6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7149 E. 2013/6721 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:
Atıf yapılan mevzuat: TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı adına tescilli endüstriyel tasarımları karşısında davalı ürünlerinin yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, davalının fiilinin davacının tasarımlarına tecavüz oluşturduğu tespit edilmiş ise de davalının üretmiş olduğu ürünlerin kendisine ait tasarım tescil belgesi kapsamında ürünler olduğu ve bu tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınmadan hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12592 E. 2013/17395 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10169 E. 2015/7174 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7149 E.  ,  2013/6721 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2012 tarih ve 2010/1398-2012/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkiline ait tescilli tasarımları birebir taklit ettiğini, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/83 D.İş dosyası ile davalının işyerinde üretilen ürünlerin davacıya ait tasarımlarla birebir benzer olduğunun ve ürünler arasındaki bu benzerliğin tasarım tesciline tecavüz niletiğinde bulunduğunun, müşteriyi yanılgıya düşürebileceğinin, haksız rekabete neden olacağının tespit edildiğini, davalı ile müvekkili firma arasında protokol imzalanmasına ve davalı tarafça tecavüz teşkil eden fiillere son verileceği taahhüt edilmesine rağmen, davalı tarafın tecavüz teşkil eden fiillerine devam ettiğini ileri sürerek, davalının davacının endüstriyel tasarımlarına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, söz konusu ürünlere tedbiren el konulmasına ve satışının engellenmesine, ürünlerin piyasadan toplatılmasına, ihracatının durdurulmasına, hükmün ilanına, 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kendi tasarladığı ürünleri koruma altına almak için ... ye müracaat ettiğini, davacı adına tescilli endüstriyel tasarımlarına konu ürünler ile davalının ürünlerinin birbirleriyle iltibas teşkil edecek benzerliğinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı adına tescilli endüstriyel tasarımları karşısında davalı ürünlerinin yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, davalının fiilinin davacının tasarımlarına tecavüz oluşturduğu tespit edilmiş ise de davalının üretmiş olduğu ürünlerin kendisine ait tasarım tescil belgesi kapsamında ürünler olduğu ve bu tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınmadan hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/04/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davalı tarafından üretilen “Natura Kanepe”, “Royal Kanepe” ve “Symbol Kanepe adlı ürünlerin davacının adına tescilli sırasıyla 2006/5502, 2007/2685 ve 2008/714 sayılı tasarımlara tecavüz oluşturduğu, ancak söz konusu ürünlerin davalı adına 2009/5163 sayısıyla tescilli çoklu tasarım tescil belgesindeki tasarımların da aynısı/benzeri oldukları anlaşıldığından davalı eyleminin 2009/5163 sayı ile tescilli tasarım hakkı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, huzurdaki davadan önce 18.06.2009 tarihinde aynı mahkemenin 2009/83 D.İş. sayısı ile davalı işyerinde yapılan delil tespitinden sonra taraflar arasında protokol başlıklı tarihsiz bir sözleşme düzenlemiş ve davalı bu sözleşmede davacı adına tescilli 2006/5502, 2007/2685 ve 2008/714 sayılı tasarımlara tecavüz oluşturacak şekilde üretim yaptığını kabul ederek, tecavüz eylemlerini bir daha tekrar etmeyeceğini taahhüt etmiş ve aksine davranışı halinde de davacıya 50.000 TL cezai şart ödeyeceğini kabul etmiştir. Ne var ki, davalı söz konusu protokoldeki kabul ve taahhüdüne rağmen uyuşmazlık konusu ürünler de dahil olmak üzere 03.11.2009 tarihinde ... nezdinde çoklu tasarım başvurusu yaparak 2009/5163 sayılı tasarım tescil belgesi almış ve bu dava da 20...2010 tarihinde açılmıştır.

Dairemizin yerleşik kararlarında, hükümsüz kılınmadığı müddetçe sicilde tescilli olan sınai hakka dayalı kullanımın yasal bir kullanım olduğu ve böyle bir durumda da başkasının hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşmayacağı kabul edilmekte ise de; MK .... maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK .... maddesi uyarınca kötü niyetin korunmasının söz konusu olamayacağı esasen Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında da belirtildiği gibi, YHGK'nun en son 16.07.2008 tarih ve 501/507 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta da, taraflar arasındaki protokolde davalının tecavüze ilişkin açık beyan ve kabulünden sonra ve dava konusu tasarımların esasen davacı adına tescilli olmaları nedeniyle 554 Sayılı KHK'nin 5, 6 ve 7. maddeleri uyarınca yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadıklarını da bildiği halde; incelemesiz tescil sisteminin uygulandığı 554 Sayılı KHK hükümleri uyarınca uyuşmazlık konusu tasarımları ... nezdinde tescil ettirmesi, böylece de aleyhine olan protokol hükümlerini dolanmak suretiyle “şeklen” tescilli bir sınai hak sahibi olarak koruma elde etmesi kötü niyetli bir davranış olup MK .... maddesine aykırılık oluşturmaktadır.

554 Sayılı KHK'nin 1. maddesine göre, “Bu KHK'nin amacı bu kanun hükmünde kararname hükümlerine uygun tasarımların korunmasını, rekabet ortamının sağlanmasını ve sanayinin gelişmesini sağlamaktır.” Kötü niyetli bir şekilde gerçekleştirilen davalı tasarımlarına ilişkin 2009/5163 sayılı tescil belgesi, henüz hükümsüz kılınmasa dahi, 554 Sayılı KHK'nin 1, 5, 6, 7 ve 8. maddeleri ile MK .... maddesi karşısında davalının davacıya karşı ileri sürebileceği bir koruma hakkı bahşetmeyeceğinden kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunlukkararına muhalifim.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495339600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.