehlikesi gerekli ve yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavacının itirazına mesnet markalarının “...” ibareli esaslı unsurlardan oluştuğu, davalı başvurusunun ise “...... ...” ibaresini içerdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/5260 E. , 2019/1805 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/04/2017 tarih ve 2016/425 E.-2017/168 K. sayılı kararın davacı şirket yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 21/09/2017 tarih ve 2017/804-2017/807 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket temsilcisi, yetkilisi olduğu şirketin "YÖREM", "YÖREM ÇOKOBAL", "YÖREMCE", ibareli markalarının bulunduğunu, davalının "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibaresinin tescili için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya yaptıkları itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescili halinde yetkilisi olduğu davacı şirketin müvekkilinin "YÖREM" esas ve ayırt edici unsurlu markalarla iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markaları ile başvuru konusu ibare arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin başvurusuna konu işaret ile davacı markaları arasında ortalama düzeydeki tüketicileri iltibasa düşürecek bir benzerliğin bulunmadığını, Adıyaman'ı çağrıştıran ibarenin davalı tarafından yaratıldığını, söz konusu ibareyi 2008 tarihinden bu yana tescilli markası olarak kullandığını, ibarede yöreme vurgu yapılmadığını, vurgunun tali unsur olan çiğköfte de ve coğrafi kaynak belirtecek şekilde Adıyaman ibaresinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının "YÖREM" ibareli markalarıyla davalının "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+ŞEKİL" ibareli işaretin gerek sözcük gerekse düzenleme tarzı itibariyle "YÖREM" ibareli davacı markalarından anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli ölçüde farklılaştığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı şirket yetkilisi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dava konusu "ADIYÖREM ÇİĞKÖFTE+Şekil" ibareli başvuru ile davacıya ait "YÖREM", "YÖREM ÇOKOBAL" ve "YÖREMCE" ibareli markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir.
Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir. Bu ihtimalin gerçekleşebilir olması önemlidir. Bunun tespitinde ortalama alıcılar dikkate alınacaktır.
Somut olayda taraf markaları dikkate alındığında davacı markalarının esas unsuru “YÖREM” ibaresinden oluşmaktadır. Davalı markasında ise esaslı unsur “ADIYÖREM” ibaresidir. Davalı başvurusu, davacı markalarının esaslı unsurunu aynen içermektedir. Ayrıca davalı başvurusundaki "ADI" ve "YÖREM" ibarelerinin birbirinden ayrışacak şekilde yazılmış ve tescili talep edilen malların aynı ve benzer nitelikte mallar olması nedeniyle markalar arasında benzerlik olduğu kabul edilmelidir. En azından, bu benzerliğin ortalama tüketiciler arasında markaların sahibi firmalar arasında irtibat olduğu sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunduğu benimsenmelidir. Her ne kadar davalı adına aynı unsurlu 2008/1870 sayılı marka tescili var ise de anılan markanın 43.
sınıf hizmetlere ilişkin olması nedeniyle davalıya farklı sınıf mal ve hizmetler yönünden müktesep hak sağlaması mümkün değildir.
Öte yandan davalının markaya konu işareti tescilden önce ve uzun yıllardır kullanması nedeniyle işaretin bağımsızlaşarak ayırt edicilik kazandığı ifade edilmesine karşın, başvuru konusu mal ve hizmetler yönünden böyle bir kullanıma ilişkin herhangi bir ispat vasıtası sunulmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı şirket yetkilisine iadesine, 05/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/504056500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz