Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2619 E. 2013/3610 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıksız çek↗ cy/cy şerhi↗ çek↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya gönderilen yazıda şahsı adına yapılacak işlemlere ilişkin bildirimde bulunduğu ancak ortağı ve müdürü olduğu şirkete ilişkin bir açıklama yapmadığı, davacının yargısal yola başvurmaksızın doğrudan davalı bankaya başvurmasının tek başına karşılıksız çek keşide etme suçunun oluşumunu engellemeyeceği ve bundan dolayı davalı bankanın kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının imzası taklit edilerek keşide edilen çek nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından davalı bankaya verilen dilekçeler ile gelişen durumlarla ilgili olarak bildirimde bulunulduğu buna rağmen davalı banka tarafından söz konusu dilekçelerin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, davacı tarafından yapılan
bildirimin şahsı adına yapıldığı, ortağı ve müdürü olduğu şirketten bahsedilmediği belirtilmişse de dosya içinde örneği mevcut dilekçe içerikleri incelendiğinde, davacının şahsının yanı sıra şirket adına da açıklamalar yaptığı açıktır. Davalı banka, sahte olduğu kendisine bildirilen çekin bankaya ibraz edilmesi sonucu karşılıksız şerhi verilmesi yanında, çekin durumu ile ilgili olarak ibraz tarihinden önce kaybedildiğine ilişkin başvuruyu Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirmesi gerekirken bu konuda bir işlem yapmadığından kusurlu ise de bu kusurlu davranışın davacının zararına yol açıp açmayacağı hususunun değerlendirilip sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7440 E. 2011/10720 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının yasal 5 yıllık sürede dava açmayarak "hak «kaybına»" uğradığı ve davalının «kötüniyetli» olarak marka tescil ettirdiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2619 E. , 2013/3610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08...2011 tarih ve 2011/33-2011/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılında ...’da ikamet ettiği sırada bazı kişiler tarafından dolandırıldığını, müvekkili adına sahte hesaplar açıldığını, davalı bankanın bu konuda uyarılmasına karşın müvekkili adına keşide edilen bir çek nedeniyle hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçu nedeniyle kamu davası açıldığını ve çek bedeli olan ....000 TL para cezasının ödendiğini, daha sonra yargılamanın yenilenmesi yolu ile beraatine karar verildiğini ve söz konusu miktarın iade edildiğini, davalı bankanın bu konuda uyarılmasına karşın çekin karşılıksız olduğu yönünde işlem yapması nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkilinin söz konusu olay nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek, 5.277 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya gönderilen yazıda şahsı adına yapılacak işlemlere ilişkin bildirimde bulunduğu ancak ortağı ve müdürü olduğu şirkete ilişkin bir açıklama yapmadığı, davacının yargısal yola başvurmaksızın doğrudan davalı bankaya başvurmasının tek başına karşılıksız çek keşide etme suçunun oluşumunu engellemeyeceği ve bundan dolayı davalı bankanın kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının imzası taklit edilerek keşide edilen çek nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafından davalı bankaya verilen dilekçeler ile gelişen durumlarla ilgili olarak bildirimde bulunulduğu buna rağmen davalı banka tarafından söz konusu dilekçelerin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, davacı tarafından yapılan
bildirimin şahsı adına yapıldığı, ortağı ve müdürü olduğu şirketten bahsedilmediği belirtilmişse de dosya içinde örneği mevcut dilekçe içerikleri incelendiğinde, davacının şahsının yanı sıra şirket adına da açıklamalar yaptığı açıktır. Davalı banka, sahte olduğu kendisine bildirilen çekin bankaya ibraz edilmesi sonucu karşılıksız şerhi verilmesi yanında, çekin durumu ile ilgili olarak ibraz tarihinden önce kaybedildiğine ilişkin başvuruyu Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirmesi gerekirken bu konuda bir işlem yapmadığından kusurlu ise de bu kusurlu davranışın davacının zararına yol açıp açmayacağı hususunun değerlendirilip sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487909100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz