Tasarrufun İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2655 E. 2013/6065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mal kaçırma↗ ön inceleme aşaması↗ muvazaa↗ kamu düzeni↗ iflas↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yapılan devrin tarafların serbest iradeleri ile gerçekleştiğini, davacı, muvazaaya dayanmışsa da marka sahibi satıcı ile yeni marka sahibi alıcının arasındaki işlemin danışıklı olduğunu ortaya koyan açık kanıtları sunamadığı, dayandığı takip dosyalarının ise iddialarını muvazaa bakımından kanıtlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalılar arasındaki marka devrinin muvazaalı olarak, alacaklılardan mal kaçırma ve alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapıldığı iddiasına dayalı marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 18. ve İcra İflas Kanunun 278. ve devamı maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmıştır. Davanın bu niteliği itibariyle, genel mahkemelerde görülmesi gerekirken, görevli bulunmayan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış; görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin bulunduğu ve taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği nazara alınarak, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka devri iptali | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11445 E. 2015/10658 K.
Ortak:mal kaçırma · muvazaa · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalılar arasındaki marka devrinin «muvazaalı» olarak, alacaklılardan «mal kaçırma» ve alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapıldığı iddiasına dayalı marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 18. ve İcra İflas Kanunun 278. ve devamı maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yapılan devrin tarafların serbest iradeleri ile gerçekleştiğini, davacı, «muvazaaya» dayanmışsa da marka sahibi satıcı ile yeni marka sahibi alıcının arasındaki işlemin danışıklı olduğunu ortaya koyan açık kanıtları sunamadığı, dayandığı takip dosyalarının ise iddialarını muvazaa bakımından kanıtlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın bu niteliği itibariyle, genel mahkemelerde görülmesi gerekirken, «görevli» bulunmayan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış; görevle ilgili düzenlemelerin «kamu düzenine» ilişkin bulunduğu ve taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği nazara alınarak, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Bozma …
Benzer bu karardaDava, davalılar arasındaki marka devrinin «muvazaalı» olarak, alacaklılardan «mal kaçırma» ve alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapıldığı iddiasına dayalı marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, Türk Borçlar Kanunu'nun 19. ve İcra İflas Kanunu'nun 278. ve devamı maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın ...'deki tescil kaydıyla ilişkili olduğu, davaya konu olan uyuşmazlığın «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve dosyanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın bu niteliği itibariyle, 556 sayılı KHK'da belirtilen dava türlerinden olmadığı, davada genel mahkemelerin «görevli» olduğu gözönüne alınarak esasa girilip karar verilmesi gerekirken Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel görevli mahkeme · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın ...'deki tescil kaydıyla ilişkili olduğu, davaya konu olan uyuşmazlığın «özel görevli» «ihtisas» mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve dosyanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın bu niteliği itibariyle, 556 sayılı KHK'da belirtilen dava türlerinden olmadığı, davada genel mahkemelerin «görevli» olduğu gözönüne alınarak esasa girilip karar verilmesi gerekirken Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2655 E. , 2013/6065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2010/56-2011/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı ... ve hakim ortağı olan Miray Kozmetik Şirketi’nden alacaklı olduğunu, ... İcra Daireleri’nde takibe geçtiğini, takiplerin devam ettiğini; davalı ...’in adına kayıtlı markalarını diğer davalı Hakdan İnşaat Ltd. Şti.ne devrettiğini, satışta bedelin çok düşük gösterildiğini, davalıların muvazaalı olarak alacaklılarından mal kaçırma ve alacaklılarını zarara uğratma kastı ile devir yaptıklarını, yapılan satışların BK. nn 18. maddesine göre muvazaa nedeniyle iptali ya da satış işleminin alacaklılardan mal kaçırma kastıyla yapıldığı dikkate alınarak tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, marka devir işlemlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı tarafın, ...’den alacağını alamayınca müvekkiline karşı kötü niyetle bu davayı açtığını, markanın, diğer davalıdan noter satış senedi ile alındığını, herhangi bir muvazaanın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yargılamaya katılmamış, davaya cevaplarını bildirmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; yapılan devrin tarafların serbest iradeleri ile gerçekleştiğini, davacı, muvazaaya dayanmışsa da marka sahibi satıcı ile yeni marka sahibi alıcının arasındaki işlemin danışıklı olduğunu ortaya koyan açık kanıtları sunamadığı, dayandığı takip dosyalarının ise iddialarını muvazaa bakımından kanıtlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalılar arasındaki marka devrinin muvazaalı olarak, alacaklılardan mal kaçırma ve alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapıldığı iddiasına dayalı marka devrinin iptali istemine ilişkin olup, 818 Sayılı Borçlar Kanununun 18. ve İcra İflas Kanunun 278. ve devamı maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmıştır. Davanın bu niteliği itibariyle, genel mahkemelerde görülmesi gerekirken, görevli bulunmayan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış; görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin bulunduğu ve taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği nazara alınarak, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489651100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz