Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2658 E. 2019/1233 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağış↗ cezai şart↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2017/2658 E. , 2019/1233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30/09/2015 gün ve 2014/474-2015/353 sayılı kararı onayan Daire'nin .../04/2017 gün ve 2016/1293 - 2017/2381 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1'nci maddesi uyarınca 01/01/2017 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı ....900,00 TL’ye yükseltilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ....435,... TL cezai şart bedeli ile 4.000 TL bağış bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece ....05.2013 tarihli karar ile dava reddedilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2014 tarihli kararı ile sair temyiz itirazlarının reddedilip bağış bedeli olarak istenen 4.000 TL yönünden mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda cezai şart yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu kalem hakkında hüküm tesis edilmemiş, 4.000 TL tutarındaki talebin reddine karar verilmiştir. Bu kararın da davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizin ....04.2017 tarih ve 2016/1293 E.- 2017/2381 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de karar düzeltme istemine konu hükümde, dava değeri yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kalmaktadır. Bu durumda, davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11336 E. 2010/13036 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/82 E. 2019/5024 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/300 E. 2010/6163 K.
Ortak:bağış · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz karardaTL «cezai şart» bedeli ile 4.000 TL «bağış» bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece ....05.2013 tarihli karar ile dava reddedilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2014 tarihli kararı ile sair temyiz itirazlarının reddedilip bağış bedeli olarak istenen 4.000 TL yönünden mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda «cezai şart» yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu kalem hakkında hüküm tesis edilmemiş, 4.000 TL tutarındaki talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ama sonunda, davalı kurumun yalnızca maaşların ödenmesi konusunda banka ile sözleşme yapabileceği, devleti yükümlülük altında bırakabilecek sözleşme yapma konusunda «yetki» verilmemiş bulunduğu, bu sebeple «cezai şart» ve «bağış» kabul etmeye ilişkin hükümler «taşıyan» sözleşmenin geçerli olmadığı, sözleşmeyi imzalayanların kişisel sorumluluğunu gerektirip davalıyı bağlamayacağı, «protokolün» feshedildiği tarihte TMSF tarafından davacı banka kayıtlarına el konulmuş ise de banka ödemelerinde herhangi bir aksama olmaması nedeniyle davalının protokolü «fesih» gerekçesinde haksız olduğu, davacı tarafça bağış olarak verilen 5.000 TL’nin o tarihte davalı kuruma ait banka hesabına intikal ettiği, protokolün feshi nedeniyle yapılan bağışın geri istenmesine ilişkin 20/03/2003 tarihli «ihtarnamenin» tebliği ve verilen süre göz önüne alınarak «temerrüdün» 28/03/2003 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle 5.000 TL bağış bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, cezai şartla ilgili açılan davanın bozmadan önce verilen kararla birlikte kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
3) Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; her ne kadar mahkemece verilen ilk kararda «cezai şart» ve «bağışın» iadesi talepleri yönünden davanın reddine karar verilerek her iki kalem alacak toplamı nazara alınarak davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmiş ve Dairemiz bozm …
1) Taraflar arasında imzalanan «taahhütnamenin» 2. fıkrasında davalının «protokolü» haksız olarak feshetmesi halinde davacının vermiş olduğu nakit «bağış» tutarı olan 5.000 TL’yi işlemiş faiziyle birlikte geri alınacağı düzenlendiğinden ve taraflar arasında kabul edilen bu hususu hükümsüz kılacak yasal bir düzenleme de mevcut olmadığından, mahkemece, davacının protokol hükümleri uyarınca verdiği tutarı bağış tarihi 21/01/2002 tarihinden itibaren protokolün 6. maddesi uyarınca bankanın ticari kredilere uyguladığı faizin %50 fazlasıyla isteyebileceği nazara alınarak, davalının bankanın dava dilekçesinde talep ettiği faizin fahiş olduğu savunması da değerlendirilmek kaydıyla sözleşme faizine hükmedilmesi gerekirken, aksini kabul gerekçeleri de gösterilmeksizin «avans faizine» hükmedilmesi doğru olmamış hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · fesih · işlemiş faiz · protokol · yetki · taahhütname · ihtarname · taşıyan
Benzer bu kararda… ama sonunda, davalı kurumun yalnızca maaşların ödenmesi konusunda banka ile sözleşme yapabileceği, devleti yükümlülük altında bırakabilecek sözleşme yapma konusunda «yetki» verilmemiş bulunduğu, bu sebeple «cezai şart» ve «bağış» kabul etmeye ilişkin hükümler «taşıyan» sözleşmenin geçerli olmadığı, sözleşmeyi imzalayanların kişisel sorumluluğunu gerektirip davalıyı bağlamayacağı, «protokolün» feshedildiği tarihte TMSF tarafından davacı banka kayıtlarına el konulmuş ise de banka ödemelerinde herhangi bir aksama olmaması nedeniyle davalının protokolü «fesih» gerekçesinde haksız olduğu, davacı tarafça bağış olarak verilen 5.000 TL’nin o tarihte davalı kuruma ait banka hesabına intikal ettiği, protokolün feshi nedeniyle yapılan bağışın geri istenmesine ilişkin 20/03/2003 tarihli «ihtarnamenin» tebliği ve verilen süre göz önüne alınarak «temerrüdün» 28/03/2003 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle 5.000 TL bağış bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, cezai şartla ilgili açılan davanın bozmadan önce verilen kararla birlikte kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) Taraflar arasında imzalanan «taahhütnamenin» 2. fıkrasında davalının «protokolü» haksız olarak feshetmesi halinde davacının vermiş olduğu nakit «bağış» tutarı olan 5.000 TL’yi işlemiş faiziyle birlikte geri alınacağı düzenlendiğinden ve taraflar arasında kabul edilen bu hususu hükümsüz kılacak yasal bir düzenleme de mevcut olmadığından, mahkemece, davacının protokol hükümleri uyarınca verdiği tutarı bağış tarihi 21/01/2002 tarihinden itibaren protokolün 6. maddesi uyarınca bankanın ticari kredilere uyguladığı faizin %50 fazlasıyla isteyebileceği nazara alınarak, davalının bankanın dava dilekçesinde talep ettiği faizin fahiş olduğu savunması da değerlendirilmek kaydıyla sözleşme faizine hükmedilmesi gerekirken, aksini kabul gerekçeleri de gösterilmeksizin «avans faizine» hükmedilmesi doğru olmamış hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Öte yandan, davacının «işlemiş faizin» %5’i oranındaki gider vergisi talebi hususunda mahkemece olumlu-«olumsuz» karar verilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2658 E. , 2019/1233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30/09/2015 gün ve 2014/474-2015/353 sayılı kararı onayan Daire'nin .../04/2017 gün ve 2016/1293 - 2017/2381 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1'nci maddesi uyarınca 01/01/2017 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı ....900,00 TL’ye yükseltilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ....435,... TL cezai şart bedeli ile 4.000 TL bağış bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece ....05.2013 tarihli karar ile dava reddedilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2014 tarihli kararı ile sair temyiz itirazlarının reddedilip bağış bedeli olarak istenen 4.000 TL yönünden mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda cezai şart yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu kalem hakkında hüküm tesis edilmemiş, 4.000 TL tutarındaki talebin reddine karar verilmiştir. Bu kararın da davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizin ....04.2017 tarih ve 2016/1293 E.- 2017/2381 K. sayılı ilamı ile onanmıştır.
Davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de karar düzeltme istemine konu hükümde, dava değeri yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kalmaktadır. Bu durumda, davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, 18/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/480342300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz