Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2820 E. 2013/6328 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı↗ möhuk 47↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin davalı şirket hakkında kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Davalı Dursun Uyar yönünden yapılan temyiz itirazlarına gelince; Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de tenfizi istenilen ... Eyalet Mahkemesi kararının tercümesinden, yalnızca davalı şirket hakkında tahsil hükmü kurulduğu, buna karşılık davalı Dursun Uyar hakkındaki davanın ise davacının 14.06.2010 tarihli yazısı ile geri çekildiği ve bu nedenle anılan davalı aleyhine herhangi bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davalı Dursun Uyar aleyhine kurulmuş herhangi bir hükmün bulunmadığının gözden kaçırılarak anılan davalı yönünden de yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı Dursun Uyar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1797 E. 2017/4193 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · cy/cy kaydı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketten 01.06.2000 tarihinde 1.300 DM bedelle «hisse senedi» satın aldığı, muhasebe kayıtlarında davacının şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığı, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut kurulmadığı, davalı yanca para toplama amacı güdüldüğü, davacının zararından davalı şirket ve şirket yöneticisinin «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, 1.275,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı Dursun Uyar'ın karar başlığında gösterilmemesinin «maddi hataya» dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiş olup, eylemin «haksız fiil» niteliğinde olduğu gözetilerek ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken hükmedilen tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tah …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10513 E. 2015/10565 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden esastan, davalı Dursun yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.06.2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11529 E. 2015/8137 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür olmamak kaydı · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · yemin delili · satış sözleşmesi · yemin · rücu · kefil
Benzer bu karardaT..'a 27.03.2006 tarihli noterde düzenlenmiş «satış sözleşmesi» ile satıldığı, aracı satın alan davalı Temel'in araç bedelini banka hesabına yatırmak suretiyle ödediğini savunmasına karşın bu savunmasını kanıtlayamadığı, adı geçen davalı tarafça sunulan ve davacı yanca düzenlenmiş kapalı faturanın da davalı savunmasını ispat etmeye yeterli olmadığı, «yemin deliline» de başvurmayan davalı Temel'in aracın satış bedelinden sorumlu bulunduğu, davacı adına vekaleten satış sözleşmesini yapan davalı Dursun'un ise satış bedelinin davacıya ödendiğini ispatlayamadığı, bu haliyle vekalet görevini ihlal ettiği ve davacıya karşı sorumlu olduğu, kredi taksitlerini sözleşmenin tarafı olan davacıdan tahsil eden davalı banka ile bu sözleşmenin «kefili» olarak yaptığı ödemeyi asıl borçlu davacıya «rücu» eden davalı şirketin ise herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalılar T..
G.. yönünden davanın kabulüne, 85.000 TL'nin davalı Temel'den, «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile 10.000 TL'nin ise davalı Dursun'dan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar «satış sözleşmesinde» araç bedelinin peşin ödendiği yazılı ise de davalı alıcı tarafça araç bedelinin banka aracılığıyla ödendiği savunmasında bulunulduğundan artık araç bedelinin peşin ödendiği söylenemez.
Ancak, anılan davalı tarafça satış bedelinin 59.000 TL olduğu savunulmasına ve noter «satış sözleşmesinde» de beyan bedeli olarak 59.500 TL gösterilmesine karşın yine aynı sözleşmede kasako değeri olarak belirtilen 85.000 TL üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2820 E. , 2013/6328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2011/373-2012/40 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, ... ... Yerel Mahkemesi tarafından verilen 29.06.2010 tarih 7 O 386/09 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin davalı şirket hakkında kurulan hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Davalı Dursun Uyar yönünden yapılan temyiz itirazlarına gelince; Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de tenfizi istenilen ... Eyalet Mahkemesi kararının tercümesinden, yalnızca davalı şirket hakkında tahsil hükmü kurulduğu, buna karşılık davalı Dursun Uyar hakkındaki davanın ise davacının 14.06.2010 tarihli yazısı ile geri çekildiği ve bu nedenle anılan davalı aleyhine herhangi bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davalı Dursun Uyar aleyhine kurulmuş herhangi bir hükmün bulunmadığının gözden kaçırılarak anılan davalı yönünden de yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı Dursun Uyar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı şirket hakkında kurulan hükme yönelik bütün temyiz itirazlarının reddi ile davalı şirket hakkındaki hükmün ONANMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı Dursun Uyar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle davalı Dursun Uyar hakkındaki hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Dursun Uyar'a verilmesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, alınmadığı anlaşılan ...,30 TL temyiz ilam harcının davalı şirketten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden Dursun Uyar'a iadesine, 29.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/490631800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz