Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6124 E. 2013/5944 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh protokolü↗ teminat kapsamı↗ uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ istirdat↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ çek↗ sigorta poliçesi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sulh anlaşması ile dava konusu alacağın 232.138 TL olarak belirlendiği, bu bedele ilişkin olarak iki adet çek verildiği, sözleşmenin 4. maddesinde davadan vazgeçmenin iki adet çekin ödenmesine bağlandığı, ancak şartlı vazgeçmenin usulen mümkün olmadığı, .... madde de ise çekler takibe konulduğunda davanın hükümsüz kalacağının düzenlendiği, anılan hükümde diğer davalılar yönünden herhangi bir ayrım yapılmadığı, bu durumda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sigorta şirketi tarafından teminat kapsamında bulunmadığından ödenmemesi gerektiği halde, davalı şirket yöneticilerinin yalan beyanları sonucu ödeme yapıldığı iddiasına dayalı olarak açılmış istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, sulh anlaşması uyarınca konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa, somut olayda davacı taraf, davalı şirkete karşı sigorta poliçesine dayalı olarak, diğer
davalılara karşı ise haksız fiilleri nedeniyle sigortayı zarara uğrattıkları iddiasıyla işbu davayı açmış olup, yargılama sırasında davalı şirket ve ...ile sulh protokolü tanzim edilerek; alacağın 232.138 TL olarak belirlenmesine, ödemenin iki adet çekle yapılmasına karar verilmiş, davalı ... ve ... ise sulh protokolünde taraf olarak yer almamıştır. Sulha konu çeklerin davalı şirket ve ...tarafından ödenmediği ve sigorta şirketinin anılan taraflar hakkında icra takibinde bulunduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, gerek davalı ... ve ...’ın sulh protokolüne taraf olmamaları, gerekse sulha konu çeklerin karşılıksız çıkması ve davacı tarafında ... ve ... yönünden davayı takibe devam ettiklerini açıkça belirtmiş olması karşısında, anılan davalılar yönünden davanın konusuz kaldığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece anılan davalılar yönünden davacının davasından vazgeçmediği nazara alınarak, yargılamaya devamla neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11028 E. 2013/21519 K.
Ortak:vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «sulh» anlaşması ile dava konusu alacağın 232.138 TL olarak belirlendiği, bu bedele ilişkin olarak iki adet «çek» verildiği, sözleşmenin 4. maddesinde davadan vazgeçmenin iki adet çekin ödenmesine bağlandığı, ancak şartlı vazgeçmenin usulen mümkün olmadığı, .... madde de ise çekler takibe konulduğunda davanın hükümsüz kalacağının düzenlendiği, anılan hükümde diğer davalılar yönünden herhangi bir ayrım yapılmadığı, bu durumda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, «sulh» anlaşması uyarınca konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece anılan davalılar yönünden davacının davasından vazgeçmediği nazara alınarak, yargılamaya devamla neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece; yargılama sırasında «bononun» iadesi nedeni ile konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «masraf» ve «vekalet ücreti» davacıya yükletilmiştir.
Ancak; dava tarihinde davacının bedelini ödediği «bononun» iadesini istemekte haklı olduğuna ve yargılama sırasında bononun iadesi sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiğine göre,«yargılama giderlerinden» davalı tarafın sorumlu tutulması gerekir.Bu itibarla «masraf» ve «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · bono · dosya masrafı
Benzer bu karardaAncak; dava tarihinde davacının bedelini ödediği «bononun» iadesini istemekte haklı olduğuna ve yargılama sırasında bononun iadesi sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiğine göre,«yargılama giderlerinden» davalı tarafın sorumlu tutulması gerekir.Bu itibarla «masraf» ve «vekalet ücretinin» davacıya yükletilmesine ilişkin mahkeme kararı doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece; yargılama sırasında «bononun» iadesi nedeni ile konusuz kalan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, «masraf» ve «vekalet ücreti» davacıya yükletilmiştir.
Dava; bedeli ödenen «bono» nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve bononun iadesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6124 E. , 2013/5944 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2011 tarih ve 2011/323-2011/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait oteli sigortaladığını, diğer davalıların ise şirketin yetkilisi olduklarını, otel önündeki iskelenin de teminat kapsamında olmak üzere poliçe düzenlendiğini, fırtına nedeniyle hasar ihbarında bulunulması sonrası 189.000 TL ödemede bulunduklarını, ancak sonradan yaptıkları araştırmada iskelenin fırtınadan değil, belediye ekiplerince yıkıldığını öğrendiklerini, bu durumun ise teminat dışında olduğunu, davalıların zarardan sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, hasar bedeli 189.000 TL ile 8.260 TL ekspertiz ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, davalı şirketin % 99 hisse sahibinin davalı ... olduğunu, ibranamenin bu kişi tarafından imzalandığını, dava sonrasında sulh sözleşmesi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sulh anlaşması ile dava konusu alacağın 232.138 TL olarak belirlendiği, bu bedele ilişkin olarak iki adet çek verildiği, sözleşmenin 4. maddesinde davadan vazgeçmenin iki adet çekin ödenmesine bağlandığı, ancak şartlı vazgeçmenin usulen mümkün olmadığı, .... madde de ise çekler takibe konulduğunda davanın hükümsüz kalacağının düzenlendiği, anılan hükümde diğer davalılar yönünden herhangi bir ayrım yapılmadığı, bu durumda davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sigorta şirketi tarafından teminat kapsamında bulunmadığından ödenmemesi gerektiği halde, davalı şirket yöneticilerinin yalan beyanları sonucu ödeme yapıldığı iddiasına dayalı olarak açılmış istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, sulh anlaşması uyarınca konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa, somut olayda davacı taraf, davalı şirkete karşı sigorta poliçesine dayalı olarak, diğer
davalılara karşı ise haksız fiilleri nedeniyle sigortayı zarara uğrattıkları iddiasıyla işbu davayı açmış olup, yargılama sırasında davalı şirket ve ...ile sulh protokolü tanzim edilerek; alacağın 232.138 TL olarak belirlenmesine, ödemenin iki adet çekle yapılmasına karar verilmiş, davalı ... ve ... ise sulh protokolünde taraf olarak yer almamıştır. Sulha konu çeklerin davalı şirket ve ...tarafından ödenmediği ve sigorta şirketinin anılan taraflar hakkında icra takibinde bulunduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, gerek davalı ... ve ...’ın sulh protokolüne taraf olmamaları, gerekse sulha konu çeklerin karşılıksız çıkması ve davacı tarafında ... ve ... yönünden davayı takibe devam ettiklerini açıkça belirtmiş olması karşısında, anılan davalılar yönünden davanın konusuz kaldığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece anılan davalılar yönünden davacının davasından vazgeçmediği nazara alınarak, yargılamaya devamla neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489821600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz