Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4545 E. 2013/3530 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ delillerin toplanmaması↗ infazda tereddüt↗ hukuki menfaat↗ infaz↗ ispat yükü↗ kamu düzeni↗ içtihadı birleştirme kararı↗ fatura↗ terkin↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere son 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı ispat yükünün davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli fatura sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil ibraz edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde terkini için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm delilleri toplanıp inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada Yasa'nın 294/4 fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
İşte bu gibi hallerde, HMK'nın 297 nci maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa karar yazıp tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Somut olayda ise, mahkemece, kısa kararda, "davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının "çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden" hükümsüzlüğüne " ifadesi kullanılmışken, gerekçeli kararda "99/17128 sayılı markanın "30. sınıftaki çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden" kullanmama sebebiyle hükümsüzlüğüne" dendiği gibi, çikolata emtiasının hangi alt sınıfa girdiği bu alt sınıftaki hangi çikolatalı ürünler yönünden hükümsüzlüğe karar verildiği de tek tek belirtilmediğinden infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulduğu görülmüştür. Bu durum karşısında, kısa ve gerekçeli kararlar arasında çelişki ve infazda tereddüt oluştuğundan, mahkemece ....04.1992 gün ve 1992/7 esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde, bu kısa kararla bağlı kalınmadan, yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
...- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hükümsüzlüğün Tespiti 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3455 E. 2013/3529 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · hukuki menfaat · ispat yükü · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli «fatura» sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil «ibraz» edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde «terkini» için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalının 37(01,09) alt grupta yer alan hizmetler dışında markayı, son 5 yıllık dönem içerisinde ciddi ve etkin şekilde kullandığ …
… k gerekmiştir. ...-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297 …
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15682 E. 2015/1946 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli «fatura» sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil «ibraz» edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde «terkini» için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Benzer bu kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesisi talebinin alacaktan bağımsız olarak ileri sürelemeyeceği, davalılar ...hakkında açılan davaların takip edilmediği gerekçesiyle; davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların reddine, diğer davalılar hakkındaki davaların HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, kısa kararda, “...davacının asıl ve birleşen davasının reddine...” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda “...Asıl davada; 1-Davacının 3 nolu davalı ... hakkındaki davasının reddine, 2-1 nolu davalı ... hakkındaki davanın HMK 150/5.maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», 3-2 nolu davalı ... hakkındaki davanın HMK 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,...
Birleşen davada; 1-Davacının 1 nolu davalı ... hakkındaki davasının reddine, 2-2 nolu davalı ... hakkındaki davanın HMK 150/5.maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına»,...” şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9172 E. 2014/15550 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli «fatura» sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil «ibraz» edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde «terkini» için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Benzer bu kararda1-Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12627 E. 2016/1599 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli «fatura» sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil «ibraz» edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde «terkini» için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Benzer bu kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı yasanın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ayrıca anılan husus «kamu düzenine» ilişkin olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · avans faizi
Benzer bu karardaSomut olayda; mahkemece tefhim edilen kısa kararın 2 nolu bendinde "Davalı...A.Ş. ile fer'i müdahil ve «borcu üstlenen» ... aleyhine açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 11.000,33 TL alacağın davalı...A.Ş. adına borcunu üstlenen ... ile diğer davalılardan 11/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili" şeklinde hüküm kurulmuş iken, gerekçeli kararın 2 nolu bendinin "Davacı tarafından, davalı...A.Ş. ile Fer'i Müdahi …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı...A.Ş. ile «borcu üstlenen» ... aleyhinde açılan davanın kısmen kabulü ile 11.000,33 TL'nin 11.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı...A.Ş. ile borcu üstlenen ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre de davalı...A.Ş vekilinin ve «borcu üstlenen» ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9274 E. 2012/16322 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli «fatura» sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil «ibraz» edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde «terkini» için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Benzer bu kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK'nun 376. maddesi (HMK'nun 186.maddesi) uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 388. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ne var ki, uygulamada Yasa'nın 381/«son» fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaSomut olayda ise mahkemece, kısa kararda, hükmedilen manevi tazminatlara faiz uygulanmasına karar verilmediği halde, gerekçeli kararda hükmedilen manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3301 E. 2013/19620 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli «fatura» sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil «ibraz» edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde «terkini» için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Benzer bu kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK'nun 376. maddesi (HMK'nun 186.maddesi) uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 388. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının esas «taşıyıcı» olması nedeniyle «husumet itirazının» yerinde olmadığı, «son» iki bilirkişi raporundaki «kusur» oranları dikkate alınarak, davalının «hasarın» %50'sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, 8.675,84 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ne var ki, uygulamada Yasa'nın 381/«son» fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · kusur oranı · ticari faiz · taşıyıcı · kusur · hasar · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının esas «taşıyıcı» olması nedeniyle «husumet itirazının» yerinde olmadığı, «son» iki bilirkişi raporundaki «kusur» oranları dikkate alınarak, davalının «hasarın» %50'sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, 8.675,84 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda ise, mahkemece, kısa kararda, "Davacının davasının kısmen kabulü ile , %50 «kusur oranına» göre davacının sigortalısına ödediği 8.675,84 TL'nin ödeme tarihi olan 06.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine" dendiği, gerekçeli karar da ise " Davacının davasının kısmen kabulü ile 8.675,84 TL'lik taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine" ifadelerinin kullanıldığı görülmüştür.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5807 E. 2013/20795 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli «fatura» sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil «ibraz» edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde «terkini» için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Benzer bu kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» incelendikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirket borcu nedeni ile şirket yöneticisi aleyhinde takip yapıldığı, ancak şirket borcundan dolayı davacı aleyhine takip yapmanın mümkün olmadığı, davacının «kötüniyet tazminatına» ilişkin talebi ile ilgili olarak davalının açık bir «kötü niyetinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı taraf, dava dilekçesinde davalının yaptığı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin yanısıra «kötüniyet tazminatının» da tahsilini talep etmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda kısa kararda "davanın kabulüne" karar verilmek suretiyle kötüniyet tazminatının da kabulünü kapsayacak şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak gerekçeli kararın 4 nolu bendinde talep edilen «kötü niyet tazminatının» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12941 E. 2010/11288 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · kamu düzeni · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm «delilleri toplanıp» inceledikten ve «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere «son» 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı «ispat yükünün» davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli «fatura» sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "... kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil «ibraz» edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde «terkini» için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Ayrıca anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Benzer bu kararda1-Tarafların tüm «delilleri toplanıp», inceledikten ve HUMK’nun 376 ncı maddesi göre, «son» sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ne var ki, uygulamada yasanın 381/«son» fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip, tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
Ayrıca, anılan husus «kamu düzeni» ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · iş bölümü · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, asıl davada davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet ehliyetinin» olmadığından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararı çerçevesinde, kısa kararın bu «bölümü» ile bağlı kalınmadan, yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4545 E. , 2013/3530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2011 tarih ve 2011/216-2011/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili adına 11 ve 35. sınıfta tescilli 2006/261622 sayılı "CASALUCE" isimli markanın hükümsüzlüğü için ... FSHHM'nin 2011/... esas sayılı dosyasında dava açtığını, davalının 2003/12791 sayılı "..." markasını kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003/12791 sayılı "..." markanın tescil edildiği sınıflar yönünden 556 sayılı KHK'nin 14. ve 42. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hükümsüzlük davasının açılmasında davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının ... FSHHM''ndeki davanın uzaması için bu davayı açtığını, müvekkilinin markasının ... tarafından Özel/01477 no ile tanınmış marka olarak koruma altına alındığını, markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunduğu, bir markanın kullanıldığından söz edilebilmesi için 556 Sayılı KHK'nın 14/1. maddesi uyarınca, hükümsüzlüğün talep edildiği tarihten geriye doğru ... ay öncesinden başlamak üzere son 5 yıl içerisinde ciddi surette kullanılması gerektiği, markayı kullanmayı ispat yükünün davalı marka sahibine ait olduğu, davalı tarafın markanın kullanımına ilişkin olarak değişik müşterilere pazarlanmış olan 2007 yılına ait "... kutulu çikolata" tanımlı ve toplamda 4 adet ....500,00 TL bedelli fatura sunduğu, toplamda ....500 kutu çikolata satışının, davalının sadece bu emtia yönünden markayı ciddi surette kullandığına ve kullanma amacıyla tescil ettirdiğine işaret ettiği, malın isminin "...
kutulu çikolata" olarak tanımlanmış olmasının, bu mallarda "..." markasının kullanıldığını anlamaya yeterli olduğu, bunun dışındaki mallar yönünden markanın kullanıldığına ilişkin davalı yanca hiçbir delil ibraz edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının “çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden” hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesi halinde terkini için ...’ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK'nın 186.maddesi uyarınca, tarafların tüm delilleri toplanıp inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada Yasa'nın 294/4 fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
İşte bu gibi hallerde, HMK'nın 297 nci maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa karar yazıp tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.
Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Somut olayda ise, mahkemece, kısa kararda, "davalı şirketin 2003/12791 sayılı markasının "çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden" hükümsüzlüğüne " ifadesi kullanılmışken, gerekçeli kararda "99/17128 sayılı markanın "30. sınıftaki çikolata emtiası dışında kalan diğer mallar yönünden" kullanmama sebebiyle hükümsüzlüğüne" dendiği gibi, çikolata emtiasının hangi alt sınıfa girdiği bu alt sınıftaki hangi çikolatalı ürünler yönünden hükümsüzlüğe karar verildiği de tek tek belirtilmediğinden infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulduğu görülmüştür. Bu durum karşısında, kısa ve gerekçeli kararlar arasında çelişki ve infazda tereddüt oluştuğundan, mahkemece ....04.1992 gün ve 1992/7 esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde, bu kısa kararla bağlı kalınmadan, yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
...- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487529900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz