6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18833 E. 2013/6185 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın geri alınması hükmün kesinleşmesi hakkaniyet eş rızası oy yasağı muvafakat karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi terkin maddi tazminat ilan haksız rekabet karar verilmesine yer olmadığına ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · İİK · BK — BK 42

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde ürettiği, satışa sunduğu inşaat demiri kesme makinelerinin davacıya ait 2004/01549-5,6 ve 11 nolu tasarımlar ile benzer olduğu ve tasarım hakkına ihlal teşkil ettiği, her ne kadar 2004/01549-4 sayılı tasarım yönünden de ihlal tespit edilmişse de, bu tasarımın mahkemenin ....07.2008 gün ve 2006/171 esas ve 2008/231 karar sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, 554 sayılı KHK’nın 45. maddesi uyarınca hükümsüzlüğe ilişkin kesinleşmiş kararların herkese karşı ve geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağı, böylece 2004/01549-4 sayılı tasarıma sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı, bu nedenle ihlal ve tazminata yönelik istemlerin dayanağı olamayacağı, ayrıca davacının bu tasarıma yönelik istemlerini atiye bıraktığı, davalının üretip sattığı bütün makinelerin en düşük değere sahip makineler olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bunun aksini kanıtlama yükümlülüğünün davalı üzerinde bulunduğu, ancak bu savunmayı doğrular belge ve delil ibraz edilmediği, bu nedenle BK'nun 42.maddesi de somut olayda dikkate alınarak, halin mutad cereyanına göre en düşük ve en

yüksek fiyatın ortalamasının esas alınmasının hakkaniyete uygun düşeceği, öte yandan tarafların ekonomik ve ticari konumları, ihlalin boyutu ve etkileri unsurlar çerçevesinde, manevi tazminatın tayinin adil olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ürettiği, ... FSHHM’nin 2005/91 D.Iş sayılı dosyasında tespit edilen demir kesme makinelerinin davacıya ait 2004/01549-5,6,11 sıra sayılı çoklu tasarımlara konu demir kesme "makinesi tasarımlarına tecavüz oluşturduğundan bu tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, tespit edilen takdiren ortalama değer esas alınmak suretiyle 20.568,68 TL maddi tazminat ile taktiren 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacıya ait 2004/01549-4 sayılı tasarıma yönelik talepler atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, hükmün kesinleşmesinden hüküm fıkrasının ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

...-Dava, davacıya ait 2004/1449 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine davalı tarafından yapılan tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıya ait 2004/01549/5,6 ve 11 nolu çoklu tasarımlara davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine, 2004/01549-4 nolu tasarım yönünden ise davacının bu tasarım yönünden davasını atiye terk ettiği gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa 16.09.2008 celse davacı vekili anılan tasarım yönünden davalarını atiye terk ettiklerini beyan etmiş ise de aynı celse davalı vekili atiye terk talebini kabul etmediklerini beyan etmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nda ‘davanın atiye bırakılması’ adı altında bir kurum düzenlenmemiştir. Davanın atiye bırakılması, davanın geri alınması anlamındadır. HUMK. nun 185/1 nci maddesine göre, davanın geri alınabilmesi için bu isteğe karşı çıkılmamış ve davalı tarafından açıkça rıza gösterilmiş bulunması gerekir. Davanın geri alınması yasağı, Usul Hukuku açısından davanın açılmasının en önemli sonuçlarındandır. Geri almanın sonuç doğurabilmesi için davalının muvafakatinin açık olması zorunlu olup, zımni muvafakat yeterli değildir. Uyuşmazlığa konu olayda davacı vekilinin 2004/01549-4 nolu tasarım yönünden davasının atiye bırakılması istemi davalı vekilince açıkça reddedilmiş olup bu durum karşısında, atiye bırakma istemi davalı tarafça kabul edilmediğinden bu talep yönünden de davaya devam edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18502 E. 2015/434 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Karar Düzeltme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1996 E. 2014/5563 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3803 E. 2013/6565 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/18833 E.  ,  2013/6185 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2009 tarih ve 2006/265-2009/201 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekilli, müvekkilinin 2004/1449 sayılı tasarımların sahibi olduğunu, davalının izinsiz olarak müvekkili tasarımlarına konu ürünleri ürettiğini ve sattığını, bu halin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek tasarım hakkını ihlal ve haksız rekabetin önlenmesine.

30. 000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, çekişme konusu makinelerin müvekkili şirketin de ortağı olduğu Demak Makine Ltd. Şti. tarafından ilk defa üretildiğini ve 2001 yılından itibaren geliştirildiğini, bir kısım görünümlerin de teknik zorunluluktan kaynaklandığını, kaldı ki müvekkili tasarımları ile davacının tasarımlarının benzer olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde ürettiği, satışa sunduğu inşaat demiri kesme makinelerinin davacıya ait 2004/01549-5,6 ve 11 nolu tasarımlar ile benzer olduğu ve tasarım hakkına ihlal teşkil ettiği, her ne kadar 2004/01549-4 sayılı tasarım yönünden de ihlal tespit edilmişse de, bu tasarımın mahkemenin ....07.2008 gün ve 2006/171 esas ve 2008/231 karar sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, 554 sayılı KHK’nın 45. maddesi uyarınca hükümsüzlüğe ilişkin kesinleşmiş kararların herkese karşı ve geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağı, böylece 2004/01549-4 sayılı tasarıma sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı, bu nedenle ihlal ve tazminata yönelik istemlerin dayanağı olamayacağı, ayrıca davacının bu tasarıma yönelik istemlerini atiye bıraktığı, davalının üretip sattığı bütün makinelerin en düşük değere sahip makineler olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bunun aksini kanıtlama yükümlülüğünün davalı üzerinde bulunduğu, ancak bu savunmayı doğrular belge ve delil ibraz edilmediği, bu nedenle BK'nun 42.maddesi de somut olayda dikkate alınarak, halin mutad cereyanına göre en düşük ve en

yüksek fiyatın ortalamasının esas alınmasının hakkaniyete uygun düşeceği, öte yandan tarafların ekonomik ve ticari konumları, ihlalin boyutu ve etkileri unsurlar çerçevesinde, manevi tazminatın tayinin adil olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ürettiği, ... FSHHM’nin 2005/91 D.Iş sayılı dosyasında tespit edilen demir kesme makinelerinin davacıya ait 2004/01549-5,6,11 sıra sayılı çoklu tasarımlara konu demir kesme "makinesi tasarımlarına tecavüz oluşturduğundan bu tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, tespit edilen takdiren ortalama değer esas alınmak suretiyle 20.568,68 TL maddi tazminat ile taktiren 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacıya ait 2004/01549-4 sayılı tasarıma yönelik talepler atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, hükmün kesinleşmesinden hüküm fıkrasının ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

...-Dava, davacıya ait 2004/1449 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine davalı tarafından yapılan tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıya ait 2004/01549/5,6 ve 11 nolu çoklu tasarımlara davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine, 2004/01549-4 nolu tasarım yönünden ise davacının bu tasarım yönünden davasını atiye terk ettiği gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Oysa 16.09.2008 celse davacı vekili anılan tasarım yönünden davalarını atiye terk ettiklerini beyan etmiş ise de aynı celse davalı vekili atiye terk talebini kabul etmediklerini beyan etmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nda ‘davanın atiye bırakılması’ adı altında bir kurum düzenlenmemiştir.

Davanın atiye bırakılması, davanın geri alınması anlamındadır. HUMK. nun 185/1 nci maddesine göre, davanın geri alınabilmesi için bu isteğe karşı çıkılmamış ve davalı tarafından açıkça rıza gösterilmiş bulunması gerekir. Davanın geri alınması yasağı, Usul Hukuku açısından davanın açılmasının en önemli sonuçlarındandır. Geri almanın sonuç doğurabilmesi için davalının muvafakatinin açık olması zorunlu olup, zımni muvafakat yeterli değildir. Uyuşmazlığa konu olayda davacı vekilinin 2004/01549-4 nolu tasarım yönünden davasının atiye bırakılması istemi davalı vekilince açıkça reddedilmiş olup bu durum karşısında, atiye bırakma istemi davalı tarafça kabul edilmediğinden bu talep yönünden de davaya devam edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489731000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.