Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4855 E. 2013/5956 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ imza incelemesi↗ kusur oranı↗ üçüncü kişi↗ mahsup↗ vade↗ yetki↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ hasar↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme yetkisine istinaden, davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, davalı banka nezdinde açılan davacılar ait hesapta bulunan paranın onların bilgisi ve izni dışında çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup,mahkemece, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme yetkisine istinaden, davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ile çekildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nın 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacılar vekili paranın müvekkillerince çekilmediğini, bu hususta kimseye yetki verilmediğini, tediye fişindeki imzanın da davacıya ait olmadığını ileri sürmüş,davalı banka vekili ise paranın davacıların verdiği talimata istinaden ve davacılardan Hanımkız'ın imzasını taşıyan tediye fişiyle ödendiğini savunmuştur. Her ne kadar davacıların yakınları ve aynı zamanda banka çalışanı olan dava dışı ...'a hesaplarından para çekmesi hususunda yetki verdikleri görülmekte ise de, bu yetkinin anılan kişinin kendi nam ve imzası ile işlem yapmasını içerdiği anlaşılmaktadır. Oysa işleme ilişkin tediye fişinde davacının ismi ve ona ait olduğu savunulan imza yer almakta olup, davalı yanca belge aslı ibraz olunamadığından imza incelemesi de yapılamamıştır. Kaldı ki, paranın çekildiği 04.02.2008 tarihinde davacıların yurtdışında oldukları, bu durumda paranın hesabın bulunduğu banka şubesinden bizzat davacılar tarafından çekilmesinin fiilen imkansız bulunduğu saptandığına göre, davacının imzasını da içerse ne zaman ve ne şekilde elde edildiği davalı yanca ispatlanamayan tediye fişiyle, davacılar dışında üçüncü bir kişiye ödemede bulunulması bankanın mevduatı iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu itibarla, mahkemece, hesaptaki paranın davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği varsayımına dayalı bilirkişi görüşü benimsenerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16513 E. 2012/6009 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar · Alacak
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
… ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme «yetkisine» istinaden, davacı ...'ın imzasını «taşıyan» tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı …
… anın onların bilgisi ve izni dışında çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup,mahkemece, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme «yetkisine» istinaden, davacı ...'ın imzasını «taşıyan» tediye fişi ile çekildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · husumet
Benzer bu karardaBu itibarla, davacı hesap sahibinin davaya konu «havale» işlemini gerçekleştiren üçüncü kişilere karşı «husumet» yöneltmesi yerinde değildir.
Kaldı ki mahkeme kabulünün aksine, dosya kapsamında davalılardan ...’nın işbu «havale» işlemini gerçekleştirdiğine yönelik hiçbir delil ve tespit de mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12474 E. 2010/11284 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme «yetkisine» istinaden, davacı ...'ın imzasını «taşıyan» tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · ispat yükü · havale
Benzer bu karardaOysa, davacılara ait para, davalı bankalara karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankaları aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankalar, davacılara vermiş olduğu şifre ve parolanın davacıların kusuruyla ele geçirildiğini de kanıtlayamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6782 E. 2013/21800 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme «yetkisine» istinaden, davacı ...'ın imzasını «taşıyan» tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü · internet bankacılığı · havale · husumet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu, ceza davasında davalı ... yönünden mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.200 TL'nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davacı ile ... arasında «internet bankacılığı» ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır.
Şayet usulsüz işlemde davalı ...'in bir «kusuru» mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı «saklamakla yükümlü», zarar gören davalı bankaya aittir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...'e «husumet» düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle anılan davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15104 E. 2011/7473 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme «yetkisine» istinaden, davacı ...'ın imzasını «taşıyan» tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından tek işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın «kusuru» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından tek işlemle başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın «kusuru» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15736 E. 2012/4484 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · vade · taşıyan · hasar · Alacak
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
… ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme «yetkisine» istinaden, davacı ...'ın imzasını «taşıyan» tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı …
… anın onların bilgisi ve izni dışında çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup,mahkemece, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme «yetkisine» istinaden, davacı ...'ın imzasını «taşıyan» tediye fişi ile çekildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBuna göre, «mevduat sözleşmesi» ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Ancak, Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi).
Aynı Yasa'nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef'i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · mevduat sözleşmesi · sahtecilik · dolandırıcılık
Benzer bu karardaBuna göre, «mevduat sözleşmesi» ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, «dolandırıcılık» eylemi müşteriye değil bankaya karşı gerçekleştirilmekte ve mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.
Bu hususta objektif «özen borcu» altında olan bankalar, hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.
Bu durumda mahkemece «sahtecilik» işleminin davalı bankaya karşı gerçekleştirildiği ve olayda davacının herhangi bir kusurunun varlığının kanıtlanamadığı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın, reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2039 E. 2012/8440 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme «yetkisine» istinaden, davacı ...'ın imzasını «taşıyan» tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, «ispat yükü» üzerinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirilip geçirilmediğini ispatlayıp ispatlayamadığı, davacının olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4855 E. , 2013/5956 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....01.2012 tarih ve 2008/924-2012/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ....220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankanın ... Şubesi'nde 7.484 USD tutarında 1 ay vadeli döviz tevdiat hesabı açtırdıklarını, .../06/2008 tarihinde parayı çekmek için başvurduklarında paranın banka çalışanı tarafından çekildiğini öğrendiklerini, davalının çalışanlarının eylemlerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 7.484 USD'nin faiziyle birlikte davalından tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, döviz hesabındaki paranın davacıların isteğiyle TL'ye çevrildiğini, bunun 8.500 TL'sinin 04/02/2008 tarihinde davacı ... tarafından, bakiyesinin ise sonraki tarihlerde ATM işlemleri ile çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,para çekme işleminin bizzat davacılar tarafından gerçekleştirilmediği anlaşılmakta ise de, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme yetkisine istinaden, davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği, bankanın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava, davalı banka nezdinde açılan davacılar ait hesapta bulunan paranın onların bilgisi ve izni dışında çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup,mahkemece, hesaptaki paranın davacıların verdiği para çekme yetkisine istinaden, davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ile çekildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nın 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacılar vekili paranın müvekkillerince çekilmediğini, bu hususta kimseye yetki verilmediğini, tediye fişindeki imzanın da davacıya ait olmadığını ileri sürmüş,davalı banka vekili ise paranın davacıların verdiği talimata istinaden ve davacılardan Hanımkız'ın imzasını taşıyan tediye fişiyle ödendiğini savunmuştur. Her ne kadar davacıların yakınları ve aynı zamanda banka çalışanı olan dava dışı ...'a hesaplarından para çekmesi hususunda yetki verdikleri görülmekte ise de, bu yetkinin anılan kişinin kendi nam ve imzası ile işlem yapmasını içerdiği anlaşılmaktadır. Oysa işleme ilişkin tediye fişinde davacının ismi ve ona ait olduğu savunulan imza yer almakta olup, davalı yanca belge aslı ibraz olunamadığından imza incelemesi de yapılamamıştır.
Kaldı ki, paranın çekildiği 04.02.2008 tarihinde davacıların yurtdışında oldukları, bu durumda paranın hesabın bulunduğu banka şubesinden bizzat davacılar tarafından çekilmesinin fiilen imkansız bulunduğu saptandığına göre, davacının imzasını da içerse ne zaman ve ne şekilde elde edildiği davalı yanca ispatlanamayan tediye fişiyle, davacılar dışında üçüncü bir kişiye ödemede bulunulması bankanın mevduatı iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu itibarla, mahkemece, hesaptaki paranın davacı ...'ın imzasını taşıyan tediye fişi ve yine davacıların verdiği ATM kartı ile aynı zamanda banka çalışanı olan davacıların yakını ... tarafından çekildiği varsayımına dayalı bilirkişi görüşü benimsenerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bente açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489690100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz