Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1711 E. 2019/846 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü↗ itirazın iptali davası↗ usuli kazanılmış hak↗ muacceliyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ kazanılmış hak↗ mahsup↗ iptal davası↗ alacak davası↗ protokol↗ limited şirket↗ ıslah↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca devir bedelinin toplam 150.000Euro olduğu, bir kısım devir bedelinin takibe konu icra dosyası ve dava dilekçesi içeriğine göre ödendiği, kalan 105.000 Euro üzerinden davacı tarafından takibe girişildiği, protokole göre devir bedelinin noterdeki devir sözleşmesinde belirtilen 50.000 TL'nın gerçekte davalı tarafından ödenmediği, ancak bunun dışında bir kısım bedelin ödendiği (davalı tarafından ibraz edilen ödeme dekontları ve davacı tarafından kabul edilen miktara göre 40.000TL), ancak davacı tarafça takipte 105.000 Euro'nun talep edilmesi sebebiyle kalan kısmın da ödendiği hususunda kanaat oluştuğu (105.000Euro hariç), buna göre davacının kalan toplam alacağının 105.000 Euro olduğu, protokolde ....taksit olarak öngörülen 50.000 Euro'nun taraflar arasındaki başka bir ilişki sebebiyle ödendiği, yine davalının davacıya 2009 yılında ödediği 50.000 TL'nın ise ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde 28.000 Euro olarak geri ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla 105.000 Euro'luk takipten davalı ...'nün Mart 2014 tarihinde
ödeyeceği 50.000 Euro'luk taksit ve ...'ye daha önce ödenen 50.000 TL karşılığı 28.000 Euro düşüldüğünde, davacının toplam talep edebileceği miktarın 27.000 Euro olduğu, bunun takip tarihindeki kur itibariyle değerinin 62.847,00 TL olduğu, ancak davacı tarafın bu bedeli protokole göre ancak Mayıs 2013 tarihi geldikten sonra talep edebileceği, dolayısıyla davanın itirazın iptali davası olması ve icra takip tarihi itibariyle protokole göre bu alacağın henüz muaccel olmaması, ayrıca davacı tarafça, davanın alacak davası olarak ıslah edilmemesi sebebiyle davanın reddine, (kesin hüküm oluşturmamak şartı ile), kalan kısımlar yönünden ise davanın subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir anlaşmasına dayalı devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemiz ........2016 tarih, 2015/9779 E-2016/2087 K: sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacının hissedarı olduğu dava dışı ... Plastik Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki hissesini 50.000,00 TL bedelle davalı ...'a noterde düzenlenen Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile devrettiği, bu devir ile dava dışı şirketin hissedarlarının %50 - %50 hisse oranı ile . .. ve davalı ... olduğu, taraflar arasında yapılan ön protokolün 6. maddesinde hisse devir bedelinin 150.000 Euro olduğunun, davalı ...'un davacıya hisse devir bedeli olarak Ocak 2012'de 50.000 Euro, Mayıs 2013’te 50.000 Euro, Mart 2014'te 50.000 Euro ödeyeceğinin, Mart 2014 bedeli 50.000 Euro'nun ... tarafından ödenmeyeceğinin bu bedelin ...'un 07/.../2008 ve 09/.../2008 tarihlerinde ... İnşaat A.Ş.'ne... adına ödediği 100.000 TL tutara mahsup edildiğinin, bu 100.000 TL'yi ...eri ödediğinin, ...'un ...'ye 2009 yılında ödediği toplam 50.000.-TL'nin ise, ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde geri ödeneceğinin düzenlendiği, protokolün 6. maddesinde belirtilen Mart 2014 tarihli 50.000 Euro'luk taksitten davalı sorumlu olmadığına göre, davacının hisse devir bedeli olarak 100.000 Euro talep edebileceği, taraflar arasında noterde yapılan hisse devir işlemi için hiç bir bedelin tahsil edilmediği ileri sürüldüğünden, ön protokol hükümleri nazara alındığında davalının noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi gereği 50.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini ispat etmesi gerekmekte olup, ödemeye dair herhangi bir belge ibraz edilmediği ve bu husus ispatlanmadığından ön protokol hükümleriyle belirlenen hisse devir bedelinden 50.000,00 TL'nin mahsubuna gerek olmadığı, ön protokol hükümleri uyarınca davalının hisse devir bedeli olarak yapacağı ödemeler yukarıda açıklandığı üzere Ocak 2012, Mayıs 2013 ve Mart 2014'te yapılacak olup, son taksidin bir başka ilişki sebebiyle ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, icra takibi .../01/2013 tarihli olup, Mayıs 2013 tarihli ödemenin vadesinin de icra takip tarihi itibariyle henüz gelmediğinden Mayıs 2013 tarihine ait 50.000 EURO'nun da talep edilemeyeceği yine, dava konusu protokol hükümleri uyarınca hisse devir bedellerinin ve ödeme şartlarının düzenlendiği 6. maddede davalı ...'un davacıya 2009 yılında ödediği toplam 50.000,00 TL'nin davacı ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde geri ödeneceği hükmü nazara alınarak davalının ödemekle yükümlü olduğu hisse devir bedelinden işbu miktarın da düşülmesi gerektiğinden, ön protokolde hisse devir bedeli olarak kararlaştırılan 150.000 Euro'dan, Mart 2014 tarihli 50.000 Euro, Mayıs 2013 tarihli 50.000 Euro ile 50.000,00 TL karşılığı 28.000 Euro'nun düşülmesi ile bakiye tutarın takip tarihindeki TL karşılığına çevrilmek sureti ile bulunan bedele hükmedilmesi ve bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hak oluştuğu da nazara alınarak karar verilmesi gerekirken anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9779 E. 2016/2087 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · mahsup · protokol · limited şirket · ibraz · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİnşaat A.Ş.'ne... adına ödediği 100.000 TL tutara «mahsup» edildiğinin, bu 100.000 TL'yi ...eri ödediğinin, ...'un ...'ye 2009 yılında ödediği toplam 50.000.-TL'nin ise, ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde geri ödeneceğinin düzenlendiği, «protokolün» 6. maddesinde belirtilen Mart 2014 tarihli 50.000 Euro'luk taksitten davalı sorumlu olmadığına göre, davacının hisse devir bedeli olarak 100.000 Euro talep edebileceği, taraflar arasında noterde yapılan hisse devir işlemi için hiç bir bedelin tahsil edilmediği ileri sürüldüğünden, ön protokol hükümleri nazara alındığında davalının noterde düzenlenen «hisse devir sözleşmesi» gereği 50.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini ispat etmesi gerekmekte olup, ödemeye dair herhangi bir belge «ibraz» edilmediği ve bu husus ispatlanmadığından ön protokol hükümleriyle belirlenen hisse devir bedelinden 50.000,00 TL'nin mahsubuna gerek olmadığı, ön protokol hükümleri uyarınca davalının hisse devir bedeli olarak yapacağı ödemeler yukarıda açıklandığı üzere Ocak 2012, Mayıs 2013 ve Mart 2014'te yapılacak olup, «son» taksidin bir başka ilişki sebebiyle ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, icra takibi .../01/2013 tarihli olup, Mayıs 2013 tarihli ödemenin vadesinin de icra takip tarihi itibariyle henüz gelmediğinden Mayıs 2013 tarihine ait 50.000 EURO'nun da talep edilemeyeceği yine, dava konusu protokol hükümleri uyarınca hisse devir bedellerinin ve ödeme şartlarının düzenlendiği 6. maddede davalı ...'un davacıya 2009 yılında ödediği toplam 50.000,00 TL'nin davacı ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde geri ödeneceği hükmü nazara alınarak davalının ödemekle yükümlü olduğu hisse devir bedelinden işbu miktarın da düşülmesi gerektiğinden, ön protokolde hisse devir bedeli olarak kararlaştırılan 150.000 Euro'dan, Mart 2014 tarihli 50.000 Euro, Mayıs 2013 tarihli 50.000 Euro ile 50.000,00 TL karşılığı 28.000 Euro'nun düşülmesi ile bakiye tutarın takip tarihindeki TL karşılığına çevrilmek sureti ile bulunan bedele hükmedilmesi ve bozma ilamına uyulmakla «usuli kazanılmış hak» oluştuğu da nazara alınarak karar verilmesi gerekirken anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğ …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «protokol» uyarınca devir bedelinin toplam 150.000Euro olduğu, bir kısım devir bedelinin takibe konu icra dosyası ve dava dilekçesi içeriğine göre ödendiği, kalan 105.000 Euro üzerinden davacı tarafından takibe girişildiği, protokole göre devir bedelinin noterdeki devir sözleşmesinde belirtilen 50.000 TL'nın gerçekte davalı tarafından ödenmediği, ancak bunun dışında bir kısım bedelin ödendiği (davalı tarafından «ibraz» edilen ödeme dekontları ve davacı tarafından kabul edilen miktara göre 40.000TL), ancak davacı tarafça takipte 105.000 Euro'nun talep edilmesi sebebiyle kalan kısmın da ödendiği hususunda kanaat oluştuğu (105.000Euro hariç), buna göre davacının kalan toplam alacağının 105.000 Euro olduğu, protokolde ....taksit olarak öngörülen 50.000 Euro'nun taraflar arasındaki başka bir ilişki sebebiyle ödendiği, yine davalının davacıya 2009 yılında ödediği 50.000 TL'nın ise ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde 28.000 Euro olarak geri ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla 105.000 Euro'luk takipten davalı ...'nün Mart 2014 tarihinde ödeyeceği 50.000 Euro'luk taksit ve ...'ye daha önce ödenen 50.000 TL karşılığı 28.000 Euro düşüldüğünde, davacının toplam talep edebileceği miktarın 27.000 Euro olduğu, bunun takip tarihindeki kur itibariyle değerinin 62.847,00 TL olduğu, ancak davacı tarafın bu bedeli protokole göre ancak Mayıs 2013 tarihi geldikten sonra talep edebileceği, dolayısıyla davanın «itirazın iptali davası» olması ve icra takip tarihi itibariyle protokole göre bu alacağın henüz «muaccel» olmaması, ayrıca davacı tarafça, davanın «alacak davası» olarak «ıslah» edilmemesi sebebiyle davanın reddine, («kesin» hüküm oluşturmamak şartı ile), kalan kısımlar yönünden ise davanın subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» hisse devir anlaşmasına dayalı devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında noterde yapılan hisse devir işlemi için hiç bir bedelin tahsil edilmediği ileri sürüldüğünden, taraflar arasında yapılan ön «protokol» hükümleri nazara alındığında davalının noterde düzenlenen «hisse devir sözleşmesi» gereği 50.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini ispat etmesi gerekmekte olup, ödemeye dair herhangi bir belge «ibraz» edilmediği ve bu husus ispatlanmadığı halde taraflar arasındaki ön protokol hükümleriyle belirlenen hisse devir bedelinden 50.000,00 TL'nin mahsubu doğru olmamış, …
Sözleşmesi ile devrettiği, bu devir ile dava dışı şirketin hissedarlarının %50 - %50 hisse oranı ile Haydar Tunç ve davalı ... olduğu; taraflar arasında yapılan ön «protokolün» 6. maddesinde hisse devir bedelinin 150.000 Euro olduğunun, davalı ...'un davacıya hisse devir bedeli olarak Ocak 2012 de 50.000 EURO, Mayıs 2013'te 50.000 EURO Mart 2014'te 50.000 EURO ödeyeceğinin, Mart 2014 bedeli 50.000 EURO'nun ... tarafından ödenmeyeceğinin bu bedelin ...'un 07/10/2008 ve 09/10/25008 tarihlerinde ...ü adına ödediği 100.000 TL tutara «mahsup» edildiğinin, bu 100.000 TL'yi ...., ...'a geri ödediğinin, ...'un ...'ye 2009 yılında ödediği toplam 50.000 TL'nin ise ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi …
Mahkemece, «protokolün» 6. maddesinde belirtilen Mart 2014 tarihli 50.000 EURO'luk taksitten davalı sorumlu olmadığına göre davacının hisse devir bedeli olarak 100.000 EURO talep edebileceği, ancak noterden düzenlenen «hisse devir sözleşmesinde» hisse bedeli karşılığı 50.000,00 TL ödendiği belirtildiğinden 100.000 EURO'dan 50.000,00 TL'nin karşılığının mahsubu sonucu bulunacak meblağdan davalının sorumlu o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · vade · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi
Benzer bu kararda… apsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına, 183.047,70 TL alacağa yönelik haksız itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmak suretiyle devamına, alacağın likit olduğu anlaşılmakla davalının 2004 sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca takibe itiraz tarihi de dikkate alınarak asıl alacağın %20'si (36.609,54 TL) oranında «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirket» hisse devir anlaşmasına dayalı hisse devir bedelinin tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davalı aleyhine yapılan icra takibi 15/01/2013 tarihli olup Mayıs 2013 tarihli ödemenin «vadesi» de icra takibi tarihi itibariyle henüz gelmemiştir.
Buna rağmen icra takibi ile henüz «vadesi» gelmemiş Mayıs 2013 tarihine ait 50.000 EURO'nun da talep edilmesi yerinde görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7575 E. 2012/10540 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1711 E. , 2019/846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen .../.../2016 tarih ve 2016/660-2016/663 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 05.02.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı ... ... Elek. Üretim AŞ.'de 238 payı bulunduğunu, 31.03.2009 tarihinde 119 adet payın devrini taahhüt ettiğini, bu kapsamda hisse devir bedeli 390.000 TL ile sermaye artırımları sırasında ½ kısmına tekabül eden 147.100 TL'nın davalıya ödendiği halde hisse devrinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, 537.100 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hisse devir bedeli olarak nakit ödeneceği belirtilen 250.000 TL'nın müvekkiline ödenmediğini, sadece 140.000 TL'nın tahsil edildiğini, ayrıca sermaye artırımına ilişkin ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen protokol uyarınca devir bedelinin toplam 150.000Euro olduğu, bir kısım devir bedelinin takibe konu icra dosyası ve dava dilekçesi içeriğine göre ödendiği, kalan 105.000 Euro üzerinden davacı tarafından takibe girişildiği, protokole göre devir bedelinin noterdeki devir sözleşmesinde belirtilen 50.000 TL'nın gerçekte davalı tarafından ödenmediği, ancak bunun dışında bir kısım bedelin ödendiği (davalı tarafından ibraz edilen ödeme dekontları ve davacı tarafından kabul edilen miktara göre 40.000TL), ancak davacı tarafça takipte 105.000 Euro'nun talep edilmesi sebebiyle kalan kısmın da ödendiği hususunda kanaat oluştuğu (105.000Euro hariç), buna göre davacının kalan toplam alacağının 105.000 Euro olduğu, protokolde ....taksit olarak öngörülen 50.000 Euro'nun taraflar arasındaki başka bir ilişki sebebiyle ödendiği, yine davalının davacıya 2009 yılında ödediği 50.000 TL'nın ise ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde 28.000 Euro olarak geri ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla 105.000 Euro'luk takipten davalı ...'nün Mart 2014 tarihinde
ödeyeceği 50.000 Euro'luk taksit ve ...'ye daha önce ödenen 50.000 TL karşılığı 28.000 Euro düşüldüğünde, davacının toplam talep edebileceği miktarın 27.000 Euro olduğu, bunun takip tarihindeki kur itibariyle değerinin 62.847,00 TL olduğu, ancak davacı tarafın bu bedeli protokole göre ancak Mayıs 2013 tarihi geldikten sonra talep edebileceği, dolayısıyla davanın itirazın iptali davası olması ve icra takip tarihi itibariyle protokole göre bu alacağın henüz muaccel olmaması, ayrıca davacı tarafça, davanın alacak davası olarak ıslah edilmemesi sebebiyle davanın reddine, (kesin hüküm oluşturmamak şartı ile), kalan kısımlar yönünden ise davanın subut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir anlaşmasına dayalı devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemiz ........2016 tarih, 2015/9779 E-2016/2087 K: sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacının hissedarı olduğu dava dışı ... Plastik Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki hissesini 50.000,00 TL bedelle davalı ...'a noterde düzenlenen Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile devrettiği, bu devir ile dava dışı şirketin hissedarlarının %50 - %50 hisse oranı ile . .. ve davalı ... olduğu, taraflar arasında yapılan ön protokolün 6. maddesinde hisse devir bedelinin 150.000 Euro olduğunun, davalı ...'un davacıya hisse devir bedeli olarak Ocak 2012'de 50.000 Euro, Mayıs 2013’te 50.000 Euro, Mart 2014'te 50.000 Euro ödeyeceğinin, Mart 2014 bedeli 50.000 Euro'nun ...
tarafından ödenmeyeceğinin bu bedelin ...'un 07/.../2008 ve 09/.../2008 tarihlerinde ... İnşaat A.Ş.'ne... adına ödediği 100.000 TL tutara mahsup edildiğinin, bu 100.000 TL'yi ...eri ödediğinin, ...'un ...'ye 2009 yılında ödediği toplam 50.000.-TL'nin ise, ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde geri ödeneceğinin düzenlendiği, protokolün 6. maddesinde belirtilen Mart 2014 tarihli 50.000 Euro'luk taksitten davalı sorumlu olmadığına göre, davacının hisse devir bedeli olarak 100.000 Euro talep edebileceği, taraflar arasında noterde yapılan hisse devir işlemi için hiç bir bedelin tahsil edilmediği ileri sürüldüğünden, ön protokol hükümleri nazara alındığında davalının noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi gereği 50.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini ispat etmesi gerekmekte olup, ödemeye dair herhangi bir belge ibraz edilmediği ve bu husus ispatlanmadığından ön protokol hükümleriyle belirlenen hisse devir bedelinden 50.000,00 TL'nin mahsubuna gerek olmadığı, ön protokol hükümleri uyarınca davalının hisse devir bedeli olarak yapacağı ödemeler yukarıda açıklandığı üzere Ocak 2012, Mayıs 2013 ve Mart 2014'te yapılacak olup, son taksidin bir başka ilişki sebebiyle ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, icra takibi .../01/2013 tarihli olup, Mayıs 2013 tarihli ödemenin vadesinin de icra takip tarihi itibariyle henüz gelmediğinden Mayıs 2013 tarihine ait 50.000 EURO'nun da talep edilemeyeceği yine, dava konusu protokol hükümleri uyarınca hisse devir bedellerinin ve ödeme şartlarının düzenlendiği 6.
maddede davalı ...'un davacıya 2009 yılında ödediği toplam 50.000,00 TL'nin davacı ...'nün kurduğu şirketin ekonomik olarak iyi durumda olduğu bir dönemde geri ödeneceği hükmü nazara alınarak davalının ödemekle yükümlü olduğu hisse devir bedelinden işbu miktarın da düşülmesi gerektiğinden, ön protokolde hisse devir bedeli olarak kararlaştırılan 150.000 Euro'dan, Mart 2014 tarihli 50.000 Euro, Mayıs 2013 tarihli 50.000 Euro ile 50.000,00 TL karşılığı 28.000 Euro'nun düşülmesi ile bakiye tutarın takip tarihindeki TL karşılığına çevrilmek sureti ile bulunan bedele hükmedilmesi ve bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hak oluştuğu da nazara alınarak karar verilmesi gerekirken anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/491675100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz