Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5057 E. 2013/6898 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet görevinin kötüye kullanılması↗ ilmühaber↗ mevduat hesabı↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ geçersizlik↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre, Penguen Gıda Dış Tic. A.Ş. ortaklarından ... ... ...'nun sahip olduğu ....400,00 TL nominal değerle 48 adet hisse karşılığı geçici ilmühaber ile aynı şirket ortaklarından da Turhan ...'nun sahip olduğu yine ....400,00 TL nominal değerle 47 adet hisse karşılığı geçici ilmühaberlerin davalıya teslim edildiği ve halen hisseleri davacıya devretmediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak çektiği paraları ve kendisine teslim edilen hisseleri davacıya devretmediği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile Penguen Gıda Dış Ticaret A.Ş. ortaklarında ... ... ...'nun sahip olduğu ....400,00 TL (....400.000. TL) nominal değerli 48 adet hissesi karşılığı geçici ilmühaber ile aynı şirket ortaklarından Turhan ...'nun sahip olduğu yine ....400 TL (....400.000 TL) nominal değerli 47 adet hissesi karşılığı geçici ilmühaberin davacıya ait olduğunun tespiti ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 278.000 Euro alacağın 30.05.2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsi bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, davalının elinde bulunan dava dışı PFZ şirketine ait ilmühaberlerin davacıya vekaleten davalı tarafından alınmış olduğu iddiasıyla davalının elinde bulunan ilmühaberlerin teslimi ile davalının PFZ hesabından çektiği paraların davacıya verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacı, davalıdan dava dışı şirkete ait hisse senetlerini temsil eden ilmühaberlerin teslimi ile davalı tarafından PFZ hesabından çekilen paraların tahsilini istemiş olup, yapılan yargılama ve mahkemece de uyulan Dairemizin 05.03.2009 tarihli, 2007/13740 Esas-2009/2564 Karar sayılı bozma ilamında davalının elindeki dava dışı PFZ A.Ş'ye ait ilmühaberlerin davacıya ait olup, davalının davacıya vekaleten bu ilmühaberleri almış olduğunun tespiti karşısında mahkemece davalının elindeki ilmühaberlerin davacıya teslimine ilişkin olarak verilen karar bozma ilamına uygun olup, mahkemenin bu yönde verdiği kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece davaya ilişkin olarak daha önce verilen kararların pasif husumet yokluğundan davanın reddi ile bozma sonrasında esastan reddine ilişkin olmasına ve tüm yargılama boyunca öncelikle ilmühaberlerin teslimine ilişkin istemle ilgili olarak inceleme yapılmış olmasına göre Dairemizce yapılan ve mahkemece uyulan son bozma kararı da içerik olarak yine ilmühaberlerin teslimine ilişkin olup, bozma kararında davacının diğer istemlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, bu ifade dışında davacının alacak istemiyle ilgili olarak bozma kararında bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, davacının alacak isteminin yerinde olup olmadığının tarafların bu konudaki iddia ve savunmaları ile gösterecekleri deliller çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından
davalının davacının vekili olarak işlemlerde bulunduğu gibi dava dışı PFZ şirketini temsil ve ilzama yetkili yönetici olarak da görev yaptığı anlaşılmıştır. Davalı, çekilen paraların bir kısmını PFZ şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullandığını, bir kısmının ise kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının bu konudaki savunması harcamaya ilişkin belge sunmadığından ve vekalet ücretini doğrudan hesaptan çekemeyeceği gerekçeleriyle yerinde görülmeyerek davacının istediği miktar hüküm altına alınmış ise de davalının yapıldığını iddia ettiği harcamalara ilişkin belgesinin olmaması sırf bu nedenle bu yöndeki savunmasını geçersiz kılmayacağı gibi hak ettiğini iddia ettiği vekalet ücretine ilişkin savunması da incelenerek, çekilen paraların hangi amaçla çekildiği, hangi harcamalarda kullanıldığı, çekilen paralar ile neler yapıldığı gibi hususlar üzerinde durulup, bu konularda inceleme yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuca göre davalının davaya konu para çekim işlemlerinin yerinde olup olmadığının takdir ve tayini gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan davalının dava dışı PFZ şirketinin hesabından çektiği paraların dayanağı da gösterilmeden tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5364 E. 2019/4926 K.
Ortak:ilmühaber · geçersizlik · vekalet ücreti · temsil · teslim · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda… amı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, davalının elinde bulunan dava dışı PFZ şirketine ait «ilmühaberlerin» davacıya vekaleten davalı tarafından alınmış olduğu iddiasıyla davalının elinde bulunan ilmühaberlerin «teslimi» ile davalının PFZ hesabından çektiği paraların davacıya verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacı, davalıdan dava dışı şirkete ait hisse senetlerini «temsil» eden ilmühaberlerin teslimi ile davalı tarafından PFZ hesabından çekilen paraların tahsilini istemiş olup, yapılan yargılama ve mahkemece de uyulan Dairemizin 05.0 …
Mahkemece davaya ilişkin olarak daha önce verilen kararların «pasif husumet yokluğundan» davanın reddi ile bozma sonrasında esastan reddine ilişkin olmasına ve tüm yargılama boyunca öncelikle «ilmühaberlerin» «teslimine» ilişkin istemle ilgili olarak inceleme yapılmış olmasına göre Dairemizce yapılan ve mahkemece uyulan «son» bozma kararı da içerik olarak yine ilmühaberlerin teslimine ilişkin olup, bozma kararında davacının diğer istemlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerektiği bel …
A.Ş. ortaklarından ... ... ...'nun sahip olduğu ....400,00 TL nominal değerle 48 adet hisse karşılığı geçici «ilmühaber» ile aynı şirket ortaklarından da Turhan ...'nun sahip olduğu yine ....400,00 TL nominal değerle 47 adet hisse karşılığı geçici ilmühaberlerin davalıya «teslim» edildiği ve halen hisseleri davacıya devretmediği, davalının «vekalet görevini kötüye kullanarak» çektiği paraları ve kendisine teslim edilen hisseleri davacıya devretmediği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile Penguen Gıda Dış Ticaret A.Ş. ortaklarında ... . …
Benzer bu karardaDavacı, davalıdan dava dışı şirkete ait hisse senetlerini «temsil» eden «ilmühaberlerin» «teslimi» ile davalı tarafından PFZ hesabından çekilen paraların tahsilini istemiş olup, yapılan yargılama ve mahkemece de uyulan Dairemizin 05.03.2009 tarihli, 2007/13740 Esas- 2009/2564 Karar sayılı bozma ilamında davalının elindeki dava dışı PFZ A.Ş'ye ait ilmühaberlerin davacıya ait olup, davalının davacıya vekaleten bu ilmühaberleri almış olduğunun tespiti karşısında mahkemece davalının elindeki ilmühaberlerin davacıya teslimine ilişkin olarak ilmuhaberlerin teslimine ilişkin karar kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
A.Ş. tarafından hisse senetlerinin yerine tanzim olunan «ilmühaberleri» müvekkiline verilmek üzere davalıya «teslim» ettiğini, ancak ilmühaberlerin «ihtarnameye» rağmen davalı tarafından müvekkiline verilmediğini, ayrıca HSBC Bankası’nın PFZ hesabından davalı tarafından 278.000 Euro’nun alındığını, bu paranın da iadesi konu …
Dava, davalının elinde bulunan dava dışı PFZ şirketine ait «ilmühaberlerin» davacıya vekaleten davalı tarafından alınmış olduğu iddiasıyla davalının elinde bulunan ilmühaberlerin «teslimi» ile davalının PFZ hesabından çektiği paraların davacıya verilmesi istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · muacceliyet · fatura · ihtarname · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… konserve ürünlerinin müvekkilince satın alınması ve Bursa Serbest Bölgesinde kurulacak PFZ A.Ş. depolarında muhafaza ve pazarlanması, PFZ A.Ş.’nin tüm hisselerinin «bedelsiz» olarak müvekkiline devri, tüm malların karşılığının müvekkilince tahsilinden sonra bu hisselerin iadesi, müvekkilinin davalıyı veya herhangi bir kişiyi tek yetkili imza sahibi olarak atayabileceği, müvekkilinin tüm ödemeleri üretici Penguen...A.Ş'nin HSBC Bank İstanbul Şubesi’ndeki hesabına yapacağı, mallar nihai müşteriye gönderilmek üzere gemiye yüklendiğinden müvekkilinin bu malları PFZ A.Ş’ye «fatura» edeceği ve PFZ.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre, ilmuhaberelerin «teslimine» ilişkin karar kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının alacak talebinin ise dava tarihi olan 12/06/2006 tarihi itibariyle 362.065,77 EURO olduğu, bu tutarın PFZ A.Ş. tarafından nihai müşterilerinden tahsil edilemeyen mal bedellerinden kaynaklandığı, bu durumda 01/06/2001 tarihli sözleşmesinin 6.8. maddesinde nihai müşteri ödemeyi yaptıktan sonra 1 gün içerisinde RVW' ye ödeneceği gözönüne alındığında 362.065,77 EURO' nun RVW alacağının dava tarihi itibariyle «muaccel» olmadığı, RVW 'ye 283.920,74 EURO ödeme yapıldığı, 31/12/2012 tarihi itibariyle bakiye kalan 78.145,03 EURO olarak muacceliyet kazanmadığı gerekçesi ile reddine ka …
A.Ş’nin nihai müşteriyle üretici arasında kararlaştırılan sözleşme fiyatını müşteriden «fatura» karşılığı tahsili ve nihai müşteri ödemeyi yaptıktan sonra bir işgünü içerisinde fatura miktarının müvekkiline ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra davalının müvekkilince PFZ.
A.Ş. tarafından hisse senetlerinin yerine tanzim olunan «ilmühaberleri» müvekkiline verilmek üzere davalıya «teslim» ettiğini, ancak ilmühaberlerin «ihtarnameye» rağmen davalı tarafından müvekkiline verilmediğini, ayrıca HSBC Bankası’nın PFZ hesabından davalı tarafından 278.000 Euro’nun alındığını, bu paranın da iadesi konu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2474 E. 2023/6147 K.
Ortak:ilmühaber · husumet yokluğu · vekalet ücreti · temsil · teslim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece davaya ilişkin olarak daha önce verilen kararların «pasif husumet yokluğundan» davanın reddi ile bozma sonrasında esastan reddine ilişkin olmasına ve tüm yargılama boyunca öncelikle «ilmühaberlerin» «teslimine» ilişkin istemle ilgili olarak inceleme yapılmış olmasına göre Dairemizce yapılan ve mahkemece uyulan «son» bozma kararı da içerik olarak yine ilmühaberlerin teslimine ilişkin olup, bozma kararında davacının diğer istemlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerektiği bel …
… amı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, davalının elinde bulunan dava dışı PFZ şirketine ait «ilmühaberlerin» davacıya vekaleten davalı tarafından alınmış olduğu iddiasıyla davalının elinde bulunan ilmühaberlerin «teslimi» ile davalının PFZ hesabından çektiği paraların davacıya verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacı, davalıdan dava dışı şirkete ait hisse senetlerini «temsil» eden ilmühaberlerin teslimi ile davalı tarafından PFZ hesabından çekilen paraların tahsilini istemiş olup, yapılan yargılama ve mahkemece de uyulan Dairemizin 05.0 …
A.Ş. ortaklarından ... ... ...'nun sahip olduğu ....400,00 TL nominal değerle 48 adet hisse karşılığı geçici «ilmühaber» ile aynı şirket ortaklarından da Turhan ...'nun sahip olduğu yine ....400,00 TL nominal değerle 47 adet hisse karşılığı geçici ilmühaberlerin davalıya «teslim» edildiği ve halen hisseleri davacıya devretmediği, davalının «vekalet görevini kötüye kullanarak» çektiği paraları ve kendisine teslim edilen hisseleri davacıya devretmediği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile Penguen Gıda Dış Ticaret A.Ş. ortaklarında ... . …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptal davasının «hasımsız» olarak açılması gerektiğini, müvekkili şirketin hasım gösterilerek dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, şirketin 1995 yılında kurulduğunu, davacı, şirketin kuruluş tarihinden 2011 yılına kadar şirket yönetim kurulunda yer aldığını, davacı şirketin tüm genel kurullarına katıldığını, hissesi oranından genel kurulda «temsil» edildiğini, davacının kendisine, kendisinin de «yönetim kurulu» üyesi olduğunu zamanda «teslim» edilen «ilmühaberleri» muhtemelen kaybettiğini, davacının kendisine teslim edilen ilmühaberleri «zayi» ettiğini beyan ederek davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dava açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğinden, müvekkili şirket aleyhine «yargı gideri» ile «vekalet ücreti» yükletilmemesine karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette sermayenin % 16.675’ini «temsil» eden payların sahibi olduğunu, şirket kuruluşundan bu yana hisseleri temsil eden hiçbir «hisse senedi» ve/veya «ilmühaber» tanzim edilerek «teslim» edilmediğini, şirket paylarını temsilen hisse senedi ve/veya ilmühaber basılıp basılmadığını, basılmış ise bunların müvekkilinin paylarını temsil eden kısmının müvekkiline teslimini, basılmamış ise bunların basılarak müvekkiline teslimi hususunda şirkete «ihtarname» gönderildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 486 ncı maddesi uyarınca şirket paylarını temsilen yeni hisse senedi ve/veya ilmühaber bası …
… İ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 13.06.1996 tarihli 96/5 karar sayılı yönetim kurulunda yapılan görüşmede nama yazılı «ilmühaber» çıkartılmasına karar verildiği, İlmühaberlerin bastırılıp pay sahiplerine «dağıtıldığına» ilişkin «ispat yükünün» davalı şirkete ait olduğu, davalı şirket ilmühaberlerin bastırıldığını ve «teslim» edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, Yönetim kurulunca ilmühaber bastırılmasına ilişkin karar alınmasının tek başına ilmühaberlerin fiilen bastırılıp teslim edildiğine ispata yeterli görülmediği gerekçesiyle 6102 sayılı Kanun'un 486 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gözetilerek davanın kabulüne, davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına, davacı lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı gideri · nama yazılı pay · haksız çıkan taraf · yönetim kurulu üyeliği · hasımsız dava · vekalet ücreti takdiri · hisse senedi · zayi
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptal davasının «hasımsız» olarak açılması gerektiğini, müvekkili şirketin hasım gösterilerek dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, şirketin 1995 yılında kurulduğunu, davacı, şirketin kuruluş tarihinden 2011 yılına kadar şirket yönetim kurulunda yer aldığını, davacı şirketin tüm genel kurullarına katıldığını, hissesi oranından genel kurulda «temsil» edildiğini, davacının kendisine, kendisinin de «yönetim kurulu» üyesi olduğunu zamanda «teslim» edilen «ilmühaberleri» muhtemelen kaybettiğini, davacının kendisine teslim edilen ilmühaberleri «zayi» ettiğini beyan ederek davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dava açılmasına müvekkil şirket sebebiyet vermediğinden, müvekkili şirket aleyhine «yargı gideri» ile «vekalet ücreti» yükletilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1-Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hasımsız» olarak açılması gerektiğini, davanın «ilmühaberlerin» bastırılmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının alındığı tarihten itibaren yaklaşık 24 yıl sonra ikame edildiğini, davacının ilmühaberleri kaybetmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, şirket ortaklık «pay defterlerine» ilmühaberlerin «teslim» edildiğinin kayıt edildiğini, bu işlemlerin davacının da yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde yapılmış olup, bu defterin tutulmasının davacınında sorumluluğunda olduğunu, davacının karardan sonra 15 yıl daha «yönetim kurulu üyeliği» yaptığını, davacı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, ilmühaberlerin iptaline karar vermeden yeniden basılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kararın kaldırılarak davanın reddine, «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir 2-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ancak kararın «yargılama gideri» yönünden kaldırılarak karşı tarafın «kusuru» neticesinde açılan huzurdaki davaya ilişkin yargılama «masraflarının» davalı yanca karşılanmasına karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada «haksız çıkan» davalının davanın açılmasına sebebiyet veren taraf olduğu sonucuna varıldığından «yargı giderinin» davacı üzerinde bırakılmasına dair hüküm yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesince, yönetim kurulunca «ilmühaber» bastırılmasına ilişkin karar alınması ve bu kararın «pay defterine» işlenmesi tek başına ilmühaberlerin fiilen bastırılıp «teslim» edildiğine ispata yeterli görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak «yargılama giderlerinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette sermayenin % 16.675’ini «temsil» eden payların sahibi olduğunu, şirket kuruluşundan bu yana hisseleri temsil eden hiçbir «hisse senedi» ve/veya «ilmühaber» tanzim edilerek «teslim» edilmediğini, şirket paylarını temsilen hisse senedi ve/veya ilmühaber basılıp basılmadığını, basılmış ise bunların müvekkilinin paylarını temsil eden kısmının müvekkiline teslimini, basılmamış ise bunların basılarak müvekkiline teslimi hususunda şirkete «ihtarname» gönderildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 486 ncı maddesi uyarınca şirket paylarını temsilen yeni hisse senedi ve/veya ilmühaber bası …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5057 E. , 2013/6898 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
47. Asliye Ticaret (... .... Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20...2010 tarih ve 2010/111-2010/498 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... ... ile vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...’da mukim müvekkili ile dava dışı Penguen Gıda A.Ş. arasında 01.06.2001 tarihli “Finansman, Mağazacılık Lojistik ve Hizmetler Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme ile, anılan şirketin üreteceği konserve ürünlerin müvekkilince satın alınması ve ... Serbest Bölgesinde kurulacak PFZ A.Ş. depolarında muhafaza ve pazarlanması, PFZ A.Ş.’nin tüm hisselerinin bedelsiz olarak müvekkiline devri, tüm malların karşılığının müvekkilince tahsilinden sonra bu hisselerin iadesi, müvekkilinin davalıyı veya herhangi bir kişiyi tek yetkili imza sahibi olarak atayabileceği, müvekkilinin tüm ödemeleri üretici Penguen...A.Ş'nin HSBC Bank ... Şubesi’ndeki hesabına yapacağı, mallar nihai müşteriye gönderilmek üzere gemiye yüklendiğinden müvekkilinin bu malları PFZ A.Ş’ne fatura edeceği ve PFZ.
A.Ş’nin nihai müşteriyle üretici arasında kararlaştırılan sözleşme fiyatını müşteriden fatura karşılığı tahsili ve nihai müşteri ödemeyi yaptıktan sonra bir işgünü içerisinde fatura miktarının müvekkiline ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra davalının müvekkilince PFZ. A.Ş’ni idare ve temsile yetkili kılındığını, Penguen Gıda Dış Tic. A.Ş. tarafından hisse senetlerinin yerine tanzim olunan ilmühaberleri müvekkiline verilmek üzere davalıya teslim ettiğini, ancak ilmühaberlerin ihtarnameye rağmen davalı tarafından müvekkiline verilmediğini, ayrıca HSBC Bankası’nın PFZ hesabından davalı tarafından 278.000 Euro’nun alındığını, bu paranın da iadesi konusunda müvekkilince gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, PFZ hisseleri yerine düzenlenen ilmühaberlerin müvekkiline teslimini ve 278.000 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın dayandığı sözleşmenin tarafı olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin PFZ (Penguen Gıda Dış Tic. A.Ş.) hisselerini vekaleten değil, asaleten devraldığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre, Penguen Gıda Dış Tic. A.Ş. ortaklarından ... ... ...'nun sahip olduğu ....400,00 TL nominal değerle 48 adet hisse karşılığı geçici ilmühaber ile aynı şirket ortaklarından da Turhan ...'nun sahip olduğu yine ....400,00 TL nominal değerle 47 adet hisse karşılığı geçici ilmühaberlerin davalıya teslim edildiği ve halen hisseleri davacıya devretmediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak çektiği paraları ve kendisine teslim edilen hisseleri davacıya devretmediği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile Penguen Gıda Dış Ticaret A.Ş. ortaklarında ... ... ...'nun sahip olduğu ....400,00 TL (....400.000. TL) nominal değerli 48 adet hissesi karşılığı geçici ilmühaber ile aynı şirket ortaklarından Turhan ...'nun sahip olduğu yine ....400 TL (....400.000 TL) nominal değerli 47 adet hissesi karşılığı geçici ilmühaberin davacıya ait olduğunun tespiti ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 278.000 Euro alacağın 30.05.2002 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsi bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, davalının elinde bulunan dava dışı PFZ şirketine ait ilmühaberlerin davacıya vekaleten davalı tarafından alınmış olduğu iddiasıyla davalının elinde bulunan ilmühaberlerin teslimi ile davalının PFZ hesabından çektiği paraların davacıya verilmesi istemlerine ilişkindir.Davacı, davalıdan dava dışı şirkete ait hisse senetlerini temsil eden ilmühaberlerin teslimi ile davalı tarafından PFZ hesabından çekilen paraların tahsilini istemiş olup, yapılan yargılama ve mahkemece de uyulan Dairemizin 05.03.2009 tarihli, 2007/13740 Esas-2009/2564 Karar sayılı bozma ilamında davalının elindeki dava dışı PFZ A.Ş'ye ait ilmühaberlerin davacıya ait olup, davalının davacıya vekaleten bu ilmühaberleri almış olduğunun tespiti karşısında mahkemece davalının elindeki ilmühaberlerin davacıya teslimine ilişkin olarak verilen karar bozma ilamına uygun olup, mahkemenin bu yönde verdiği kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Mahkemece davaya ilişkin olarak daha önce verilen kararların pasif husumet yokluğundan davanın reddi ile bozma sonrasında esastan reddine ilişkin olmasına ve tüm yargılama boyunca öncelikle ilmühaberlerin teslimine ilişkin istemle ilgili olarak inceleme yapılmış olmasına göre Dairemizce yapılan ve mahkemece uyulan son bozma kararı da içerik olarak yine ilmühaberlerin teslimine ilişkin olup, bozma kararında davacının diğer istemlerinin de buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, bu ifade dışında davacının alacak istemiyle ilgili olarak bozma kararında bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, davacının alacak isteminin yerinde olup olmadığının tarafların bu konudaki iddia ve savunmaları ile gösterecekleri deliller çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamından
davalının davacının vekili olarak işlemlerde bulunduğu gibi dava dışı PFZ şirketini temsil ve ilzama yetkili yönetici olarak da görev yaptığı anlaşılmıştır. Davalı, çekilen paraların bir kısmını PFZ şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullandığını, bir kısmının ise kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının bu konudaki savunması harcamaya ilişkin belge sunmadığından ve vekalet ücretini doğrudan hesaptan çekemeyeceği gerekçeleriyle yerinde görülmeyerek davacının istediği miktar hüküm altına alınmış ise de davalının yapıldığını iddia ettiği harcamalara ilişkin belgesinin olmaması sırf bu nedenle bu yöndeki savunmasını geçersiz kılmayacağı gibi hak ettiğini iddia ettiği vekalet ücretine ilişkin savunması da incelenerek, çekilen paraların hangi amaçla çekildiği, hangi harcamalarda kullanıldığı, çekilen paralar ile neler yapıldığı gibi hususlar üzerinde durulup, bu konularda inceleme yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuca göre davalının davaya konu para çekim işlemlerinin yerinde olup olmadığının takdir ve tayini gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan davalının dava dışı PFZ şirketinin hesabından çektiği paraların dayanağı da gösterilmeden tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495336100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz