Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1790 E. 2019/1209 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 125↗ ön inceleme aşaması↗ hmk 150↗ müteselsil sorumluluk↗ tazminat davası↗ yargılama giderleri↗ ihtiyati tedbir↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ üçüncü kişi↗ kazanılmış hak↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ temlik↗ kâr kaybı↗ limited şirket↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ terkin↗ tacir↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada ... tarafından açılan marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi manevi tazminat davaları yerinde görülmediğinden reddine, karşı davada Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ...'e karşı açılan maddi tazminat davasının HMK.nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, manevi tazminat davası yerinde görülmediğinden reddine, birleşen dosya asıl davacısı Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından açılan ...’ün, Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San ve Tic. Ltd. Şti'nin Ticaret ünvanına “Gölcükler” sözcüğünü ticaret ünvanında kullanmak suretiyle tecavüz ettiğinin tespiti ve haksız rekabet yaptığının tespiti davasının reddine, ... adına tescilli “... Halıcı Gölcükler” ticaret ünvanındaki “Halıcı Gölcükler” ibaresinin ticaret ünvanından ve ticaret sicilinden iptali ve terkinine yönelik davanın kabulüne, ...’ün “... Halıcı Gölcükler” ticaret ünvanındaki “Halıcı Gölcükler” ibaresinin ticaret ünvanından ve ticaret sicilinden iptali, terkini ve çıkarılmasına, ... adına kayıtlı “Gölcükler” ibareli markaların hükümsüzlüğü ve terkinine yönelik davanın kabulüne, ... adına kayıtlı 2004/41719 ve 2003/17040 sayılı “Gölcükler” unsurlu markaların kötü niyetli tescil nedeniyle tescilli tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve ... sicilinden terkinine, ... tarafından birleşen dosyada Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San ve Tic. Ltd. Şirketine karşı açılan ... adına ...'de tescilli “Gölcükler” ve “Halıcı Gölcükler” marka tesciline aykırılık teşkil ettiğinden bahisle “Gölcükler” ticari ünvanının değiştirilmesine yönelik karşı davanın reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı/birleşen davada davalı-karşı davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat, karşı dava, haksız rekabet ve haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi ve manevi tazminat, birleşen dava, haksız rekabetin tespiti, unvan terkini ve markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi, birleşen davada karşı dava ise, marka hakkına dayalı unvanın değiştirilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece birleşen davada ... adına kayıtlı “Gölcükler” ibareli markaların hükümsüzlüğü ve terkinine yönelik davanın kabulüne, ... adına kayıtlı 2004/41719 ve 2003/17040 sayılı “Gölcükler” unsurlu markaların kötü niyetli tescil nedeniyle tescilli tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş olup, hükümsüzlüğüne karar verilen markaların ... adına tescilli iken yargılama sırasında ... nin 02/08/2012 havale tarihli yazısı ekinde gönderilen sicil kaydından Halıcı Gölcükler Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine devredildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinin 1. fıkrası “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” hükmünü haiz olup, bu hüküm doğrultusunda davacı tarafın iki seçimlik hakkı bulunmaktadır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse dava konusunu 3. kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Mahkemece HMK'nın 125. maddesi (HUMK 186. md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2-Birleşen davada davalının ünvanın da terkini istenmiş, yazılı şekilde ... adına tescilli “... Halıcı Gölcükler” ticaret ünvanındaki “Halıcı Gölcükler” ibaresinin ticaret ünvanından ve ticaret sicilinden iptali ve terkinine yönelik davanın kabulüne, ...’ün “... Halıcı Gölcükler” ticaret ünvanındaki “Halıcı Gölcükler” ibaresinin ticaret ünvanından ve ticaret sicilinden iptali ve terkinine karar verilmiştir. Ancak, bu davanın davalısı ... unvanını 1996 yılından beri aynı şekilde kullandığını, karşı tarafın buna suskun kaldığını savunmuş, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere “Halıcı Gölcükler- ...” ünvanıyla düzenlenmiş 1996 tarihli yazar kasa fişlerini, “Halıcı Gölcükler- ...” adına tanzim edilmiş 1997-1998 tarihlerine ait faturaları, defter kayıtlarını ve banka kayıtlarını ibraz etmiş olup dosya kapsamından birleşen davada davacının 1996 yılından beri ...’ün kendisi ile aynı faaliyet alanında ve “Halıcı Gölcükler” ibaresini kullanmak suretiyle ticari faaliyette bulunduğunu bildiği veya en azından aynı ilde faaliyette bulunmaları, ...’ün uzun yıllar işçisi olarak çalışması nedeniyle bilmesi gerektiği, 12/03/2007 tarihinde birleşen davayı açarak ticaret ünvanı terkini talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı, TTK'da düzenlenmiş değildir. Bu durum Dairemiz uygulaması ile hukukumuza yerleşmiş olup, yasal dayanağı da TMK’nın 2. maddesidir. Sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşması için öncelik hakkı sahibinin kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili kesin bir süre vermek mümkün değildir. Burada önemli olan öncelik hakkı sahibinin sonraki kullanıma bir süre katlanmış olmasıdır. Bu itibarla bu sürenin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sürenin belirlenmesinde de esas alınacak olan dürüstlük kuralıdır. Sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilirken, öncelik hakkının sahibinin sonraki tescil veya kullanımdan haberdar olduktan sonra izlediği yol ve sergilediği tavır önemlidir. Bu durumda, ...’ün ticaret unvanı kullanımının başlangıcı nazara alındığında somut olayda sessiz kalma yoluyla hak kaybı şartlarının mevcut olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken tacirin maddi olamayan mal varlıkları olan ticaret unvanı ve markaların seçilmelerinin, tescillerinin, korunmalarının, kullanılmalarının ve kullanım amaçlarının birbirlerinden farklılık arz ettiği nazara alınmaksızın ...'ün "Gölcükler" markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiği ve tescilden sonra Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San ve Tic. Ltd. Şti aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak marka hakkına tecavüz davası açarak asıl hak sahibi olan Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San ve Tic. Ltd. Şirketinin Gölcükler Halı markasını kullanmasını engellemeye çalışması nedeniyle, artık geçmişte susma hakkının kullanılmasının ...'e kazanılmış hak vermeyeceği, sessiz kalan davacının ünvan terkinini isteme hakkının mevcut olduğu, bu durumun TMK.nın 2. maddesine aykırılık da teşkil etmediği sonucuna varılarak birleşen davada ünvan terkini davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı-karşı davalı/birleşen davada davalı-karşı davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13141 E. 2011/14402 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · limited şirket · maddi ve manevi tazminat · terkin · tacir · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada ... tarafından açılan «marka hakkına tecavüzün» tespiti, «maddi manevi tazminat» davaları yerinde görülmediğinden reddine, karşı davada Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ...'e karşı açılan «maddi tazminat» davasının HMK.nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», manevi «tazminat davası» yerinde görülmediğinden reddine, birleşen dosya asıl davacısı Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San. ve Tic.
1-Asıl dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, maddi ve manevi tazminat, karşı dava, «haksız rekabet» ve haksız «ihtiyati tedbir» nedeniyle maddi ve manevi tazminat, birleşen dava, haksız rekabetin tespiti, unvan «terkini» ve markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi, birleşen davada karşı dava ise, marka hakkına dayalı unvanın değiştirilmesi istemlerine ilişkindir.
Bu durumda, ...’ün «ticaret unvanı» kullanımının başlangıcı nazara alındığında somut olayda sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» şartlarının mevcut olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken «tacirin» maddi olamayan mal varlıkları olan ticaret unvanı ve markaların seçilmelerinin, tescillerinin, korunmalarının, kullanılmalarının ve kullanım amaçlarının birbirleri …
Benzer bu kararda… nmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, birleşen davada davalı vekilinin unvan değiştirilmesi istemli karşı dava açtığı, bu karşı davasında «nispi harç» yatırmadığında yöntemine uygun dava açılmadığı, bu nedenle bu konuda inceleme yapılmadığı, «işbölümü» itirazının yerinde olmadığı, asıl davada davalı Alfemo A.Ş ile ilgili bir talebin olmadığından bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verildiği, ‘GÖLCÜKLER’ ibaresinin 01.07.2003 tarihinde 20 ve 27. sınıf emtialar için, 17.12.2004 tarihinde ise, 24., 25. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere davacı-karşı davalı ... adına marka olarak tescil edildiği, 18.09.2006 tarihinde ‘HALICI GÖLCÜKLER+Şekil ibareli marka tescil başvurusunun devam ettiği, karşı tarafın itirazda bulunduğu, itirazın reddine karar verildiği, sürecin devam ettiği, davalı-karşı davacı şirketin kurucu ortağının 1976 yılından beri halıcılık sektöründe faaliyet gösterdiği, davacı-karşı davalı ...’ün 1993-1995 yılları arasında onun işçisi olarak yanında çalıştığı, babasının da işçi olarak görev aldığı, ticari unvanının ‘HALICI GÖLCÜKLER’ olduğu, 1996 yılında yanından ayrıldığı, Ali Rıza Gölcük’ün davalı-karşı davacı «limitet şirkete» dönüştüğü, bu kişinin halıcılık alanında ‘GÖLCÜKLER’ ve ‘HALICI GÖLCÜKLER’ ibarelerini ilk kullananı olduğu, bu hakkını kurduğu şirkete sermaye olarak koyduğu, davalı-karşı davacı ve birleşen davanın davacısı şirketin ibareler üzerinde gerçek hak sahibi olduğunun ortaya çıktığı, davacı-karşı davalı ve birleşen davanın davacısı adına tescilli markaların hükümsüzlüğünün gerektiği, şirketin unvanında ‘GÖLCÜKLER’ ibaresinin yer almasında bir usulsüzlük olmadığı, davacı ...’ün bu yöndeki davasının yerinde bulunmadığı, kendisini ‘...-Halıcı Gölcükler’ ibaresiyle 10.01.2006 tarihinde «ticaret siciline tescil» ettirdiği, bu şekilde tescilin «kötüniyetli» olduğu, anılan ibareyi kullanan hak sahibi Ali Rıza Gölcük’ün yanında işçi olarak çalıştığı, gerçek hak sahibini bildiği, maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı, davalı-karşı davacı ve birleşen davanın davacısı şirketin «maddi tazminat» istemini atiye bıraktığı, kötüniyetli unvan tescili dolayısıyla davacı-karşı davalı ve birleşen davanın davalısı ...’ün «haksız rekabeti» ve «ihtiyati tedbirin infazını» sağladığından dolayı karşı tarafın manevi zararını tazmin etmesi gerektiği, karşılık davada hükmün «ilanının» zorunlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL manevi tazminatın kabulüne, maddi tazminatla ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», karar özetinin ilanına, birleşen davanın kabulüne, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne, unvanındaki ‘HALICI GÖLCÜKLER’ ibaresinin terkinine, haksız re …
2-Asıl dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, maddi ve manevi tazminat, karşı dava, «haksız rekabet» ve «ihtiyati tedbir» keşfinin «infazına» bağlı maddi ve manevi tazminat, birleşen dava, haksız rekabetin tespiti, unvan «terkini» ve markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi, birleşen davada karşı dava ise, marka hakkına dayalı unvanın değiştirilmesi istemlerine ilişkindir.
… keme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada aynı zamanda tescilli «ticaret unvanının terkini» istenmiş olmasına, her ne kadar bu davada «ihtisas» mahkemesi «görevli» değil ise de anılan davada tescilli markaların hükümsüzlüğünün de istenmiş bulunmasına, davalar arasında objektif dava birleşmesinin olmasına, unvan terkini isteminde marka hakkına da dayanılmış bulunmasına, bu yönüyle ihtisas mahkemesinin unvan terkini istemli davaya bakmasında bir yanlışlık olmamasına, genel mahkemeler ile ihtisas mahkemeleri arasında görev ilişkisi bulunmasına, birleşen davada davalı vekilinin iş «bölümü» itirazının yerinde olmamasına, her ne kadar «ara» kararda tarafça hukukçu akademisyenden alınan hukuki görüş raporunun 1086 sayılı HUMK anlamında bilirkişi raporu olarak değerlendirilmiş olması doğru değil ise de …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tedbirin infazı · nispi harç · maktu harç · ticaret unvanının terkini · esnaf · keşif · ticaret sicili tescili · ihtisas mahkemesi
Benzer bu kararda… nmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, birleşen davada davalı vekilinin unvan değiştirilmesi istemli karşı dava açtığı, bu karşı davasında «nispi harç» yatırmadığında yöntemine uygun dava açılmadığı, bu nedenle bu konuda inceleme yapılmadığı, «işbölümü» itirazının yerinde olmadığı, asıl davada davalı Alfemo A.Ş ile ilgili bir talebin olmadığından bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verildiği, ‘GÖLCÜKLER’ ibaresinin 01.07.2003 tarihinde 20 ve 27. sınıf emtialar için, 17.12.2004 tarihinde ise, 24., 25. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere davacı-karşı davalı ... adına marka olarak tescil edildiği, 18.09.2006 tarihinde ‘HALICI GÖLCÜKLER+Şekil ibareli marka tescil başvurusunun devam ettiği, karşı tarafın itirazda bulunduğu, itirazın reddine karar verildiği, sürecin devam ettiği, davalı-karşı davacı şirketin kurucu ortağının 1976 yılından beri halıcılık sektöründe faaliyet gösterdiği, davacı-karşı davalı ...’ün 1993-1995 yılları arasında onun işçisi olarak yanında çalıştığı, babasının da işçi olarak görev aldığı, ticari unvanının ‘HALICI GÖLCÜKLER’ olduğu, 1996 yılında yanından ayrıldığı, Ali Rıza Gölcük’ün davalı-karşı davacı «limitet şirkete» dönüştüğü, bu kişinin halıcılık alanında ‘GÖLCÜKLER’ ve ‘HALICI GÖLCÜKLER’ ibarelerini ilk kullananı olduğu, bu hakkını kurduğu şirkete sermaye olarak koyduğu, davalı-karşı davacı ve birleşen davanın davacısı şirketin ibareler üzerinde gerçek hak sahibi olduğunun ortaya çıktığı, davacı-karşı davalı ve birleşen davanın davacısı adına tescilli markaların hükümsüzlüğünün gerektiği, şirketin unvanında ‘GÖLCÜKLER’ ibaresinin yer almasında bir usulsüzlük olmadığı, davacı ...’ün bu yöndeki davasının yerinde bulunmadığı, kendisini ‘...-Halıcı Gölcükler’ ibaresiyle 10.01.2006 tarihinde «ticaret siciline tescil» ettirdiği, bu şekilde tescilin «kötüniyetli» olduğu, anılan ibareyi kullanan hak sahibi Ali Rıza Gölcük’ün yanında işçi olarak çalıştığı, gerçek hak sahibini bildiği, maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı, davalı-karşı davacı ve birleşen davanın davacısı şirketin «maddi tazminat» istemini atiye bıraktığı, kötüniyetli unvan tescili dolayısıyla davacı-karşı davalı ve birleşen davanın davalısı ...’ün «haksız rekabeti» ve «ihtiyati tedbirin infazını» sağladığından dolayı karşı tarafın manevi zararını tazmin etmesi gerektiği, karşılık davada hükmün «ilanının» zorunlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL manevi tazminatın kabulüne, maddi tazminatla ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», karar özetinin ilanına, birleşen davanın kabulüne, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne, unvanındaki ‘HALICI GÖLCÜKLER’ ibaresinin terkinine, haksız re …
… keme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada aynı zamanda tescilli «ticaret unvanının terkini» istenmiş olmasına, her ne kadar bu davada «ihtisas» mahkemesi «görevli» değil ise de anılan davada tescilli markaların hükümsüzlüğünün de istenmiş bulunmasına, davalar arasında objektif dava birleşmesinin olmasına, unvan terkini isteminde marka hakkına da dayanılmış bulunmasına, bu yönüyle ihtisas mahkemesinin unvan terkini istemli davaya bakmasında bir yanlışlık olmamasına, genel mahkemeler ile ihtisas mahkemeleri arasında görev ilişkisi bulunmasına, birleşen davada davalı vekilinin iş «bölümü» itirazının yerinde olmamasına, her ne kadar «ara» kararda tarafça hukukçu akademisyenden alınan hukuki görüş raporunun 1086 sayılı HUMK anlamında bilirkişi raporu olarak değerlendirilmiş olması doğru değil ise de …
Talep esas alındığında «maktu harç» yatırılmasında da bir yanlışlık bulunmamaktadır.
3-Asıl davada karşı davalı, davacının markası ile unvanını haksız ve «kötüniyetli» olarak tescil ettirdiğini, dava açarak «ihtiyati tedbirin» değerlendirilmesi bakımından işyerinde «keşif» yaptırdığını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, yazılı şekilde manevi tazminatın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7409 E. 2011/10369 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1790 E. , 2019/1209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/11/2016 tarih ve 2012/36-2016/827 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı-karşı davalı/birleşen davada davalı-karşı davada davacı ... vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 12.02.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı karşı davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin ‘GÖLCÜKLER’ ibaresini 01.07.2003 tarihinde 20 ve 24. sınıf emtialarda kullanılmak üzere, 01.07.2003 tarihinde, 24., 25. ve 35. sınıf emtialar ve hizmetlerde kullanılmak için 17.12.2004 tarihinde marka olarak tescil ettirdiğini, öncesinde markasal kullanımının bulunduğunu, esasen ‘HALICI GÖLCÜKLER+Şekil’ ibareli markanın tescili için yapılan başvurunun kabul edildiğini, anılan ibarenin tanınmışlığından faydalanmak isteyen kötüniyetli kişiler olduğunu, davalının ibareyi unvanında kullandığını, davalıların ticari faaliyetlerinde ibareyi markasal olarak kullandığının tespit edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitine, sona erdirilmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 25.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Gölcükler Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin kurucu ortağı Ali Rıza Gölcük’ün 40 yıldan beri halı ticareti yaptığını, davacının babasının bile bu işe anılan kişi yanında başladığını, ortağın faaliyet alanını geliştirerek ticaret şirketine dönüştüğünü, ‘HALICI GÖLCÜKLER’ ibaresini davacının tescilinden 10 yıl önce kullandığını, öncelik hakkının bu kişide bulunduğunu, haklarını müvekkili şirkete devir ettiğini, davacının kötüniyetli tescil sahibi olduğunu, ortakların soyadı olan
ibarenin kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında da; ibare üzerinde müvekkilinin öncelik hakkı sahibi olduğunu, davacı marka tescillerinin kötüniyetli bulunduğunu, markanın terkininin isteneceğini, müşterilerinin bulunduğu sırada işyerinde keşif icra ettirdiğini, müvekkilinin halk nezdinde ticari itibarının zedelendiğini, maddi ve manevi zararının doğduğunu belirterek, 5.000 TL manevi ve 25.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, asıl davaya yanıt vermemiştir.
Birleşen davanın davacısı vekili, müvekkilinin şirketleşmeden önce kurucu ortağının ‘HALICI GÖLCÜKLER’ ibaresini ticari faaliyetinde kullandığını, ad, unvan ve markasal anlamda üstün hakkının bulunduğunu, davalının, şirketleşmeden önce kurucu ortağının yanında çalıştığını, ‘GÖLCÜKLER’ ibarelerini marka olarak tescil ettirdiğini, ‘HALICI GÖLCÜKLER’ ibaresini tescil için yaptığı başvurunun devam ettiğini, ayrıca ibareyi unvanında kullandığını, tüm tescillerinin kötüniyetli olduğunu, öncelik hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek, unvana vaki tecavüzün tespitine, ticaret sicilinden terkinine, davacı adına tescilli 2003/17040 ve 2004/41719 numaralı ‘GÖLCÜKLER’ ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davanın davalısı vekili, işbölümü itirazında bulunarak, unvan terkini davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ibare üzerinde gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu belirterek birleşen davanın reddini istemiş; karşı davasında da, davalı şirketin 2006 tarihinde tescil edildiğini, unvanında ‘GÖLCÜKLER’ ibaresini kullandığını, ibarenin öncesinde tescilli markalarının esas unsurunu oluşturduğunu açıklayarak, davalı unvanının değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada ... tarafından açılan marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi manevi tazminat davaları yerinde görülmediğinden reddine, karşı davada Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ...'e karşı açılan maddi tazminat davasının HMK.nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, manevi tazminat davası yerinde görülmediğinden reddine, birleşen dosya asıl davacısı Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından açılan ...’ün, Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San ve Tic. Ltd. Şti'nin Ticaret ünvanına “Gölcükler” sözcüğünü ticaret ünvanında kullanmak suretiyle tecavüz ettiğinin tespiti ve haksız rekabet yaptığının tespiti davasının reddine, ...
adına tescilli “... Halıcı Gölcükler” ticaret ünvanındaki “Halıcı Gölcükler” ibaresinin ticaret ünvanından ve ticaret sicilinden iptali ve terkinine yönelik davanın kabulüne, ...’ün “... Halıcı Gölcükler” ticaret ünvanındaki “Halıcı Gölcükler” ibaresinin ticaret ünvanından ve ticaret sicilinden iptali, terkini ve çıkarılmasına, ... adına kayıtlı “Gölcükler” ibareli markaların hükümsüzlüğü ve terkinine yönelik davanın kabulüne, ... adına kayıtlı 2004/41719 ve 2003/17040 sayılı “Gölcükler” unsurlu markaların kötü niyetli tescil nedeniyle tescilli tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve ... sicilinden terkinine, ... tarafından birleşen dosyada Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San ve Tic. Ltd.
Şirketine karşı açılan ... adına ...'de tescilli “Gölcükler” ve “Halıcı Gölcükler” marka tesciline aykırılık teşkil ettiğinden bahisle “Gölcükler” ticari ünvanının değiştirilmesine yönelik karşı davanın reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı/birleşen davada davalı-karşı davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat, karşı dava, haksız rekabet ve haksız ihtiyati tedbir nedeniyle maddi ve manevi tazminat, birleşen dava, haksız rekabetin tespiti, unvan terkini ve markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi, birleşen davada karşı dava ise, marka hakkına dayalı unvanın değiştirilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece birleşen davada ... adına kayıtlı “Gölcükler” ibareli markaların hükümsüzlüğü ve terkinine yönelik davanın kabulüne, ... adına kayıtlı 2004/41719 ve 2003/17040 sayılı “Gölcükler” unsurlu markaların kötü niyetli tescil nedeniyle tescilli tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş olup, hükümsüzlüğüne karar verilen markaların ... adına tescilli iken yargılama sırasında ... nin 02/08/2012 havale tarihli yazısı ekinde gönderilen sicil kaydından Halıcı Gölcükler Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine devredildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinin 1. fıkrası “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” hükmünü haiz olup, bu hüküm doğrultusunda davacı tarafın iki seçimlik hakkı bulunmaktadır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse dava konusunu 3.
kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Mahkemece HMK'nın 125. maddesi (HUMK 186. md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2-Birleşen davada davalının ünvanın da terkini istenmiş, yazılı şekilde ... adına tescilli “... Halıcı Gölcükler” ticaret ünvanındaki “Halıcı Gölcükler” ibaresinin ticaret ünvanından ve ticaret sicilinden iptali ve terkinine yönelik davanın kabulüne, ...’ün “... Halıcı Gölcükler” ticaret ünvanındaki “Halıcı Gölcükler” ibaresinin ticaret ünvanından ve ticaret sicilinden iptali ve terkinine karar verilmiştir. Ancak, bu davanın davalısı ... unvanını 1996 yılından beri aynı şekilde kullandığını, karşı tarafın buna suskun kaldığını savunmuş, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere “Halıcı Gölcükler- ...” ünvanıyla düzenlenmiş 1996 tarihli yazar kasa fişlerini, “Halıcı Gölcükler- ...” adına tanzim edilmiş 1997-1998 tarihlerine ait faturaları, defter kayıtlarını ve banka kayıtlarını ibraz etmiş olup dosya kapsamından birleşen davada davacının 1996 yılından beri ...’ün kendisi ile aynı faaliyet alanında ve “Halıcı Gölcükler” ibaresini kullanmak suretiyle ticari faaliyette bulunduğunu bildiği veya en azından aynı ilde faaliyette bulunmaları, ...’ün uzun yıllar işçisi olarak çalışması nedeniyle bilmesi gerektiği, 12/03/2007 tarihinde birleşen davayı açarak ticaret ünvanı terkini talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı, TTK'da düzenlenmiş değildir. Bu durum Dairemiz uygulaması ile hukukumuza yerleşmiş olup, yasal dayanağı da TMK’nın 2. maddesidir. Sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşması için öncelik hakkı sahibinin kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili kesin bir süre vermek mümkün değildir. Burada önemli olan öncelik hakkı sahibinin sonraki kullanıma bir süre katlanmış olmasıdır. Bu itibarla bu sürenin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sürenin belirlenmesinde de esas alınacak olan dürüstlük kuralıdır. Sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilirken, öncelik hakkının sahibinin sonraki tescil veya kullanımdan haberdar olduktan sonra izlediği yol ve sergilediği tavır önemlidir.
Bu durumda, ...’ün ticaret unvanı kullanımının başlangıcı nazara alındığında somut olayda sessiz kalma yoluyla hak kaybı şartlarının mevcut olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken tacirin maddi olamayan mal varlıkları olan ticaret unvanı ve markaların seçilmelerinin, tescillerinin, korunmalarının, kullanılmalarının ve kullanım amaçlarının birbirlerinden farklılık arz ettiği nazara alınmaksızın ...'ün "Gölcükler" markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiği ve tescilden sonra Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San ve Tic. Ltd. Şti aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak marka hakkına tecavüz davası açarak asıl hak sahibi olan Gölcükler Tekstil Halı ve Mobilya San ve Tic. Ltd. Şirketinin Gölcükler Halı markasını kullanmasını engellemeye çalışması nedeniyle, artık geçmişte susma hakkının kullanılmasının ...'e kazanılmış hak vermeyeceği, sessiz kalan davacının ünvan terkinini isteme hakkının mevcut olduğu, bu durumun TMK.nın 2.
maddesine aykırılık da teşkil etmediği sonucuna varılarak birleşen davada ünvan terkini davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı-karşı davalı/birleşen davada davalı-karşı davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davacı-karşı davalı/birleşen davada davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı-karşı davalı/birleşen davada davalı-karşı davacı ... yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı/birleşen davada davalı-karşı davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492267600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz