Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12347 E. 2019/2299 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu↗ reeskont faizi↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 298.640,00 TL' nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline, birleşen 4. ATM'nin 2010/322 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kabulüne, 610.000,00 TL.nin teminat mektubunun irat kaydedildiği 13/04/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, birleşen 10. ATM'nin 2012/246 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kısmen kabulüne (bakiye kalan) 881.077,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3769 E. 2017/5199 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · ihya · usulden reddi · limited şirket · hukuki yarar · ek tasfiye · terkin
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin 10/04/2009 tarihinde «tasfiye» kapanışının yapılarak «ticaret sicilinden terkin» edildiği, ancak ...
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
ATM'nin 2014/45 E. sayılı dosyasında da 16/10/2014 tarihli kararla aynı şirketin ihyasına karar verildiği, dolayısıyla davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
ATM'nin 2014/225 E. sayılı dava dosyasında 23/09/2014 tarihinde verilip, 23/03/2015 tarihinde kesinleşen kararla ihyasına karar verildiği ve bu karar uyarınca «ihya» işleminin yapıldığı öte yandan, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9783 E. 2016/3478 K.
Ortak:teminat mektubu · reeskont faizi · avans faizi · teminat
İncelediğiniz karardaATM'nin 2010/322 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kabulüne, 610.000,00 TL.nin «teminat mektubunun» irat kaydedildiği 13/04/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline, birleşen 10.
Mahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 298.640,00 TL' nin dava tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline, birleşen 4.
ATM'nin 2012/246 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kısmen kabulüne (bakiye kalan) 881.077,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaATM'nin 2010/322 esas sayılı dosyasında, davacının «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 610.000,00 TL «teminat mektubunun» irat kayıt edildiği 13/04/2010 tarihinde itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; Birleşen 10.
2- Asıl dava, kireçtaşı sahasının işletilmesi ile ilgili «hizmet sözleşmesi» kapsamında «alacaklının temerrüdü» nedeniyle uğranılan «kar mahrumiyetinin» tahsili talebine, birleşen davalar ise «teminat mektubunun» haksız olarak irat kaydedildiğinden bahisle açılan teminat mektubu değerinin tahsili ve saklı tutulan «kar kaybının» tahsiline ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporlarına itibar edilerek asıl davanın ve 4.
Maddesinde öngörülen %30' luk kar oranının esas alınarak tazminat hesabı yapılmasının uygun olduğu, buna göre davacı şirketin «kar mahrumiyetinin» 1.814.948,00 TL olarak hesap edildiği, esasen bu sonuca da davacının itiraz etmediği, davacı tarafın davalıya çektiği «ihtarnamelerde» yıl içerisinde 1 ay çalışıp 11 ay boş kaldıklarını belirttikleri, kireç taşının alım oranının %83 olduğu, BK 325 maddesinde (TBK 408) iş sahibinin işi kabulünde «temerrütü» halinde işçinin tüm ücretini isteyebileceği ancak işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği veyahut diğer bir iş için kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların ücretten indirileceğinin düzenlendiği, davacının maliyetlerinin tam olarak bilinemediği ancak işçi ücreti, yemek vs. bir çok maliyetin yapılmadığı, hesaplamanın %30 «kar payı» hesaplamasının maliyetler bilinmeden makul kar payı diye kabul edilerek, zarar tazmini niteliğinde hesaplama olduğu, BK 325 maddesi «kıyasen uygulanarak» %35 oranında başka iş yapılma ihtimali ve yapılmayan işlerin maliyetleri dikkate alınarak indirim yapılması ile 1.179.717,00 TL kar mahrumiyetine hükmedilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile 298.640,00 TL' nin dava tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline; Birleşen 4.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacaklı temerrüdü · müspet zarar · kar mahrumiyeti · kar kaybı · kıyasen uygulama · kar payı · kâr mahrumiyeti · hakkaniyet
Benzer bu karardaMaddesinde öngörülen %30' luk kar oranının esas alınarak tazminat hesabı yapılmasının uygun olduğu, buna göre davacı şirketin «kar mahrumiyetinin» 1.814.948,00 TL olarak hesap edildiği, esasen bu sonuca da davacının itiraz etmediği, davacı tarafın davalıya çektiği «ihtarnamelerde» yıl içerisinde 1 ay çalışıp 11 ay boş kaldıklarını belirttikleri, kireç taşının alım oranının %83 olduğu, BK 325 maddesinde (TBK 408) iş sahibinin işi kabulünde «temerrütü» halinde işçinin tüm ücretini isteyebileceği ancak işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği veyahut diğer bir iş için kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların ücretten indirileceğinin düzenlendiği, davacının maliyetlerinin tam olarak bilinemediği ancak işçi ücreti, yemek vs. bir çok maliyetin yapılmadığı, hesaplamanın %30 «kar payı» hesaplamasının maliyetler bilinmeden makul kar payı diye kabul edilerek, zarar tazmini niteliğinde hesaplama olduğu, BK 325 maddesi «kıyasen uygulanarak» %35 oranında başka iş yapılma ihtimali ve yapılmayan işlerin maliyetleri dikkate alınarak indirim yapılması ile 1.179.717,00 TL kar mahrumiyetine hükmedilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile 298.640,00 TL' nin dava tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline; Birleşen 4.
2- Asıl dava, kireçtaşı sahasının işletilmesi ile ilgili «hizmet sözleşmesi» kapsamında «alacaklının temerrüdü» nedeniyle uğranılan «kar mahrumiyetinin» tahsili talebine, birleşen davalar ise «teminat mektubunun» haksız olarak irat kaydedildiğinden bahisle açılan teminat mektubu değerinin tahsili ve saklı tutulan «kar kaybının» tahsiline ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporlarına itibar edilerek asıl davanın ve 4.
… buna göre teklif sunduğu, ancak davalı idarenin ihalede beyan ettiği miktarın çok altında kireçtaşı alımı yaptığı, davacı yanın sözleşme gereği kireç taşını çıkarıp «teslim» etmek istediği, ancak davalı idarenin sözleşmede belirtilen miktarda ve süre de kireç taşını stoklayamayacağını belirtip yer göstermediğinden «temerrüte» düştüğü, sözleşmenin süre ile ilgili 10. maddenin ikinci cümlesinin yüklenicinin kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle sözleşmedeki iş miktarı tamamlanmaz ise bu süre işin tamamı bitirilinceye kadar uzar hükmünün yüklenici aleyhine yükleniciyi cezalandırır şekilde uygulanmasının sözleşmenin ruhuna ve «hakkaniyet» ilkesine aykırı olacağı, sözleşmenin 5 yılın sonunda 07/05/2009 tarihi itibari ile sona erdiği, davacı yanın tek taraflı olarak sözleşmeyi «fesih» ettiğinin kabul edilemeyeceği, BK'nın 106-108 maddeleri hükümleri uyarınca müspet zararları kapsamında davacı şirketin sözleşme gereği «kar mahrumiyeti» istemekte haklı olduğu, Maden Kanunu'nun14.
Kâr «kaybı», «müspet zarar» kapsamında olup, akdin hiç yada gereği gibi yahut vadesinde yerine getirilmemesinden kaynaklanan zarar olarak tanımlanabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12347 E. , 2019/2299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK M İLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11/12/2013 gün ve 2009/684-2013/644 sayılı kararı bozan Daire'nin 30/03/2016 gün ve 2015/9783 - 2016/3478 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, taraflar arasında 03/04/2004 tarihinde davalı şirketin...sahasının işletilmesi ile ilgili hizmet işine dair götürü bedel hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacının 5 yıl için 4.210.000 ton kireçtaşının üretilmesi işini yüklendiğini, sözleşmeye uygun şartlarda üretimin gerçekleştirildiğini, ancak tüm geçen süre zarfından idare tarafından sadece 667.245 ton kireçtaşı alındığını, üretilen kireçtaşının teslim alınmayarak uygun stok sahası da gösterilmeyerek idarenin kusurlu hareket ettiğini, bu nedenlerle sözleşmenin 10. maddesinde düzenlenen süre uzamasına dair hükmün geçersiz olduğunu, sözleşme süresinin 5 yılın sonunda sona erdiğini, eksik kalan kireçtaşının teslim alınması yönünde ihtar gönderildiğini, ancak cevap verilmediğini, bu suretle davalı kurumun temerrüde düştüğünü, davacı şirketin söz konusu kardan mahrum kalmak sureti ile müspet zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL kar mahrumiyetinin sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tazminini talep ve dava etmiş;
21/10/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 198.640,00 TL daha artırarak 298.640,00 TL alacaklarının dava tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/322 esas sayılı birleşen dosyasında, davalı kurum tarafından haksız olarak müvekkili şirketin teminat mektubunun irat kaydedildiğini ileri sürerek 610.000,000 TL teminat mektup değerinin irat kaydedilme işleminin yapıldığı 13/04/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ...
10. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2012/246 esas sayılı birleşen dosyasında ise, asıl davada alınan bilirkişi raporuna göre davalının kusuru nedeni ile müvekkilinin mahrum kaldığı karın 3.957.553 TL olduğunu ileri sürerek, yeniden ıslah kurumuna başvuramayacağı için ek dava açmış, 3.658.913,37 TL kar mahrumiyetinin sözleşmenin bitimi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 298.640,00 TL' nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline, birleşen 4. ATM'nin 2010/322 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kabulüne, 610.000,00 TL.nin teminat mektubunun irat kaydedildiği 13/04/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, birleşen 10. ATM'nin 2012/246 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın kısmen kabulüne (bakiye kalan) 881.077,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/498518700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz