Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1940 E. 2019/960 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zarar tehlikesi↗ iş sırrı↗ ticari sır↗ ticari itibar↗ tefrik↗ kişilik hakları↗ aktif husumet↗ maddi hata↗ şirket zararı↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı ...'nın 56. maddesi uyarınca haksız rekabetin aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iksadi rekabetin her türlü suistimali, bir teşebbüsün kendi caba ve emeğinin üstünlüğüne dayanmaksızın rakiplerine göre avantajlı konum elde etmesi olduğu, ...'nın 57/6-8 maddesinde de hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde elde edilen veya öğrenilen imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmanın haksız rekabetin unsuru olarak düzenlendiği, çalışanlar vasıtasıyla davacı şirketin müşteri bilgileri, ihale bilgileri gibi ticari sır teşkil eden bilgilerinin elde edildiği, böylelikle müşterilerin bilgilerinden kaynaklanan avantaj nedeniyle imkanların müşterilerin kabul edeceği gibi onlara uygun sunulmasından kaynaklanan bir haksız rekabetin oluştuğu, müşteri bilgileri, maliyetler, fiyatlar, ihale bilgilerinin ticari sır sayıldığı, ticari sırrın elde edilmesi ile davalı tarafça yapılan işlerde artış sağlandığı, davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 103.796,... TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren 98.796,... TL'ye ise 14/.../2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı ... Tek. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hakkında açılan dava tefrik edildiği halde ...’nun karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre davalı ... Tek. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki (...) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davacılar vekilinin ise davacı ... tarafından açılan davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...-Davada ...’in davacı şirketin yetkilisi olduğu belirtilerek davacı olarak gösterildiği anlaşılmakta olup, dava konusu edilen eylemler nedeniyle davacı şirketin zarar gördüğü kabul edileceğinden davacı ...’in aktif husumetinin bulunmadığı nazara alınarak adı geçen davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı ... tarafından açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı ... .. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
...-Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesiyle maddi tazminat ile birlikte manevi tazminatın da tahsili istenmiş olup, davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 103.796,... TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmekle birlikte, davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine hükmedilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 58. maddesi haksız rekabet yüzünden iktisadi menfaatleri bakımından zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimseye 818 sayılı BK nın 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcut ise manevi tazminat istemek hakkını tanımış bulunmaktadır. İlgili yasal düzenleme gereğince, hakimin haksız rekabet eylemi dolayısıyla manevi tazminata hükmedebilmesi için davacının iktisadi menfaati yönünden zararın veya tehlikenin ve davalının kusurunun olması yeterlidir. Dairemizin 16/02/2015 tarihli 2015/1252 Esas, 2015/2024 Karar sayılı bozma ilamında da ifade edildiği gibi tüzel kişiler insanlar gibi maddi-organik bir yapıya sahip olmadıklarından onların bedensel bütünlüğü, yaşamı, sağlığı gibi, maddi bedensel değerler üzerinde kişilik haklarının varlığı tabii olarak söz konusu olmamakla birlikte saygınlık, onur, sır çevresi gibi manevi nitelikteki kişisel değerlerle, mesleki ve ekonomik kişisel değerlere gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de sahip olduğu söylenilebilir. Tüzel kişilerin kişisel değerler üzerindeki kişilik haklarının korunması gerekir (...ilerin Kişilik Haklarının Korunması”, AÜHFD., 1991, C. 42, s. 1- 4, s. 208- 230).
Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir (HGK 01.02.2012 tarih, 2011/4-687 E. 2012/... K.).
Tüzel kişilerin ticari sırlarının elde edilerek kullanılmasıyla ve ticari itibarının sarsılmasıyla manevi zarara uğramaları halinde manevi tazminata hükmedilebilecektir. Yani manevi zararın bulunması yeterli olup, bu zararın somut olarak ispatlanması söz konusu olamaz. Bu durumda mahkemece somut olayın özellikleri dikkate alınarak manevi zarara uğrayan davacı şirket yararına manevi tazminat isteminin koşullarının ilke olarak oluştuğunun kabulü gerekirken davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4664 E. 2024/2559 K.
Ortak:iş sırrı · ticari sır · aktif husumet · şirket zararı · maddi tazminat · haksız rekabet · avans faizi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı ...'nın 56. maddesi uyarınca «haksız rekabetin» aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iksadi rekabetin her türlü suistimali, bir teşebbüsün kendi caba ve emeğinin üstünlüğüne dayanmaksızın rakiplerine göre avantajlı konum elde etmesi olduğu, ...'nın 57/6-8 maddesinde de hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde elde edilen veya öğrenilen imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmanın haksız rekabetin unsuru olarak düzenlendiği, çalışanlar vasıtasıyla davacı şirketin müşteri bilgileri, ihale bilgileri gibi «ticari sır» teşkil eden bilgilerinin elde edildiği, böylelikle müşterilerin bilgilerinden kaynaklanan avantaj nedeniyle imkanların müşterilerin kabul edeceği gibi onlara uygun sunulmasından kaynaklanan bir haksız rekabetin oluştuğu, müşteri bilgileri, maliyetler, fiyatlar, ihale bilgilerinin ticari sır sayıldığı, ticari «sırrın» elde edilmesi ile davalı tarafça yapılan işlerde artış sağlandığı, davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kab …
… ekmiştir. ...-Davada ...’in davacı şirketin yetkilisi olduğu belirtilerek davacı olarak gösterildiği anlaşılmakta olup, dava konusu edilen eylemler nedeniyle davacı «şirketin zarar» gördüğü kabul edileceğinden davacı ...’in «aktif husumetinin» bulunmadığı nazara alınarak adı geçen davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı ... tarafından açılan davanın da kı …
Şti. yararına bozulması gerekmiştir. ...-Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesiyle «maddi tazminat» ile birlikte manevi tazminatın da tahsili istenmiş olup, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 103.796,...
Benzer bu kararda2016/343 K. sayılı kararı ile çalışanlar vasıtasıyla davacı şirketin müşteri bilgileri, ihale bilgileri gibi «ticari sır» teşkil eden bilgilerinin elde edildiği, böylelikle müşterilerin bilgilerinden kaynaklanan avantaj nedeniyle imkanların müşterilerin kabul edeceği gibi onlara uygun sunulmasından kaynaklanan bir «haksız rekabetin» oluştuğu, müşteri bilgileri, maliyetler, fiyatlar, ihale bilgilerinin ticari sır sayıldığı, ticari «sırrın» elde edilmesi ile davalı tarafça yapılan işlerde artış sağlandığı, davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 103.796,10 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren 98.796,10 TL'ye ise 14.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» uygulanmasına, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davacılar vekili ile davalı Aktek Tek.
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı ... yönünden «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 103.796,10 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin dava tarihi, 98.796,10 TL'sinin 14.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava …
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 07.02.2019 tarih, 2017/1940 E., 2019/960 K. sayılı kararıyla davacı ...’in «aktif husumetinin» bulunmadığı nazara alınarak adı geçen davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, manevi zarara uğrayan davacı şirket yararına manevi tazminat isteminin koşullarının ilke olarak oluştuğunun kabulü gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · tavzih · aktif husumet yokluğu · kısıtlılık · husumet yokluğu · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı ... yönünden «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 103.796,10 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin dava tarihi, 98.796,10 TL'sinin 14.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava …
Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı «şirketin zararı» olduğundan bahisle 50.000,00 TL tutarında manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aynı sektörde ve «kısıtlı» alanda faaliyet gösteren şirketlerin aynı müşterilere sahip olmasının «son» derece normal olduğunu, bu duruma davacı şirketin ticari sırlarının ele geçirilerek sahip olunduğuna kesinlikle delil teşkil etmediğini, müvekkil şirket aleyhine «maddi tazminata» hükmedilmesinin yerinde olmadığını, manevi tazminat miktarının oldukça fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.10.2019 tarih ve 2019/411 E., 2019/1089 K. sayılı kararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 23.11.2020 tarih, 2020/759 E., 2020/5294 K. sayılı kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak iki kez «tavzih» ile kararın değiştirilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle usulden bozulmuştur.
-
Haksız rekabete dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/759 E. 2020/5294 K.
Ortak:ticari itibar · maddi tazminat · haksız rekabet · avans faizi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti. yararına bozulması gerekmiştir. ...-Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesiyle «maddi tazminat» ile birlikte manevi tazminatın da tahsili istenmiş olup, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 103.796,...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı ...'nın 56. maddesi uyarınca «haksız rekabetin» aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iksadi rekabetin her türlü suistimali, bir teşebbüsün kendi caba ve emeğinin üstünlüğüne dayanmaksızın rakiplerine göre avantajlı konum elde etmesi olduğu, ...'nın 57/6-8 maddesinde de hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde elde edilen veya öğrenilen imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmanın haksız rekabetin unsuru olarak düzenlendiği, çalışanlar vasıtasıyla davacı şirketin müşteri bilgileri, ihale bilgileri gibi «ticari sır» teşkil eden bilgilerinin elde edildiği, böylelikle müşterilerin bilgilerinden kaynaklanan avantaj nedeniyle imkanların müşterilerin kabul edeceği gibi onlara uygun sunulmasından kaynaklanan bir haksız rekabetin oluştuğu, müşteri bilgileri, maliyetler, fiyatlar, ihale bilgilerinin ticari sır sayıldığı, ticari «sırrın» elde edilmesi ile davalı tarafça yapılan işlerde artış sağlandığı, davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kab …
TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren 98.796,...
Benzer bu karardaŞti yönünden kabulüne, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile alınarak işbu davacı şirkete verilmesine, 5.000,00 TL'ye «maddi tazminata dava» tarihinden itibaren 98.796,10 TL'sına 14.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» uygulanmasına, b)Davacı ... yönünden «husumet» nedeniyle reddine, B-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI Talebi YÖNÜNDEN a)Manevi tazminat davasının davacı Ergil Grup yönünden kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile alınarak davacı şirkete ödenmesine, b)Manevi tazminat davasının davacı ... yönünden reddine,'' şeklinde hükmün yeniden «tavzihine» karar verilmiştir.
… stığı, ekonomik itibarın da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsü olduğu, bu bağlamda davacı şirketin ticari sırlarının elde edilerek kullanılmasıyla ve «ticari itibarının» sarsılmasıyla manevi zarara uğradığının kabulü ile olayın oluş şekli, «hakkaniyet», tarafların ticari ekonomik sosyal konumları da dikkate alınarak takdiren 50.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece 10.10.2019 tarihinde verilen kararda; ''davanın kabulüne, davacı ... yönünden «husumet» nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kabulüne, 50.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacı tarafa ödenmesine'' hükmedilmiş, davacılar vekilinin 01.11.2016 tarihli «tavzih» istemi kabul edilerek 06.11.2019 tarihli tavzih kararı ile 4.376,75 TL «yargılama giderinin» sehven 43.76,75 TL olarak yazıldığı gerekçesiyle bu hususun düzeltilmesi için hüküm ilk kez tavzih edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tavzih · ticari avans faizi · hakkaniyet · tazminat davası · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece 10.10.2019 tarihinde verilen kararda; ''davanın kabulüne, davacı ... yönünden «husumet» nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kabulüne, 50.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacı tarafa ödenmesine'' hükmedilmiş, davacılar vekilinin 01.11.2016 tarihli «tavzih» istemi kabul edilerek 06.11.2019 tarihli tavzih kararı ile 4.376,75 TL «yargılama giderinin» sehven 43.76,75 TL olarak yazıldığı gerekçesiyle bu hususun düzeltilmesi için hüküm ilk kez tavzih edilmiştir.
… stığı, ekonomik itibarın da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsü olduğu, bu bağlamda davacı şirketin ticari sırlarının elde edilerek kullanılmasıyla ve «ticari itibarının» sarsılmasıyla manevi zarara uğradığının kabulü ile olayın oluş şekli, «hakkaniyet», tarafların ticari ekonomik sosyal konumları da dikkate alınarak takdiren 50.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsili ile alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Şti yönünden kabulüne, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile alınarak işbu davacı şirkete verilmesine, 5.000,00 TL'ye «maddi tazminata dava» tarihinden itibaren 98.796,10 TL'sına 14.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» uygulanmasına, b)Davacı ... yönünden «husumet» nedeniyle reddine, B-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI Talebi YÖNÜNDEN a)Manevi tazminat davasının davacı Ergil Grup yönünden kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile alınarak davacı şirkete ödenmesine, b)Manevi tazminat davasının davacı ... yönünden reddine,'' şeklinde hükmün yeniden «tavzihine» karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin 07.11.2019 tarihli ikinci «tavzih» istemi de kabul edilerek hüküm fıkrasının ''1-A-DAVANIN MADDİ TAZMİNAT DAVASI Talebi YÖNÜNDEN a)Davanın 103.796,10 TL «maddi tazminat» davasının davacı Ergil Grup İnşaat Makine İmalat İthalat İhracat San. ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1252 E. 2015/2024 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz kararda… i gibi tüzel kişiler insanlar gibi maddi-organik bir yapıya sahip olmadıklarından onların bedensel bütünlüğü, yaşamı, sağlığı gibi, maddi bedensel değerler üzerinde «kişilik haklarının» varlığı tabii olarak söz konusu olmamakla birlikte saygınlık, onur, sır çevresi gibi manevi nitelikteki kişisel değerlerle, mesleki ve ekonomik kişisel değerlere g …
Tüzel kişilerin kişisel değerler üzerindeki «kişilik haklarının» korunması gerekir (...ilerin Kişilik Haklarının Korunması”, AÜHFD., 1991, C.
Tüzel kişinin «kişilik haklarından» olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir (HGK 01.02.2012 tarih, 2011/4-687 E.
Benzer bu karardaMahkemece, TMK'nın 25. maddesinin gerçek kişilerin «kişilik haklarına saldırı» ile ilgili olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 57. maddesinin yollaması ile 6102 sayılı Yasa'nın 55. ve devam eden maddelerinin uygulama yerinin olup olmadığının tartışılmasının gerektiğini, aynı Yasa'nın 4/a maddesi ve 5. maddesine göre «görevli» mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesi ile müracaat halinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… lığının tespitini, yayınların sona erdirilmesini ve lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş olup, mahkemece TMK'nın 25. maddesinin ancak gerçek kişilerin «kişilik haklarına saldırı» halinde uygulanabileceği, somut olayda tartışılması gereken maddelerin TTK'nın 55 vd maddeleri olduğu ve bu sebeple davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirtilerek «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Tüzel kişiler insanlar gibi maddi-organik bir yapıya sahip olmadıklarından onların bedensel bütünlüğü, yaşamı, sağlığı gibi, maddi bedensel değerler üzerinde «kişilik haklarının» varlığı tabii olarak söz konusu olmamakla birlikte saygınlık, onur, sır çevresi gibi manevi nitelikteki kişisel değerlerle, mesleki ve ekonomik kişisel değerlere gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de sahip olduğu söylenilebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · taraf ehliyeti · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, TMK'nın 25. maddesinin gerçek kişilerin «kişilik haklarına saldırı» ile ilgili olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 57. maddesinin yollaması ile 6102 sayılı Yasa'nın 55. ve devam eden maddelerinin uygulama yerinin olup olmadığının tartışılmasının gerektiğini, aynı Yasa'nın 4/a maddesi ve 5. maddesine göre «görevli» mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesi ile müracaat halinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
… lığının tespitini, yayınların sona erdirilmesini ve lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş olup, mahkemece TMK'nın 25. maddesinin ancak gerçek kişilerin «kişilik haklarına saldırı» halinde uygulanabileceği, somut olayda tartışılması gereken maddelerin TTK'nın 55 vd maddeleri olduğu ve bu sebeple davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirtilerek «görevsizlik» kararı verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun tüzel kişilerde “hak «ehliyeti»” başlıklı 48. maddesinde tüzel kişilerin hak ehliyeti “Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.” şeklinde düzenlenmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13783 E. 2015/10613 K.
Ortak:ticari itibar · kişilik hakları · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaTL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren 98.796,...
Şti. yararına bozulması gerekmiştir. ...-Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesiyle «maddi tazminat» ile birlikte manevi tazminatın da tahsili istenmiş olup, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 103.796,...
TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmekle birlikte, davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda… sı itibariyle davacı tarafın bu yeri kabul etmek yükümlülüğü altında olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede de stand alanının değiştirilmesine yönelik tek taraflı «yetki» verilmediği, davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı eylemleri ile sözleşmenin uygulanmasını engelleyerek sözleşmenin hükümsüz hale gelmesine sebep olduğundan davacının uğramış olduğu zararları gidermekle yükümlü olduğu, davalı vekili cevap dilekçesinden sonra yargılama aşamalarındaki beyanlarında davacının ancak 04.11.2011 tarihli «protokol» uyarınca talepte bulunabileceğini savunmuş ise de davalının 2011 yılı Kasım ayı sonuna kadar protokolde belirtilen 213.208 EURO'yu (Protokol ile birlikte verilen 20.000 EURO düşüldükten sonra bakiye kalan kısım) yatıramamış olduğu anlaşıldığından söz konusu protokolün 6. maddesi dikkate alınarak «geçersiz» hale geldiği, protokol kapsamında tarafların «sulh» olduğu iddiasının ortadan kalktığı, buna bağlı olarak taraflar arasındaki hukuki ilişkinin fuar alanı tahsis sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı taraf dava dışı bir firma ile 370.000 EURO'luk stand kurulum anlaşması yapmış ise de bu zarar kalemi kapsamında ispatlanabilen ödemenin 50.000,50 EURO olduğu, davacı itibar «kaybı» nedeniyle tazminat talep etmişse de şirketlere yönelik kişisel bir saldırı mahiyetinde eylem bulunmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» davasının kısmen kabulü ile 213.208 EURO fuar ödemesi iadesi, 50.000,50 EURO fuar stand ödemesi, 84.000 EURO seyahat ödemesi, 15.709,09 EURO vize ödemesi, 161.579, …
Davacı tarafın, davalının haksız ve sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle Türkiye ve Çin'de «ticari itibar» «kaybına» uğradığı iddiasıyla dava konusu yaptığı manevi tazminat talebi, mahkemece “...iddia konusu durumun şirketlere yönelik kişisel bir saldırı mahiyetinde olmadığı...” gerekçesiyle reddedilmiştir.
Tüzel kişinin «kişilik haklarından» olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir (HGK 01.02.2012 tarih, 2011/4-687 E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat · kâr kaybı · protokol · geçersizlik · yetki · sulh · teslim
Benzer bu kararda… sı itibariyle davacı tarafın bu yeri kabul etmek yükümlülüğü altında olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede de stand alanının değiştirilmesine yönelik tek taraflı «yetki» verilmediği, davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı eylemleri ile sözleşmenin uygulanmasını engelleyerek sözleşmenin hükümsüz hale gelmesine sebep olduğundan davacının uğramış olduğu zararları gidermekle yükümlü olduğu, davalı vekili cevap dilekçesinden sonra yargılama aşamalarındaki beyanlarında davacının ancak 04.11.2011 tarihli «protokol» uyarınca talepte bulunabileceğini savunmuş ise de davalının 2011 yılı Kasım ayı sonuna kadar protokolde belirtilen 213.208 EURO'yu (Protokol ile birlikte verilen 20.000 EURO düşüldükten sonra bakiye kalan kısım) yatıramamış olduğu anlaşıldığından söz konusu protokolün 6. maddesi dikkate alınarak «geçersiz» hale geldiği, protokol kapsamında tarafların «sulh» olduğu iddiasının ortadan kalktığı, buna bağlı olarak taraflar arasındaki hukuki ilişkinin fuar alanı tahsis sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı taraf dava dışı bir firma ile 370.000 EURO'luk stand kurulum anlaşması yapmış ise de bu zarar kalemi kapsamında ispatlanabilen ödemenin 50.000,50 EURO olduğu, davacı itibar «kaybı» nedeniyle tazminat talep etmişse de şirketlere yönelik kişisel bir saldırı mahiyetinde eylem bulunmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» davasının kısmen kabulü ile 213.208 EURO fuar ödemesi iadesi, 50.000,50 EURO fuar stand ödemesi, 84.000 EURO seyahat ödemesi, 15.709,09 EURO vize ödemesi, 161.579, …
… m dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafın davacıya 11 Mayıs 2011 tarihli 11 nolu holün fuar döneminde kullanılmak üzere «teslimine» ilişkin beyanda bulunduğu, aksi ispatlanmayan davacı beyanları itibariyle davalının fuara 1 gün kala davacıya tahsis edilen fuar alanı değiştirmesi tek taraflı bir işlem olup, tarafların bu konuda «mutabakatı» bulunmadığı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, Bakırköy 7.
2-Dava, fuar hizmeti veren davalı şirketle yapılan anlaşma ve «protokollere» aykırı olarak daha önce davacıya tahsis edilen yerin değiştirilmesi ve fuar içeriğine uygun olmayan yer tahsisi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafın, davalının haksız ve sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle Türkiye ve Çin'de «ticari itibar» «kaybına» uğradığı iddiasıyla dava konusu yaptığı manevi tazminat talebi, mahkemece “...iddia konusu durumun şirketlere yönelik kişisel bir saldırı mahiyetinde olmadığı...” gerekçesiyle reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1940 E. , 2019/960 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/05/2016 tarih ve 2014/344-2016/343 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... Tek. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 05/02/2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılardan ... Teknoloji Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirketin enerji, petrol ve doğalgaz alanında faaliyet gösteren bir firma, davacı ...'in ise davacı şirketin yetkilisi olduğunu, davalılardan ... Tek. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalı ...'nin bir süre davacı şirkette çalıştığını, daha sonra davalı şirkette işe başladığını, davalı ...'nun ise davacı şirkette sekreter olarak çalışırken iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davalı ...'nin davacı şirketin satış bölümünde çalıştığını ve işten ayrılırken beraberinde şirket için kullandığı bütün fiyat listelerini, detaylı teknik bilgilerini götürdüğünü, yine davacı şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili şirketin e-mail adresine izinsiz erişim yaparak şirket bilgilerini elde ettiğini, davalı ...'nun şirkete ait bilgileri para karşılığında diğer davalı ...'ye verdiğini, adı geçen her iki davalı hakkında şikayette bulunulduğunu, böylece davalıların edindikleri davacı şirketin ticari bilgi ve sırlarını kullanarak davacıları zarara uğrattıklarını ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiillerin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 103.796,...
TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davalılar tarafından davacı şirketi zarara uğratacak herhangi bir işlem ve eylemde bulunulmadığını, davacı tarafın varsa zararının davalıların fiillerinden kaynaklanmadığını, manevi tazminatın söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı ...'nın 56. maddesi uyarınca haksız rekabetin aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iksadi rekabetin her türlü suistimali, bir teşebbüsün kendi caba ve emeğinin üstünlüğüne dayanmaksızın rakiplerine göre avantajlı konum elde etmesi olduğu, ...'nın 57/6-8 maddesinde de hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde elde edilen veya öğrenilen imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmanın haksız rekabetin unsuru olarak düzenlendiği, çalışanlar vasıtasıyla davacı şirketin müşteri bilgileri, ihale bilgileri gibi ticari sır teşkil eden bilgilerinin elde edildiği, böylelikle müşterilerin bilgilerinden kaynaklanan avantaj nedeniyle imkanların müşterilerin kabul edeceği gibi onlara uygun sunulmasından kaynaklanan bir haksız rekabetin oluştuğu, müşteri bilgileri, maliyetler, fiyatlar, ihale bilgilerinin ticari sır sayıldığı, ticari sırrın elde edilmesi ile davalı tarafça yapılan işlerde artış sağlandığı, davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 103.796,...
TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren 98.796,... TL'ye ise 14/.../2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı ... Tek. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hakkında açılan dava tefrik edildiği halde ...’nun karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre davalı ... Tek. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki (...) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davacılar vekilinin ise davacı ... tarafından açılan davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...-Davada ...’in davacı şirketin yetkilisi olduğu belirtilerek davacı olarak gösterildiği anlaşılmakta olup, dava konusu edilen eylemler nedeniyle davacı şirketin zarar gördüğü kabul edileceğinden davacı ...’in aktif husumetinin bulunmadığı nazara alınarak adı geçen davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı ... tarafından açılan davanın da kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı ... .. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
...-Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesiyle maddi tazminat ile birlikte manevi tazminatın da tahsili istenmiş olup, davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 103.796,... TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmekle birlikte, davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine hükmedilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 58. maddesi haksız rekabet yüzünden iktisadi menfaatleri bakımından zarar gören veya böyle bir tehlikeye maruz kalan kimseye 818 sayılı BK nın 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcut ise manevi tazminat istemek hakkını tanımış bulunmaktadır. İlgili yasal düzenleme gereğince, hakimin haksız rekabet eylemi dolayısıyla manevi tazminata hükmedebilmesi için davacının iktisadi menfaati yönünden zararın veya tehlikenin ve davalının kusurunun olması yeterlidir. Dairemizin 16/02/2015 tarihli 2015/1252 Esas, 2015/2024 Karar sayılı bozma ilamında da ifade edildiği gibi tüzel kişiler insanlar gibi maddi-organik bir yapıya sahip olmadıklarından onların bedensel bütünlüğü, yaşamı, sağlığı gibi, maddi bedensel değerler üzerinde kişilik haklarının varlığı tabii olarak söz konusu olmamakla birlikte saygınlık, onur, sır çevresi gibi manevi nitelikteki kişisel değerlerle, mesleki ve ekonomik kişisel değerlere gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de sahip olduğu söylenilebilir.
Tüzel kişilerin kişisel değerler üzerindeki kişilik haklarının korunması gerekir (...ilerin Kişilik Haklarının Korunması”, AÜHFD., 1991, C. 42, s.
1- 4, s. 208- 230).
Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir (HGK 01.02.2012 tarih, 2011/4-687 E. 2012/... K.).
Tüzel kişilerin ticari sırlarının elde edilerek kullanılmasıyla ve ticari itibarının sarsılmasıyla manevi zarara uğramaları halinde manevi tazminata hükmedilebilecektir. Yani manevi zararın bulunması yeterli olup, bu zararın somut olarak ispatlanması söz konusu olamaz. Bu durumda mahkemece somut olayın özellikleri dikkate alınarak manevi zarara uğrayan davacı şirket yararına manevi tazminat isteminin koşullarının ilke olarak oluştuğunun kabulü gerekirken davacı şirketin manevi tazminat isteme hakkının ispatlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının, davacılar vekilinin ise davacı ... tarafından açılan davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... Tek. Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı ... Grup İnşaat Mak. İmalat İthalat İhracat San.
ve Tic. Ltd. Şti'ye verilmesine, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ...'den alınıp davalı ... ... Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye ...,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'den alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... .... Müh. Mak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/493172700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz