Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7619 E. 2014/12836 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
opsiyon sözleşmesi↗ bankacılık teamülleri↗ genel işlem koşulu↗ çerçeve sözleşme↗ sözleşmenin iptali↗ teamül↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen .../01/2011 tarihli opsiyon sözleşmesinin düzenlenmesine esas sentetik ürün işlemine yönelik olarak davalı bankanın davacıyı yeterli şekilde aydınlatmadığı, oluşabilecek risklerin nelerden olabileceği konusunda ayrıntılı bilgilendirme yapılmadığı, yanlar arasında geçen telefon kayıtlarında da hedefi aşan durumlara ilişkin riskin ayrıntısına yer verilmediği, davacı yönünden oluşabilecek kazanç imkanından soyut olarak söz edildiği, bu kapsamda düzenlenen sözleşmenin bankacılık teamülleri ve hukuk normlarına uygun bulunmadığı, düzenlenen çerçeve sözleşmesi içeriğindeki konuların sadece genel işlem koşullarını içerdiği, borçlar hukuku kapsamında bunların yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki .../01/2011 tarihli opsiyon sözleşmesinin iptaline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.01.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8680 E. 2014/77 K.
Ortak:opsiyon sözleşmesi · bankacılık teamülleri · genel işlem koşulu · çerçeve sözleşme · sözleşmenin iptali · teamül
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasında düzenlenen .../01/2011 tarihli «opsiyon sözleşmesinin» düzenlenmesine esas sentetik ürün işlemine yönelik olarak davalı bankanın davacıyı yeterli şekilde aydınlatmadığı, oluşabilecek risklerin nelerden olabileceği konusunda ayrıntılı bilgilendirme yapılmadığı, yanlar arasında geçen telefon kayıtlarında da hedefi aşan durumlara ilişkin riskin ayrıntısına yer verilmediği, davacı yönünden oluşabilecek kazanç imkanından soyut olarak söz edildiği, bu kapsamda düzenlenen sözleşmenin «bankacılık teamülleri» ve hukuk normlarına uygun bulunmadığı, düzenlenen «çerçeve sözleşmesi» içeriğindeki konuların sadece «genel işlem koşullarını» içerdiği, borçlar hukuku kapsamında bunların yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki .../01/2011 tarihli opsiyon «sözleşmesinin iptaline» dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.01.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 19/01/2011 tarihli «opsiyon sözleşmesinin» düzenlenmesine esas sentetik ürün işlemine yönelik olarak davalı bankanın davacıyı yeterli şekilde aydınlatmadığı, oluşabilecek risklerin nelerden olabileceği konusunda ayrıntılı bilgilendirme yapılmadığı, yanlar arasında geçen telefon kayıtlarında da hedefi aşan durumlara ilişkin riskin ayrıntısına yer verilmediği, davacı yönünden oluşabilecek kazanç imkanından soyut olarak söz edildiği, bu kapsamda düzenlenen sözleşmenin «bankacılık teamülleri» ve hukuk normlarına uygun bulunmadığı, düzenlenen «çerçeve sözleşmesi» içeriğindeki konuların sadece «genel işlem koşullarını» içerdiği, borçlar hukuku kapsamında bunların yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasındaki 19/01/2011 tarihli opsiyon «sözleşmesinin iptaline» karar verilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacı ve davalı banka arasında akdedilen 19/01/2011 tarihli «opsiyon sözleşmesine» esas, sentetik ürün işlemi yönünden davalı bankanın oluşabilecek risklere ilişkin olarak ayrıntılı bilgilendirme yapmayarak «aydınlatma yükümlülüğüne» aykırı davrandığı, düzenlenen sözleşmenin «bankacılık teamülleri» ve hukuk normlarına uygun bulunmadığı kanaatiyle davanın kabulü ile dava konusu «sözleşmenin iptaline» karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «opsiyon sözleşmesinin iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü
Benzer bu karardaMahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacı ve davalı banka arasında akdedilen 19/01/2011 tarihli «opsiyon sözleşmesine» esas, sentetik ürün işlemi yönünden davalı bankanın oluşabilecek risklere ilişkin olarak ayrıntılı bilgilendirme yapmayarak «aydınlatma yükümlülüğüne» aykırı davrandığı, düzenlenen sözleşmenin «bankacılık teamülleri» ve hukuk normlarına uygun bulunmadığı kanaatiyle davanın kabulü ile dava konusu «sözleşmenin iptaline» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4202 E. 2015/4918 K.
Ortak:çerçeve sözleşme
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasında düzenlenen .../01/2011 tarihli «opsiyon sözleşmesinin» düzenlenmesine esas sentetik ürün işlemine yönelik olarak davalı bankanın davacıyı yeterli şekilde aydınlatmadığı, oluşabilecek risklerin nelerden olabileceği konusunda ayrıntılı bilgilendirme yapılmadığı, yanlar arasında geçen telefon kayıtlarında da hedefi aşan durumlara ilişkin riskin ayrıntısına yer verilmediği, davacı yönünden oluşabilecek kazanç imkanından soyut olarak söz edildiği, bu kapsamda düzenlenen sözleşmenin «bankacılık teamülleri» ve hukuk normlarına uygun bulunmadığı, düzenlenen «çerçeve sözleşmesi» içeriğindeki konuların sadece «genel işlem koşullarını» içerdiği, borçlar hukuku kapsamında bunların yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki .../01/2011 tarihli opsiyon «sözleşmesinin iptaline» dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.01.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · görevsizlik kararı · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında özel bankacılık hizmetleri «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı yine opsiyonlu döviz mevduatı ve opsiyon işlemleri «çerçeve sözleşmesinin» imzalandığı, sözleşmenin ticari amaçlı olduğu, her iki tarafın da tüketici olmadığı gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince el konulan paranın «istirdatı» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 15/08/2014 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/(1)-k maddesi gereğince «bankacılık sözleşmelerinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» olduğu ve bu sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7619 E. , 2014/12836 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/02/2013 gün ve 2012/...-2013/... sayılı kararı bozan Daire’nin 06.01.2014 gün ve 2013/8680 - 2014/77 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında .../01/2011 tarihinde 1 yıl süreli opsiyon sözleşmesi imzalandığını, sözleşme içeriğine göre bu sözleşmenin davalı bankanın tek yanlı iradesiyle oluşturulduğunu, müvekkilinin talebine karşın sözleşmenin banka tarafından iptal edilmediğini, esas olarak müvekkilinin sözleşme imzalanırken hataya düşürüldüğünü, bu hatanın davalı bankanın hileli davranışlarıyla ortaya çıktığını, sözleşmenin imzalanması aşamasında gerekli aydınlatıcı bilginin verilmediğini ileri sürerek, .../01/2011 tarihli opsiyon sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen .../01/2011 tarihli opsiyon sözleşmesinin düzenlenmesine esas sentetik ürün işlemine yönelik olarak davalı bankanın davacıyı yeterli şekilde aydınlatmadığı, oluşabilecek risklerin nelerden olabileceği konusunda ayrıntılı bilgilendirme yapılmadığı, yanlar arasında geçen telefon kayıtlarında da hedefi aşan durumlara ilişkin riskin ayrıntısına yer verilmediği, davacı yönünden oluşabilecek kazanç imkanından soyut olarak söz edildiği, bu kapsamda düzenlenen sözleşmenin bankacılık teamülleri ve hukuk normlarına uygun bulunmadığı, düzenlenen çerçeve sözleşmesi içeriğindeki konuların sadece genel işlem koşullarını içerdiği, borçlar hukuku kapsamında bunların yazılmamış sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki .../01/2011 tarihli opsiyon sözleşmesinin iptaline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 06.01.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/471599400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz