Ticaret Sicil işleminin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4007 E. 2019/1097 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu dava arkadaşlığı↗ istinaf kanun yolu↗ mecburi dava arkadaşlığı↗ cebri icra↗ şirket merkezi mahkemesi↗ kanun yolu↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ eş rızası↗ üçüncü kişi↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ ticaret sicili↗ ıslah↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ ibraz↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, ticaret sicil kayıtlarında davacı şirketin ... Şubesi'nin adresi ile dahili davalı şirketin merkez adresinin aynı olduğu, bu durumun davacı şirket aleyhine karışıklığa sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ...'nün 4.5.2016 tarih ve TS-2016-4156 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirket ile davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan merkez adreslerinin aynı olduğu, farklı tüzel kişiliği bulunan iki ayrı şirketin aynı merkez adresini kullanmasına olanak bulunmadığı, öncelikle dahili davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarını gerçeğe uygun hale getirmek amacıyla ticaret sicil müdürlüğüne başvurması ve sicil kayıtlarında gerekli terkin işlemlerinin yapılmasını sağlamasının esas olduğu, dahili davalı şirket tarafından bu yönde bir başvuru yapılmamış olması nedeniyle alakadar olan .... kişi konumundaki davacının başvurusu üzerine davalı ... müdürlüğünün dahili davalı şirketi tescile davet etmesi, davet gereğini yerine getirmemesi halinde ise ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine durumu bildirmesi, mahkemenin terkin kararı vermesi durumunda davalı şirketin ticaret sicil kaydını düzeltmesinin gerektiği, davalı ... müdürlüğünce bu yönde işlemler yapılmaksızın davacının başvurusunun reddi doğru olmadığından mahkemece bu durum gözetilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Ticaret Sicil Müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafça ... Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’ndan, ticaret sicili kayıtlarında dahili davalı olarak kabul edilen şirketin merkez adresinin müvekkili şirketin merkez adresi ile aynı adreste olduğunun tespit edildiği, dahili davalı ile herhangi bir ilişkisi bulunmayan müvekkili şirketin, dahili davalının borçlarından ötürü cebri icra tehditi altında olduğunu ileri sürerek dahili davalı şirketin gerçek adresinin bildirilmesi ve adres değişikliği yapılmasının talep edildiği; bunun üzerine davalı tarafça adı geçen şirketin şirket sözleşmesi değişikliğine dair genel kurul kararının noter onaylı örneği ve değişen maddelerin yeni metnine dair belge ibraz edilmediğinden talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı ...’nın 28. maddesinde tescil isteminin ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılacağı, 32/.... maddesinde tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları gerektiği, 31. maddesinde tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin de tescil olunacağı, tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kaydın da kısmen yahut tamamen silineceği, 33. maddesinde tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürünün, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağıracağı, sicil müdürünce verilen süre içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceği, aksi takdirde tescil istemini reddedeceği, 34. maddesinde ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiş ve yine Ticaret Sicil Yönetmeliği'nde bu yönde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, ticaret sicil kaydındaki merkez adresinin değiştirilmesi talep edilen şirket, dahili davalı olarak kabul edilen şirkettir. Mahkemece, dahili davalı şirket tarafından bu yönde bir başvuru yapılmamış olması nedeniyle, alakadar olan .... kişi konumundaki davacının başvurusu üzerine davalı ... müdürlüğünün dahili davalı şirketi tescile davet etmesi, davet gereğini yerine getirmemesi halinde ise asliye ticaret mahkemesine durumu bildirmesi, mahkemenin terkin kararı vermesi durumunda davalı şirketin ticaret sicil kaydını düzeltmesi gerekirken davalı ... müdürlüğünce bu yönde işlemler yapılmaksızın davacının
başvurusunun reddi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı kurumun red kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak, belirtilen yasal düzenleme karşısında .... kişi konumunda olan davacı tarafın ilgili ya da alakadar olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
...-Gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da dahili davalı başlığı altında bir müessese düzenlenmemiş, zorunlu dava arkadaşlığı dışında mevcut davaya başkasının ithaline imkan tanınmamıştır. Somut olayda, yargılama sırasında davacı tarafça ... Park AVM Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. şirket davaya dahil edilmiş, mahkemece de davaya dahil edilen şirket hakkında da yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Buna göre, bu davalı hakkında da yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5291 E. 2020/3282 K.
Ortak:ticaret sicili müdürlüğü · ticaret sicili · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davacı şirket ile davalı şirketin «ticaret sicil» kayıtlarında yer alan merkez adreslerinin aynı olduğu, farklı «tüzel kişiliği» bulunan iki ayrı şirketin aynı merkez adresini kullanmasına olanak bulunmadığı, öncelikle «dahili» davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarını gerçeğe uygun hale getirmek amacıyla «ticaret sicil müdürlüğüne» başvurması ve sicil kayıtlarında gerekli «terkin» işlemlerinin yapılmasını sağlamasının esas olduğu, dahili davalı şirket tarafından bu yönde bir başvuru yapılmamış olması nedeniyle alakadar olan .... kişi konumundaki davacının başvurusu üzerine davalı ... müdürlüğünün dahili davalı şirketi tescile davet etmesi, davet gereğini yerine getirmemesi halinde ise ticari davalara bakmakla «görevli» asliye ticaret mahkemesine durumu bildirmesi, mahkemenin terkin kararı vermesi durumunda davalı şirketin ticaret sicil «kaydını» düzeltmesinin gerektiği, davalı ... müdürlüğünce bu yönde işlemler yapılmaksızın davacının başvurusunun reddi doğru olmadığından mahkemece bu durum gözetilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, «ticaret sicil» kayıtlarında davacı şirketin ...
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’ndan, «ticaret sicili» kayıtlarında «dahili» davalı olarak kabul edilen «şirketin merkez» adresinin müvekkili şirketin merkez adresi ile aynı adreste olduğunun tespit edildiği, dahili davalı ile herhangi bir ilişkisi bulunmayan müvekkili şirketin, dahili davalının borçlarından ötürü «cebri icra» tehditi altında olduğunu ileri sürerek dahili davalı şirketin gerçek adresinin bildirilmesi ve adres değişikliği yapılmasının talep edildiği; bunun üzerine davalı tarafça adı geçen şirketin şirket sözleşmesi değişikliğine dair genel kurul kararının noter onaylı örneği ve değişen maddelerin yeni metnine dair belge «ibraz» edilmediğinden talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine göre, 15.09.2017 tarihli «pay devrinin» şirkete tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde reddine ya da kabulüne ilişkin alınan genel kurul kararının otuz gün içinde tescili için Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulması ya da tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeleri gerektiği, şirket yetkililerinin gerek genel kurul kararı, gerekse tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmedikleri, sadece önce sicil müdürlüğüne tescil talebinin reddedilmesi yönünde «ihtarname» gönderdikleri, noterden «hisse devri» yapılmış olmasına rağmen, şirket yetkililerinin ortakların genel kurul kararı alıp «ticaret sicili müdürlüğünden» tescil ve «ilan» talebinde bulunmadıkları ve tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne ve şirket ortağı Tanık Çanak'ın DHA Tar.
Bu durumda, sicil müdürlüğü tescili gereken bir hususun sicile tescil edilmemesi halinde ilgili kişiler, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından TTK'nın 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddeleri uyarınca tescile davet edilir.
Sicil müdürlüğü tarafından tescile davet edilmesine rağmen süresi içinde tescil için başvuru yapılmaması veya tescilden kaçınma sebeplerinin bildirilmesi halinde, işbu durum karar verilmek üzere «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından asliye ticaret mahkemesine bildirilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · pay devri · hisse devri · istinaf incelemesi · limited şirket · hukuki yarar · ihtarname · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine göre, 15.09.2017 tarihli «pay devrinin» şirkete tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde reddine ya da kabulüne ilişkin alınan genel kurul kararının otuz gün içinde tescili için Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulması ya da tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeleri gerektiği, şirket yetkililerinin gerek genel kurul kararı, gerekse tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmedikleri, sadece önce sicil müdürlüğüne tescil talebinin reddedilmesi yönünde «ihtarname» gönderdikleri, noterden «hisse devri» yapılmış olmasına rağmen, şirket yetkililerinin ortakların genel kurul kararı alıp «ticaret sicili müdürlüğünden» tescil ve «ilan» talebinde bulunmadıkları ve tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne ve şirket ortağı Tanık Çanak'ın DHA Tar.
Şti.'deki hisselerinin tamamını Karamürsel Noterliğinin 15.09.2017 tarihli «limited şirket pay devri» sözleşmesi ile devir ettiğinin tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; davacı ..., Ticaret Sicili Yönetmeliğinin yukarıda belirtilen maddesi doğrultusunda bildirim yapması gerektiği halde şirket «pay devrinin» tespitini talep etmiş olup, davacı ...’nün pay devrinin tespitini istemekte herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106. maddesinin 2. fıkrası gereğince Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı aç …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4007 E. , 2019/1097 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) verilen 11/04/2017 tarih ve 2016/230 E. - 2017/274 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen 20/06/2017 tarih ve 2017/614-2017/658 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, ... Şubesi'nin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin ....6.2014 tarih ve 8597 nolu sayısında yayımlandığı üzere "... üzeri .... km ... Hastanesi Karşısı .../..." adresinde faaliyet gösterdiğini, ticaret sicil kayıtlarında müvekkiliyle aralarında hukuki ve fiili bağ bulunmayan .... Park AVM Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin merkez adresinin de müvekkili şirketin adresiyle aynı olduğunu, bu nedenle .... Park AVM Paz. San ve Tic. Ltd. Şti. adına çıkartılan tebligatların ve muhtelif belgelerin müvekkilinin adresine geldiğini, adreslerin aynı olması nedeniyle müvekkili şirketin cebri icra tehdidi altında kaldığını, müvekkilince ... Park AVM Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin adres kayıtlarının düzeltilmesi için gerekli işlemlerin yapılması amacıyla davalıya başvurulduğunu, söz konusu başvurunun reddedildiğini ileri sürerek başvurunun reddine dair 4.5.2016 tarih ve TS-2016/4156 sayılı işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilince verilen kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, ticaret sicil kayıtlarında davacı şirketin ... Şubesi'nin adresi ile dahili davalı şirketin merkez adresinin aynı olduğu, bu durumun davacı şirket aleyhine karışıklığa sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ...'nün 4.5.2016 tarih ve TS-2016-4156 sayılı işleminin iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirket ile davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan merkez adreslerinin aynı olduğu, farklı tüzel kişiliği bulunan iki ayrı şirketin aynı merkez adresini kullanmasına olanak bulunmadığı, öncelikle dahili davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarını gerçeğe uygun hale getirmek amacıyla ticaret sicil müdürlüğüne başvurması ve sicil kayıtlarında gerekli terkin işlemlerinin yapılmasını sağlamasının esas olduğu, dahili davalı şirket tarafından bu yönde bir başvuru yapılmamış olması nedeniyle alakadar olan .... kişi konumundaki davacının başvurusu üzerine davalı ... müdürlüğünün dahili davalı şirketi tescile davet etmesi, davet gereğini yerine getirmemesi halinde ise ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine durumu bildirmesi, mahkemenin terkin kararı vermesi durumunda davalı şirketin ticaret sicil kaydını düzeltmesinin gerektiği, davalı ...
müdürlüğünce bu yönde işlemler yapılmaksızın davacının başvurusunun reddi doğru olmadığından mahkemece bu durum gözetilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Ticaret Sicil Müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafça ... Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’ndan, ticaret sicili kayıtlarında dahili davalı olarak kabul edilen şirketin merkez adresinin müvekkili şirketin merkez adresi ile aynı adreste olduğunun tespit edildiği, dahili davalı ile herhangi bir ilişkisi bulunmayan müvekkili şirketin, dahili davalının borçlarından ötürü cebri icra tehditi altında olduğunu ileri sürerek dahili davalı şirketin gerçek adresinin bildirilmesi ve adres değişikliği yapılmasının talep edildiği; bunun üzerine davalı tarafça adı geçen şirketin şirket sözleşmesi değişikliğine dair genel kurul kararının noter onaylı örneği ve değişen maddelerin yeni metnine dair belge ibraz edilmediğinden talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı ...’nın 28. maddesinde tescil isteminin ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılacağı, 32/.... maddesinde tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları gerektiği, 31. maddesinde tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin de tescil olunacağı, tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kaydın da kısmen yahut tamamen silineceği, 33. maddesinde tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürünün, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağıracağı, sicil müdürünce verilen süre içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceği, aksi takdirde tescil istemini reddedeceği, 34.
maddesinde ilgililerin, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiş ve yine Ticaret Sicil Yönetmeliği'nde bu yönde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, ticaret sicil kaydındaki merkez adresinin değiştirilmesi talep edilen şirket, dahili davalı olarak kabul edilen şirkettir. Mahkemece, dahili davalı şirket tarafından bu yönde bir başvuru yapılmamış olması nedeniyle, alakadar olan .... kişi konumundaki davacının başvurusu üzerine davalı ... müdürlüğünün dahili davalı şirketi tescile davet etmesi, davet gereğini yerine getirmemesi halinde ise asliye ticaret mahkemesine durumu bildirmesi, mahkemenin terkin kararı vermesi durumunda davalı şirketin ticaret sicil kaydını düzeltmesi gerekirken davalı ... müdürlüğünce bu yönde işlemler yapılmaksızın davacının
başvurusunun reddi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı kurumun red kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak, belirtilen yasal düzenleme karşısında .... kişi konumunda olan davacı tarafın ilgili ya da alakadar olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
...-Gerek 1086 sayılı HUMK’da gerekse 6100 sayılı HMK’da dahili davalı başlığı altında bir müessese düzenlenmemiş, zorunlu dava arkadaşlığı dışında mevcut davaya başkasının ithaline imkan tanınmamıştır. Somut olayda, yargılama sırasında davacı tarafça ... Park AVM Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. şirket davaya dahil edilmiş, mahkemece de davaya dahil edilen şirket hakkında da yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez.
Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Buna göre, bu davalı hakkında da yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan (1) ve (...) numaralı bentlerde nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle kabul edildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497330100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz