Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5950 E. 2013/14652 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
protokol↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine teslim edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile protokol düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu kaydının iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve masrafları dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığının belirlenebileceği, bu nedenle davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 26.12.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle taraflar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1442 E. 2013/1861 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz karardaMahkemece, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine «teslim» edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile «protokol» düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu «kaydının» iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve «masrafları» dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığının belirlenebileceği, bu nedenle davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği …
Benzer bu kararda… redilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davalının «yapılan protokole» göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile te …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü
Benzer bu kararda… redilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davalının «yapılan protokole» göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile te …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18012 E. 2012/21616 K.
Ortak:protokol · dosya masrafı · cy/cy kaydı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine «teslim» edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile «protokol» düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu «kaydının» iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve «masrafları» dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığının belirlenebileceği, bu nedenle davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «dava konusu» otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine «teslim» edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı Banka'ya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile «protokol» düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davalının da taşınmaz üzerindeki takyidatlara ilişkin olarak 3. kişilere ödemeler yaptığı, protokol kapsamında taşınmazın kullanımının davacıya bırakılıp kullanım bedelinin belirlendiği, davacının ise herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, davalı Banka'nın da bu nedenle protokol kapsamında «tek taraflı fesih» hakkını kullandığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu «kaydının» iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz banka tarafından henüz satılmadığından ne kadar bedelle satılacağının şimdiden bilinemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve «masrafları» dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığı belirlenebileceğinden, davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiy …
Davacıların davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla 07.12.2007 tarihli «protokolün» düzenlendiği, bu protokol gereği davacı şirkete ait otelin tapu «kaydının» davalıya devredildiği, buna karşılık otelin kullanımının davacı şirkete bırakıldığı, davalının 07.07.2009 tarihli ihtarla davacı şirketin kullanım bedelini ödemediği ve buna rağmen protokol gereği bir ay içinde oteli boş ve sağlam olarak bankaya «teslim» etmediği gerekçesiyle protokolü tek taraflı olarak feshettiği konularında, taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Protokolün 8. maddesinde borçluların kiracı olarak kaldıkları dönemde otelin kullanım amacına uygun bulunmak, bankanın iznini almak ve tüm «masraf» ve giderleri kendilerine ait olmak kaydıyla otelde değer arttırıcı bakım, onarım ve tadilat işleri yapabileceğine, ancak otelin satılması veya satım olmaksızın bankaya «teslimi» halinde bu masrafları hiçbir surette bankadan talep edemeyeceklerine dair hükümden, bu tadilatların davacı şirketçe yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tamamlanabilir dava şartı · tek taraflı fesih · keşif · davanın konusu · fesih · ihtar · kâr payı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «dava konusu» otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine «teslim» edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı Banka'ya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile «protokol» düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davalının da taşınmaz üzerindeki takyidatlara ilişkin olarak 3. kişilere ödemeler yaptığı, protokol kapsamında taşınmazın kullanımının davacıya bırakılıp kullanım bedelinin belirlendiği, davacının ise herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, davalı Banka'nın da bu nedenle protokol kapsamında «tek taraflı fesih» hakkını kullandığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu «kaydının» iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz banka tarafından henüz satılmadığından ne kadar bedelle satılacağının şimdiden bilinemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve «masrafları» dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığı belirlenebileceğinden, davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiy …
Zira, otel «keşif» tarihinde dahi kullanılamaz olduğu halde, davalı bankaca keşide edilen 07.07.2009 tarihli «ihtarda», otelin işletildiğinden söz edilip hasılat «payı» istenmesi, bu konuda tereddüt uyandırmaktadır.
Tüm bu açıklamalardan sonra, «protokolün» 2-a maddesinin, davacı şirketin kullanım bedelini ödemeye başlamasını, «dava konusu» otelin kullanıma hazır olması için gerekli tüm teferruat ve müştemilatın otelde mevcut bulunduğunun tespiti, diğer bir deyişle tadilatın «tamamlanması şartına» bağladığı kabul edilmelidir.
Ancak bu husus, hem 07.07.2009 tarihli «ihtarın» hem de işbu «davanın konusu» dışındadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5950 E. , 2013/14652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
D
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2011 gün ve 2009/378-2011/495 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.12.2012 gün ve 2012/18012-2012/21616 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı krediye, diğer müvekkilinin kefil olduğunu, kredi borcunun zamanında ödenememesi nedeniyle hesabın kat edilip müvekkilleri hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi ve ilamsız takip yoluyla icra takiplerine girişildiğini, borcun tasfiyesi amacıyla taraflar arasında 07.12.2007 tarihli bir protokol imzalandığını ve müvekkili şirkete ait otelin davalı bankaya devredildiğini, davalının 07.07.2009 tarihli ihtarname ile kullanım bedeli ödenmediği gerekçesiyle protokolü haksız şekilde feshettiğini, oysa kullanım bedelinin ödenmeye başlanması için otelin teferruat ve müştemilatlarıyla beraber tutanakla teslim edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli dava konusu otelin tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tescilini, bu mümkün olmazsa hesaplanacak gayrimenkul bedelinden davalı alacağının mahsubu ile bakiyeden şimdilik 100.000,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin protokol gereği kullanım bedelini ödemediği gibi ödemenin aksadığı 3. aydan sonraki 1 ay içinde oteli boş ve sağlam olarak müvekkiline teslim de etmediğini, bunun üzerine protokolün müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine teslim edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile protokol düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu kaydının iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve masrafları dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığının belirlenebileceği, bu nedenle davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 26.12.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle taraflar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043412000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz