Marka Tescilinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2151 E. 2019/3 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iptal davası↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markaların tescilli olduğu 18. sınıftaki emtiaların aynı/aynı tür olduğu, dava konusu marka işaretlerinde şekil unsurlarının farklı, “...” kelimesinin ortak olduğu, ortak kelime sebebiyle işaretler arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, bu sebeple dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi olduğu, davacının “VICTORIA’S SECRET” markasının m. 8/4 kapsamında “iç giyim” ürünlerinde tanınmış marka olduğu, davacının “.../dog” markasının m. 8/4 kapsamında tanınmışlığı bulunduğu, davacı markasının tüketici nezdinde yüksek ayırt ediciliğinin bulunduğu, davacının dava konusu markasını davalının başvuru tarihinden önce kullanageldiği, dava konusu markalar bakımından piyasada aynı anda birlikte var oldukları, ancak davacı markasının Türkiye’de tescilli olmaması, işbu davanın ... kararının iptali davası olması ve davacı tarafından ayrıca bir hükümsüzlük davası ikame edilmemiş olması sebepleriyle davalı markasının varlığı karşısında davacı markasının tescilinin mümkün olmadığı, bu sebeple ... kararının kısmen iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Karara karşı, davacı vekili isitinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının işaret ve markasının iç ve dış spor giyim ürünlerinde tanınmış olduğu, başvuru sınıfı olan 18. sınıfta tanınmış marka olmadığı, ayrıca davacı markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, işbu davanın ... kararının iptali davası olmasına göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı tespit edilirken, markaların görsel, işitsel ve kavramsal unsurları, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin yönelik olduğu ortalama tüketici kitlesinin genel bakış açısına göre ve bir bütün olarak karşılaştırmaya tabi tutulmalı, ayrıca her bir somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır. Bu anlamda tek başına görsel veya işitsel benzerlik karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli olmayacaktır. Karıştırılma ihtimalinin belirlenmesindeki en önemli ölçütlerden biri de markaların ayırt edicilik gücü ve özelliğidir. Bu anlamda, tanımlayıcı ibare ve şekillerin marka korumasında tek başına bir önemleri bulunmamaktadır. Keza tanımlayıcı olmasalar bile, düşük nitelikte ayırt edici özellik taşıyan markaların koruma düzeyleri de o denli düşük olacaktır.
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kural olarak tabiatta sınırlı sayıda bulunan soyut renklerin veya renk adlarının tek başına marka olarak tescilleri mümkün değildir. Bununla birlikte, renk adlarının başka unsurlarla birlikte marka olarak tescil edilmeleri ise mümkündür. Bu gibi durumlarda ise markalarda yer alan renk adları yönünden markaların ayırt edicilik özelliklerinin düşük olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda da, davalı tarafın önceden tescilli “... CITY+şekil” unsurlu markasındaki “...” ibaresinin ortalama tüketici kitlesince Türkçe’de “Pembe” anlamına geldiği, söz konusu ibare yönünden markanın ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu, zira 18. sınıftaki ürünlerde “pembe/pink” ibaresinin kullanımının tek başına kimsenin tekeline verilemeyeceği ve davacı tarafın “... +ŞEKİL” unsurlu markasının tesciline engel teşkil etmeyeceği ve yukarıda anlatılan ilkeler doğrultusunda markalar arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmayacağının kabulü ile başvurunun reddine dair ... ... kararının iptali gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/684 E. 2024/3738 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda8/1-b anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi olduğu, davacının “VICTORIA’S SECRET” markasının m.
8/4 kapsamında tanınmışlığı bulunduğu, davacı markasının tüketici nezdinde yüksek «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, davacının dava konusu markasını davalının başvuru tarihinden önce kullanageldiği, dava konusu markalar bakımından piyasada aynı anda birlikte var oldukları, ancak davacı markasının Türkiye’de tescilli olmaması, işbu davanın ... kararının «iptali davası» olması ve davacı tarafından ayrıca bir hükümsüzlük davası ikame edilmemiş olması sebepleriyle davalı markasının varlığı karşısında davacı markasının tescilinin müm …
Karıştırılma ihtimalinin belirlenmesindeki en önemli ölçütlerden biri de markaların «ayırt edicilik» gücü ve özelliğidir.
Benzer bu kararda… kabul edilemez olduğunu, “Panda” markasının T/00085 kod numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, davalı kurumun müvekkili markasının tanınmış marka sahibi olduğunun ispatlanamaması nedeniyle tanınmış markaya dayalı yapılan itirazın reddine karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, emsal bir kararda müvekkilinin tanınmış “panda” markası karşısında “panda red” markası bakımından YİDK kararının iptaline karar verildiğini, müvekkilinin çok sayıda “panda” esas unsurlu markası olduğunu, 34 yıldır kesintisiz kullandığını, “pink panda” ibaresinin müvekkilinin seri markalarından biri olduğu imajının yaratılmasına neden olacağını, “pink” kelimesinin “pembe” rengini ifade ettiğini, «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, ayırt edici unsurun “panda” ibaresi olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2019-M-4025 sayılı YİDK kararının iptaline, markanın hük …
… esinde özetle; müvekkilinin “panda” markasının T/00085 kod numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, mahkemece müvekkilinin tanınmış marka statüsünün farkına varılmasına rağmen kurumun ve bilirkişilerin hatasını sürdürmesi kabul edilemeyeceğini, pink panda ibaresinin marka tescili halinde tüketicilerin markanın müvekkile ait olduğunu zannedeceğini, “pink” kelimesinin ingilizce’de “pembe” rengini ifade ettiği, bu bakımdan da herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, davalı yanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… tuğu, İngilizce “Pink” ibaresinin, Türkçe'de “pembe” anlamına geldiği, başvuruda kullanılan panda şeklinin bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yaratıcılığı ve «ayırt ediciliği» yüksek olmayan bir şekilden ibaret olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının tamamında '' PANDA'' ibaresinin bulunduğu, bu markaların önemli bir kısmında ise panda şekline yer verildiği nazara alındığında markaların benzer olduğu, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacı yararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının PANDA ibareli markasının tanınmışlığına dair dosyada mevcut delillerin, dava konusu marka başvurusunun davacı marka …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin olmadığı, Yargıtay 11.
… tuğu, İngilizce “Pink” ibaresinin, Türkçe'de “pembe” anlamına geldiği, başvuruda kullanılan panda şeklinin bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yaratıcılığı ve «ayırt ediciliği» yüksek olmayan bir şekilden ibaret olduğu, davacının itiraza mesnet markalarının tamamında '' PANDA'' ibaresinin bulunduğu, bu markaların önemli bir kısmında ise panda şekline yer verildiği nazara alındığında markaların benzer olduğu, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacı yararı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10546 E. 2014/1224 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda8/1-b anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi olduğu, davacının “VICTORIA’S SECRET” markasının m.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markaların benzer olduğu, seri marka izlenimi bulunduğu, «iltibas» tehlikesi içerdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ... kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2009/31563 kod numaralı "..." ibareli markanın tescilli olduğu 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4954 E. 2020/2753 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz karardaOlaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı tespit edilirken, markaların görsel, işitsel ve kavramsal unsurları, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin yönelik olduğu «ortalama tüketici» kitlesinin genel bakış açısına göre ve bir bütün olarak karşılaştırmaya tabi tutulmalı, ayrıca her bir somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
CITY+şekil” unsurlu markasındaki “...” ibaresinin «ortalama tüketici» kitlesince Türkçe’de “Pembe” anlamına geldiği, söz konusu ibare yönünden markanın «ayırt edicilik» düzeyinin düşük olduğu, zira 18. sınıftaki ürünlerde “pembe/pink” ibaresinin kullanımının tek başına kimsenin tekeline verilemeyeceği ve davacı tarafın “... +ŞEKİL …
Benzer bu kararda… ılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davalının başvuru markası olan "...ET" ibaresinin davacının itiraza gerekçe "MİGET" ibareli markasından sescil, görsel ve «ortalama tüketici» kitlesinin bakış açısı yönünden genel izlenim itibariyle tamamen farklı olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2151 E. , 2019/3 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/.../2016 tarih ve 2015/50 E. - 2016/259 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen .../03/2017 tarih ve 2017/241-2017/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi İsmail Kalem tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 18, ... ve 35. sınıflarda tescil edilmek üzere “...+şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayımı üzerine davalı şirketin 2012/12454 sayılı "... CITY+şekil" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek, başvurularının 18. sınıftaki emtialar yönünden reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez ... ... kararı ile nihai olarak reddedildiğini, kararın haksız olduğunu,müvekkilinin tanınmış “Victoria’s Secret” markası ile özdeşleşmiş ... seri markalarının sahibi olduğunu, ... renk ve segmentindeki ürünlerinin uzun yıllardır kullanıldığını, ... kelimesinin zayıf bir marka olduğunu, marka sahiplerinin farklı ayırt edici öğelerle birlikte markanın başkalarınca kullanılmasına katlanması gerektiğini, dava konusu markalar arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek davalı ...
... kararının iptalini ve 18. sınıf bakımından tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu marka işaretlerinin ortak unsuru “...” olup, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, emtianın 18. sınıf mallar bakımından benzer olduğunu, davacının markalarının tanınmış marka olmayıp davacının kazanılmış hakkı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davalının dava konusu markası yanında “BMB, CHICPINK, CHICPINK&by Bambi” markalarının da sahibi olduğunu, davacı şirketin bilinirliğinin davalıdan az olduğunu, bu bağlamda markanın zayıf olduğu iddialarının kabul edilemeyeceğini, karıştırma ihtimali olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markaların tescilli olduğu 18. sınıftaki emtiaların aynı/aynı tür olduğu, dava konusu marka işaretlerinde şekil unsurlarının farklı, “...” kelimesinin ortak olduğu, ortak kelime sebebiyle işaretler arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, bu sebeple dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi olduğu, davacının “VICTORIA’S SECRET” markasının m. 8/4 kapsamında “iç giyim” ürünlerinde tanınmış marka olduğu, davacının “.../dog” markasının m. 8/4 kapsamında tanınmışlığı bulunduğu, davacı markasının tüketici nezdinde yüksek ayırt ediciliğinin bulunduğu, davacının dava konusu markasını davalının başvuru tarihinden önce kullanageldiği, dava konusu markalar bakımından piyasada aynı anda birlikte var oldukları, ancak davacı markasının Türkiye’de tescilli olmaması, işbu davanın ...
kararının iptali davası olması ve davacı tarafından ayrıca bir hükümsüzlük davası ikame edilmemiş olması sebepleriyle davalı markasının varlığı karşısında davacı markasının tescilinin mümkün olmadığı, bu sebeple ... kararının kısmen iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Karara karşı, davacı vekili isitinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının işaret ve markasının iç ve dış spor giyim ürünlerinde tanınmış olduğu, başvuru sınıfı olan 18. sınıfta tanınmış marka olmadığı, ayrıca davacı markasının Türkiye'de tescilli olmadığı, işbu davanın ... kararının iptali davası olmasına göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı tespit edilirken, markaların görsel, işitsel ve kavramsal unsurları, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin yönelik olduğu ortalama tüketici kitlesinin genel bakış açısına göre ve bir bütün olarak karşılaştırmaya tabi tutulmalı, ayrıca her bir somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır. Bu anlamda tek başına görsel veya işitsel benzerlik karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli olmayacaktır. Karıştırılma ihtimalinin belirlenmesindeki en önemli ölçütlerden biri de markaların ayırt edicilik gücü ve özelliğidir. Bu anlamda, tanımlayıcı ibare ve şekillerin marka korumasında tek başına bir önemleri bulunmamaktadır.
Keza tanımlayıcı olmasalar bile, düşük nitelikte ayırt edici özellik taşıyan markaların koruma düzeyleri de o denli düşük olacaktır.
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kural olarak tabiatta sınırlı sayıda bulunan soyut renklerin veya renk adlarının tek başına marka olarak tescilleri mümkün değildir. Bununla birlikte, renk adlarının başka unsurlarla birlikte marka olarak tescil edilmeleri ise mümkündür. Bu gibi durumlarda ise markalarda yer alan renk adları yönünden markaların ayırt edicilik özelliklerinin düşük olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda da, davalı tarafın önceden tescilli “... CITY+şekil” unsurlu markasındaki “...” ibaresinin ortalama tüketici kitlesince Türkçe’de “Pembe” anlamına geldiği, söz konusu ibare yönünden markanın ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu, zira 18. sınıftaki ürünlerde “pembe/pink” ibaresinin kullanımının tek başına kimsenin tekeline verilemeyeceği ve davacı tarafın “... +ŞEKİL” unsurlu markasının tesciline engel teşkil etmeyeceği ve yukarıda anlatılan ilkeler doğrultusunda markalar arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmayacağının kabulü ile başvurunun reddine dair ... ... kararının iptali gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentteki gerekçelerle davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (...) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/477387400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz