Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8324 E. 2012/1128 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama yükümlülüğü↗ usulsüz tevdi↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ sahtecilik↗ ispat yükü↗ garantörlük↗ mahsup↗ vade↗ havale↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; zararın meydana gelmesinde davacının %30 oranında, davalı bankanın %10 oranında, davalı Turkcell AŞ nin %60 oranında müterafik kusurlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan Turkcell AŞ nin takdiren %60 kusuruna dayalı olarak davacı yararına tayin edilen 13.200,00TL. tazminatın, davalı ... nin takdiren %10 kusuruna dayalı olarak davacı yararına tayin edilen 2.200,00 TL maddi tazminatın ayrı ayrı 23.11.2006 tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı T. Garanti Bankası A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin ve davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyizi yönünden; dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile
.../...
2010/8324
2012/1128 -2-
usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Somut olayda mahkeme, benimsediği bilirkişi raporu ile internet şifresini muhafaza konusunda gerekli özeni göstermemesi nedeniyle davacıyı meydana gelen zarardan dolayı müterafik kusurlu kabul etmiştir. Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan bir başka hesaba havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Davalı bankanın internet bankacılığında kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarının kullanılmasını zorunlu kılmayıp, somut olayda davacının inisiyatifine bırakması zararın doğmasında başlıca etken olup, davalı bankanın zarardan sorumlu olduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, davalı bankanın mevduatı iade yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin temyizine gelince; somut olayda usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin % 60 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Turkcell A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Turkcell A.Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9256 E. 2012/16409 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda2010/8324 2012/1128 -2- «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile .../...
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · yetki itirazı · yetki
Benzer bu kararda… lerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Ziraat Bankası'nın tüm temyiz itirazlarının, davalı Turkcell A.Ş.'nin «yetki itirazının» HUMK’nun 9/3. maddesi uyarınca reddinde de bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerek …
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin «sim kart değişikliğinde» gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin 3. kişiler eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5607 E. 2013/7417 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda2010/8324 2012/1128 -2- «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile .../...
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · özen yükümlülüğü · işbölümü · mevduat hesabı · üçüncü kişi · temerrüt faizi · yetki · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna gör, davacının kasıtlı olarak internet şifresini ve dinamik akıllı onay şifresini «üçüncü kişiye» verdiğinin ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin iddia edilip kanıtlanamadığı, «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın kural olarak «özen yükümlüğünü» ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, davacının zararının oluşmasında davalı Turkcell A.Ş'nin de "«sim" kart değişikliği» nedeniyle kusurlu bulunduğu, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunun ise kanıtlanamadığı, davalıların dava açılmadan önce BK'nun 101. maddesinde öngörülen şekilde «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Turkcell A.Ş’ne «husumet» düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı Turcell A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir. ...- Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı tarafça dava konusu edilen miktarın olay tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsili talep edilmiş olmasına, esasen davanın özünün haksız eylemden kaynaklanmasına ve davacının hesabınında vadesiz «mevduat hesabı» olmasına nazaran mahkemece, istem gibi olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken isabetli bulunmayan yazılı gerekçe ile dava tarihinden itib …
… an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Banka vekilinin tüm, davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise «yetki» ve «işbölümüne» ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup,Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi …
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin «sim kart değişikliğinde» gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin .... kişilerin eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14370 E. 2015/855 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · sahtecilik · ispat yükü · mahsup · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda2010/8324 2012/1128 -2- «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Benzer bu karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · ıslah · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… L'nin davalı bankadan, 4.801 TL'nin ise müştereken ve müteselsilen diğer davalılardan tahsiline, alacağın 3000'er TL'lik kısmı için dava, kalan miktarlar bakımından «ıslah» tarihinden itibaren «ticari faiz» işletilmesine karar verilmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5711 E. 2012/5713 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda2010/8324 2012/1128 -2- «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile .../...
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sim kart değişikliği · özen yükümlülüğü · yetki itirazı · reeskont faizi · yetki
Benzer bu kararda… e ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, davalı Turkcell’in ve yetkili kıldığı abone merkezinin «sim kart değişikliğini» gerçek hat sahibine yapmayarak gerekli «özen yükümlülüğünü» yerine getirmediği, davacının kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle 77.100,00 TL’nin 27.03.2008 tarihinden itibaren yasal («reeskont) faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… ön bulunmamasına, davacının kusurlu olduğunu kanıtlayamamış bulunmasına göre davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş’nin tüm temyiz itirazlarının, davalı Turkcell A.Ş.'nin «yetki itirazının» HUMK’nun 9/3. maddesi uyarınca reddinde de bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerek …
Şti’nin «sim kart değişikliğini» gerçek hat sahibine yapmayarak onay şifresinin 3. kişiler eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8588 E. 2011/1321 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · sahtecilik · ispat yükü · mahsup · vade · Tazminat
İncelediğiniz kararda2010/8324 2012/1128 -2- «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Benzer bu kararda3-Davacılar vekilinin temyizine gelince, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaptan bir başka hesaba «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı banka şubesinde bulunan hesabından «internet bankacılığı» kullanılarak 5.500 TL'nın başka hesaba transfer edildiği ve bu hesaptan çekildiği, olayın meydana gelmesinde davacının ve bankanın müterafik kusurunun belirlendiği, bankanın yeterli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle 4/5 oranında kusurlu olduğu, hesaptan çekilen para miktarı dikkate alındığında davalının zararın 4.400 TL'sinden sorumlu olduğu, bu miktara işlem tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.400 TL tazminatın işlem tarihi olan 21.01.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9904 E. 2012/14403 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8324 E. , 2012/1128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR 1-Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Vekili : Av. ...
2-T. Garanti Bankası A.Ş. Vekili : Av. ...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2009 tarih ve 2007/776-2009/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının kullandığı telefonun sim katının değiştirildiğini ve ardından davalı bankanın kusuru neticesinde internet bankacılığı yoluyla banka hesabından 22.000,00 TL nin çekildiğini, kullandığı telefon numarasının bir başkası tarafından kendi adıyla açılarak cevap verildiğini öğrenir öğrenmez davalı Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ nin müşteri temsilcisini arayarak hattının kapatılmasını talep ettiyse de hattın iptali işlemlerinin çok geç yerine getirildiğini ileri sürerek, 22.000,00 TL nin bankadan çekildiği tarihten itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davalı müvekkillerinin kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; zararın meydana gelmesinde davacının %30 oranında, davalı bankanın %10 oranında, davalı Turkcell AŞ nin %60 oranında müterafik kusurlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan Turkcell AŞ nin takdiren %60 kusuruna dayalı olarak davacı yararına tayin edilen 13.200,00TL. tazminatın, davalı ... nin takdiren %10 kusuruna dayalı olarak davacı yararına tayin edilen 2.200,00 TL maddi tazminatın ayrı ayrı 23.11.2006 tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı T. Garanti Bankası A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin ve davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyizi yönünden; dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile
.../...
2010/8324
2012/1128 -2-
usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda mahkeme, benimsediği bilirkişi raporu ile internet şifresini muhafaza konusunda gerekli özeni göstermemesi nedeniyle davacıyı meydana gelen zarardan dolayı müterafik kusurlu kabul etmiştir. Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan bir başka hesaba havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifrenin davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Davalı bankanın internet bankacılığında kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarının kullanılmasını zorunlu kılmayıp, somut olayda davacının inisiyatifine bırakması zararın doğmasında başlıca etken olup, davalı bankanın zarardan sorumlu olduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, davalı bankanın mevduatı iade yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3) Davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin temyizine gelince; somut olayda usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Turkcell A.Ş’nin % 60 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Turkcell A.Ş’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Turkcell A.Ş’ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T. Garanti Bankası A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin ve davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Turkcell İletişim Hiz. A.Ş.'ne iadesine, istek halinde aşağıda yazılı 79,40 TL harcın temyiz eden davalı T.Garanti Bankası A.Ş.'ye iadesine, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
[…]Garanti Bankası A.Ş.
210.00 P
130,60 H
079,40 İADE -13.03.2012 - SK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022623800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz