Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1418 E. 2019/447 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması↗ sorumluluk davası↗ vekalet ücreti takdiri↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava mali sorumluluğa ilişkin olup davanın açıldığı tarih ve zarara neden olduğu iddia edilen işlemlerin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı ... hükümlerine göre zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiği, zarara neden olduğu iddia edilen en son işlem tarihinin 27/05/1998 tarihi olduğu, davalı ...'nın bankadaki genel müdürlük görevinden ayrıldığı, .../07/1999 ve diğer davalı ...'ın da şube müdürlüğü görevinden ayrıldığı 06/11/1998 tarihinin kanunda öngörülen fiilin vuku tarihi olarak kabul edildiğinde dahi davanın ... ve 5 yıllık sürenin dolmasından çok sonra 16/08/2006 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı ... Bankası A.Ş. eski genel müdürü ve şube müdürü olan davalıların bankacılık mevzuatına aykırı biçimde kredi kullandırdıkları iddiasına dayalı sorumluluk davası olup, mahkemenin .../.../2011 tarihli ilamı ile yazılı gerekçelerle davalıların sorumluluk koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılar vekillerince mahkeme gerekçesine yönelik bir temyizde bulunulmayıp sadece vekalet ücretinin takdirine ilişkin hükmün hatalı bulunduğu bildirilerek temyiz isteminde bulunulmuş ve hüküm davacı yararına bozulmuştur. Bu suretle, mahkemece oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek zamanaşımı def’inin reddi ile esasa girilip inceleme ve değerlendirme yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5200 E. 2019/6509 K.
Ortak:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılar vekillerince mahkeme gerekçesine yönelik bir temyizde bulunulmayıp sadece «vekalet ücretinin takdirine» ilişkin hükmün hatalı bulunduğu bildirilerek temyiz isteminde bulunulmuş ve hüküm davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş ancak davalı şirket vekili lehine tek «vekalet ücretine» hükmedilmiş olup reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından davalı şirket lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken anılan davalı lehine tek «vekalet ücretinin takdiri» doğru olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzel …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:portföy tazminatı · kâr payı dağıtımı · şirket müdürü · kâr dağıtımı · feragat · kâr payı
Benzer bu kararda… müdürlük görevinin devamı sırasında yaptığı hatalı işlemlerden dolayı müdürlük görevinden alındığı, ortak olduğu dönem içerisinde şirket genel kurulunca alınmış kâr «payı dağıtımına» ilişkin karar olmadığından davacının kâr payı talebinde bulunamayacağı, davacının şirketteki sıfatı itibariyle şirket ortağı ve «şirket müdürü» olarak görev yaptığı, şirket müdürü olarak yaptığı bu tür hizmetlerinden dolayı zaten kendisine ücret ödenmekte olup kazandırdığı müşterilerden dolayı «portföy tazminatı» talep edemeyeceği, diğer taleplerinin ise toplanan delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... ... yönünden açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/439 E. 2018/5750 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istifa · şirket müdürü · dava şartı yokluğu · taraf ehliyeti · usulden reddi · hukuki yarar · tacir · temsil
Benzer bu kararda34. maddesine göre ... kararlarına karşı ancak ilgililerin mahkemeye itiraz edebileceği, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22. maddesine göre, «tacirin» tüzel kişi olması halinde ilgilinin onun yetkili organları veya «temsilcileri» olduğu, «şirket müdürü» olan ve «istifa» eden davacının, müdürlük görevinden ayrıldığını tescil ettirmenin yönetim kurulunun görevinde olduğu, davacının dava tarihi itibariyle şirket ortağı yada temsilcisi olmadığı, bu nedenle taraf ve dava «ehliyeti» bulunmadığı, davacının müdürlük görevinden ayrıldığının tescil ve ilanında «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesi ile davanın HMK 114/1-d düzenlenen taraf ve dava ehliyeti ile 114/1-h maddesinde düzenlenen hukuki yarara ilişkin dava «şartı yokluğundan» HMK 115/... gereği davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… psamda önce ceza uygulayıp ardından ....02.2016 tarihli yazı ile re'sen tescil kararı için mahkemeye başvurmuş olmasına ve bu nedenle de davacının bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1418 E. , 2019/447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08/.../2016 tarih ve 2014/1709-2016/902 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen .../01/2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... davalılar ... vekili Av. ..., davalı asil ... ile vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankada 1997-1998 yıllarında Banka Genel Müdürü ve Şube Müdürü olarak görev yapan davalıların likidite sorunu ile karşı karşıya olan eski ... Şubesi müşterisi ... A.Ş'ye teminatsız olarak kredi kullandırmak ve limitlerini artırmak, verilen kredilerin tahsili konusunda gerekli özeni göstermemek, ödeme aczi içine düşen firmanın takibi konusunda zamanında gerekli tedbirleri almamak suretiyle büyük miktarda banka alacağını riske soktukları, işlemlerin yapıldığı tarihte müvekkil bankanın bir iktisadi devlet teşekkülü olması nedeniyle davalıların 399 sayılı KHK'nın 11. maddesi uyarınca banka sermayesi ile diğer kaynaklarını kârlılık ve verimlilik esaslarına göre kullanmak ve değerlendirmek hususunda gereken gayret ve basireti göstermekle sorumlu ve yükümlü tutulduklarını, bu yükümlülüğe uymayan ve Türk Ceza Kanunu kapsamında görevi kötüye kullanma suçu unsurları taşıyan fiilleri nedeniyle davalılar hakkında yapılan suç duyuruları sonucu 4616 sayılı Kanun uyarınca erteleme kararı verildiğini, davalı ...'ın kredi teklifi sürecinde likidite sıkışıklığına girmiş olan firmanın şubeye tevdi ettiği senetlerin teminat vasfını taşıyıp taşımadığını araştırmaksızın veyahut senetlerin teminat vasfını taşımadığını bilmesine karşın genel müdür olan davalı ...'nın yönlendirmesiyle firma için kredi teklifinde bulunduğunu, bu şekilde teminatı yetersiz olan firmaya yeni limitler tahsis etmek, ödenmeyen kredi borcuna rağmen firmaya yüklü kredi kullandırmak, vadesinde tahsil edemediği kredileri zamanında tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarmamak suretiyle, davalılardan eski genel müdür ...nın ise davalı ile birlikte bahsedilen teminatsız kredinin
kullandırılmasını sağlamak ve firma risklerinin yasal olarak izlenmesini bizzat verdiği talimatlarla engellemek suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerini, ... A.Ş'nin yasal takipleri sonucu bir takım tahsilatlar sağlandığını, ancak dava tarihi itibariyle banka zararının 8.280.988,89 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik anılan bu zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dava mali sorumluluğa ilişkin olup davanın açıldığı tarih ve zarara neden olduğu iddia edilen işlemlerin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı ... hükümlerine göre zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiği, zarara neden olduğu iddia edilen en son işlem tarihinin 27/05/1998 tarihi olduğu, davalı ...'nın bankadaki genel müdürlük görevinden ayrıldığı, .../07/1999 ve diğer davalı ...'ın da şube müdürlüğü görevinden ayrıldığı 06/11/1998 tarihinin kanunda öngörülen fiilin vuku tarihi olarak kabul edildiğinde dahi davanın ... ve 5 yıllık sürenin dolmasından çok sonra 16/08/2006 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı ... Bankası A.Ş. eski genel müdürü ve şube müdürü olan davalıların bankacılık mevzuatına aykırı biçimde kredi kullandırdıkları iddiasına dayalı sorumluluk davası olup, mahkemenin .../.../2011 tarihli ilamı ile yazılı gerekçelerle davalıların sorumluluk koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılar vekillerince mahkeme gerekçesine yönelik bir temyizde bulunulmayıp sadece vekalet ücretinin takdirine ilişkin hükmün hatalı bulunduğu bildirilerek temyiz isteminde bulunulmuş ve hüküm davacı yararına bozulmuştur. Bu suretle, mahkemece oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek zamanaşımı def’inin reddi ile esasa girilip inceleme ve değerlendirme yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, .../01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/486244000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz