Özel denetçi tayını | Özel denetçi tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6882 E. 2013/6890 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel denetçi tayini↗ özel denetçi↗ esas sözleşme↗ bilirkişi incelemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 31/.../2008 tarihli mizan ile bilanço tablolarının kıyaslanmasının doğru olmayacağı, geçen süre içinde şirketin ticari faaliyetine devam etmesi nedeniyle borçlarını tahsil edebileceği, şirketin satışlarının yıllar içinde yükseldiği, bu nedenle şirketin stoklarını yükseltmesinin de olağan olduğu, buna göre KDV'de de yükselmenin meydana geleceği, şirketin bina ve arazi değerlerinin bilançoda gösterildiği, leasing ile alım sözleşmelerinde şirket yetkilisi olarak davacılarında imzalarının olduğu, şirket kısa vadeli borçlarındaki azalmanın ödemeden kaynaklandığı, şirket ortaklarına olan borçların da ödendiği, böylece şirket hesaplarının açık ve anlaşılabilir olduğu, şirketin yasa, yönetmelik ve ticari teammüllere göre yönetildiği, davacı tarafın özel denetçi tayini gerektiren delil gösteremediği gibi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda şirket yönetmeliğinde suistimal, kanun ve esas sözleşmeye önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin de mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, özel denetçi tayini istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği gibi, şirketin işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmadığı, şirket yönetiminde yasa ve ana sözleşmeye önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi itibariyle davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6263 sayılı ...'nın 348. maddesi uyarınca özel denetçi tayinine ilişkin koşulların oluştuğu, dosyada mevcut delil durumuna göre anlaşılmıştır. Bu durumda davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmeyip, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14494 E. 2013/21002 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi · esas sözleşme · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… an borçların da ödendiği, böylece şirket hesaplarının açık ve anlaşılabilir olduğu, şirketin yasa, yönetmelik ve ticari teammüllere göre yönetildiği, davacı tarafın «özel denetçi tayini» gerektiren delil gösteremediği gibi, yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda şirket yönetmeliğinde suistimal, kanun ve «esas sözleşmeye» önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin de mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «özel denetçi tayini» istemine ilişkindir.
Ancak, dava tarihi itibariyle davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6263 sayılı ...'nın 348. maddesi uyarınca «özel denetçi tayinine» ilişkin koşulların oluştuğu, dosyada mevcut delil durumuna göre anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, şirket hesaplarının açık ve anlaşılabilir olduğu, şirketin yasa, yönetmelik ve ticari teammüllere göre yönetildiği, davacı tarafın «özel denetçi tayini» gerektiren delil gösteremediği gibi, yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda şirket yönetmeliğinde suistimal, kanun ve «esas sözleşmeye» önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin de mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dair …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14315 E. 2012/20584 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi
İncelediğiniz kararda… an borçların da ödendiği, böylece şirket hesaplarının açık ve anlaşılabilir olduğu, şirketin yasa, yönetmelik ve ticari teammüllere göre yönetildiği, davacı tarafın «özel denetçi tayini» gerektiren delil gösteremediği gibi, yapılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda şirket yönetmeliğinde suistimal, kanun ve «esas sözleşmeye» önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin de mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «özel denetçi tayini» istemine ilişkindir.
Ancak, dava tarihi itibariyle davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6263 sayılı ...'nın 348. maddesi uyarınca «özel denetçi tayinine» ilişkin koşulların oluştuğu, dosyada mevcut delil durumuna göre anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaDava, «özel denetçi tayini» istemine ilşkindir.
Kaldı ki, davacılar vekili dava dilekçesinde açıkça TTK'nun 348. madde hükmüne dayalı olarak «özel denetçi tayini» isteminde bulunmuştur.
Mülga TTK'nunun 348'nci maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri pay sahibi olan kişiler, «son» iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini «tahkik» için «özel denetçi» veya denetçiler tayinini, gerekli giderleri ödemek, dava sonucuna kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini herhangi bir bankaya tevdi etmek koşulu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · tahkikat · olağanüstü genel kurul · hukuki yarar · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2007/139 esas sayılı dosyasında 27.01.2007 tarihinde yapılan şirket 2005 yılı «olağan genel kurul» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespiti» davasında da inceleme yapılıp karar verileceğinden ayrıca dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemenin dava konusu edilen hususlar hakkında davalı şirketin 27/01/2007 tarihinde yapılan 2005 yılı «olağan genel kurul» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespiti» davasında inceleme yapılıp karar verileceği, davacıların dava açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mülga TTK'nunun 348'nci maddesi hükmüne göre, genel kurulun toplantı vaktinden itibaren en az altı ay önceden beri pay sahibi olan kişiler, «son» iki yıl içinde ortaklığın kuruluşuna veya idare muamelelerine ilişkin bir suistimalin olduğunu veya yasa yahut ana sözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edildiğini iddia ettikleri takdirde, bunları veya bilançonun gerçekliğini «tahkik» için «özel denetçi» veya denetçiler tayinini, gerekli giderleri ödemek, dava sonucuna kadar merhun kalmak üzere sahip oldukları pay senetlerini herhangi bir bankaya tevdi etmek koşulu …
… inde şirket ortaklarının müracaatı ile mahkeme tarafından özel murakıp tayin edilmesi mümkün olup, TTK'nun 348'nci maddesi uyarınca denetçi atanması için iddiaların «kesin» bir şekilde kanıtlanmasının gerekmeyip, bu yönde emarenin bulunmasının yeterli olduğu, davacıların iddialarının ancak «özel denetçi» incelemesi sonucu ortaya çıkacağı nazara alınmaksızın ileri sürülen iddiaların kanıtlanması için delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6882 E. , 2013/6890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....11.2011 tarih ve 2011/223-2011/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %... oranı üzerinde şirket hisselerini ellerinde bulundurmaları nedeniyle azınlık haklarına sahip oldukları, davalı şirketin 2008 ve 2009 yılı olağan genel kurul toplantılarından özel denetçi tayini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin reddedildiğini, bilanço ve gelir tablolarının yönetmelik ve tebliğlere uygun olmadığını, 2007-2008 yılı karşılaştırmalı mali tabloları ile 2008-2009 yılı karşılaştırmalı mali tablolarının uyumsuz olduğunu, 31...2008 tarihli nizam ile ....401.000,00 TL alacaklı iken 2008 yılı bilanço gelir ve gider tablosundan alacağın 224.472,00 TL'ye düştüğünü, toplam ....335.000,00 TL alacağın şirketin yönetim kurulu üyelerinin sahibi olduğu Aspen Yapı ve Zemin Sistemleri'nden olan alacak olup tablolardan alacağın bu şirketten nasıl tahsil edileceğinin görülemediğini, ham madde stok miktarında nedeni anlaşılamayan artış olduğunu, 2009 yılına devreden KDV tutarının satışlar düşük olduğu halde yüksek olduğunu, bunun da kayıt dışı satışların yüksek olduğunu gösterdiğini, fiili stok sayımlarının tüm ortaklara ibraz edilmediğini, şirketin sahip olduğu binaların değerlerinde artış meydana geldiğini, leasing ile alım tutarının arttığını, kısa vadeli borçların artış gösterdiğini, satıcılara ve ortaklara olan borçların düştüğünü, borçlanmaların nedeninin tablolardan anlaşılamadığını, şirketin genel yönetim giderleri ve finansman giderlerinin mali tablolardan anlaşılamadığını, şirketin işlemlerinde bazı usulsüzlükler olduğunu, buna rağmen özel denetçi tayini taleplerinin yerinde görülmediğini ileri sürerek 2008 ve 2009 yılları için davalı şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların davalı şirkete hiçbir kaynak aktarımı yapmadıklarını, hakim ortağı oldukları bir başka şirketin aldığı malzemelerin bedelini ödemediklerini, şirkete verdikleri borçları şirketin en dar zamanında geri istediklerini, bilanço ve buna bağlı maddelerin görüşülmesinin bir ay ertelendiğini, ancak buna rağmen bilançoları incelemediklerini, bilanço ve mali tabloların hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, leasing
ile alınan malların alımına ilişkin sözleşmelerde davacıların dahi imzalarının olduğunu, şirketin faaliyetleri sonucunda, alacak ve borçlar ile stok miktarında farklılar olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 31/.../2008 tarihli mizan ile bilanço tablolarının kıyaslanmasının doğru olmayacağı, geçen süre içinde şirketin ticari faaliyetine devam etmesi nedeniyle borçlarını tahsil edebileceği, şirketin satışlarının yıllar içinde yükseldiği, bu nedenle şirketin stoklarını yükseltmesinin de olağan olduğu, buna göre KDV'de de yükselmenin meydana geleceği, şirketin bina ve arazi değerlerinin bilançoda gösterildiği, leasing ile alım sözleşmelerinde şirket yetkilisi olarak davacılarında imzalarının olduğu, şirket kısa vadeli borçlarındaki azalmanın ödemeden kaynaklandığı, şirket ortaklarına olan borçların da ödendiği, böylece şirket hesaplarının açık ve anlaşılabilir olduğu, şirketin yasa, yönetmelik ve ticari teammüllere göre yönetildiği, davacı tarafın özel denetçi tayini gerektiren delil gösteremediği gibi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda şirket yönetmeliğinde suistimal, kanun ve esas sözleşmeye önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin de mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, özel denetçi tayini istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği gibi, şirketin işlemlerinde bir usulsüzlük bulunmadığı, şirket yönetiminde yasa ve ana sözleşmeye önemli aykırılıklar bulunduğuna dair emarelerin mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi itibariyle davaya konu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6263 sayılı ...'nın 348. maddesi uyarınca özel denetçi tayinine ilişkin koşulların oluştuğu, dosyada mevcut delil durumuna göre anlaşılmıştır. Bu durumda davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmeyip, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495324000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz