Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7391 E. 2013/6694 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait markaların daha önce tescil edildiği ve markaların benzer olup aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Ancak, mahkemece davaya konu marka ile davacıya ait markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında, benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davalı markasının tescilli olduğu 43. sınıfa ait bir kısım hizmetlerin davacı markalarında yer alan mal ve hizmetlerden farklılık arzettiği göz önüne alınmaksızın, davanın tümden kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8972 E. 2023/404 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu komisyonu · komisyon alacağı · komisyon bedeli · teminat mektubu · depo kararı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · geçersizlik
Benzer bu karardaDavacı tarafından davalılar aleyhine «teminat mektubu komisyon alacağına» ve teminat mektubu «depo» bedeline ilişkin olarak takip başlatılmış, davalılar tarafından takibe yapılan itirazın iptali talep edilmiştir.
Ancak taraflar arasındaki sözleşme gereği «teminat mektubunun» «geçersizliğinin» tespit edildiği tarihe kadar bankanın «komisyon bedeli» alacağının bulunduğu değerlendirilip yapılacak hesaplama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve takibin devamının gerekip gerekmediğine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/260 E. 2015/1031 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dava niteliği · haksız fiil · tacir · haksız rekabet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tacirler» arasındaki «haksız rekabete» TTK hükümleri, tacir olmayanlar arasındaki haksız rekabete ise TBK hükümlerinin uygulanacağı, tarafların tacir olmadığı ve davada bir ticari rekabetin söz konusu olmadığı, bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemelerinin yargılamada «görevli» olacağı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve başvuru halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine …
Dava, ticaret merkezi niteliğindeki taşınmazın kat malikleri adına yönetici tarafından açılmış «haksız rekabetin» tespit ve men'i davası niteliğinde olup, taşınmazın ticaret merkezi niteliği gözetildiğinde, kat maliklerinin bu taşınmazdaki faaliyetlerinin «ticari nitelik» arzettiği açık bulunmakla, varlığı ileri sürülen «haksız fiilin» 6102 sayılı TTK'nın 55/a-2, 3 ve 4. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava dilekçesinin görev yönünden r …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7717 E. 2015/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · ticari işletme · alacağın temliki · temlik · usulden reddi · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «alacağın temliki sözleşmesinin» davacılar ile Tasfiye Halinde .... arasındaki cari ilişkiden kaynaklandığı, temlik edilen alacağın kaynağının ticari iş olduğu, dolayısı ile yapılan temlikin de ticari bir devir mahiyeti arzettiği, bu hali ile davanın TTK'nın 4. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görevi kapsamında kaldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden «usulden reddine», mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın istek halinde «görevli» ve yetkili ...
Dava, taraflar arasında düzenlenen «alacağın temliki sözleşmesine» dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, görev hususunun da bu doğrultuda değerlendirilmesi ve Asliye Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınıp işin esasına girilmesi gerekirken «temlik» edilen alacağın kaynağına dayalı olarak «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davalıların «tacir» olmadıkları da gözetildiğinde her iki tarafın «ticari işletmesiyle» ilişkili bir sözleşme değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6914 E. 2014/13851 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… yılı KHK'nin 7/1-(b) bendine göre reddine yönelik kararının tümden iptali gerektiği, davacı başvurusunun iş bu kararın kesinleşmesi ile ancak resmi marka bülteninde «ilanı» ile üçüncü kişilerin bilgi ve itirazlarına açılabileceği, onun için şu aşamada tescile karar verilmesinin olanaksız bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü i …
Davacı vekilinin, marka başvurusunun tesciline ilişkin istemi feri nitelik taşıdığından bu istemin reddi nedeniyle davacı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7391 E. , 2013/6694 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2011/83-2012/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin...Çocuklar Evi + şekil” ve “Minik Dahi + Şekil” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalının ise “Sevimli Minik Dahiler” ibaresini kendi adına tescil ettirdiğini, taraf markalarının benzer olup aralarında iltibas ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait markalar ile müvekkiline ait markanın benzer olmadıklarını ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait markaların daha önce tescil edildiği ve markaların benzer olup aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Ancak, mahkemece davaya konu marka ile davacıya ait markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında, benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davalı markasının tescilli olduğu 43. sınıfa ait bir kısım hizmetlerin davacı markalarında yer alan mal ve hizmetlerden farklılık arzettiği göz önüne alınmaksızın, davanın tümden kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495322400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz