Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1963 E. 2013/6722 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['818/61']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ maddi hata↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının yeni olmadığını bildiği veya sektördeki faaliyetleri nedeniyle bilmesi gerektiği tasarımı tescil ettirip kötü niyetli olarak davacının üretimini durdurması nedeniyle oluşan zararı tazminle ykümlü bulunduğu, davalı adına tescilli tasarımın hüküsüzlüğü kararının 11.05.2006 tarihinde kesinleştiği, birleşen davanın 14.04.2011 tarihinde açıldığı, bu suretle, BK'nın 61. vd. maddeleri gereğince birleşen davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, asıl davada 1.000,00 TL maddi tazminat ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 29.04.2004 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Ancak, mahkemece asıl davada 1.000,00 TL maddi tazminat ile 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilerek 29/04/2004 tarihinden itibaren faize hükmedilmişse de, davalı tarafından davacıya keşide edilen ihtarname tarihinin 29/04/1999 tarihi olduğu, birleşen davada dava dilekçesiyle, .../09/1999 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin talep edildiği nazara alındığında asıl davanın dava dilekçesinde yer alan 29/04/2004 tarihinin maddi hata sebebiyle yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu suretle dosya içeriği nazara alınarak, 29/04/1999 tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken 29/04/2004 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5577 E. 2015/13027 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… enin başvuruya konu markanın tescil edilmek istendiği 38. sınıftaki “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri; haberleşme hizmetleri (internet servis sağlama hizmetleri «dahil») Haber ajansı hizmetleri” bakımından «ayırt edicilik» vasfının bulunduğu, markalar arasındaki farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak genel izlenimden doğan benzerliğin etkilerin ortadan kaldırır düzeyde olmadığı, «ortalama tüketiciler» nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, başvuruya konu markanın davacı markalarıyla idari ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait, davacı mark …
O halde, mahkemece redde mesnet gösterilen markaların «ayırt edicilik» düzeyinin zayıflığı ve 38. sınıf hizmetler bakımından «ortalama tüketicilerin» de dikkatli ve seçici kişilerden oluşması nedeniyle markalar arasında «iltibasa» mahal verecek düzeyde benzerlik bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Tescilli bir marka ile tescil başvurusuna konu marka ve işaretler arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunup bulunmadığı markaların ayırt edici ve baskın unsurları da dikkate alınarak markanın bir bütün halinde «ortalama tüketici» nezdinde bıraktığı izlenime göre belirlenmelidir.
Bunun yanı sıra «iltibas» değerlendirmesi yapılırken markanın tescil edildiği ürün ve hizmetler bakımından «ayırt edicilik» düzeyi de göz önünde bulundurulmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5718 E. 2010/11536 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı ['818/61']
İncelediğiniz kararda… deniyle bilmesi gerektiği tasarımı tescil ettirip kötü niyetli olarak davacının üretimini durdurması nedeniyle oluşan zararı tazminle ykümlü bulunduğu, davalı adına «tescilli tasarımın» hüküsüzlüğü kararının 11.05.2006 tarihinde kesinleştiği, birleşen davanın 14.04.2011 tarihinde açıldığı, bu suretle, BK'nın 61. vd. maddeleri gereğince birleşen davanın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle, asıl davada 1.000,00 TL «maddi tazminat» ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 29.04.2004 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın zamanaşımından reddine karar veri …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının «zamanaşımı definin» incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davaya konu çekin 6 aylık zamanaşımı süresinde takibe konulmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · kötüniyet tazminatı · ispat yükü · kötüniyet
Benzer bu kararda2- İİK.67/2. madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedebilmek için, alacaklı (davacının) takibinin haksız olması yeterli değildir, davacı alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir.
Alacaklının «kötüniyetli» sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir, alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda «ispat yükü» davalı borçludadır, bu husus davalı tarafından ispat edilememiştir.
Bu itibarla, mahkemece, «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, söz konusu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının «zamanaşımı definin» incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davaya konu çekin 6 aylık zamanaşımı süresinde takibe konulmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1963 E. , 2013/6722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.06.2011 tarih ve 2008/162-2011/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalının hükümsüz kılınan güneş şemsiyesi tasarımına dayanarak müvekkili aleyhine dava açtığını, üretimini engellediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 29.04.2004 tarihli iharnamenin davalıya tebliğinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; birleşen davada ise, 82.351,48 TL maddi tazminatın davalının ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi olan ....09.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının tasarım tescilinden ... haklarını davacıya karşı koruduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının yeni olmadığını bildiği veya sektördeki faaliyetleri nedeniyle bilmesi gerektiği tasarımı tescil ettirip kötü niyetli olarak davacının üretimini durdurması nedeniyle oluşan zararı tazminle ykümlü bulunduğu, davalı adına tescilli tasarımın hüküsüzlüğü kararının 11.05.2006 tarihinde kesinleştiği, birleşen davanın 14.04.2011 tarihinde açıldığı, bu suretle, BK'nın 61. vd. maddeleri gereğince birleşen davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, asıl davada 1.000,00 TL maddi tazminat ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 29.04.2004 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Ancak, mahkemece asıl davada 1.000,00 TL maddi tazminat ile 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilerek 29/04/2004 tarihinden itibaren faize hükmedilmişse de, davalı tarafından davacıya keşide edilen ihtarname tarihinin 29/04/1999 tarihi olduğu, birleşen davada dava dilekçesiyle, .../09/1999 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin talep edildiği nazara alındığında asıl davanın dava dilekçesinde yer alan 29/04/2004 tarihinin maddi hata sebebiyle yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu suretle dosya içeriği nazara alınarak, 29/04/1999 tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken 29/04/2004 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 1. fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “29 Nisan 2004” tarihinin karardan çıkartılarak yerine “29/04/1999” tarihinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 52,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495339800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz