Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6086 E. 2013/5240 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet görevinin kötüye kullanılması↗ bono↗ yasal faiz↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının şirketine temsilci olarak atadığı davalının vekalet görevini kötüye kullanmak süretiyle vekili olduğu şirketin adına ....000 TL tutarında senedi borçlu sıfatıyla imzalamak süretiyle keşide ettiği, söz konusu senet bedelini herhangi bir şekilde şirket kayıtlarına işlenmediği, bunun bir mal olarakta şirket kayıtlarına girmediği, davalının savunmaları doğrultusunda alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davaya konu bono ile alınan borcun şirketin giderlerine harcanmadığı, aksine şirketin defter ve kayıtlarına göre kârda bulunduğu, davalının alınan bu parayı davacının yararına kullandığını yeterli delillerle ispatlayamadığı, davacının bu senet bedelini icra müdürlüğünden gelen yazı cevabında sabit olmak üzere 59.559 TL olarak ödediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak süretiyle davacıyı zarara uğrattığı, gerekçesiyle davanın kabülüne, ....000 TL' nin ödeme tarihi olan 28.02.2005 tarihinden, 44.559 TL'nin de ödeme tarihi olan 16.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Ancak, ....000 TL alacak kısmı bakımından faiz başlangıcı ödeme ve talep tarihi olan 28.07.2005 olarak kabulü gerekirken 28.02.2005 olarak karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1073 E. 2014/4241 K.
Ortak:vekalet görevinin kötüye kullanılması · bono · yasal faiz · temsil · e-defter · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının şirketine «temsilci» olarak atadığı davalının «vekalet görevini kötüye kullanmak» süretiyle vekili olduğu şirketin adına ....000 TL tutarında senedi borçlu sıfatıyla imzalamak süretiyle keşide ettiği, söz konusu senet bedelini herhangi bir şekilde şirket kayıtlarına işlenmediği, bunun bir mal olarakta şirket kayıtlarına girmediği, davalının savunmaları doğrultusunda alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davaya konu «bono» ile alınan borcun şirketin giderlerine harcanmadığı, aksine şirketin «defter» ve kayıtlarına göre kârda bulunduğu, davalının alınan bu parayı davacının yararına kullandığını yeterli delillerle ispatlayamadığı, davacının bu senet bedelini icra müdürlüğünden gelen yazı cevabında sabit olmak üzere 59.559 TL olarak ödediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak süretiyle davacıyı zarara uğrattığı, gerekçesiyle davanın kabülüne, ....000 TL' nin ödeme tarihi olan 28.02.2005 tarihinden, 44.559 TL'nin de ödeme tarihi olan 16.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek olan «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının şirketine «temsilci» olarak atadığı davalının «vekalet görevini kötüye kullanmak» suretiyle vekili olduğu şirket adına 25.000,00 TL tutarında senedi borçlu sıfatıyla imzalayarak keşide ettiği, söz konusu senet bedelini herhangi bir şekilde şirket kayıtlarına işlenmediği, bunun bir mal olarak da şirket kayıtlarına girmediği, davalının savunmaları doğrultusunda alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davaya konu «bono» ile alınan borcun şirketin giderlerine harcanmadığı, aksine şirketin «defter» ve kayıtlarına göre kârda bulunduğu, davalının alınan bu parayı davacının yararına kullandığını yeterli delillerle ispatlayamadığı, davacının bu senet bedelini icra müdürlüğünden gelen yazı cevabında sabit olmak üzere 59.559 TL olarak ödediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.000 TL'nin ödeme tarihi olan 28.02.2005 tarihinden, 44.559 TL'nin de ödeme tarihi olan 16.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek olan «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.03.2013 günlü ilamıyla faiz başlangıcı …
… li olduğu şirket adına 25.000,00 TL senedi keşide ettiği ancak senedi şirket kayıtlarına işlemediği, bunun bir mal olarak da şirket kayıtlarına girmediği, davalının «vekalet görevini kötüye kullanmak» suretiyle davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın .../... -2- kabulüne karar verilmiş olup, bu kararın temyizi üzerine Dairemizce, «defter» ve kayıtlar ile banka kayıtları ve savunma delilleri incelettirilerek anılan giderlerin alınan para ile mi yoksa işletme gelirleriyle mi karşılandığının saptanarak …
Dava, davacının ticari mümessili olarak işlerini yürüten davalının görevini kötüye kullanması nedeniyle davacı tarafından üçüncü şahsa ödenmek zorunda kalınan «bono» bedeli ve ferilerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim · ticari defter · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… bir firma olup, 2003 yılı sonu itibariyle 13.432,00 TL kâr etmiş olduğu belirtilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda ise davalının yaptığı ödemelerle ilgili bir «kaydın» firmanın «ticari defterlerinde» olmadığı, bu ödemelerin neden kaynaklandığının tespitinin yapılamadığı belirtilmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, davalının yaptığı ödemelerle ilgili bir «kaydın» firmanın «ticari defterlerinde» olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı, davacının tüm «prim» borçlarının, teknelerin bakım ve barınma giderlerinin, satın alınan tekneler, teknelerde çalıştırılan işçilerin maaş ve sigorta ödemeleri ile işyeri kira bedelleri ve diğer tüm giderlerin kendisi tarafından yapıldığını ancak birçoğunun «defterlere» kaydedilmediğini, bu ödemelerin borç alınan para ile yapıldığını savunmuştur.
… tayin ve tespiti gerekirken, bozmaya uyulmuş olmasına rağmen bozma ilamında açıklığa kavuşturulması gereken hususları karşılamayan, davalının yaptığını savunduğu ve «defterlerde» kayıtlı olmayan harcamaları ve bunların kaynağını incelemeyip, sadece defter kayıtlarına bağlı kalarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak «eksik inceleme» sonucu verilen kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme istemi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6086 E. , 2013/5240 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen .../01/2012 tarih ve 2011/297-2012/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işletmenin faaliyetlerini takip etmesi için davalıya vekâletname verildiğini, bu vekâletin borç doğurucu işlemler yapmaya yetki vermediği halde davalının kötüniyetli olarak müvekkilini borçlu göstererek bono tanzim ettiğini ve bu şekilde müvekkilinin üçüncü kişiye icra kanalıyla 59.559,00 TL ödemek zorunda bırakıldığını, davalının bonoda yazılı olan paranın hesabını müvekkiline vermesi gerektiğini, ileri sürerek 44.559 TL'nin ödeme tarihi olan 16.05.2005 tarihinden, ....000 TL'nin ödeme tarihi olan 28.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticari mümessil olduğunu, bono tanziminden davacının haberdar edildiğini ve işletme masraflarını karşılamak üzere borç para alınması için dava konusu senedin davacı adına düzenlendiğini, müvekkilinin şahsi sorumluluğunun olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının şirketine temsilci olarak atadığı davalının vekalet görevini kötüye kullanmak süretiyle vekili olduğu şirketin adına ....000 TL tutarında senedi borçlu sıfatıyla imzalamak süretiyle keşide ettiği, söz konusu senet bedelini herhangi bir şekilde şirket kayıtlarına işlenmediği, bunun bir mal olarakta şirket kayıtlarına girmediği, davalının savunmaları doğrultusunda alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davaya konu bono ile alınan borcun şirketin giderlerine harcanmadığı, aksine şirketin defter ve kayıtlarına göre kârda bulunduğu, davalının alınan bu parayı davacının yararına kullandığını yeterli delillerle ispatlayamadığı, davacının bu senet bedelini icra müdürlüğünden gelen yazı cevabında sabit olmak üzere 59.559 TL olarak ödediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak süretiyle davacıyı zarara uğrattığı, gerekçesiyle davanın kabülüne, ....000 TL' nin ödeme tarihi olan 28.02.2005 tarihinden, 44.559 TL'nin de ödeme tarihi olan 16.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Ancak, ....000 TL alacak kısmı bakımından faiz başlangıcı ödeme ve talep tarihi olan 28.07.2005 olarak kabulü gerekirken 28.02.2005 olarak karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünde yer alan .... bendinde yer alan "28.02.2005" tarihinin çıkarılarak yerine "28.07.2005" tarihinin konulmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488388000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz