Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4247 E. 2019/1387 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulları↗ haksız şart↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem koşulu↗ teamül↗ ticari kredi↗ tbk 99↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın söz konusu olayda zorunlu olan masrafları davacıya açıkladığı, yeterli bilgilendirmeyi yaptığı, fahiş olmayan ve piyasa şartlarında makul sayılabilecek ticari kredi komisyon ve masraflarını müşteriden tahsil ettiği, davacının davalı banka şubesinden kullandığı ticari kredilerden masraf alınmasının genel işlem koşullarına aykırılık ve haksız şart teşkil etmediği, alınan bu masrafların davacıya iadesinin gerekmediği, alınan masraf miktarının bankalar arasında uygulanan teamül açısından uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından kullandırılan ticari krediler nedeniyle komisyon ve masraf adı altında davacıdan tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankanın zorunlu olan masrafları davacıya açıkladığı, yeterli bilgilendirmeyi yaptığı, fahiş olmayan ve piyasa şartlarında makul sayılabilecek ticari kredi komisyon ve masraflarını müşteriden tahsil ettiği, davacının davalı banka şubesinden kullandığı ticari kredilerden masraf alınmasının genel işlem koşullarına aykırılık ve haksız şart teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan 28/03/2006, 22/09/2010, 31/.../2010, 14/09/2012, .../.../2012 tarihlerinde ticari kredi kullanmış olup, kullanılan krediler kapsamında davacıdan komisyon ve masraf adı altında ücret tahsil edildiği ve kredi sözleşme tarihleri dikkate alındığında sözleşmelerin 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşme tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilen 14/09/2012 ve .../.../2012 tarihli sözleşmeler yönünden TBK m. 20 vd. düzenlenen genel işlem koşulları bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı BK’nın yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan diğer sözleşmeler yönünden ise komisyon oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda emsal banka uygulamaları araştırılıp, uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği, masraf adı altında yapılan tahsilatların neden alındığının açıklattırılması ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13347 E. 2014/20032 K.
Ortak:teamül · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı BK’nın yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan diğer sözleşmeler yönünden ise «komisyon» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği, «masraf» adı altında yapılan tahsilatların neden alındığının açıklattırılması ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın söz konusu olayda zorunlu olan «masrafları» davacıya açıkladığı, yeterli bilgilendirmeyi yaptığı, fahiş olmayan ve piyasa şartlarında makul sayılabilecek «ticari kredi» «komisyon» ve masraflarını müşteriden tahsil ettiği, davacının davalı banka şubesinden kullandığı ticari kredilerden masraf alınmasının «genel işlem koşullarına» aykırılık ve «haksız şart» teşkil etmediği, alınan bu masrafların davacıya iadesinin gerekmediği, alınan masraf miktarının bankalar arasında uygulanan «teamül» açısından uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden, davaya konu değerleme ücretinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı, uygun olduğunun anlaşılması halinde diğer bankalardan ücret için uyguladıkları oranlar sorulmak suretiyle davalı bankanın uyguladığı değerleme ücretinin fahiş olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği yönünde rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın tahsil ettiği ücretin banka düzenlemeleri ve «teamüllerine» göre haklı bir ücret olarak değerlendirilemeyeceği, MK'nın 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 8.147,50 TL'nin 17.07.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda bu ücretin sözleşmedeki banka düzenlemelerine veya «teamüllerine» göre talep edilen haklı bir ücret olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiş ise de, raporu düzenleyen hukukçu bilirkişinin bankacılık konusunda ne şekilde uzman olduğu anlaşılamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · istirdat
Benzer bu karardaDava, banka tarafından davacının hesabından yapılan kesintinin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden, davaya konu değerleme ücretinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı, uygun olduğunun anlaşılması halinde diğer bankalardan ücret için uyguladıkları oranlar sorulmak suretiyle davalı bankanın uyguladığı değerleme ücretinin fahiş olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği yönünde rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4247 E. , 2019/1387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen .../05/2016 tarih ve 2014/500-2016/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka şubesinden 28/03/2006 tarihinde 22.000,00 TL, 22/09/2010 tarihinde ....500,00 TL, 31/.../2010 tarihinde ....000,00 TL, 14/09/2012 tarihinde ....500,00 TL, .../.../2012 tarihinde 50.000,00 TL bedelli ticari kredi kullandığını, bu krediler için kendisinden 231,00 TL, 367,50 TL, 157,50 TL, 630,00 TL, 918,75 TL olmak üzere toplam ....304,75 TL kredi kullandırım masrafı alındığını, banka tarafından kendisiyle bu masrafların alınacağı konusunda müzakere yapılmadığını, sözleşmenin bir örneğinin kendisine verilmediğini ileri sürerek alınan ....304,75 TL’nin tahsil edildikleri tarihlerden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının ticari kredi kullanması sebebiyle yetkili mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacının bilgisi dahilinde kesintilerin yapıldığını, iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın söz konusu olayda zorunlu olan masrafları davacıya açıkladığı, yeterli bilgilendirmeyi yaptığı, fahiş olmayan ve piyasa şartlarında makul sayılabilecek ticari kredi komisyon ve masraflarını müşteriden tahsil ettiği, davacının davalı banka şubesinden kullandığı ticari kredilerden masraf alınmasının genel işlem koşullarına aykırılık ve haksız şart teşkil etmediği, alınan bu masrafların davacıya iadesinin gerekmediği, alınan masraf miktarının bankalar arasında uygulanan teamül açısından uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından kullandırılan ticari krediler nedeniyle komisyon ve masraf adı altında davacıdan tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankanın zorunlu olan masrafları davacıya açıkladığı, yeterli bilgilendirmeyi yaptığı, fahiş olmayan ve piyasa şartlarında makul sayılabilecek ticari kredi komisyon ve masraflarını müşteriden tahsil ettiği, davacının davalı banka şubesinden kullandığı ticari kredilerden masraf alınmasının genel işlem koşullarına aykırılık ve haksız şart teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan 28/03/2006, 22/09/2010, 31/.../2010, 14/09/2012, .../.../2012 tarihlerinde ticari kredi kullanmış olup, kullanılan krediler kapsamında davacıdan komisyon ve masraf adı altında ücret tahsil edildiği ve kredi sözleşme tarihleri dikkate alındığında sözleşmelerin 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşme tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilen 14/09/2012 ve .../.../2012 tarihli sözleşmeler yönünden TBK m. 20 vd. düzenlenen genel işlem koşulları bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı BK’nın yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan diğer sözleşmeler yönünden ise komisyon oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda emsal banka uygulamaları araştırılıp, uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği, masraf adı altında yapılan tahsilatların neden alındığının açıklattırılması ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/491775700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz