Mevduat sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2670 E. 2019/70 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ müddeabih↗ fon bankası↗ dolandırıcılık↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ anonim şirket↗ fer'i müdahil↗ harç↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, ...'nın 321. maddesinin son fıkrasına göre anonim şirketi temsile veya idareye selahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin mesul olduğu, ceza mahkemesi kararıyla .... yöneticilerinin ... hesabı açtıran 4204 kişiye karşı bankayı vasıta kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri ve bu paraları holding bünyesindeki şirketlere ucuz ... olarak aktardıklarının tespit edildiğinden bu kişilerin eylemlerinden ...'nin sorumlu olduğu, bankaların en küçük kusurlarından dahi sorumluluklarının bulunduğu, banka yöneticileri tarafından davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin 06...1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Davacı ... hesabına yatırılan ....500,00 TL asıl alacağın 06...1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş ancak 06...1999 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faize ilişkin harç yatırarak faiz talebini müddeabih haline getirmemiştir.Bilirkişi tarafından işlemiş faiz müddeabih haline getirilmiş gibi işlemiş faiz hesabı yapılmış ve davacıya ödenen faizler işlemiş faizden mahsup edilmiştir. Mahkemece işlemiş faize hükmedilmediği için davacıya ödenen faizler hükme yansımamıştır. Taraflar arasında bir mevduat sözleşmesi kurulmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez. Yine davacıya akti faiz nedeniyle bir ödeme yapılmış ise bu miktarın alacaktan mahsubu gerekir. Bu nedenle davacıya ödenen faizler ana paradan düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
...- Davacıya ait paranın ... Bankası'na gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en son ... A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ... A.Ş.'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan ... A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmamış kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4066 E. 2019/5400 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Benzer bu kararda3-Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 11.02.2016 tarihli bozma kararında ayrıntılı olarak izah edildiği üzere taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · e-defter
Benzer bu kararda1-Fer’i müdahil OYAK vekili temyize cevap dilekçesi içerisinde her ne kadar mahkeme hükmünün temyizen incelenerek bozulmasını talep etmişse de, temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının yatırılmadığı ve dolayısıyla usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle önceki bozma kararına uyulmakla davalı yararına «müktesep hak» oluştuğu da gözetilerek davacıya ödenen faizin davacının yatırdığı ana paradan düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10063 E. 2016/3642 K.
Ortak:müddeabih · işlemiş faiz
İncelediğiniz kararda… tırılan ....500,00 TL asıl alacağın 06...1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş ancak 06...1999 tarihinden dava tarihine kadar «işlemiş faize» ilişkin «harç» yatırarak faiz talebini «müddeabih» haline getirmemiştir.Bilirkişi tarafından işlemiş faiz müddeabih haline getirilmiş gibi işlemiş faiz hesabı yapılmış ve davacıya ödenen faizler işlemiş faizden «mahsup» edilmiştir.
Mahkemece «işlemiş faize» hükmedilmediği için davacıya ödenen faizler hükme yansımamıştır.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemizin bozma ilamı 3 numaralı bendinde geçen, davacı taraf «işlemiş faiz» talep etmediği halde, mahkemece işlemiş faiz hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkin ifadenin, davacının harcını yatırarak faiz talebini «müddeabih» haline getirmediği şeklinde anlaşılacak olmasına göre, davalı ve «feri müdahil» TMSF vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı, davalı ve «feri müdahil» .... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı ve «feri müdahil» ........ vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemizin bozma ilamı 3 numaralı bendinde geçen, davacı taraf «işlemiş faiz» talep etmediği halde, mahkemece işlemiş faiz hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkin ifadenin, davacının harcını yatırarak faiz talebini «müddeabih» haline getirmediği şeklinde anlaşılacak olmasına göre, davalı ve «feri müdahil» TMSF vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6873 E. 2014/13519 K.
Ortak:dolandırıcılık · harç · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, ...'nın 321. maddesinin «son» fıkrasına göre «anonim şirketi» «temsile» veya idareye selahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin mesul olduğu, ceza mahkemesi kararıyla .... yöneticilerinin ... hesabı açtıran 4204 kişiye karşı bankayı vasıta kullanmak suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işledikleri ve bu paraları holding bünyesindeki şirketlere ucuz ... olarak aktardıklarının tespit edildiğinden bu kişilerin eylemlerinden ...'nin sorumlu ol …
… tırılan ....500,00 TL asıl alacağın 06...1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş ancak 06...1999 tarihinden dava tarihine kadar «işlemiş faize» ilişkin «harç» yatırarak faiz talebini «müddeabih» haline getirmemiştir.Bilirkişi tarafından işlemiş faiz müddeabih haline getirilmiş gibi işlemiş faiz hesabı yapılmış ve davacıya ödenen faizler işlemiş faizden «mahsup» edilmiştir.
Bankası'na gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... yöneticilerinin «zimmet» suçundan mahkum oldukları, ceza mahkemesince verilen karara göre, ... yöneticilerinin ... aracılığıyla ... hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları bazı firmalara ucuz kredi olarak aktardıkları, ... bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, ...
Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
A....nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · işlemden kaldırma · açılmamış sayılma · yenileme · avans faizi
Benzer bu kararda… ka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davacının davalı banka hakkındaki davasının kabulü ile 18.000 TL'nin 05.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... hakkındaki davanın ise 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince «işlemden kaldırıldığı» ve yasal süresi içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... yöneticilerinin «zimmet» suçundan mahkum oldukları, ceza mahkemesince verilen karara göre, ... yöneticilerinin ... aracılığıyla ... hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları bazı firmalara ucuz kredi olarak aktardıkları, ... bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, ...
1 benzer karar daha
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4730 E. 2015/11402 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi · dolandırıcılık · harç · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, ...'nın 321. maddesinin «son» fıkrasına göre «anonim şirketi» «temsile» veya idareye selahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin mesul olduğu, ceza mahkemesi kararıyla .... yöneticilerinin ... hesabı açtıran 4204 kişiye karşı bankayı vasıta kullanmak suretiyle «dolandırıcılık» suçunu işledikleri ve bu paraları holding bünyesindeki şirketlere ucuz ... olarak aktardıklarının tespit edildiğinden bu kişilerin eylemlerinden ...'nin sorumlu ol …
… tırılan ....500,00 TL asıl alacağın 06...1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş ancak 06...1999 tarihinden dava tarihine kadar «işlemiş faize» ilişkin «harç» yatırarak faiz talebini «müddeabih» haline getirmemiştir.Bilirkişi tarafından işlemiş faiz müddeabih haline getirilmiş gibi işlemiş faiz hesabı yapılmış ve davacıya ödenen faizler işlemiş faizden «mahsup» edilmiştir.
Taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Benzer bu karardaOff Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla O.S. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları B.
Temyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik harç · akdi faiz · yapılmamış sayılma · kıyasen uygulama · vade · haksız fiil · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaTemyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı Banka'nın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp davacının davalı Banka'ya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «avans faiz» ile tahsiline hükmedilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Fer'i müdahil O. vekili tarafından temyize cevap dilekçesi olarak «ibraz» edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2670 E. , 2019/70 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/.../2015 tarih ve 2014/935-2015/695 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ....242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici .../.... maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 1999 yılında tasarruflarını değerlendirmek için ... ve ... Bankası ... Şubesine hesap açtırmak için başvurduğunu, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile paranın kağıt üzerinde ... ... ... Limited Şirketi isimli bankaya gönderildiğini, ... ve ... Bankasına el konulup fona devredildiğini, davacının bankaya başvurusu üzerine hesabının ... hesabına gönderildiğini ve bu tür hesapların devlet garantisi dışında olduğunu öğrendiğini, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında öncelikle ... bankasına dava açılıp paranın tahsil edilememesi halinde ilgili bankaya karşı dava açılması gerektiği şeklinde görüş açıklandığını, ancak o tarihlerde Kıbrıs'ta bulunan ... ...
... Limited Şirketi aleyhine açtıkları davalar sonucunda ... Kaza Mahkemesinin verdiği kararların icraya konulduğunu, ancak faliyet gösteren gerçekte bir ... olmadığı için icra işlemi gerçekleştirilemediğini ve bu kişilere yemin varakası diye tabir edilen aciz vesikalarının verildiğini, böylece ... Bankasına karşı açılan davaların sonuçsuz kaldığını, paranın tahsil edilemediğinin anlaşıldığını, davacının bu durumları da gözönüne alarak ... Bankasına karşı dava açmadığını, ... ve ... Bankasının yöneticilerinin ...
8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandıklarını ve mahkum olduklarını ileri sürerek, ... ve ... Bankasının külli halefi olan davalı bankadan ....500,00 TL'nin 06/.../1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ve fer'i müdahil vekilleri, yetki, görev, husumet itirazında bulunmuş, zamanaşımı defi ileri sürmüş, esasa yönelik olarak davalının külli halefi olduğu bankada davacının bir hesabının bulunmadığını, paranın ... Bankasına havale edildiğini, olmayan para için faiz talep edilemeyeceğini, davacının kendi özgür iradesiyle farklı bir tüzel kişilik olan ... ... ... Limited Şirketine parasını yatırdığını, .... yöneticileri tarafından iradesinin fesada uğratılmadığını, bu bankanın yöneticileri hakkında verilen mahkumiyet kararında davacının aldatıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını, davacının daha fazla faiz geliri elde edebilmek için bu yola başvurduğunu, olayda davacının da kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, ...'nın 321. maddesinin son fıkrasına göre anonim şirketi temsile veya idareye selahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin mesul olduğu, ceza mahkemesi kararıyla .... yöneticilerinin ... hesabı açtıran 4204 kişiye karşı bankayı vasıta kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri ve bu paraları holding bünyesindeki şirketlere ucuz ... olarak aktardıklarının tespit edildiğinden bu kişilerin eylemlerinden ...'nin sorumlu olduğu, bankaların en küçük kusurlarından dahi sorumluluklarının bulunduğu, banka yöneticileri tarafından davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile ....500,00 TL'nin 06...1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Davacı ... hesabına yatırılan ....500,00 TL asıl alacağın 06...1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş ancak 06...1999 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faize ilişkin harç yatırarak faiz talebini müddeabih haline getirmemiştir.Bilirkişi tarafından işlemiş faiz müddeabih haline getirilmiş gibi işlemiş faiz hesabı yapılmış ve davacıya ödenen faizler işlemiş faizden mahsup edilmiştir. Mahkemece işlemiş faize hükmedilmediği için davacıya ödenen faizler hükme yansımamıştır. Taraflar arasında bir mevduat sözleşmesi kurulmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez. Yine davacıya akti faiz nedeniyle bir ödeme yapılmış ise bu miktarın alacaktan mahsubu gerekir.
Bu nedenle davacıya ödenen faizler ana paradan düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
...- Davacıya ait paranın ... Bankası'na gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en son ... A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ... A.Ş.'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan ... A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmamış kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) ve (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/484098500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz