Maddi-Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/298 E. 2013/5630 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5464 sayılı kanun↗ sipariş formu↗ üye işyeri sözleşmesi↗ pos cihazı↗ tahrifat↗ hizmet bedeli↗ müterafik kusur↗ kusur oranı↗ bloke↗ ticari işletme↗ ba formu↗ hamil↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ maddi ve manevi tazminat↗ kusur↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/7987 E, 2012/8532 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacıya ait internet sitesinden kredi kartlarıyla yapılan satış bedellerinin davalı bankaca bloke edilmesi nedenine dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşme uyarınca ticari işletme (olayda davacı) kart hamilinden nakit ödeme yapmasını talep etmekten vazgeçerek, müşterinin kredi kartı ile ödeme yapmasını kabul etmek, kartı çıkaran bankada bu alışveriş tutarını işyerine ödemekle yükümlü olmaktadır. Anılan sözleşme uyarınca üye işyerinin temel olarak iki edimi söz konusudur, bunlar a) kredi kartını kabul etmek, b) kredi kartının geçerliliğini kontrol etmektir. Esasen anılan hususlar 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun .... maddesinde de vurgulanmıştır. Anılan Kanun'un .... maddesinde "Üye işyerleri, kart hamillerinin yapmış oldukları mal ve hizmet alımlarının bedelini banka kartı ya da kredi kartı ile ödeme taleplerini kabul etmek zorundadır. Bu zorunluluk indirim dönemlerinde de geçerlidir. Üye işyerleri, kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteyemez. Bu hükme aykırı davranılması halinde, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar tarafından üye işyeri sözleşmesi feshedilir ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamaz.
Üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrollerin yapılmamasından ... zararlardan üye işyerleri sorumludur ." denilmekte yine 18. maddesinde "Üye işyerleri, 20'nci madde uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür" denilmektedir. Bu yasal düzenlemelerden sonra dosyada mevcut bilirkişi raporunda belirtilen ve somut olaya uygun olan sistemin işleyiş şeklinin kredi kartı alışverişlerinde mağazalarda kullanılan POS cihazlarının, elektronik ticaret için internete uyarlanmış şekline VPOS denildiği, anlaşmalı banka sistemine uygun VPOS yazılımının elektronik ticaret yapılacak internet sitesine entegre edildikten sonra işlem yapılmasına hazır hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu işleyiş şeklinde kredi kartı bilgilerinin davacı tarafından görülmesinin mümkün olmadığı ve yapılan işlemlere provizyon verildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Dolayısıyla davacının 5464 sayılı Kanun'un .... maddesi uyarınca bir yükümlülük altına girdiğinden söz edilemez, VPOS yazılımını bankanın sağladığı başka bir anlatımla kredi kartıyla alışverişe olanak sağlayan sistemin banka tarafından kurulduğu sabit olduğuna göre somut olayda asıl sorumluluk klasik kredi kartıyla alışveriş uygulamasının aksine davalı bankaya ait olmak zorundadır. Bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkemece de kabul gören ve davacının kusuruna dayanak teşkil eden yapılan işlem sayısının çokluğundan davacının şüphelenerek malı teslim etmemesi gerektiği yolundaki gerekçe ancak davacının müterafik kusurunu oluşturabilir. Mahkemece yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle somut olayda davacının alması gereken tedbirlerin ne olabileceğinin özellikle 5464 sayılı Kanun'un 18. maddesi gözetilmek suretiyle değerlendirilmesi ve davacının müterafik kusur oranının belirlenmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile noksan inceleme sonucu verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7306 E. 2010/1060 K.
Ortak:hamil · ibraz
İncelediğiniz karardaAnılan Kanun'un .... maddesinde "Üye işyerleri, kart «hamillerinin» yapmış oldukları mal ve hizmet alımlarının bedelini banka kartı ya da kredi kartı ile ödeme taleplerini kabul etmek zorundadır.
Üye işyerleri, mal ve «hizmet bedeli» karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın «tahrifata» uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi «ibrazını» talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür.
Benzer bu kararda… re, dava konusu kredi kartı harcama işleminin 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 20. maddesinde belirtilen şifre ve benzeri yöntem dışında kart «hamilinin» imzası ile kabulünü gerektiren bir işlem olduğu, anılan Yasa’nın 17/2 fıkrası uyarınca üye işyerinin kartın geçerliliği ve kimlik belgesi «ibrazını» talep ederek kart üzerindeki bilgiler ile kimlik bilgilerini karşılaştırarak kontrol etmesi gerektiği, aksi halde doğan zararlardan sorumlu olacaklarının belirtildiği, dava konusu işlemde kartın hamili dışında başka bir kişi tarafından kullanıldığı ve hamil adına imzalandığının davalı vekilince cevap dilekçesinde açıklandığı, ayrıca dava konusu kart ile yapılan satışa konu «fatura» veya satış fişinin ibraz edilmediği, bu durumda davalı üye işyerine ödenerek, dava dışı kart hamili ölü ...'nın kredi kartı hesabına 14.04.2006 tarihinde borç yazılan ve tahsil edilemediği için banka zararını oluşturan 9.900 YTL’den davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.900,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, kredi kartı borcunun kart «hamilinin» ölümü ve «mirasçılarının» mirası reddi nedeniyle tahsil edilememesi üzerine 5464 sayılı Yasa hükümleri uyarınca üye işyerinden tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu alışveriş 14.04.2006 tarihinde gerçekleşmiş olup ölümünden önce kart «hamilinin», ölümünden sonra da «mirasçılarının» böyle bir alışverişin kart hamilinin bilgisi dışında yapılıp borç bulunmadığı yönünde itirazları dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · fatura · avans faizi
Benzer bu kararda… re, dava konusu kredi kartı harcama işleminin 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 20. maddesinde belirtilen şifre ve benzeri yöntem dışında kart «hamilinin» imzası ile kabulünü gerektiren bir işlem olduğu, anılan Yasa’nın 17/2 fıkrası uyarınca üye işyerinin kartın geçerliliği ve kimlik belgesi «ibrazını» talep ederek kart üzerindeki bilgiler ile kimlik bilgilerini karşılaştırarak kontrol etmesi gerektiği, aksi halde doğan zararlardan sorumlu olacaklarının belirtildiği, dava konusu işlemde kartın hamili dışında başka bir kişi tarafından kullanıldığı ve hamil adına imzalandığının davalı vekilince cevap dilekçesinde açıklandığı, ayrıca dava konusu kart ile yapılan satışa konu «fatura» veya satış fişinin ibraz edilmediği, bu durumda davalı üye işyerine ödenerek, dava dışı kart hamili ölü ...'nın kredi kartı hesabına 14.04.2006 tarihinde borç yazılan ve tahsil edilemediği için banka zararını oluşturan 9.900 YTL’den davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.900,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, kredi kartı borcunun kart «hamilinin» ölümü ve «mirasçılarının» mirası reddi nedeniyle tahsil edilememesi üzerine 5464 sayılı Yasa hükümleri uyarınca üye işyerinden tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu alışveriş 14.04.2006 tarihinde gerçekleşmiş olup ölümünden önce kart «hamilinin», ölümünden sonra da «mirasçılarının» böyle bir alışverişin kart hamilinin bilgisi dışında yapılıp borç bulunmadığı yönünde itirazları dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Davacı bankanın zararı, davalı üye işyerinin 5464 sayılı Yasa’nın 17/2. maddesinde düzenlenen yükümlülüklerini ihlalden doğmayıp kart «hamilinin» borcu ödemeden ölmesi ve «mirasçılarının» da mirası reddi nedeniyle doğmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3096 E. 2010/9264 K.
Ortak:üye işyeri sözleşmesi
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında «üye işyeri sözleşmesi» akdedildiği, söz konusu sözleşme uyarınca «ticari işletme» (olayda davacı) kart hamilinden nakit ödeme yapmasını talep etmekten vazgeçerek, müşterinin kredi kartı ile ödeme yapmasını kabul etmek, kartı çıkaran bankada bu alışveriş tutarını işyerine ödemekle yükümlü olmaktadır.
Bu hükme aykırı davranılması halinde, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar tarafından «üye işyeri sözleşmesi» feshedilir ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamaz.
Benzer bu karardaTaraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davacı işyerinden sahte kredi kartıyla yapılmış olan tek harcama için iki ayrı slip düzenleyip bölerek yanlar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinin» 14/3-b maddesine aykırı davranmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Ayrıca kart hamilinden davalı banka ve «ihbar olunan» tarafından yapılan ve iade edilmeyen bir tahsilatta mevcut değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/298 E. , 2013/5630 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31...2009 gün ve 2007/136-2009/513 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.05.2012 gün ve 2010/7987-2012/8532 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Şubesi'nde ticari mevduat hesabı bulunduğunu, anılan hesaptan her türlü bankacılık hizmetinin yanında kredi kartları ile sanal pos cihazıyla web ortamında sanal satışlar yaptığını, yapılan satışlar sonucu hesapta 32.736.42 YTL mevduat biriktiğini, davalının bu meblağı ödemediğini, sahte kredi kartlarıyla işlem yapıldığı gerekçesiyle üzerinde bloke koyduğunu, böyle bir durum varsa davalının kendisinin sorumlu olduğunu, yapılan işlemin haksız bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağ ve 30.000.00 TL ticari kazanç kaybı ile 50.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/7987 E, 2012/8532 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacıya ait internet sitesinden kredi kartlarıyla yapılan satış bedellerinin davalı bankaca bloke edilmesi nedenine dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşme uyarınca ticari işletme (olayda davacı) kart hamilinden nakit ödeme yapmasını talep etmekten vazgeçerek, müşterinin kredi kartı ile ödeme yapmasını kabul etmek, kartı çıkaran bankada bu alışveriş tutarını işyerine ödemekle yükümlü olmaktadır. Anılan sözleşme uyarınca üye işyerinin temel olarak iki edimi söz konusudur, bunlar a) kredi kartını kabul etmek, b) kredi kartının geçerliliğini kontrol etmektir. Esasen anılan hususlar 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun .... maddesinde de vurgulanmıştır. Anılan Kanun'un .... maddesinde "Üye işyerleri, kart hamillerinin yapmış oldukları mal ve hizmet alımlarının bedelini banka kartı ya da kredi kartı ile ödeme taleplerini kabul etmek zorundadır.
Bu zorunluluk indirim dönemlerinde de geçerlidir. Üye işyerleri, kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteyemez. Bu hükme aykırı davranılması halinde, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar tarafından üye işyeri sözleşmesi feshedilir ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamaz.
Üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrollerin yapılmamasından ... zararlardan üye işyerleri sorumludur ." denilmekte yine 18.
maddesinde "Üye işyerleri, 20'nci madde uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür" denilmektedir. Bu yasal düzenlemelerden sonra dosyada mevcut bilirkişi raporunda belirtilen ve somut olaya uygun olan sistemin işleyiş şeklinin kredi kartı alışverişlerinde mağazalarda kullanılan POS cihazlarının, elektronik ticaret için internete uyarlanmış şekline VPOS denildiği, anlaşmalı banka sistemine uygun VPOS yazılımının elektronik ticaret yapılacak internet sitesine entegre edildikten sonra işlem yapılmasına hazır hale geldiği anlaşılmaktadır.
Bu işleyiş şeklinde kredi kartı bilgilerinin davacı tarafından görülmesinin mümkün olmadığı ve yapılan işlemlere provizyon verildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Dolayısıyla davacının 5464 sayılı Kanun'un .... maddesi uyarınca bir yükümlülük altına girdiğinden söz edilemez, VPOS yazılımını bankanın sağladığı başka bir anlatımla kredi kartıyla alışverişe olanak sağlayan sistemin banka tarafından kurulduğu sabit olduğuna göre somut olayda asıl sorumluluk klasik kredi kartıyla alışveriş uygulamasının aksine davalı bankaya ait olmak zorundadır. Bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkemece de kabul gören ve davacının kusuruna dayanak teşkil eden yapılan işlem sayısının çokluğundan davacının şüphelenerek malı teslim etmemesi gerektiği yolundaki gerekçe ancak davacının müterafik kusurunu oluşturabilir.
Mahkemece yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle somut olayda davacının alması gereken tedbirlerin ne olabileceğinin özellikle 5464 sayılı Kanun'un 18. maddesi gözetilmek suretiyle değerlendirilmesi ve davacının müterafik kusur oranının belirlenmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile noksan inceleme sonucu verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2010/7987 E, 2012/8532 K sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 22.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488889800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz