İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5718 E. 2010/11536 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi↗ kötüniyet tazminatı↗ ispat yükü↗ kötüniyet↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının zamanaşımı definin incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davaya konu çekin 6 aylık zamanaşımı süresinde takibe konulmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İİK.67/2. madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, alacaklı (davacının) takibinin haksız olması yeterli değildir, davacı alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir, alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda ispat yükü davalı borçludadır, bu husus davalı tarafından ispat edilememiştir.
Bu itibarla, mahkemece, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, söz konusu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1516 E. 2011/10177 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · ispat yükü · kötüniyet
İncelediğiniz kararda2- İİK.67/2. madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedebilmek için, alacaklı (davacının) takibinin haksız olması yeterli değildir, davacı alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir.
Alacaklının «kötüniyetli» sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir, alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda «ispat yükü» davalı borçludadır, bu husus davalı tarafından ispat edilememiştir.
Bu itibarla, mahkemece, «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, söz konusu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve davalı tanık anlatımlarına göre davalı konutunda su sızıntısı olayının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve % 40 oranında «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, İİK.67/2.madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedebilmek için, takibinin haksız olması yeterli değildir.
Bağımsız «eksper raporu» uyarınca alacak talebinde bulunan davacı ... şirketinin ne şekilde «kötüniyetli» olduğunun izahı yapılmadan yazılı şekilde «kötüniyet tazminatına» karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · eksper raporu · tanık beyanı · rücuen alacak · keşif · riziko · kesin süre · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacı tarafa dosyada bulunan fotoğrafların asıllarını «ibraz» etmesi için usule uygun «kesin süre» verilerek mahallinde «keşif» icrasıyla inşaat ve sigorta hukuku alanlarından seçilecek uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulundan bu fotoğrafları ve ekspertiz raporunu değerlendiren «denetime elverişli rapor» alınması, davaya konu «hasara» neden olduğu ileri sürülen su sızmasının gerçekte oluşup oluşmadığının ve varsa hasarın nedeninin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Somut olayda mahkemece dinlenen «tanık beyanlarına» dayalı olarak «rizikonun» gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bağımsız «eksper raporu» uyarınca alacak talebinde bulunan davacı ... şirketinin ne şekilde «kötüniyetli» olduğunun izahı yapılmadan yazılı şekilde «kötüniyet tazminatına» karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5718 E. , 2010/11536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/325-2008/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan kooperatife kullandırılan krediden doğan borca karşılık teminat olarak müvekkili bankaya verilen çekin ödenmemesi üzerine icra takibine konulduğunu, lehdar ve keşideci olan davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği için zamanaşımına uğradığını, çek niteliğini kaybettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının zamanaşımı definin incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davaya konu çekin 6 aylık zamanaşımı süresinde takibe konulmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İİK.67/2. madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, alacaklı (davacının) takibinin haksız olması yeterli değildir, davacı alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir, alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda ispat yükü davalı borçludadır, bu husus davalı tarafından ispat edilememiştir.
Bu itibarla, mahkemece, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, söz konusu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “dava reddedildiğinden icra takibine konu edilen esas alacak olan 1250 YTL üzerinden takdiren %40 oranında kötüniyet icra tazminatının davacı bankadan alınarak davalı ...’e ödenmesine” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 4743 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin B/4 bendi gereğince, Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043733100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz