İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1695 E. 2019/3218 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibrazdan kaçınma↗ ticari defter ibrazı↗ ara karar↗ ticari defter↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğinin ispatlanamadığı, şirketin borcu nedeniyle ortaklardan doğrudan alacak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve ... hakkındaki bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının davalı ... İnkjet ve Lase Tek. San. ve Tic. Kolektif Şirketine yönelik temyiz itirazlarına gelince, davacı davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğini ileri sürerek 3 adet faturaya dayanarak icra takibi başlatmış ve takibe itiraz üzerine itirazın iptali için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece taşıma hizmeti verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı delillerinde tarafların ticari defter ve belgelerine de açıkça dayanmıştır. Mahkemenin 19.04.2017 tarihli duruşmasında da davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağı hususunda ihtarlı davetiye tebliğine şeklinde ara karar verilmiş ve fakat ara karar gereği yerine getirilmemiştir. Bu durumda davacının davalı ticari defter ve belgelerine dayanmış olması ve mahkemece de bu hususta ara karar kurulmuş olması dikkate alınarak ticari defter ve belgerini sunması için davalı şirkete usulüne uygun olarak süre verilmesi, davalı şirket ticari defter ve belgelerinin sunulması halinde davalı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde de bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken sadace davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılan bilirkişi raporu dikkate alınarak eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8870 E. 2015/3862 K.
Ortak:ibrazdan kaçınma · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemenin 19.04.2017 tarihli duruşmasında da davalı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmesi aksi halde «ibrazdan kaçınmış» sayılacağı hususunda ihtarlı davetiye tebliğine şeklinde «ara» karar verilmiş ve fakat ara karar gereği yerine getirilmemiştir.
Davacı delillerinde tarafların «ticari defter» ve belgelerine de açıkça dayanmıştır.
Bu durumda davacının davalı «ticari defter» ve belgelerine dayanmış olması ve mahkemece de bu hususta «ara» karar kurulmuş olması dikkate alınarak ticari defter ve belgerini sunması için davalı şirkete usulüne uygun olarak süre verilmesi, davalı şirket ticari defter ve belgelerinin sunulması halinde davalı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde de bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken sadace davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılan bilirkişi raporu dikkate alınarak «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemize ait 10.05.2011 tarihli ilama dayanılarak, davacıya dosyaya sunduğu «tahsilat makbuzunun» aslını «ibraz» etmesi için 60 günlük «kesin süre» verildiği, bu süre içinde sunulmadığında belgenin aslının bulunmadığı kabul edilerek dikkate alınmayacağının «ihtar» edildiği, ayrıca davalı şirkete de «ticari defterlerini» sunması için meşruhatlı davetiye çıkartılarak, defterlerini sunmadığında HMK.'nın 222. maddesi uyarınca «ibrazdan kaçınmış» sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekilince 20/03/2012 tarihli duruşmada, belge aslının müvekkilinde olmadığından sunulamadığının bildirilip, dosyadaki mevcut d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · hisse senedi · kesin süre · ihtar · yönetim kurulu kararı · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemize ait 10.05.2011 tarihli ilama dayanılarak, davacıya dosyaya sunduğu «tahsilat makbuzunun» aslını «ibraz» etmesi için 60 günlük «kesin süre» verildiği, bu süre içinde sunulmadığında belgenin aslının bulunmadığı kabul edilerek dikkate alınmayacağının «ihtar» edildiği, ayrıca davalı şirkete de «ticari defterlerini» sunması için meşruhatlı davetiye çıkartılarak, defterlerini sunmadığında HMK.'nın 222. maddesi uyarınca «ibrazdan kaçınmış» sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekilince 20/03/2012 tarihli duruşmada, belge aslının müvekkilinde olmadığından sunulamadığının bildirilip, dosyadaki mevcut d …
… e davacı tarafa fotokopisini sunduğu belgenin aslını sunması ve belgede imzası olan kişinin kim ve davalı ile ilişkisinin ne olduğu konusunda beyanda bulunması için «kesin süre» verilmiş, davacı vekilince “...” antetli, davacıdan hisse bedeli olarak 30.000 DM. alındığını bildirir belge aslının davalı şirketçe alındığı için fotokopisinin sunulabildiği, belgenin «teslim» alan kısmında imzası bulunan kişinin kim olduğunun da anlaşılamadığı bildirilmiştir.
1- Dava, geçerli bir «hisse senedi» devri yapılmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Nitekim temyiz aşamasına kadar bu konuda bir bilgiye ulaşamayan davacı vekili tarafından temyiz aşamasında, anılan imzanın davalı şirketin «yönetim kurulu» üyesi ... ait olduğu bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · keşide tarihi · kıymetli evrak · zayi · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide tarihi», talep ve davaya konu belgenin «kıymetli evrak vasfını» taşıması ile, yasal düzenlemede ki hüküm ve kıymeti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde dava konusu çekin «kıymetli evrak» niteliği taşıdığının kabul edilmiş olmasına rağmen istemin içeriği anlaşılamayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1695 E. , 2019/3218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23/11/2017 tarih ve 2017/193-2017/1025 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 23.279 TL'nın altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların ortağı olduğu kollektif şirketin davacı şirketten nakliye hizmeti aldığını, hava ve deniz navlun bedellerinin davalılarca ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2015/25908 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, kollektif şirketin borçlarından dolayı öncelikle davalı şirketin sorumlu olduğunu, ortaklara doğrudan icra takibi yapılamayacağını, davalıların davacıya herhangi bir borcu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğinin ispatlanamadığı, şirketin borcu nedeniyle ortaklardan doğrudan alacak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve ... hakkındaki bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının davalı ... İnkjet ve Lase Tek. San. ve Tic. Kolektif Şirketine yönelik temyiz itirazlarına gelince, davacı davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğini ileri sürerek 3 adet faturaya dayanarak icra takibi başlatmış ve takibe itiraz üzerine itirazın iptali için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece taşıma hizmeti verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı delillerinde tarafların ticari defter ve belgelerine de açıkça dayanmıştır. Mahkemenin 19.04.2017 tarihli duruşmasında da davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağı hususunda ihtarlı davetiye tebliğine şeklinde ara karar verilmiş ve fakat ara karar gereği yerine getirilmemiştir.
Bu durumda davacının davalı ticari defter ve belgelerine dayanmış olması ve mahkemece de bu hususta ara karar kurulmuş olması dikkate alınarak ticari defter ve belgerini sunması için davalı şirkete usulüne uygun olarak süre verilmesi, davalı şirket ticari defter ve belgelerinin sunulması halinde davalı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde de bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken sadace davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılan bilirkişi raporu dikkate alınarak eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar ... ve ... hakkındaki bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan davalılar ... ve Mahmut Bayhan yönünden alınmasına, 29/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/503566100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz