Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1318 E. 2013/1977 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar süresi↗ bağış↗ haklı fesih↗ menfi zarar↗ kar mahrumiyeti↗ haksız fesih↗ yapılandırma protokolü↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ cezai şart↗ fesih↗ protokol↗ ihbar↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/1318 E. , 2013/1977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.02.2011 tarih ve 2007/847-2011/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Bakanlığa bağlı kurumlar arasında, kurum personeli maaşlarının 5 yıl süre ile müvekkili banka aracılığı ile ödenmesi konusunda ....05.1999, ....05.1999, ....05.1999 tarihli protokoller imzalandığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak, feshi ihbar sürelerine riayet etmeden ve herhangi bir gerekçe göstermeden protokolleri feshettiğini, haksız fesih nedeniyle bankanın büyük zarara maruz kaldığını ileri sürerek, ... İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan protokolden 104.038.000.000 TL Devlet Hastanesi ile yapılan protokolden 166.078.000.000 TL. ile Doğum ve Çocukevi'yle yapılan protokolden 60.588.000.000 TL. olmak üzere toplam 330.704.000.000 TL banka zararının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hiçbir devlet memurunun devleti borç altına sokacak sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, tebliğler ile öngörülen izinler veya onaylar alınmadan yapılan sözleşmenin hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, doğumu ve mevcudiyeti, asıl borcun doğumu ve geçerliliğine bağlı olan cezai şartın ve bağış olarak verilen meblağın geri alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davanın reddine ilişkin kararı Daire'mizin 03.04.2007 gün ve 2007/5270 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmelerin tanziminden bir müddet sonra davacı bankaya ... tarafından el konulup bilahare Halk Bankası A.Ş'ne devredildiği, anılan bu sebeple bankanın mudiler nezdinde güvenilirliğini kaybettiği, davalı Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurumların söz konusu sözleşmeleri tamamen bankadan kaynaklanan nedenlerle haklı olarak fesih ettikleri, davacının kar mahrumiyeti nedeniyle uğradığı müsbet zararı talep ettiği, oysa sözleşmenin feshi halinde ancak menfi zararın istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6868 E. 2016/7680 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat şartı · adi yazılı sözleşme · yaklaşık ispat · şirket müdürü · muacceliyet · ifa · ihtiyati haciz · vade
Benzer bu karardaBu durumda anılan yasa hükmü ve «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için gerekli olan «vadesi» gelmiş bir alacağın varlığı konusunda «yaklaşık ispat şartının» gerçekleşmiş olması karşısında istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına bozulması gerekmiştir.
Dosyada mevcut olan ve «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) «şirket müdürü» ile karşı taraf (borçlu) arasında imzalanan 02.05.13 tarihli «adi yazılı sözleşmede», karşı taraf (borçlu) ...’nin 981.000,00 TL borcunu ödediğinde aleyhindeki icra takibinden vazgeçileceği öngörülmüştür.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, dosyaya delil olarak sunulan banka kayıtları ve davalının imzasını taşıdığı iddia edilen 02/05/2013 tarihli belgenin tek başına «vadesi» gelmiş bir borcun bulunduğunun ispatına yeterli olmadığı, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 90. maddesinde, «ifa» zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borcun, doğumu anında «muaccel» olacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8277 E. 2012/14063 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · özel dava şartı · ba formu · teminat kapsamı · ek prim · feragat · geçersizlik · dosya masrafı
Benzer bu kararda… lanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında ilk olarak düzenlenen 27.12.2002 başlangıç tarihli poliçeden bu yana davalıdan doğum «teminatı» için «prim» alındığı, doğumun gerçekleştiği 27.12.2008-27.12.2009 tarihlerini kapsayan poliçede anlaşmalı olmayan kurumlar ile ilgili olarak ''«geçersiz»'' ibaresi yazılıp, teminat dışı kaldığından bahsedilmediğinden doğum «masraflarının» istenebileceği, davalı taraf 27.12.2007 başlangıç ve 27.12.2008 bitiş tarihli poliçede Amerikan Hastanesinin anlaşmalı kurum statüsünden çıkartıldığı hususunun yer aldığını belirtse de, taraflar arasındaki ilk ve «son» poliçede bu hususun yazılı olmadığı, öte yandan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğe göre belirlenen «forma» dayalı olarak sigortalıya «bildirim yükümlüğünün» de usulünce yerine getirilmediği, kaldı ki davacının acil durum gereği ilgili hastaneye müracaat etmesi nedeniyle poliçedeki acil duruma ilişkin hükümlerin işletilerek faturalandırılmış hastane masrafları ile doktor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı ... şirketi yönünden davanın kabulüne, diğer davalı bakımından ise «feragat» nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
… - 27.12.2008 tarihli poliçede Amerikan Hastanesi'nin anlaşmalı kurum statüsünden çıkarıldığına dair bilgilendirme yapıldığı, 27.12.2008-27.12.2009 tarihli poliçenin «özel şartlar» kısmının Hamilelik ve Doğum Teminatı başlıklı 2.3. maddesinde “Normal doğum,…tüm doğum «masrafları» sadece poliçe ekinde listesi verilen ve poliçe için geçerli olduğu belirtilen anlaşmalı sağlık kurumlarında gerçekleştirilmesi koşulu ile…«teminat kapsamında» karşılanır”, Sağlık Giderlerinin Tazmini başlıklı 11. maddede ise “…teminatlar için anlaşma harici sağlık kurumu olarak tanımlanmış kişi ve kurumlarca gerçekleştirilen sağlık gideri (sigortalının kendi isteği ve acil durum nedeni ile de olsa) bu poliçe kapsamında karşılanmaz” hükümleri ve diğer poliçe hükümlerine göre, poliçe ekindeki çizelgede iki yıldızlı sağlık kurumlarında hamilelik ve doğum yatışının «geçersiz» olduğunun bildirildiği, özel doktor ücretinin teminat kapsamında olmasının şartlarının gerçekleşmediği, acil durumda dahi anlaşma dışı kurumların teminat dahilinde …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1318 E. , 2013/1977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.02.2011 tarih ve 2007/847-2011/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Bakanlığa bağlı kurumlar arasında, kurum personeli maaşlarının 5 yıl süre ile müvekkili banka aracılığı ile ödenmesi konusunda ....05.1999, ....05.1999, ....05.1999 tarihli protokoller imzalandığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak, feshi ihbar sürelerine riayet etmeden ve herhangi bir gerekçe göstermeden protokolleri feshettiğini, haksız fesih nedeniyle bankanın büyük zarara maruz kaldığını ileri sürerek, ... İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan protokolden 104.038.000.000 TL Devlet Hastanesi ile yapılan protokolden 166.078.000.000 TL. ile Doğum ve Çocukevi'yle yapılan protokolden 60.588.000.000 TL. olmak üzere toplam 330.704.000.000 TL banka zararının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hiçbir devlet memurunun devleti borç altına sokacak sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, tebliğler ile öngörülen izinler veya onaylar alınmadan yapılan sözleşmenin hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, doğumu ve mevcudiyeti, asıl borcun doğumu ve geçerliliğine bağlı olan cezai şartın ve bağış olarak verilen meblağın geri alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davanın reddine ilişkin kararı Daire'mizin 03.04.2007 gün ve 2007/5270 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmelerin tanziminden bir müddet sonra davacı bankaya ... tarafından el konulup bilahare Halk Bankası A.Ş'ne devredildiği, anılan bu sebeple bankanın mudiler nezdinde güvenilirliğini kaybettiği, davalı Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurumların söz konusu sözleşmeleri tamamen bankadan kaynaklanan nedenlerle haklı olarak fesih ettikleri, davacının kar mahrumiyeti nedeniyle uğradığı müsbet zararı talep ettiği, oysa sözleşmenin feshi halinde ancak menfi zararın istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/482013800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz