Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5607 E. 2013/7417 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sim kart değişikliği↗ saklama yükümlülüğü↗ usulsüz tevdi↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ özen yükümlülüğü↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ işbölümü↗ mevduat hesabı↗ üçüncü kişi↗ mahsup↗ vade↗ temerrüt faizi↗ yetki↗ taşıyan↗ kusur↗ temerrüt↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini üçüncü kişiye verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, internet bankacılığı yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak özen yükümlüğünü ihlal etmekle
asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "sim" kart değişikliği nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise yetki ve işbölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet bankacılığı yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve haşan mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin sim kart değişikliğinde gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin .... kişilerin eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı Banka'nın zararıdır. Davacının alacağı, davalı Banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Turkcell A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı Banka'ya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Turkcell A.Ş’ne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı Turcell A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
...- Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı tarafça dava konusu edilen miktarın olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsili talep edilmiş olmasına, esasen davanın özünün haksız eylemden kaynaklanmasına ve davacının hesabınında vadesiz mevduat hesabı olmasına nazaran mahkemece, istem gibi olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken isabetli bulunmayan yazılı gerekçe ile dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre davalı Turkcell A.Ş. Vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9256 E. 2012/16409 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini «üçüncü kişiye» verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak «özen yükümlüğünü» ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "«sim" kart değişikliği» nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · hasar
Benzer bu kararda… lerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Ziraat Bankası'nın tüm temyiz itirazlarının, davalı Turkcell A.Ş.'nin «yetki itirazının» HUMK’nun 9/3. maddesi uyarınca reddinde de bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerek …
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5711 E. 2012/5713 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini «üçüncü kişiye» verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak «özen yükümlüğünü» ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "«sim" kart değişikliği» nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu kararda… e ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, davalı Turkcell’in ve yetkili kıldığı abone merkezinin «sim kart değişikliğini» gerçek hat sahibine yapmayarak gerekli «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davacının kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle 77.100,00 TL’nin 27.03.2008 tarihinden itibaren yasal («reeskont) faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · reeskont faizi · hasar
Benzer bu kararda… e ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, davalı Turkcell’in ve yetkili kıldığı abone merkezinin «sim kart değişikliğini» gerçek hat sahibine yapmayarak gerekli «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davacının kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle 77.100,00 TL’nin 27.03.2008 tarihinden itibaren yasal («reeskont) faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… ön bulunmamasına, davacının kusurlu olduğunu kanıtlayamamış bulunmasına göre davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş’nin tüm temyiz itirazlarının, davalı Turkcell A.Ş.'nin «yetki itirazının» HUMK’nun 9/3. maddesi uyarınca reddinde de bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerek …
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8324 E. 2012/1128 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu kararda2010/8324 2012/1128 -2- «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile .../...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · ispat yükü · havale · maddi tazminat · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaOysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
… runa dayalı olarak davacı yararına tayin edilen 13.200,00TL. tazminatın, davalı ... nin takdiren %10 kusuruna dayalı olarak davacı yararına tayin edilen 2.200,00 TL «maddi tazminatın» ayrı ayrı 23.11.2006 tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4843 E. 2012/7249 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini «üçüncü kişiye» verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak «özen yükümlüğünü» ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "«sim" kart değişikliği» nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından 19.01.2007 tarihinde Albaraka Türk ve Ziraat Bankası Şubelerine ayrı ayrı «havale» yapıldığı, aynı gün davacıya ait telefonda «sim kart değişikliği» de yapıldığı, olayda davalı bankanın, aldığı önlemlerin yetersiz olması nedeniyle sorumlu olduğu, örneğin SMS doğrulaması olmaksızın başkaca havalelerin de yapıldığı, bunun sistemin sağlıklı çalışmadığını gösterdiği, dava dışı GSM şirketinin de yedek sim kart çıkarılmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yarı oranında kusurunun bulunduğu, tazminatın belirlenmesinde «kusur» durumunun dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.250 TL'nin 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont fai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından 19.01.2007 tarihinde Albaraka Türk ve Ziraat Bankası Şubelerine ayrı ayrı «havale» yapıldığı, aynı gün davacıya ait telefonda «sim kart değişikliği» de yapıldığı, olayda davalı bankanın, aldığı önlemlerin yetersiz olması nedeniyle sorumlu olduğu, örneğin SMS doğrulaması olmaksızın başkaca havalelerin de yapıldığı, bunun sistemin sağlıklı çalışmadığını gösterdiği, dava dışı GSM şirketinin de yedek sim kart çıkarılmasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yarı oranında kusurunun bulunduğu, tazminatın belirlenmesinde «kusur» durumunun dikkate alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.250 TL'nin 19.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont fai …
Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/882 E. 2013/1570 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini «üçüncü kişiye» verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak «özen yükümlüğünü» ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "«sim" kart değişikliği» nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen raporuna göre, davalıların davacının uğramış oldukları zarardan dolayı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.100,00 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3016 E. 2013/2148 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini «üçüncü kişiye» verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak «özen yükümlüğünü» ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "«sim" kart değişikliği» nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi · müteselsil sorumluluk · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5607 E. , 2013/7417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....2010 tarih ve 2009/58-2010/704 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Bankanın ... Özel Bankacılık Merkezinde hesabı bulunan müvekkilinin parasının internet bankacılığı kullanılarak çekildiğini, olayda gerekli önlemlerini almayan davalı banka ile sahte sürücü belgesine dayalı olarak davacının kullandığı telefonda kolayca "sim" kart değişikliği yapan diğer davalının sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 178.050,00 TL'nin olay tarihi olan 31/01/2008 ve 01/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, dava konusu olayda müvekkiline yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, gerçekleşen sim kartı değişikliğinin usulüne uygun yapıldığını savunarak, davanın yetki, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini üçüncü kişiye verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, internet bankacılığı yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak özen yükümlüğünü ihlal etmekle
asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "sim" kart değişikliği nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise yetki ve işbölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet bankacılığı yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve haşan mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin sim kart değişikliğinde gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin .... kişilerin eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı Banka'nın zararıdır. Davacının alacağı, davalı Banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Turkcell A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı Banka'ya aittir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Turkcell A.Ş’ne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı Turcell A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
...- Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı tarafça dava konusu edilen miktarın olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsili talep edilmiş olmasına, esasen davanın özünün haksız eylemden kaynaklanmasına ve davacının hesabınında vadesiz mevduat hesabı olmasına nazaran mahkemece, istem gibi olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken isabetli bulunmayan yazılı gerekçe ile dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre davalı Turkcell A.Ş. Vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. ise yetki ve işbölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Turkcell A.Ş’nin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan bu davalı yararına, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,(4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Turkcell A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Turkcell İletişim Hiz. A.Ş'ye verilmesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin Yapı ve Kredi Bankası A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9.518,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş'ye iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/498451200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz