6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse Devrinin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2316 E. 2013/2215 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
1 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine tescil müspet zarar satış sözleşmesi hisse devri pay defteri hisse devir sözleşmesi anonim şirket kâr payı kusur dahili dava zamanaşımı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 96

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, 27...2006 tarihinde davacının hisse devrinin yapılmayacağını ve zararın doğduğunu öğrendikten sonra 1 yıllık süre içinde dava açmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair kararı Dairemizin ....04.2008 tarih 2007/3311 E. 2008/5022 K sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece uyma kararı verilerek iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı anonim şirketin çıplak paylarının noterde yapılan satış sözleşmesi ile geçerli olarak devrinin yapılmış olduğu, davalı yönünden aynı hisselerin başkasına satılarak şirket pay defterine tescili yapılmış olmakla artık davacının şirkette hissedar durumuna gelmesinin davalının kusuru ile imkansızlaştığı, davacının BK 96 maddesi çerçevesinde olumlu zararının tazminini talep edebileceği gerekçesiyle bilirkişilerce müspet zarar olarak dava dışı şirketteki sermaye payının geçmiş yıl kârları dahil hesaplanan 4.552,60 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

...- Dava, hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin ödenmesine rağmen hisselerin devredilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkindir. Mahkemece isabetle belirtildiği üzere, taraflar arasındaki devir sözleşmesi geçerli olduğundan davacı denkleştirici adalet gereğince belirlenecek bedeli isteyemez ise de, davalı geçerli bir sözleşme ile davacıya devrettiği şirket hisselerini bu tarihten sonra üçüncü kişilere devretmiş olduğundan davacı bu hisselerin dava tarihi itibari ile gerçek değerini davalıdan talep edebilir. Bu nedenle, davada hukuki tavsifin hakime ait olduğu da gözetilerek davacının talebini de aşmamak koşulu ile dava konusu hisselerin dava tarihindeki değerine hükmetmek gerekirken davacının devir nedeniyle ödediği bedele hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/220 E. 2018/6984 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7431 E. 2013/6481 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/2316 E.  ,  2013/2215 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/09/2011 tarih ve 2011/366-2011/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 14.03.1996 tarihli sözleşme ile davalının dava dışı anonim şirketteki hisselerini devretmeyi kabul ettiği ve devir bedelini aldığı halde hisse devrini gerçekleştirmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 250.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hisselerin 1.200,00 TL bedelle devredildiğini, devir sözleşmesinin ortaklar pay defterine kaydettirilmesi yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacının kendi kusuru ile bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden ayrıca kâr mahrumiyeti ve munzam zarar talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, 27...2006 tarihinde davacının hisse devrinin yapılmayacağını ve zararın doğduğunu öğrendikten sonra 1 yıllık süre içinde dava açmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair kararı Dairemizin ....04.2008 tarih 2007/3311 E. 2008/5022 K sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece uyma kararı verilerek iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı anonim şirketin çıplak paylarının noterde yapılan satış sözleşmesi ile geçerli olarak devrinin yapılmış olduğu, davalı yönünden aynı hisselerin başkasına satılarak şirket pay defterine tescili yapılmış olmakla artık davacının şirkette hissedar durumuna gelmesinin davalının kusuru ile imkansızlaştığı, davacının BK 96 maddesi çerçevesinde olumlu zararının tazminini talep edebileceği gerekçesiyle bilirkişilerce müspet zarar olarak dava dışı şirketteki sermaye payının geçmiş yıl kârları dahil hesaplanan 4.552,60 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

...- Dava, hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin ödenmesine rağmen hisselerin devredilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkindir. Mahkemece isabetle belirtildiği üzere, taraflar arasındaki devir sözleşmesi geçerli olduğundan davacı denkleştirici adalet gereğince belirlenecek bedeli isteyemez ise de, davalı geçerli bir sözleşme ile davacıya devrettiği şirket hisselerini bu tarihten sonra üçüncü kişilere devretmiş olduğundan davacı bu hisselerin dava tarihi itibari ile gerçek değerini davalıdan talep edebilir. Bu nedenle, davada hukuki tavsifin hakime ait olduğu da gözetilerek davacının talebini de aşmamak koşulu ile dava konusu hisselerin dava tarihindeki değerine hükmetmek gerekirken davacının devir nedeniyle ödediği bedele hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ... numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/482304500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.