6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1073 E. 2014/4241 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet görevinin kötüye kullanılması bozma sonrası karar ek prim bono ticari defter yasal faiz cy/cy kaydı eksik inceleme temsil e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının şirketine temsilci olarak atadığı davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle vekili olduğu şirket adına 25.000,00 TL tutarında senedi borçlu sıfatıyla imzalayarak keşide ettiği, söz konusu senet bedelini herhangi bir şekilde şirket kayıtlarına işlenmediği, bunun bir mal olarak da şirket kayıtlarına girmediği, davalının savunmaları doğrultusunda alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davaya konu bono ile alınan borcun şirketin giderlerine harcanmadığı, aksine şirketin defter ve kayıtlarına göre kârda bulunduğu, davalının alınan bu parayı davacının yararına kullandığını yeterli delillerle ispatlayamadığı, davacının bu senet bedelini icra müdürlüğünden gelen yazı cevabında sabit olmak üzere 59.559 TL olarak ödediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.000 TL'nin ödeme tarihi olan 28.02.2005 tarihinden, 44.559 TL'nin de ödeme tarihi olan 16.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.03.2013 günlü ilamıyla faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanmıştır.

Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, davacının ticari mümessili olarak işlerini yürüten davalının görevini kötüye kullanması nedeniyle davacı tarafından üçüncü şahsa ödenmek zorunda kalınan bono bedeli ve ferilerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen 17.09.2007 tarihli ilk kararda, davalının vekili olduğu şirket adına 25.000,00 TL senedi keşide ettiği ancak senedi şirket kayıtlarına işlemediği, bunun bir mal olarak da şirket kayıtlarına girmediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın .../...

-2-

kabulüne karar verilmiş olup, bu kararın temyizi üzerine Dairemizce, defter ve kayıtlar ile banka kayıtları ve savunma delilleri incelettirilerek anılan giderlerin alınan para ile mi yoksa işletme gelirleriyle mi karşılandığının saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, ... firmasının giderlerinin gelirleriyle karşılandığı, firmanın harcamaları için dışarıdan paraya ihtiyacı olmadığı, firmanın karlı bir firma olup, 2003 yılı sonu itibariyle 13.432,00 TL kâr etmiş olduğu belirtilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda ise davalının yaptığı ödemelerle ilgili bir kaydın firmanın ticari defterlerinde olmadığı, bu ödemelerin neden kaynaklandığının tespitinin yapılamadığı belirtilmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı, davacının tüm prim borçlarının, teknelerin bakım ve barınma giderlerinin, satın alınan tekneler, teknelerde çalıştırılan işçilerin maaş ve sigorta ödemeleri ile işyeri kira bedelleri ve diğer tüm giderlerin kendisi tarafından yapıldığını ancak birçoğunun defterlere kaydedilmediğini, bu ödemelerin borç alınan para ile yapıldığını savunmuştur. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, davalının yaptığı ödemelerle ilgili bir kaydın firmanın ticari defterlerinde olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, davalının işletme için yaptığını savunduğu harcamaların öncelikle işletme için yapılması gerekli harcamalar olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bu nedenle de mahkemece mali müşavir bilirkişi ile davacıya ait işletmenin ilgili olduğu denizcilik sektöründe faaliyet gösteren uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan, davalının yaptığını iddia ettiği harcamalar ile buna ilişkin olarak dayandığı delillerin incelenerek, davacıya ait işletme ile ilgisinin olup olmadığı, işletmenin ve davacının yararına yapılan harcamalardan bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durularak yapılan harcamaların niteliklerinin saptanması, yapılan harcamaların işletme ve davacı ile ilgili olduğu, yararlarına yapılmış olduğunun tespiti halinde ise bu kez bu harcamaların kaynağının araştırılarak, bunların davalının savunduğu gibi borç alınan para ile mi yoksa işletmenin gelirleriyle mi yapıldığı hususlarının açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre davalının sorumluluğunun tayin ve tespiti gerekirken, bozmaya uyulmuş olmasına rağmen bozma ilamında açıklığa kavuşturulması gereken hususları karşılamayan, davalının yaptığını savunduğu ve defterlerde kayıtlı olmayan harcamaları ve bunların kaynağını incelemeyip, sadece defter kayıtlarına bağlı kalarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu verilen kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11719 E. 2011/4163 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/1073 E.  ,  2014/4241 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

ASLİYE ulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait işletmenin faaliyetlerini takip etmesi için davalıya vekâletname verildiğini, bu vekâletin borç doğurucu işlemler yapmaya yetki vermediği halde davalının kötüniyetli olarak müvekkilini borçlu göstererek bono tanzim ettiğini ve bu şekilde müvekkilinin üçüncü kişiye icra kanalıyla 59.559,00 TL ödemek zorunda bırakıldığını, davalının bonoda yazılı olan paranın hesabını müvekkiline vermesi gerektiğini, ileri sürerek 44.559 TL'nin ödeme tarihi olan 16.05.2005 tarihinden, 15.000 TL'nin ödeme tarihi olan 28.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin ticari mümessil olduğunu, bono tanziminden davacının haberdar olduğunu ve işletme masraflarını karşılamak üzere borç para alınması için dava konusu senedin davacı adına düzenlendiğini, müvekkilinin şahsi sorumluluğunun olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının şirketine temsilci olarak atadığı davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle vekili olduğu şirket adına 25.000,00 TL tutarında senedi borçlu sıfatıyla imzalayarak keşide ettiği, söz konusu senet bedelini herhangi bir şekilde şirket kayıtlarına işlenmediği, bunun bir mal olarak da şirket kayıtlarına girmediği, davalının savunmaları doğrultusunda alınan bilirkişi raporu çerçevesinde davaya konu bono ile alınan borcun şirketin giderlerine harcanmadığı, aksine şirketin defter ve kayıtlarına göre kârda bulunduğu, davalının alınan bu parayı davacının yararına kullandığını yeterli delillerle ispatlayamadığı, davacının bu senet bedelini icra müdürlüğünden gelen yazı cevabında sabit olmak üzere 59.559 TL olarak ödediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 15.000 TL'nin ödeme tarihi olan 28.02.2005 tarihinden, 44.559 TL'nin de ödeme tarihi olan 16.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.03.2013 günlü ilamıyla faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanmıştır.

Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, davacının ticari mümessili olarak işlerini yürüten davalının görevini kötüye kullanması nedeniyle davacı tarafından üçüncü şahsa ödenmek zorunda kalınan bono bedeli ve ferilerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen 17.09.2007 tarihli ilk kararda, davalının vekili olduğu şirket adına 25.000,00 TL senedi keşide ettiği ancak senedi şirket kayıtlarına işlemediği, bunun bir mal olarak da şirket kayıtlarına girmediği, davalının vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın .../...

-2-

kabulüne karar verilmiş olup, bu kararın temyizi üzerine Dairemizce, defter ve kayıtlar ile banka kayıtları ve savunma delilleri incelettirilerek anılan giderlerin alınan para ile mi yoksa işletme gelirleriyle mi karşılandığının saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, ... firmasının giderlerinin gelirleriyle karşılandığı, firmanın harcamaları için dışarıdan paraya ihtiyacı olmadığı, firmanın karlı bir firma olup, 2003 yılı sonu itibariyle 13.432,00 TL kâr etmiş olduğu belirtilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda ise davalının yaptığı ödemelerle ilgili bir kaydın firmanın ticari defterlerinde olmadığı, bu ödemelerin neden kaynaklandığının tespitinin yapılamadığı belirtilmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı, davacının tüm prim borçlarının, teknelerin bakım ve barınma giderlerinin, satın alınan tekneler, teknelerde çalıştırılan işçilerin maaş ve sigorta ödemeleri ile işyeri kira bedelleri ve diğer tüm giderlerin kendisi tarafından yapıldığını ancak birçoğunun defterlere kaydedilmediğini, bu ödemelerin borç alınan para ile yapıldığını savunmuştur. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, davalının yaptığı ödemelerle ilgili bir kaydın firmanın ticari defterlerinde olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, davalının işletme için yaptığını savunduğu harcamaların öncelikle işletme için yapılması gerekli harcamalar olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bu nedenle de mahkemece mali müşavir bilirkişi ile davacıya ait işletmenin ilgili olduğu denizcilik sektöründe faaliyet gösteren uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan, davalının yaptığını iddia ettiği harcamalar ile buna ilişkin olarak dayandığı delillerin incelenerek, davacıya ait işletme ile ilgisinin olup olmadığı, işletmenin ve davacının yararına yapılan harcamalardan bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durularak yapılan harcamaların niteliklerinin saptanması, yapılan harcamaların işletme ve davacı ile ilgili olduğu, yararlarına yapılmış olduğunun tespiti halinde ise bu kez bu harcamaların kaynağının araştırılarak, bunların davalının savunduğu gibi borç alınan para ile mi yoksa işletmenin gelirleriyle mi yapıldığı hususlarının açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre davalının sorumluluğunun tayin ve tespiti gerekirken, bozmaya uyulmuş olmasına rağmen bozma ilamında açıklığa kavuşturulması gereken hususları karşılamayan, davalının yaptığını savunduğu ve defterlerde kayıtlı olmayan harcamaları ve bunların kaynağını incelemeyip, sadece defter kayıtlarına bağlı kalarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu verilen kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.03.2013 günlü, 2012/6086 Esas, 2013/5240 Karar sayılı düzelterek onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345652800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.