6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6670 E. 2013/5752 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil niteliği kesin delil acentelik sözleşmesi ticari defter ve kayıtlar acente ticari faiz acentelik hakkaniyet temerrüt faizi ticari defter taşıyan tacir temerrüt kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 18 · HUMK — HUMK 287

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların, davacı sigorta şirketine karşı sözleşme gereği borçlu oldukları ve sözleşmenin davacı tarafından usulüne uygun olarak feshedildiği, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin .... maddesi gereğince HUMK’nın 287. maddesi anlamında kesin delil niteliği taşıyan ve usulüne uygun olarak tutulan davacı defter ve kayıtlarına göre çözümlenmesi gerektiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan dava tarihi itibariyle 39.683,18 TL alacaklı olduğu, ayrıca sözleşmenin .... maddesinde belirlenen aylık %... faizin dava tarihindeki ekonomik göstergeler, ticari faiz oranları, hak ve nefaset kuralları ve BK’nın 18. maddesi gereğince aylık %... olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı, aynı şekilde sözleşmenin .../...-b maddesindeki düzenlemenin formüler sözleşme niteliğinde olup davalının durumunu hak ve nefaset kurallarına aykırı olarak ağırlaştırdığı, davacı sigorta şirketinin, kendi kayıtlarında davalı acente lehine oluşmuş olan primleri de kabul ve düştüğü

anlaşıldığından, bu maddenin uygulanmaması yönünde kanaat oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 39.683,18 TL alacağın dava tarihinden itibaren aylık %... faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Ancak, taraflar tacir olup serbest iradeleriyle imzaladıkları Acentelik Sözleşmesinin .../II-a maddesinde temerrüt faizi oranını aylık %... olarak kararlaştırmışlardır. Davalıların temerrüt faizi oranına herhangi bir itirazları olmadığı gibi fahiş olduğu savunularak indirim veya uyarlama talepleri de bulunmadığı halde yazılı gerekçeyle sözleşmeyle kararlaştırılan temerrüt faizi oranının indirilerek hükme bağlanması bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18105 E. 2015/6011 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/6670 E.  ,  2013/5752 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2010/161-2011/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında ....2005 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin 05.04.2010 tarihinde feshedildiğini, müvekkili şirket kayıtlarına göre davalı acentenin davacıya 49.588,... TL borçlu olduğunu, davalı gerçek şahısların da acentenin borcuna kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın dava tarihinden itibaren aylık %... faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirket ile davacı sigorta şirketi arasındaki cari hesap ilişkisine göre davacının herhangi bir alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların, davacı sigorta şirketine karşı sözleşme gereği borçlu oldukları ve sözleşmenin davacı tarafından usulüne uygun olarak feshedildiği, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin .... maddesi gereğince HUMK’nın 287. maddesi anlamında kesin delil niteliği taşıyan ve usulüne uygun olarak tutulan davacı defter ve kayıtlarına göre çözümlenmesi gerektiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan dava tarihi itibariyle 39.683,18 TL alacaklı olduğu, ayrıca sözleşmenin .... maddesinde belirlenen aylık %... faizin dava tarihindeki ekonomik göstergeler, ticari faiz oranları, hak ve nefaset kuralları ve BK’nın 18.

maddesi gereğince aylık %... olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı, aynı şekilde sözleşmenin .../...-b maddesindeki düzenlemenin formüler sözleşme niteliğinde olup davalının durumunu hak ve nefaset kurallarına aykırı olarak ağırlaştırdığı, davacı sigorta şirketinin, kendi kayıtlarında davalı acente lehine oluşmuş olan primleri de kabul ve düştüğü

anlaşıldığından, bu maddenin uygulanmaması yönünde kanaat oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 39.683,18 TL alacağın dava tarihinden itibaren aylık %... faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Ancak, taraflar tacir olup serbest iradeleriyle imzaladıkları Acentelik Sözleşmesinin .../II-a maddesinde temerrüt faizi oranını aylık %... olarak kararlaştırmışlardır. Davalıların temerrüt faizi oranına herhangi bir itirazları olmadığı gibi fahiş olduğu savunularak indirim veya uyarlama talepleri de bulunmadığı halde yazılı gerekçeyle sözleşmeyle kararlaştırılan temerrüt faizi oranının indirilerek hükme bağlanması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489637700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.