Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4830 E. 2019/1506 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "SÜMERPARK" ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanımından kaynaklanan üstün hakkının bulunduğu, marka tescilinde dava dışı şahsın kötüniyetli olduğunun ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava kötüniyetli tescil ve öncelik hakkına dayalı olarak davalıya ait 2008/15284 numaralı “SÜMERPARK” ibareli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Davaya konu, davalı markası 35 ve 43. sınıf hizmetleri için tescillidir. Davacı tarafça anılan ibare üzerinde öncelik hakkına dayalı olarak tescilli markaları ile bir internet sitesindeki yazışma ve resimlere dayanılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyada bulunan internet sitesi içeriğindeki görüntüde bir AVM projesi inşaat alanında “SÜMERPARK” ibaresinin 2006 yılında kullanıldığının anlaşıldığından bahisle anılan ibarenin ilk kez davacı tarafından kullanıldığı ve bu nedenle önceye dayalı hakkın davacıya ait olduğu mütalaa edilmiş ve mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak aynı doğrultuda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemecede benimsenen bilirkişi raporunda davalının dava konusu markanın tescilinde kötüniyetli olmadığı mütalaa edilmiştir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesi anlamında öncelik hakkının kanıtlanması bakımından davacının markasal kullanım iddiasına dayanak "Sümerpark" markasının kapsadığı hizmetlerin ve davacı tarafından sunulan internet sitesindeki AVM projesiyle ilgili resim ve yazışmaların varlığının davalı markasının kapsadığı 35 ve 43. sınıf hizmetler bakımından davacıya ne surette bir önceye dayalı kullanım hakkı sağladığı hususu yeterince tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmeyerek kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/381 E. 2023/536 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ın davalı markasının kapsadığı 35 ve 43. sınıf hizmetler bakımından davacıya ne surette bir önceye dayalı kullanım hakkı sağladığı hususu yeterince tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmeyerek kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca öncelikli hak sahipliği sağlayıp sağlamadığı hususlarının davacının dosyaya sunduğu internet sitesindeki AVM projesiyle ilgili resimler ve yazışmalar kapsamında ayrıntılı olarak incelenmeksizin «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş ve Mahkemece de bozmaya uyulmuştur.
… adlandırılmış olması karşısında davacı tarafın "AVM işletmeciliği" ve bu hizmetlerle benzer hizmetler yönünden, 2008 başvuru tarihli davalı markasından önce işarete «ayırt edicilik» kazandırdığı ve önceye dayalı hak sahibi olduğunun kabulü ve buna göre asıl ve birleşen davanın değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… adlandırılmış olması karşısında davacı tarafın "AVM işletmeciliği" ve bu hizmetlerle benzer hizmetler yönünden, 2008 başvuru tarihli davalı markasından önce işarete «ayırt edicilik» kazandırdığı ve önceye dayalı hak sahibi olduğunun kabulü ve buna göre asıl ve birleşen davanın değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2288 E. 2010/4014 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin devri · ihtarname
Benzer bu kararda… rici sebeplere, şirket hisse devir bedelinin 08.11.2005 tarihli sözleşmede nakit olarak kararlaştırılıp bedelin peşin ödendiği belirtilmiş ise de 14.11.2005 tarihli «sözleşmede devrin», bilöbedel yapılacağının kararlaştırılmış olmasına ve tarafların devir esnasında yaptıkları yazışmalar ile karşılıklı olarak gönderdikleri «ihtarnameler» kapsamına göre davacının bedeli ödediğinin mevcut delillerle ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ih …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4830 E. , 2019/1506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07/03/2017 tarih ve 2016/857-2017/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, proje temelleri 2007 yılında atılan, 2008 yılında da inşaatına başlanan ... İlindeki Sümerpark Alışveriş Merkezinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin "SÜMERPARK" ibareli markalarının 36, 37 41 ve 44. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının 35 ve 43. sınıflarda aynı ibareli 2008/15284 tescil numaralı markayı dava dışı Halil Özad isimli şahıstan devraldığını ve müvekkili aleyhine marka hakkına tecavüz iddiasıyla tecavüzün önlenmesi talepli dava açtığını, müvekkilinin 24.01.2011 tarihli "Sümerpark Alışveriş Merkezi" ibareli marka başvurusunun davalı markası nedeniyle 35. sınıf hizmetler yönünden reddedildiğini, hükümsüzlüğü istenen markanın tescil başvurusunun kötüniyetli olduğunu, anılan markanın davalı tarafından kullanılmadığını, davalının müvekkili tarafından işletilen alışveriş merkezinde kiracı olup kirasını ödemediğinden aralarında husumet oluştuğunu, davalının da bunun üzerine dava konusu markayı sırf müvekkilinin markasını kullanmasını engellemek maksadıyla devraldığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2008/15284 sayılı "SÜMERPARK" ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu markayı davalıdan önce kullandığını ve mezkur markanın tescil başvurusu yapıldığında henüz davacının tescilli markasının ve kullanımının olmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, kaldı ki markanın dava dışı Halil Özad isimli şahıs tarafından tescil ettirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "SÜMERPARK" ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanımından kaynaklanan üstün hakkının bulunduğu, marka tescilinde dava dışı şahsın kötüniyetli olduğunun ise ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava kötüniyetli tescil ve öncelik hakkına dayalı olarak davalıya ait 2008/15284 numaralı “SÜMERPARK” ibareli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Davaya konu, davalı markası 35 ve 43. sınıf hizmetleri için tescillidir. Davacı tarafça anılan ibare üzerinde öncelik hakkına dayalı olarak tescilli markaları ile bir internet sitesindeki yazışma ve resimlere dayanılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyada bulunan internet sitesi içeriğindeki görüntüde bir AVM projesi inşaat alanında “SÜMERPARK” ibaresinin 2006 yılında kullanıldığının anlaşıldığından bahisle anılan ibarenin ilk kez davacı tarafından kullanıldığı ve bu nedenle önceye dayalı hakkın davacıya ait olduğu mütalaa edilmiş ve mahkemece söz konusu rapor hükme esas alınarak aynı doğrultuda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemecede benimsenen bilirkişi raporunda davalının dava konusu markanın tescilinde kötüniyetli olmadığı mütalaa edilmiştir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesi anlamında öncelik hakkının kanıtlanması bakımından davacının markasal kullanım iddiasına dayanak "Sümerpark" markasının kapsadığı hizmetlerin ve davacı tarafından sunulan internet sitesindeki AVM projesiyle ilgili resim ve yazışmaların varlığının davalı markasının kapsadığı 35 ve 43. sınıf hizmetler bakımından davacıya ne surette bir önceye dayalı kullanım hakkı sağladığı hususu yeterince tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmeyerek kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492278900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz