Borç ikrarı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1571 E. 2019/3216 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borç ikrarı↗ el koyma↗ ikrar↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, itiraz davacıya tebliğ edilmediği için davanın süresinde olduğu, O2 Oksijen Teknoloji Geliştirme ve Bilişim Sis. San. Tic. A.Ş. defter ve belgelerine göre davalının herhangi bir sermaye borcu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının O2 Oksijen Teknoloji Geliştirme ve Bilişim Sis. San. Tic. A.Ş.'ye olan sermaye koyma borcunu yerine getirmediği ileri sürülerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda O2 Oksijen A.Ş.'nin defter ve belgelerine göre davalının sermaye borcu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde ve mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde davalının sermaye koyma borcunu yerine getirdiğine ilişkin bir savunmasının bulunmaması ve bu dilekçelerde sermeye koyma borcunun davalının mal varlıklarına tedbir konulması nedeniyle fiilen ve hukuken imkansız hale geldiği yönünde savunmalar içeren beyanlarda bulunması dikkate alınarak davalı vekilinin itiraz ve cevap dilekçelerindeki beyanlarının borç ikrarı mahiyetinde olup olmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6653 E. 2015/13476 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaA.Ş.'ye olan sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği ileri sürülerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde ve mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde davalının sermaye «koyma» borcunu yerine getirdiğine ilişkin bir savunmasının bulunmaması ve bu dilekçelerde sermeye koyma borcunun davalının mal varlıklarına tedbir konulması nedeniyle fiilen ve hukuken imkansız hale geldiği yönünde savunmalar içeren beyanlarda bulunması dikkate alınarak davalı vekilinin itiraz ve cevap dilekçelerindeki beyanlarının «borç ikrarı» mahiyetinde olup olmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yö …
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davaya konu davalı eyleminin haksız el «koyma» niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13524 E. 2015/2938 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaA.Ş.'ye olan sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği ileri sürülerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde ve mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde davalının sermaye «koyma» borcunu yerine getirdiğine ilişkin bir savunmasının bulunmaması ve bu dilekçelerde sermeye koyma borcunun davalının mal varlıklarına tedbir konulması nedeniyle fiilen ve hukuken imkansız hale geldiği yönünde savunmalar içeren beyanlarda bulunması dikkate alınarak davalı vekilinin itiraz ve cevap dilekçelerindeki beyanlarının «borç ikrarı» mahiyetinde olup olmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yö …
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · haciz
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10931 E. 2012/16581 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, oksijen yetersizliğine bağlı olarak davacıda oluşan beyin «hasarının» «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 75.366,60 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 05/03/2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1571 E. , 2019/3216 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/02/2012 tarih ve 2011/13-2012/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Fon Kurulu'nun 13/02/2004 tarih ve 13 sayılı kararları uyarınca Uzan Grubuna ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF tarafından devralındığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134.maddesinin 9. fıkrası ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmelik gereğince O2 Oksijen Teknoloji Geliştirme ve Bilişim Sis. San. Tic A.Ş.'nin tasfiyesine ve yine bu hüküm gereğince Fon Kurulu'nun 21/06/2007 tarih 2007/267 sayılı kararı ile şirketin sicilden terkin edilmesine karar verildiğini, mevcut yasal düzenleme gereğince TMSF'nin işbu davada kanuni halef sıfatına haiz olduğunu, davalı borçlu tarafından ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen sermaye taahhüt borcu nedeniyle Küçükçekmece 2.
İcra Müdürlüğü'nün 2007/8948 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davalının bütün hak ve alacakları ile mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulduğu için apel borcunu ödeme olanağının fiilen ve hukuken ortadan kalktığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, itiraz davacıya tebliğ edilmediği için davanın süresinde olduğu, O2 Oksijen Teknoloji Geliştirme ve Bilişim Sis. San. Tic. A.Ş. defter ve belgelerine göre davalının herhangi bir sermaye borcu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının O2 Oksijen Teknoloji Geliştirme ve Bilişim Sis. San. Tic. A.Ş.'ye olan sermaye koyma borcunu yerine getirmediği ileri sürülerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda O2 Oksijen A.Ş.'nin defter ve belgelerine göre davalının sermaye borcu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde ve mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde davalının sermaye koyma borcunu yerine getirdiğine ilişkin bir savunmasının bulunmaması ve bu dilekçelerde sermeye koyma borcunun davalının mal varlıklarına tedbir konulması nedeniyle fiilen ve hukuken imkansız hale geldiği yönünde savunmalar içeren beyanlarda bulunması dikkate alınarak davalı vekilinin itiraz ve cevap dilekçelerindeki beyanlarının borç ikrarı mahiyetinde olup olmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 29/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/503560100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz