Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3405 E. 2013/3602 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı def'i↗ olumsuz oy↗ def'i↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ çek↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, emsal nitelikteki ... .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2227 Esas sayılı dosyasında davalı bankanın söz konusu olay nedeniyle %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı bankanın çek karnesini hesap sahibi ya da vekiline teslim etmesi gerekirken bir başkasına teslim etmesi nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile ....500 TL ve 5.555,20 TL'nin dava tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğu iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, zamanaşımı def’inde bulunulmuş buna karşın mahkemece zamanaşımı savunması üzerinde durularak, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı tarafın zamanaşımı savunması değerlendirilerek oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu husus üzerinde durulmaksızın işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16907 E. 2013/16205 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · çek · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, «zamanaşımı def»’inde bulunulmuş buna karşın mahkemece zamanaşımı savunması üzerinde durularak, bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2227 Esas sayılı dosyasında davalı bankanın söz konusu olay nedeniyle %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı bankanın «çek» karnesini hesap sahibi ya da vekiline «teslim» etmesi gerekirken bir başkasına teslim etmesi nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile ....500 TL ve 5.555,20 TL'nin dava …
Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı tarafın «zamanaşımı» savunması değerlendirilerek oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu husus üzerinde durulmaksızın işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu kararda1-Davalı cevap dilekçesinde «zamanaşımı def»’inde bulunmuş mahkemece 06/10/2011 tarihli «ara» kararında “Davalı yanın zamanaşımı itirazının tüm deliller toplandıktan sonra B.K.nun 60 hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesine” şeklinde karar verildiği halde, davalının zamanaşımı def’i hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeden davanın esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir» olup, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak ve özenli davranmak durumunda olması sebebiyle müterafik kusurunun bulunduğu, bankanın ise aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olması sebebiyle hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, sözkonusu «çek» karnesinin verilmesinde davalı bankanın takdiren %60 oranında kusurlu olduğu, davacının ise özen görevini yerine getirmediği ve %40 oranında «müterafik kusuru» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bankanın takdiren %60 oranında kusurunun bulunduğu göz önüne alınarak toplam 12.900 TL'nin çeklerin «ibraz» tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizleri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Zamanaşımı «def»'i konusunda bir karar verilmeden esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · sahtecilik · ara karar · tacir · kusur · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir» olup, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak ve özenli davranmak durumunda olması sebebiyle müterafik kusurunun bulunduğu, bankanın ise aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olması sebebiyle hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, sözkonusu «çek» karnesinin verilmesinde davalı bankanın takdiren %60 oranında kusurlu olduğu, davacının ise özen görevini yerine getirmediği ve %40 oranında «müterafik kusuru» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bankanın takdiren %60 oranında kusurunun bulunduğu göz önüne alınarak toplam 12.900 TL'nin çeklerin «ibraz» tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizleri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
1-Davalı cevap dilekçesinde «zamanaşımı def»’inde bulunmuş mahkemece 06/10/2011 tarihli «ara» kararında “Davalı yanın zamanaşımı itirazının tüm deliller toplandıktan sonra B.K.nun 60 hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesine” şeklinde karar verildiği halde, davalının zamanaşımı def’i hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmeden davanın esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3405 E. , 2013/3602 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2010/328-2011/1577 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin ticari bir alışveriş sırasında dava dışı ... tarafından keşide edilen 5.000 TL ve 7.936 TL bedelli çekleri ciro yoluyla devraldığını, bunun öncesinde davalı bankaya çeklerin durumunu sorduğunu, banka tarafından verilen cevapta çeklerin ödenmesi konusunda problem yaşanmayacağının bildirildiğini ancak her iki çekin de karşılığının bulunmadığının anlaşıldığını, ... tarafından icra hukuk mahkemesinde açılan menfi tespit davasının kabul kararı ile sonuçlandığını emsal nitelikteki ... .... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen bir kararda davalı bankanın sahte isimle çek karnesi vermesi nedeniyle %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, 5.000 TL ve 7.150 TL'nin karşılıksız kaydının konulduğu tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasındaki beyanında davaya konu çeklerin %70'i oranındaki miktarın kabulüne karar verilmesini talep ettiğini, bakiye miktardan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve esasdan da davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, emsal nitelikteki ... .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/2227 Esas sayılı dosyasında davalı bankanın söz konusu olay nedeniyle %70 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı bankanın çek karnesini hesap sahibi ya da vekiline teslim etmesi gerekirken bir başkasına teslim etmesi nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile ....500 TL ve 5.555,20 TL'nin dava tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, karşılıksız çıkan çekler nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğu iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, zamanaşımı def’inde bulunulmuş buna karşın mahkemece zamanaşımı savunması üzerinde durularak, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle davalı tarafın zamanaşımı savunması değerlendirilerek oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu husus üzerinde durulmaksızın işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487914000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz