6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan Çıkma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1506 E. 2018/7022 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münferit temsil yetkisi temsil yetkisi iş bölümü alacak davası husumet yokluğu kâr payı kusur temsil husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket hesabından dava tarihine kadar yapılan harcamalar nedeniyle davacı ortağın şirketten 868,78 Euro alacaklı olduğu gerekçesi ile bu alacağın davalı şirketten tahsiline, davalı şirket ortaklarına karşı doğrudan alacak davası açılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile şirket ortakları hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Poligate markası üzerindeki hakların davacıya ait

olduğu kanıtlanamadığı ve Poligate markasının usulüne göre tescil edilmiş korunan bir marka olduğunun anlaşılamadığı gerekçesi ile Poligate ibaresinin şirket unvanında çıkarılmasına yönelik istemin reddine, davacının şirketi münferiden temsil yetkisi bulunan müdür konumunda olması ve şirketin idare ve temsilinde en az diğer ortak kadar sorumlu olması nedenleriyle davacının kendi kusur ve ihmaline dayanarak talepte bulunamayacağı gerekçeleriyle şirketten haklı nedenle çıkma koşulları mevcut olmadığından şirketten çıkma isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

...-Davacı, şirket hesabına gönderdiği 30.000 EURO’nun şirket iş ve işlemlerinde kullanmak üzere şirkete gönderildiğini iddia ederek alacak davası açmıştır. Mahkemece, şirket yararına kullanılan miktardan davacının hissesi dışında kalan kısmının davalı şirketten tahsiline, bakiye kısma yönelik talebin reddine karar verilmiştir. İleri sürülüş biçimi itibarıyla davacı tarafından gönderilen meblağın şirkete ödünç verildiği iddiası karşısında, şirket tarafından harcanan kısım dışında kalan bölümün şirket ortaklık payı oranına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla iddianın ileri sürülüş biçimi özellikle şirket ortaklarının tek sermaye borcunun (tek borç ilkesi) bulunacağı gözetilerek, paranın ödünç olarak gönderildiğinin kabul edilmesi halinde, bu paranın tamamından şirketin sorumlu olacağının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1980 E. 2020/5406 K.

    Ortak: · dava şartı · Ortaklıktan Çıkma

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6170 E. 2012/12197 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/1506 E.  ,  2018/7022 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ...

8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2014/919-2016/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ...'da asfalt ve yol yapımı konusunda faaliyet yürüten bir şirketin Ceo'su olduğunu, Türkiye'de yatırım yapmak istediğini ve bu konu üzerinde daha önceden tanıdığı davalı ... ile anlaştıklarını, ...'ın ortağı olduğu Europa İnvestment Yapı....Ltd Şti'ndeki % 45 ve diğer davalı ...’ın % ... hissesinin davacıya devredildiğini, şirketin unvanının Poligate Turkey Yapı Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiğini, şirketi temsilen ... ve Edmund Krix'in münferiden yetkili kılındığını, davalı ...'in ise davalı ...'ın asistanı olduğunu, şirketin iş ve işlemlerinin takibi için davacı tarafından gönderilen 30.000 EURO'nun iş birliği içinde olan davalılar tarafından, abartılı ve tutarsız bilgi ve belgelere dayalı olarak harcandığını, harcamaların tutarının fahiş ve gerçek bedelin çok üzerinde olduğunu, davacının davalılara olan güveninin sarsıldığını, davalıların kötü niyetli hareketleri ile davacıyı zarara uğrattıklarını ileri sürerek davacının şirketten çıkma isteminin kabulü, davalı şirketçe kullanılan Polygate isminin kullanılmasının önlenmesi ve ....620 Euro'nun olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili, davalıların üzerine düşenden fazlasını yaptığını, şirket adına yapılan harcamalara ilişkin belgeleri dosyaya sunduklarını savunarak açılan davanın reddine, davalıların fazladan yaptığı harcamalar nedeniyle şimdilik ....000 TL alacağın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirket hesabından dava tarihine kadar yapılan harcamalar nedeniyle davacı ortağın şirketten 868,78 Euro alacaklı olduğu gerekçesi ile bu alacağın davalı şirketten tahsiline, davalı şirket ortaklarına karşı doğrudan alacak davası açılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile şirket ortakları hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Poligate markası üzerindeki hakların davacıya ait

olduğu kanıtlanamadığı ve Poligate markasının usulüne göre tescil edilmiş korunan bir marka olduğunun anlaşılamadığı gerekçesi ile Poligate ibaresinin şirket unvanında çıkarılmasına yönelik istemin reddine, davacının şirketi münferiden temsil yetkisi bulunan müdür konumunda olması ve şirketin idare ve temsilinde en az diğer ortak kadar sorumlu olması nedenleriyle davacının kendi kusur ve ihmaline dayanarak talepte bulunamayacağı gerekçeleriyle şirketten haklı nedenle çıkma koşulları mevcut olmadığından şirketten çıkma isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

...-Davacı, şirket hesabına gönderdiği 30.000 EURO’nun şirket iş ve işlemlerinde kullanmak üzere şirkete gönderildiğini iddia ederek alacak davası açmıştır. Mahkemece, şirket yararına kullanılan miktardan davacının hissesi dışında kalan kısmının davalı şirketten tahsiline, bakiye kısma yönelik talebin reddine karar verilmiştir. İleri sürülüş biçimi itibarıyla davacı tarafından gönderilen meblağın şirkete ödünç verildiği iddiası karşısında, şirket tarafından harcanan kısım dışında kalan bölümün şirket ortaklık payı oranına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla iddianın ileri sürülüş biçimi özellikle şirket ortaklarının tek sermaye borcunun (tek borç ilkesi) bulunacağı gözetilerek, paranın ödünç olarak gönderildiğinin kabul edilmesi halinde, bu paranın tamamından şirketin sorumlu olacağının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/477123200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.