Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3096 E. 2010/9264 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üye işyeri sözleşmesi↗ ihbar olunan↗ ihbar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının slipteki isim ve kredi kartı numarası ile kredi kartındaki isim ve kart numarası aynı olması nedeniyle gerekli kontrolleri yaptığı ve yükümlülüklerini yerine getirdiği, müşterinin sunduğu kartın pos cihazından geçtiği için kopyalandığını bilmesinin mümkün olmadığı, bu hususta alabileceği bir tedbirin de bulunmadığı, davalı bankanın kartların kopyalanmaması veya kolaylıkla tespiti için gerekli çalışmayı yaparak ve bu teknolojiye sahip olarak kart sahipleri ile üye işyerlerini mağdur olmamalarını sağlaması gerektiği, olayın sorumluluğu davalı bankada olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davacı işyerinden sahte kredi kartıyla yapılmış olan tek harcama için iki ayrı slip düzenleyip bölerek yanlar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 14/3-b maddesine aykırı davranmıştır. Ayrıca kart hamilinden davalı banka ve ihbar olunan tarafından yapılan ve iade edilmeyen bir tahsilatta mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece, sözleşmenin 14/3-b maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12425 E. 2009/429 K.
Ortak:üye işyeri sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davacı işyerinden sahte kredi kartıyla yapılmış olan tek harcama için iki ayrı slip düzenleyip bölerek yanlar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinin» 14/3-b maddesine aykırı davranmıştır.
Benzer bu karardaDava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan davacı işyerinde kullanılan kredi kartının sahte olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alışverişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemlerden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · kusur oranı · denetime elverişlilik · kusur · eksik inceleme · dahili dava · ibraz
Benzer bu kararda… ıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik birtakım önlemler alınması «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle tarafların «kusurlarının» bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümleri dikkate alınarak, sözleşmenin hangi hükümlerini, hangi tarafın somut olayda sözleşmeyi nasıl ihlal ettiği hususlarında, aralarında bankacılık ve uluslararası kredi kartları konusunda ve POS makinesinin teknik yönünden işleyişi alanında uzmanın da yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılıp, tarafların «kusur oranlarının» saptanması, rapora itirazın yeterince irdelendiği «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, banka kayıtlarına ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, POS makinesi slip kopyalarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, anılan makinenin «ibraz» edilen kredi kartına onay verdiği, davacının kredi kartının sahte olup olmadığını bilemeyeceği, kredi kartının sahte olması durumunda davalının onay vermemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan davacı işyerinde kullanılan kredi kartının sahte olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alışverişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemlerden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1097 E. 2010/6772 K.
Ortak:üye işyeri sözleşmesi · ihbar · Alacak
İncelediğiniz karardaKararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davacı işyerinden sahte kredi kartıyla yapılmış olan tek harcama için iki ayrı slip düzenleyip bölerek yanlar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinin» 14/3-b maddesine aykırı davranmıştır.
Ayrıca kart hamilinden davalı banka ve «ihbar olunan» tarafından yapılan ve iade edilmeyen bir tahsilatta mevcut değildir.
Benzer bu karardaDavacı ile davalı Banka arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından «bloke» konulması sonucu ödenmediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Ancak, satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu işlemle ilgili olarak davalı Bankaya «sahtecilik» «ihbarı» yapılıp yapılmadığı, hangi kredi kartının kopyalandığı, asıl kredi kartı «hamilinin» kim olduğu, kart üreticisi bankanın işlem nedeniyle davalı Bankaya başvuruda bulunup bulunmadığı, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı Bankanın alabileceği tedbirler olup olmadığı, tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı husu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · bloke · sahtecilik · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · hamil · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme
Benzer bu karardaAncak, satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu işlemle ilgili olarak davalı Bankaya «sahtecilik» «ihbarı» yapılıp yapılmadığı, hangi kredi kartının kopyalandığı, asıl kredi kartı «hamilinin» kim olduğu, kart üreticisi bankanın işlem nedeniyle davalı Bankaya başvuruda bulunup bulunmadığı, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı Bankanın alabileceği tedbirler olup olmadığı, tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı husu …
… rdiği, sonradan sahte kredi kartıyla işlem yapıldığından bahisle paranın hesaba geçirilmediği ve davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne, 3.500.00 YTL’nın tahsiline karar verilmiştir.
Davacı ile davalı Banka arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davacının, bu davalının vermiş olduğu POS cihazıyla 02.02.2005 tarihinde diğer davalıya kredi kartıyla et satışı yaptığı, 3.500.00 YTL satış bedelinin hesaba geçmesine rağmen işlemin sahte kredi kartıyla gerçekleştirildiğinden bahisle davalı Banka tarafından «bloke» konulması sonucu ödenmediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Taraflar arasında yapılan sözleşmeyle sahte kredi kartıyla işlem yapılması halinde davacı hesabına geçen para üzerinde davalı Bankaya «bloke» «koyma» hakkı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3096 E. , 2010/9264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 tarih ve 2006/1966 - 2008/2492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yaptığı satışın bir kısmının davalı bankanın pos cihazından çekildiğini, davalı banka tarafından müvekkilinin hesabına yatırıldığını, ancak kredi kartının çalıntı olması nedeni ile hesabın bloke olduğunu, müvekkili şirketçe kart hamilinin kimliğinin kontrol edildiğini ve imza alındığını, yapılan işlemle ilgili davalı bankaca onay verildiğini ileri sürerek, 3.875,00 YTL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından bir tek harcama için iki ayrı işlem yapılmasının üye işyeri sözleşmesinin 14.3/b maddesine aykırı olduğunu, kredi kartının sahte olduğunu, davacının gerekli özeni göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili, sahte kredi kartı ile yapılan 3.875,00 YTL işlem tutarının üye işyeri bankası olan T. Vakıflar Bankası'ndan bankalar arası kart kuralları gereğince tahsil edilerek kart hamilinin hesabına alacak olarak kaydedildiğini, müvekkilinin herhangi bir hukuki sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının slipteki isim ve kredi kartı numarası ile kredi kartındaki isim ve kart numarası aynı olması nedeniyle gerekli kontrolleri yaptığı ve yükümlülüklerini yerine getirdiği, müşterinin sunduğu kartın pos cihazından geçtiği için kopyalandığını bilmesinin mümkün olmadığı, bu hususta alabileceği bir tedbirin de bulunmadığı, davalı bankanın kartların kopyalanmaması veya kolaylıkla tespiti için gerekli çalışmayı yaparak ve bu teknolojiye sahip olarak kart sahipleri ile üye işyerlerini mağdur olmamalarını sağlaması gerektiği, olayın sorumluluğu davalı bankada olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, davacı işyerinden sahte kredi kartıyla yapılmış olan tek harcama için iki ayrı slip düzenleyip bölerek yanlar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 14/3-b maddesine aykırı davranmıştır. Ayrıca kart hamilinden davalı banka ve ihbar olunan tarafından yapılan ve iade edilmeyen bir tahsilatta mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece, sözleşmenin 14/3-b maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029665500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz