Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4111 E. 2019/2786 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ ortaklık sözleşmesi↗ usuli kazanılmış hak↗ kazanılmış hak↗ tüzel kişilik↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın yurt dışında kurduğu şirketlere topladığı paraların Türkiye'deki Jetpa Holding A.Ş. ve...'ün şahsi hesaplarına aktarıldığının sabit olduğu, davacının davalılarca yurt dışında kurulan şirketin sessiz ortaklarından olduğu ve sessiz ortak olarak ödediği bedelin kendisine iade edilmediği, yurt dışı şirketlerle davalı şirket arasında organik ve hukuki bir bağın bulunduğu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi gereğince davalı şirketle dava dışı şirketlerin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'ün de davacının zararından TTK'nın 336. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davacının ortaklık sözleşmesinin aslını mahkemeye sunmuş olduğu, sözleşme içeriğinde 60.000,00 DM yatırdığının açıkça belirtildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 60.000 DM karşılığı 30.677,50 Euro, 75.445,17 TL'nin ortaklığın sona erdiği 21.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece verilen 2010/37 E. - 2012/402 K. sayılı kararın davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizce davalılar lehine bozulması ile davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17873 E. 2015/2556 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · ortaklık sözleşmesi · tüzel kişilik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… arından olduğu ve sessiz ortak olarak ödediği bedelin kendisine iade edilmediği, yurt dışı şirketlerle davalı şirket arasında organik ve hukuki bir bağın bulunduğu, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» teorisi gereğince davalı şirketle dava dışı şirketlerin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan davalı ...'ün de davacının zararından TTK'nın 336. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davacının «ortaklık sözleşmesinin» aslını mahkemeye sunmuş olduğu, sözleşme içeriğinde 60.000,00 DM yatırdığının açıkça belirtildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 60.000 DM karşılığı 30.677,50 E …
Benzer bu kararda… iği bedelin kendisine iade edilmediği, davalıların hukuk dışı fiil ve eylemleri sonucu davacının zarara uğradığı, tüm eylemlerle davalı M. ...'ün davacıdan ortaklık «payı» adı altında elde ettiği parasını haksız olarak mal edindiği ve iadesiyle doğrudan yükümlü bulunduğu ayrıca, yurt dışı şirketlerle davalı şirket arasında organik ve hukuki bir bağın bulunduğu, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» teorisi gereğince davalı şirketle dava dışı şirketlerin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan davalı M..
A..'ün davacının zararından TTK'nın 336. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davacının sessiz «ortaklık sözleşmesine» göre yatırdığı parayı geri isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 60.000 DM karşılığı 30.677,50 Euro, 75.445,17 TL'nin ortaklığın sona erdiği 21.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «ortaklık sözleşmesi» ile paranın yatırıldığına dair makbuz aslının dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · ortaklık ilişkisi · kâr payı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa «ortaklık sözleşmesi» ve makbuz aslının «ibrazı» için süre verilip, anılan belgeler getirtilerek değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… iği bedelin kendisine iade edilmediği, davalıların hukuk dışı fiil ve eylemleri sonucu davacının zarara uğradığı, tüm eylemlerle davalı M. ...'ün davacıdan ortaklık «payı» adı altında elde ettiği parasını haksız olarak mal edindiği ve iadesiyle doğrudan yükümlü bulunduğu ayrıca, yurt dışı şirketlerle davalı şirket arasında organik ve hukuki bir bağın bulunduğu, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» teorisi gereğince davalı şirketle dava dışı şirketlerin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan davalı M..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4111 E. , 2019/2786 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28/12/2016 tarih ve 2015/527-2016/964 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 09.04.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Duygu Süren dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’ün Türkiye ve Almanya’da bir çok şirket kurduğunu, özellikle Almanya’da kurduğu şirketler vasıtasıyla talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantileriyle bu ülkede çalışan kişilerden para topladığını, müvekkilinden de aynı şekilde para tahsil edildiğini, karşılığında Jetpa İnternational Marketing and Trading AG Ortaklık Sözleşmesi adlı belge verildiğini, talep edilmesine rağmen parasının iade edilmediğini, davalı gerçek kişinin SPK mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini, hakkında dolandırıcılık suçundan ceza davası açıldığını, Jetpa GmbH ile […]G’nin iflas ederek Almanya’daki ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin bu şirketlere başvurma şansının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından yurt dışında kurulan şirketlerin içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını ileri sürerek, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 60.000 DM (30.677,51 Euro) karşılığı 75.920,70 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumetin Jetpa İnternational Marketing and Trading GMBH’ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilleri ile davacı arasında bir ilişkinin bulunmadığını, davacının yurt dışındaki şirkete ortak olup olmadığının belli olmadığını, ortak olması halinde ise davacının kâr ve zarar ortaklığına bilerek katıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın yurt dışında kurduğu şirketlere topladığı paraların Türkiye'deki Jetpa Holding A.Ş. ve...'ün şahsi hesaplarına aktarıldığının sabit olduğu, davacının davalılarca yurt dışında kurulan şirketin sessiz ortaklarından olduğu ve sessiz ortak olarak ödediği bedelin kendisine iade edilmediği, yurt dışı şirketlerle davalı şirket arasında organik ve hukuki bir bağın bulunduğu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi gereğince davalı şirketle dava dışı şirketlerin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'ün de davacının zararından TTK'nın 336.
maddesi gereğince sorumlu olacağı, davacının ortaklık sözleşmesinin aslını mahkemeye sunmuş olduğu, sözleşme içeriğinde 60.000,00 DM yatırdığının açıkça belirtildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 60.000 DM karşılığı 30.677,50 Euro, 75.445,17 TL'nin ortaklığın sona erdiği 21.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece verilen 2010/37 E. - 2012/402 K. sayılı kararın davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizce davalılar lehine bozulması ile davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/503793400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz